Sınır ötesi start up’lar

Sınır ötesi start up’lar

Start up dünyasında büyümenin anahtarı global düşünmekten geçiyor. O nedenle iş modeli uluslararası olmaya uygun start up’lar yüzlerini yurtdışına çevirmiş durumda.

ÖZLEM BAY YILMAZ
obay@ekonomist.com.tr

Gelişimlerini sağlayacak bu adımı atanlar farklı ülkelere açılarak daha hızlı yol alıyor. Türkiye’den çıkıp dünyaya açılan start up’ların sayısı giderek artıyor. Bu sayının önümüzdeki yıllarda daha da artacağı öngörülüyor.

Tabloları görmek için görsellere tıklayın.

Son yıllarda ekonomilerin ‘motor gücü’ olarak nitelendirilen start up’ların yarattığı ekosistem hızla büyüyor. Üretilen birçok fikir, gelişen teknoloji, inovasyon çalışmaları ve AR-GE yatırımlarıyla hayat buluyor. Bundan 5-6 yıl öncesine kadar daha küçük ve yerel düşünen start up’ların hedefleri de artık Türkiye ile sınırlı değil.

Çünkü artık iş dünyasında ‘global düşün, global hareket et’ trendi hakim. Global pazara hitap etmeyi, dünya ölçeğinde bir oyuncu olmayı planlayan start up’lar da iş planlarını bu amaç doğrultusunda yapıyor. Türkiye’de kurup geliştirdiklerini şirketlerini, büyüme potansiyeli gördükleri pazarlara açmak için kolları sıvıyorlar.

Fırsat gördükleri ülkelere, doğru ürün, doğru ekip ve doğru dağıtım kanallarıyla giriş yapıp pazarda rekabete soyunuyorlar. Bu hamleleri onlara pek çok avantaj sağlıyor. Öncelikle yurtdışı açılımıyla vizyonları gelişiyor.

Öte yandan büyüme hızları artıyor. Büyümelerini ve gelişmelerini destekleyecek yabancı melek yatırımcılara ulaşmaları da kolaylaşıyor. Önümüzdeki yıllarda Türkiye’den çıkıp dünyaya açılan start up’ların sayısının daha da artacağı öngörülüyor.

AĞIRLIKLI TEKNOLOJİ ODAKLI
Günümüzde işini globale taşımayı başarmış birçok start up var. Ekonomist olarak e- ticaretten mobil uygulamalara kadar farklı iş modelleriyle yurtdışına açılan, Türkiye’den çıkan bu start up’ları araştırdık. Yurtdışı açılımı yapan 40 start up’ın planlarını toparladık.

Haberimizin tablolarında göreceğiniz üzere, bu girişimler ağırlıklı olarak teknoloji odaklı işler, e-ticaretten şirketlerin verimliliğini artırmaya yönelik hizmetlere, yapay zekadan buluta kadar farklı alanlarda iş yapıyorlar. Bu şirketler yurtdışı ofislerini açmış durumda.

Bu girişimler, özellikle melek yatırımlarla birlikte büyüme hızlarını daha da artırdılar. Yayıldıkları bölgelere bakıldığında ise ABD ve Avrupa pazarı başı çekiyor. Uzakdoğu ve Güney Amerika pazarlarına girenler de var. İş hacimlerinin önemli kısmını yurtdışına taşımış olanları da görüyoruz.Bu şirketlerden bazılarının hikayelerini aşağıda bulabilirsiniz.

YURTDIŞI PAYI YÜKSEK
Modanisa, yurtdışına açılmış e-ticaret girişimlerinin başında geliyor. İş fikri, 2010 yılında muhafazakar tarzda giyinmeyi tercih eden kadınların giyim seçeneklerinin ne kadar az olduğunun fark edilmesiyle ortaya çıktı. Modanisa aslında bir alışveriş platformu. 50 tedarikçiyle başlayan yolculuğunu bugün çoğu Türkiye’den 650’den fazla üretici, marka ve tasarımcı ile uluslararası pazarlara taşıyor.

