Dış ticaret açığı, ocakta yıllık bazda yüzde 11,6 artarak 7 milyar 511 milyon dolardan 8 milyar 380 milyon dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı, Ocak 2025’te yüzde 73,8 iken geçen ay yüzde 70,8 olarak kayıtlara geçti.
Enerji ve altın hariç dış ticaret
Geçen ay enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, yüzde 2 azalarak 19 milyar 492 milyon dolardan 19 milyar 107 milyon dolara geriledi. Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat, söz konusu ayda yüzde 5,3 artarak 20 milyar 814 milyon dolardan 21 milyar 907 milyon dolara yükseldi. Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı, ocakta 2 milyar 800 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 1,8 artarak 41 milyar 14 milyon dolar olarak tespit edildi. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 87,2 olarak belirlendi.

Ekonomik güvende yükseliş
Bu arada ekonomik güven endeksi, ocak ayında 99,4 iken şubat ayında yüzde 1,4 artarak 100,7’ye yükseldi. Böylece ekonomik güven endeksi 11 ayın ardından yeniden 100 eşik değerinin üzerine çıkmış oldu. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) şubat ayına ilişkin ekonomik güven endeksi verilerine göre, tüketici güven endeksi, şubatta aylık bazda yüzde 2,3 yükselerek 85,7’ye çıktı. Aynı dönemde reel kesim güven endeksi, yüzde 1,1 artışla 104,1 olarak kayıtlara geçti. Hizmet sektörü güven endeksi aynı düzeyde kalarak 113,8 olarak devam etti. Perakende ticaret sektörü güven endeksi, yüzde 2,9 artışla 115,9’a yükselirken, inşaat sektörü güven endeksi ise yüzde 2,1 azalarak 83,9 değerini aldı. Ekonomik güven endeksinde 100 eşik değeri, ekonomiye ilişkin genel güvenin iyimser mi yoksa kötümser mi olduğunu gösteren kritik sınır olarak kabul ediliyor. Endeksin 100’ün üzerine çıkması, tüketici ve reel sektör başta olmak üzere hizmet, perakende ve inşaat sektörlerinin ekonomiye daha güvenli baktığını gösterirken, 100’ün altı seviyeler ekonomik güvenin zayıf olduğunu ortaya koyuyor.

Bütçe ocakta ne kadar açık verdi?
Öte yandan, Hazine ve Maliye Bakanlığı, ocak ayına ilişkin bütçe uygulama sonuçlarını da açıkladı. Buna göre ocakta bütçe gelirleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 55 artarak 1 trilyon 421 milyar 245 milyon lira, bütçe giderleri yüzde 54,9 artışla 1 trilyon 635 milyar 788 milyon lira olarak kaydedildi. Bütçe, ocakta 214 milyar 543 milyon lira açık verdi.
İşsizlik oranı dördüncü çeyrekte geriledi
Türkiye ekonomisinde üzerine en çok tartışma yürütülen başlıklardan biri resmi enflasyon verileri ise diğeri de işsizlik oranı. TÜİK her ne kadar Eurostat yöntemleri ile uyumlu bir hesaplama yapıyor olsa da özellikle geniş tanımlı işsizliğin geri planda kalıyor olması, işsizlik sorununun gerçek boyutunu gözlerden uzak tutuyor. Şimdi gelelim açıklanan son verilere…

6,5 milyon gencin durumu
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim-Aralık 2025 dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı, geçen yılın dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 58 bin kişi azalarak 2 milyon 913 bin kişi oldu. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı da 0,2 puanlık azalışla yüzde 8,2 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı, söz konusu dönemde 2024’ün aynı dönemine göre 0,3 puan azaldı.
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı geçen yılın dördüncü çeyreğinde, bir önceki çeyreğe göre 0,3 puanlık azalışla yüzde 14,9 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı erkeklerde yüzde 11,8, kadınlarda ise yüzde 20,7 olarak tahmin edildi. İş gücü istatistiklerinde çalışma çağındaki genç nüfus 15-34 yaş grubu olarak kabul ediliyor. 2025’in son çeyreği itibarıyla bu yaş grubundaki nüfus 24,1 milyon. Bu 24,1 milyon nüfusun 6,5 milyonu ne eğitimine devam ediyor ne de çalışıyor. Dijital teknoloji çağında pek çok ülkenin toplam nüfusunu aşan bir genç kitlemiz, ne yazık ki vasıfsız ve geleceksiz bir girdabın içinde. Belki de ülkenin geleceği açısından en ciddi sorunlardan biri olan bu durum ne kamuoyunda ne de siyasette yeterince tartışılıyor.
Cari dengede 2025 performansı nasıldı?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2025 Aralık ayı “Ödemeler Dengesi İstatistikleri” verilerine göre, cari işlemler hesabı 7,25 milyar dolar açık kaydedildi. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 5,59 milyon dolar açık verdi. Böylelikle, yıl genelinde baktığımızda, cari işlemler hesabı ocak-aralık döneminde 25,21 milyar dolar açık verdi. Aralık ayında cari açık sekiz ayın en yüksek seviyesi olurken, TCMB’den yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi: “Yıllıklandırılmış verilere göre, aralık ayında cari açık yaklaşık 25,2 milyar ABD doları olurken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi de 69,7 milyar ABD doları açık vermiştir. Aynı dönemde hizmetler dengesi 63,5 milyar ABD doları fazla verirken, birincil ve ikincil gelir dengesi sırasıyla 18,5 milyar ABD doları ve 528 milyon ABD doları açık vermiştir.”
TCMB verilerine göre, 2025 yılı aralık ayı yıllıklandırılmış cari açığın finansmanına net doğrudan yatırımlar 3,3 milyar dolar ve krediler 36,2 milyar dolar katkı verirken; net portföy yatırımları 1,7 milyar dolar, ticari krediler 2,2 milyar dolar ve net efektif ve mevduatlar 15,6 milyar dolar negatif yönlü etki etti. Bu dönemde Merkez Bankası döviz cinsinden net rezerv azalışı ise 22 milyar dolar olarak gerçekleşti.

“Sürdürülebilir seviyeler”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, aralık ayı ödemeler dengesi verilerini değerlendirdiği paylaşımında, zorlu küresel koşullara rağmen cari dengede sürdürülebilir seviyelerin korunduğunu bildirdi. 2023 ortasında milli gelire oranla yüzde 5’e ulaşan yıllık cari açığın 2024’te yüzde 0,8’e gerilediğini, 2025’te de bu oranın yüzde 1,6 olmasının beklendiğini ifade etti.