Türkiye’de teknoloji yatırımları hızlanırken yapay zeka uygulamaları da deneme aşamasından çıkarak kurumsal iş süreçlerinin bir parçası haline geliyor. Veri merkezi kapasitesine yönelik talebin artması, bulut ve siber güvenlik yatırımlarının yaygınlaşmasıyla birlikte teknoloji distribütörlerinin rolü de değişiyor.
Kurumlar artık yalnızca donanım ve yazılım tedariki değil, bu teknolojilerin mevcut sistemlere entegrasyonu, buluta taşınması, güvenli biçimde işletilmesi ve yaşam döngüsü boyunca desteklenmesi için de uzmanlık talep ediyor. Özellikle yapay zekanın gerektirdiği yüksek işlem gücü, veri güvenliği ve altyapı kapasitesi, ekosistemde yeni yatırım ve hizmet alanları yaratıyor.
Bu dönüşümün Türkiye’deki oyuncularından Redington Türkiye de faaliyetlerini ürün dağıtımının ötesine taşıyarak katma değerli hizmetler, teknik destek, eğitim, danışmanlık ve dijital platformlarla genişletiyor.
Tek markadan 50’nin üzerinde markaya
Türkiye’deki faaliyetlerine 1995 yılında LinkPlus adıyla başlayan şirket, 2015 sonunda Redington Grup bünyesine katıldı ve 2021’den itibaren Redington Türkiye adıyla faaliyet göstermeye başladı. Redington Grup bugün 40’tan fazla pazarda 450’nin üzerinde uluslararası teknoloji markasıyla çalışıyor ve yıllık 11,8 milyar doların üzerinde gelir hacmine sahip. Redington Türkiye ise İstanbul ve Ankara’nın yanı sıra 2023’te Almatı’da, 2024’te Bakü’de açtığı ofislerle Orta Asya ve Kafkaslar’daki varlığını genişletiyor. Grubun güncel Türkiye/CAC sayfasında bölgede 50’den fazla markadan 25 bini aşkın aktif ürünün iş ortaklarıyla buluşturulduğu belirtiliyor.
Redington Türkiye Genel Müdürü Bora İncir, şirketin Redington bünyesine katıldığı dönemde tek markayla faaliyet gösterdiğini, 2021’de ise portföyün yaklaşık 10 markaya ulaştığını söylüyor. İncir, son beş yıldaki büyümeyi “5 yılda 10 markadan 60 markaya ulaştık. Sadece Türkiye’de çalışıyorduk. Şimdi Orta Asya ve Kafkaslar da bize bağlı. 60 milyon dolar seviyesinde olan ciromuzu ise geçen yıl 230 milyon dolara çıkardık” sözleriyle anlatıyor.
Büyüme rotası Orta Asya ve Kafkaslar
Redington Türkiye’nin büyüme stratejisinde Türkiye dışındaki pazarların ağırlığı artıyor. Kazakistan’daki yapılanmanın Orta Asya operasyonlarında önemli bir merkez haline geldiğini, Azerbaycan ofisiyle de Kafkaslar’daki erişimin güçlendiğini belirten İncir, “Türkiye’nin yanı sıra Kazakistan, Azerbaycan ve Özbekistan başta olmak üzere Orta Asya ve Kafkaslar bölgesinde operasyonlarımızı genişletiyoruz. Bu büyümenin önemli unsurlarından biri de insan kaynağının ve iş ortaklarının teknik yetkinliklerinin artırılması. Bu kapsamda Redington Akademi üzerinden teknik eğitimler veriliyor ve iş ortaklarımızın yeni teknolojilere hazırlanmasını hedefliyoruz” diyor.
İş modelinin yüzde 70’i yazılımdan oluşuyor
Redington Türkiye’nin iş hacminde yazılım önemli bir ağırlığa sahip. İncir’in verdiği bilgiye göre şirketin faaliyetlerinin yaklaşık yüzde 70’ini yazılım, yüzde 30’unu ise veri merkezi ürünleri başta olmak üzere donanım çözümleri oluşturuyor.
Şirketin klasik anlamda son kullanıcıya yönelik bir “al-sat” modeliyle çalışmadığını, katma değeri teknik uzmanlık, satış ve pazarlama desteği ile iş ortaklarına sunulan hizmetler üzerinden oluşturduğunu belirten İncir, “Biz burada ne yapıyoruz? Aslında yazılımla başladık. Yani yüzde 70’i yazılım, yüzde 30’u donanım ürünü. Donanım derken veri merkezi ürünleri, sunucu, depolama ve appliance ürünleri” diyor.
Veri merkezi yatırımlarının hızlanması, bu yapı içinde teknik hizmetlerin payını artırabilecek yeni bir büyüme alanı da yaratıyor.
Hangi alanlara odaklandı?
Türkiye’de yeni veri merkezi yatırımlarının gündeme gelmesiyle birlikte yalnızca fiziksel altyapının kurulması değil, mevcut uygulama ve verilerin yeni ortamlara güvenli ve kesintisiz biçimde taşınması da ayrı bir hizmet alanına dönüşüyor.
Redington Türkiye, iş ortaklarının veri merkezi taşıma ve geçiş projelerinde kullanabileceği teknik yetkinlikleri geliştirdiğini belirtiyor. Şirket, farklı veri merkezleri arasındaki geçişlerden şirket içi altyapıların veri merkezlerine taşınmasına, yurt dışındaki sistemlerin Türkiye’deki veri merkezlerine aktarılmasına kadar farklı senaryolarda iş ortaklarına teknik destek sağlamayı hedefliyor.