130 ülkeye satışı ve yıllık 150 milyonun üzerinde ziyaretçisi bulunuyor. Aslanoba Capital, Saudi Telecom ve Wamda Capital’den yatırım çekmiş durumda. Modanisa Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Türe, yatırımcıları ile yarattıkları finansmanın büyüme ve dünyaya açılma amaçlarına kaynak oluşturduğunu belirtiyor.

Türe, “Kanada’dan, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden, Balkanlar’dan, Ortadoğu’dan ve Uzak Asya’dan çok sayıda sipariş talebiyle karşılaşınca, yurtdışı satışlarımızı operasyonumuzun en önemli unsurlarından biri haline getirdik” diyor. Bugün şirketin cirosunun yüzde 80’lik kısmı yurtdışından geliyor. Önümüzdeki iki yıl içerisinde bu oranın yüzde 83’e çıkması bekleniyor.

HEDEFİNDE ABD PAZARI VAR
Evreka, Orta Doğu Teknik Üniversi-tesi’nden (ODTÜ) mezun dört mühendis arkadaş tarafından, 2015 yılında, KOSGEB AR-GE İnovasyon Destekleri kapsamında, ODTÜ Teknokent TEKMER’de kuruldu. Evreka, geliştirdiği yüksek teknoloji çözümleri sayesinde, belediyeler ve atık toplama şirketlerinin kaynaklarını verimli bir şekilde yönetmelerini sağlıyor.

Evreka CEO’su Umutcan Duman, 2016 yılında yurtdışına açılmaya başladıklarını söylüyor. Duman, bugün Türkiye dışında İsviçre, Almanya, Fransa, Hindistan, BAE ve Rusya’da aktif bir şekilde çalıştıklarını ifade ediyor.

Umutcan Duman, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bulunduğumuz pazarlarda varlığımızı güç-lendirmek ve kısa vadede bu ülkelerin arasına ABD’yi de eklemek istiyoruz.

2018’de yüzde 400 büyüdük. Birkaç yıl içerisinde çözümlerimizi Avrupa, MENA bölgesi, Rusya, Hindistan ve ABD’nin tümüne yaymayı ve beş yıl içerisinde de akıllı atık toplama sektörünü domine etmeyi hedefliyoruz. 2019’da gelirlerimizin yüzde 50sinin yurtdışı kökenli olmasını planlıyoruz.”

NEW YORK’TAN BAŞLADI
Herkesin eşit ve özgür bir ortamda isterse soru sorduğu isterse de sadece yanıt verdiği ve ölçülebilir bir sonuç alabildiği bir sosyal platform olan Poltio.com, iki turda 1 milyon TL’lik yatırım çekti.

Yaklaşık bir yıl önce yurtdışı açılımını New York’tan yaptıklarını söyleyen Poltio CEO’su Ahmet Tosun, önümüzdeki dönemde ABD pazarındaki iş hacimlerini arttırmaya ek olarak, yerel iş ortaklıkları aracılığıyla yeni pazarlara da girmeyi hedeflediklerini belirtiyor. Tosun, “Örneğin New York’ta elde ettiğimiz bağlantılar aracılığıyla kurduğumuz bir ilişki Avustralya için bir ortaklığı başlattı.

Yerel iş ortağımız aracılığıyla Avustralya’da da ürünümüz kullanılmaya başladı” diyor. Şu anda Poltio’nun gelirlerinin yüzde 15’i yurtdışından geliyor. 2019 yılında ise bu oranın yüzde 50’ye çıkarılması hedefleniyor.

LOZAN’DA OFİS AÇTI
RS Research 2015 yılında Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Bilimleri ve Teknolojileri Merkezi Müdürü Prof. Rana Sanyal ile girişimci Sena Nomak tarafından Teknopark İstanbul’da kuruldu.

Şirket, Türkiye’de ilk kez klinik öncesi çalışmaları tamamlanan bir aday molekül için Sağlık Bakanlığı’ndan klinik çalışma onayını aldı. Prof. Rana Sanyal’ın Ekonomist’in Garanti Bankası ve KAGİDER’le birlikte düzenlediği Kadın Girişimci Yarışması’nda ‘Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcisi’ seçildiğini anımsatalım.

RS Research COO ve Kurucu Ortağı Sena Nomak, şirketin kuruluşundan itibaren toplam 2 milyon Euro’luk yatırım çektiğini söylüyor. Geliştirdikleri teknolojiyle global anlamda da ilgi çektiklerini belirten Nomak, sözlerine şunları ekliyor: “2018’de İsviçre Lozan’da ilk ofisimizi açtık. Dünyada biyoteknoloji ve ilaç odağında çalışmaların toplandığı ülkelerden biri olduğu için İsviçre’yi seçtik.”

E-SPORDA BREZİLYA AÇILIMI
2017 yılında kurulan Flank Esports, oyun ve e-spor takipçilerinin takımların tüm maç ve turnuvalarını canlı izleyebildiği, her türlü haber ve içerikleri bulabildiği, Flank Fantezi liginde sanal takım oluşturup yarışabildiği ve mağazadan her türlü oyun ve oyun içi ürünleri satın alabildiği bir platform. Şirket yurtdışı açılımını Brezilya’dan yaptı. Brezilya oyun ve e-spor alanında en büyük pazarlardan biri. Şirket Brezilya’dan sonra Avrupa pazarını hedefliyor.

Burada da önceliği Almanya’ya vermeyi planlıyor. Flankesport Kurucu Ortağı ve CEO’su Efe Kethüda, “Önümüzdeki üç yılda ciromuzun yüzde 10-30 arasında bir kısmının yurtdışından gelmesini bekliyoruz” diyor.

İK HİZMETİ SUNUYOR
Şirketlerin insan kaynakları ve personel yönetim süreçlerini dijitalleştirecekleri bir yazılım sunan Kolay İK, Aralık 2015’te kuruldu. Şirket bugüne kadar toplam 1,8 milyon dolar yatırım aldı. Yurtdışı açılımına ise geçen yıl Londra’da açtığı ofisle başladı.

Kolay İK Kurucu Ortağı Efecan Erdur, istihdam konusundaki teşvikleri ve şirketlerin ülke dışından gelen yazılımları kullanma alışkanlıklarını inceleyerek Londra’da karar kıldıklarını söylüyor.

Erdur, “Amacımız Londra merkezli olarak diğer ülkelere de satış yapmak. Girdiğimiz her pazarda aydan aya yüzde 30 büyüme hedefliyoruz. Bu yıl ciromuzun en az yüzde 20sinin yurtdışından olması hedefini koyduk” diye anlatıyor.

BULGARİSTAN’DAN BAŞLADI
2016 yılında kurulan Manibux, 8-18 yaş aralığındaki çocuklara, anne ve babalarının akıllı telefonlarına yükleyecekleri uygulamayla, Mastercard ve Troy güvencesinde kolayca harçlık gönderebilmeyi sağlayan bir harçlık yönetim uygulaması ve ön ödemeli kart. Bugüne kadar beş melek yatırımcıdan yatırım çeken şirket, yakında ikinci tur yatırım alacak.

Yurtdışı açılımların geçen yıl Bulgaristan’dan başladıklarını belirten Manibux Kurucusu Canan Akmanoğlu Bayrak, Bulgaristan pazarının Avrupa’da girmeyi planladıkları 3-4 ülke için kolaylık sağlayacağını dile getiriyor.

Şirket, Ortadoğu’ya da açılmayı planlıyor ve bunun için bu bölgedeki ülkelerin yapısını, regülasyonları ve işbirliği yapabileceği firmaları araştırıyor. Bunun paralelinde ABD için de çalışmalara başlamayı planlıyor. Bayrak, “Yurtdışı projelerin ciromuz içindeki payının 2020 yılından itibaren yüzde 70’lerde olmasını hedefliyoruz” diye konuşuyor.