Bu alanın yüksek uzmanlık gerektirdiğini belirten İncir, iş ortaklarının yetkinliklerini artırırken gerektiğinde arka planda teknik destek verdiklerini ifade ediyor. İncir, “Biz şu anda partnerlerimiz adına bunu adreslemeye çalışıyoruz. Onları bunları yapabilir hale getiriyoruz. Onların arkasında kalarak yüksek yetkinlikli bir servis vermeye çalışıyoruz” diyor.
‘AI exchange’ hamlesi
Redington Türkiye’nin yeni dönemde öne çıkardığı alanlardan biri de yapay zeka. Kurumlarda ilk aşamada deneme amacıyla kullanılan çözümlerin giderek somut iş süreçlerine, otomasyona ve verimlilik projelerine taşındığını belirten İncir, Türkiye’de bu dönüşümün hızlanmasını beklediklerini söylüyor.
Şirket bu alanda AI Exchange adlı bir yapay zeka ajanları ve çözümleri platformu geliştirdi. Global yapay zeka üreticileri ile bağımsız yazılım sağlayıcılarını (ISV), iş ortakları ve son kullanıcı şirketlerle buluşturan platformda çözümler sektör ve iş fonksiyonlarına göre sınıflandırılıyor. Kullanıcılar çözümleri inceleyebiliyor, demo süreçlerine geçebiliyor ve uygun senaryolarda kavram kanıtlama (PoC) çalışmalarını başlatabiliyor. Redington’ın 8 Eylül 2026 tarihli duyurusuna göre AI Exchange’de 500’ü aşkın yapay zeka ajanı ve çözümü bulunuyor. Platformun güncel Agent Store sayfasında da 500’ün üzerinde çözüm listeleniyor.
İncir’e göre yapay zeka uygulamalarının özellikle üretim ve operasyon süreçlerinde verimlilik sağlaması, şirketlerin bu teknolojilere ilgisini artırıyor. Bununla birlikte hızlı yaygınlaşma, çalışanların yeni yetkinlikler kazanması, güvenlik, veri yönetişimi ve insan kaynağının dönüşümü gibi başlıkları da daha kritik hale getiriyor.
Yazılım üreticilerine destek
Redington Türkiye’nin gelecek stratejisinde yapay zeka, bulut altyapısı, siber güvenlik ve veri yönetimi birbirinden bağımsız alanlar olarak değil, aynı teknoloji ekosisteminin tamamlayıcı parçaları olarak ele alınıyor.
İncir, şirketin teknoloji distribütörlüğünün ötesinde bir büyüme ortağı olarak konumlanmak istediğini belirterek, “Biz Redington olarak teknolojiyi yalnızca dağıtan bir yapı değil, iş ortaklarımız ve üretici markalarımız için gelişimin önünü açarak değer yaratan bir büyüme ortağı olarak konumlanıyoruz” diyor.
Bu yaklaşımın bir ayağını da bağımsız yazılım üreticileri oluşturuyor. Şirket, ISV’lerin kanal stratejilerinin geliştirilmesi ve yeni pazarlara açılmasında rol üstlenmeyi hedefliyor. İncir’in verdiği bilgilere göre Redington Türkiye, Türkiye’de geliştirilen yazılımların Orta Doğu, Afrika, Hindistan ve diğer gelişmekte olan pazarlara taşınmasına yönelik çalışmalar yürütüyor.
Donanım maliyetleri bütçeleri zorluyor
Teknoloji sektörünün gündemindeki başlıklardan biri de yapay zeka yatırımlarıyla birlikte artan donanım maliyetleri. İncir, özellikle GPU’lar ve yapay zeka altyapısında kullanılan donanımlara erişimin zorlaştığını, bazı ürünlerde fiyatların önemli ölçüde yükseldiğini ve bunun teknoloji bütçelerinde öncelik değişikliğine yol açtığını belirtiyor. Bu nedenle bazı şirketlerin projelerini küçültebildiğini veya erteleyebildiğini, bütçelerin daha büyük bölümünün altyapı ve donanıma ayrılabildiğini ifade ediyor.
“Teknoloji, değer üretme biçimine dönüşüyor”
Redington Türkiye, önümüzdeki dönemde büyümenin yapay zeka, siber güvenlik, bulut, veri merkezleri ve yazılım ekosisteminin kesişiminde şekilleneceğini öngörüyor.
İncir, teknolojik dönüşümün hızına dikkat çekerek hem şirketlerin hem de çalışanların yeni döneme hazırlanması gerektiğini vurguluyor. Redington Türkiye de eğitim, teknik uzmanlık, dijital platformlar ve küresel pazara erişim olanaklarını genişleterek iş ortaklarının bu dönüşüme uyumunu desteklemeyi hedefliyor.
İncir bu yaklaşımı, “Önümüzdeki dönem, teknolojinin bir araçtan öte aynı zamanda bir değer üretim biçimine dönüştüğü bir dönem olacak. Yapay zeka, veri güvenliği, bulut altyapısı ve otomasyon artık birbirinden bağımsız değil, bütünleşik bir ekosistemin parçaları haline geliyor” sözleriyle özetliyor.
Bu çerçevede Redington Türkiye, Orta Asya ve Kafkaslar’daki varlığını genişletirken distribütörlük modelini teknik hizmet, danışmanlık, eğitim, yapay zeka platformları ve küresel pazara erişim yetkinlikleriyle güçlendirmeyi hedefliyor. Şirketin büyüme stratejisinde ürün dağıtımının yanı sıra, bu ürünlerin etrafında oluşan hizmet ve çözüm ekosisteminin büyütülmesi giderek daha belirleyici bir rol oynuyor.