SEKİZ ÜLKEDE VAR
2014 yılında kurulan Vispera, görüntü işleme ve makine öğrenmesi yöntemlerini kullanarak perakende sektöründe mağaza içi uygulama, izleme ve denetim süreçlerinin mükemmelleştirilmesi için çözümler geliştiriyor.

Yurtdışındaki ilk ofisini geçen yıl Hindistan’da açan şirket, İsrail, Polonya, Almanya gibi birçok ülkede de partnerlerle çalışıyor. Vispera Bilgi Teknolojileri Kurucusu ve CEO’su Prof. Dr. Aytül Erçil, hedeflerinin Türkiye’den ilk yüksek ‘teknoloji unicorn’u çıkarmak olduğunun altını çiziyor.

Erçil, gelecek planları konusunda şunları anlatıyor: “Önümüzdeki iki yıl içinde Türkiye’deki pazar liderliğimizi korumanın yanı sıra APAC bölgesine, Ortadoğu ve Batı Avrupa bölgesine odaklanmayı planlıyoruz. Sonrasında da Kuzey Amerika’ya odaklanacağız. Şu an ciromuzun yarısı yurtdışından geliyor. Önümüzdeki dönemde bu oranın yüzde 90 civarına çıkmasını hedefliyoruz.”

ETKİ ALANINI GENİŞLETTİ
Mobil reklam teknolojileri üreten bir girişim olan App Samurai, Ocak 2016’da şirketleşti. Şirket önce San Francisco’da ve sonrasında da 2017’de Londra ofisini açtı. App Samurai Kurucu Ortağı ve CEO’su Emre Fıdıllıoğlu, takip eden zamanda ise Berlin ve Barcelona ofislerini hayata geçirdiklerini belirtiyor. Şirket bugüne kadar 100’den fazla ülkede 15 bini aşkın mobil uygulamaya ulaştı. Fıdıllıoğlu, “Ciromuzun üçte ikisini yurtdışından alıyoruz.Yeni ofislerle etki alanımızı genişletmeyi düşünüyoruz” diyor.

Çalışmalarına 2014 yılında başlayan Segmentify, e-ticaret alanında faaliyet gösteren sanal mağazalara kişiselleştirme hizmeti sunuyor. Kuruluşundan bu yana üç farklı turda toplam 2,5 milyon Euro yatırım alan Segmentify, yurtdışı açılımına 2016 yılında Almanya’dan başladı.

Şirketin bugün Berlin, Paris, Dubai ve Londra’da ofisleri var. Şu anda 12 farklı ülkede 150’den fazla sanal mağazaya hizmet veriyor. Segmentify Kurucu Ortağı ve CEO’su Ergin Eroğlu, 2019 ve sonrasında ana hedeflerinin yurtdışı büyümesi olduğunu ifade ediyor. Şirket burada önceliği Avrupa’ya verecek. Sonrasında ise Latin Amerika, Uzakdoğu Asya ve ABD’ye de açılmayı hedefliyor.

ABD’Yİ FETHEDECEK
2014 yılında kurulan Deplike, gitaristlerin günlük hayatta kullandığı amfi, pedal, accord, metronome gibi fiziksel cihazları dijitalleştiren mobil bir uygulama. 1 milyona yakın indirme alan Deplike, yurtdışı açılımını ABD’den yaptı. Deplike CEO’su Ufuk Polat, “ABD’deki bütün gitar store’larda uygulamamızı ve onla alakalı donanımı dağıtmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki beş yılda ciromuzun tamamına yakınının yurtdışından gelmesini bekliyoruz” diye konuşuyor.

Foriba şirketlere e-dönüşüm çözümleri sunarak iş verimliliğini artırmayı amaçlayan bir şirket. 2014 yılından bu yana 9 milyon dolarlık yatırım çekti. Foriba CEO’su Koray Gültekin Bahar, “Kısa süre önce İtalya, İspanya, Macaristan, Polonya ve Litvanya’da faaliyet göstermeye başladık.

Foriba bünyesine İtalya ve Türkiye’den en az birer şirketi daha dahil etmeyi planlıyoruz” diyor. Şirket, yakın zamanda Asya-Pasifik, Kazakistan ve Azerbaycan’da da hizmet vermeye başlayacak. 2020’de hedeflenen 25 milyon dolarlık gelirin yaklaşık yüzde 40’ının yurtdışı satışlardan gelmesi planlanıyor.

HASAN ASLANOBA  ASLANOBA CAPITAL KURUCUSU
“YABANCI YATIRIMCI İLGİSİ ARTAR”
“Türk start up’ların yurtdışı açılımlarına çok olumlu bakıyorum. Çünkü Türk start up’ları için yurtdışına açılmak bugün her zamankinden daha önemli. Hem şirketlerinin değerini çok arttırabilirler hem de yabancı yatırımcıların ilgisini çekebilirler. Bu sayede Türkiye’nin yaşadığı ekonomik sorunlardan da fazla etkilenmezler.

Çok sayıda farklı ülke pazarında faaliyet göstermek, merkezi bir yapıda zor ve maliyetli olur. Bu nedenle yerli partnerlerle sabit maliyetleri artırmadan performans bazlı işbirliğine gitmek akıllıca olacaktır. Ayrıca, insan kaynaklarının da global pazar çeşitliliğine uygun olarak kültürel çeşitlilik içermesi avantaj sağlar.”

EBRU DORMAN STARTERSHUB YÖNETİM KURULU BAŞKANI
“KAPSAMLI PAZAR ANALİZİ YAPILMALI”
“Teknoloji start up’larının fikir aşamasından itibaren yurtdışı pazarlara açılmayı planlaması gerektiğine inanıyorum.

Kendi pazarında ürün- pazar uyumunu yakaladıktan sonra AR-GE’ye Türkiye’de devam etmeleri, uygun bir plan doğrultusunda yurtdışına açılmaları, kendi ekipleri, yatırımcıları ve ülkemiz için en doğru adım olacaktır. Yurtdışı açılım fırsatının spesifik bir sektöre özel olduğunu düşünmüyorum.

Teknoloji odaklı, ölçeklenebilir bir iş modeli ve güçlü bir ekibi olan her start up için bu fırsat söz konusu. Yurtdışına açılma planı yapan her start up öncelikle çok kapsamlı bir rakip ve pazar analizi yapmalı. Hangi ülkelerde pazara açılacaklarını belirlerken, pazarların potansiyellerini ve büyüklüklerini göz önüne almaları gerekir.”

GLOBAL ŞİRKET OLDU
2012 yılında kurulan Opsgenie, bilişim alanında faliyet gösteriyor. Bir turda 10 milyon dolarlık yatırım çeken şirketin bugün dünyanın farklı noktalarında 3 binin üzerinde müşterisi var.

Opsgenie Kurucu Ortağı Berkay Molla-mustafaoğlu, büyüme hızlarının yüzde 100’ün üzerinde olduğunu ifade ediyor. Şirket yurtdışı açılımını ABD’den yaptı ve bugün cirosunun yüzde 99’u yurtdışından geliyor. Opsgenie geçtiğimiz aylarda Atlassian tarafindan satın alındı.

2006 yılında kurulan V-Count, mağazalar, alışveriş merkezleri, kütüphaneler, müze ve akıllı binalar gibi mekanlarda ziyaretçilerin analizini yapan ve verimlilik artışına katkı sağlayan bir girişim.

Şirket, kurulduğunda 20 bin dolar olan cirosunu 2018’te 4,5 milyon dolara çıkarmayı başardı. Son iki yıl içinde toplam 4 milyon dolarlık yatırım alan şirket, 2019 ilk çeyreği içerisinde yeni yurtdışı kaynaklı yatırımlar çekerek büyümesini hızlandırmayı planlıyor.

V-Count Operasyon Müdürü Levent Kocatürk, “2016’da Miami’de V-Count Inc. şirketimizi kurduk. 2017’de Dubai, 2018’de de Londra ofisimizi açtık. Şu anda gelirlerimizin yarısını ihracat oluşturuyor ve bu oran artarak devam edecek” diyor. Önümüzdeki dönemde Uzakdoğu ve Güney Amerika’da da yeni ofisler açmayı planlayan şirket, beş yıl sonra cirosunun yüzde 90’ının yurtdışından gelmesini hedefliyor.

YÜZDE 93’Ü YURTDIŞINDAN
Sinemia, sinema deneyimini iyileştirmek üzere kurulmuş bir teknoloji şirketi. İlk olarak 2016 yılında İngiltere pazarına açılan şirket, geçtiğimiz yıl ise ABD ile birlikte Kanada ve Avustralya açılımını da başlattı. Sinemia’nın İstanbul ve Los Angeles merkez ofiserinin dışında San Francisco, Toronto, Sidney ve Londra’da da ofisleri var. Şirket, toplam gelirinin yüzde 93’ü yurtdışından elde ediyor.

Sinemia Kurucusu ve CEO’su Rıfat Oğuz, ABD açılımlarıyla birlikte son bir yılda global gelirlerinin 38 kat büyüdüğünü belirtiyor. Oğuz, “Teknoloji ihracatıyla global büyümemizi hızlandıracağız.

Güney Kore, Avustralya, Suudi Arabistan, Dubai, Meksika gibi farklı ülkelerdeki sinema salonlarından üyelik altyapısı oluşturmak için talepler gelmeye başladı. Çalışmalarımızı hızlandıracağız” diyor. 2019’un ilk yarısına kadar toplamda 50 milyon dolarlık yatırım almayı planlayan şirket, sonrasında ABD pazarında hızla büyürken, Asya, Pasifik ve Avrupa pazarlarına da yayılmayı hedefliyor.

FIRAT İŞBECER / COMMENCIS CEO’SU
START UP’LARA 5 KRİTİK TAVSİYE
Start up’lardaki değişim ve dönüşümü birebir yaşamış bir girişimci olan, gelirlerinin yarısını yurtdışı operasyonlarından elde eden Commencis’in CEO’su Fırat İşbecer, yurtdışına açılacak start up’lar için beş kritik öneride bulundu.

1- Kuruluşunuzdan itibaren stratejiniz ve marka konumlamanız ile ertesi gün yurtdışına açılacakmış gibi hazırlıklı olun.
2- Tüm dijital ve dijital olmayan satış/pazarlama kanallarınızda aynı global dili kullanın.
3- Yerel mevzuata hakim olun, sözleşme gibi konularda uluslararası tecrübeli profesyonel destek alın.
4- Açılacağınız pazarlarda yerel işbirlikleri yapmanız şart. Doğru, güvenilir ve şirketinize değer katacak yerel paydaşlar bulun.
5- Şirketinize Türk olmayan çalışan almaya sıcak bakın, kurum kültürünüzü global “mindset”te oluşturun.

YURTDIŞRNDAKİ FIRSATLAR NELER?
1- Özellikle SaaS, fintech, yapay zeka, blockchain ve oyun alanında faaliyet gösterenlerin yurtdışı açılımı konusunda şansı yüksek.
2- E-ticaret tarafında Türkiye’de üretilip dünyaya satması avantajlı olan giyim sektörü gibi alanların da şanslı olduğu söylenebilir.
3- Başarı oranı, yapılan işin ve girilen ülkelerin özelliklerine göre çok değişir. Ancak, ‘balık olan yerde avlanılır’ prensibinden hareketle, internet kullanıcı sayısının büyük olduğu ABD, Çin, Hindistan gibi dev pazarlara öncelik verilmesi yerinde olur.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap