USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

“Mısır yatırımıyla Kuzey Afrika tedarikçisi olacağız”

İhracatta 300 milyon dolar sınırını aşmaya hazırlanan Yeşim Grup, Mısır’daki yeni tesis ile Kuzey Afrika bölgesinin tedarikçisi olmayı hedefliyor. Yeşim Grup Co-CEO’su Selim Şankaya, “Bursa’daki ana üretim tesisi ile Mısır ve Moldova’daki yapılanmayla küresel büyümeyi sürdüreceğiz” diyor.

“Mısır yatırımıyla Kuzey Afrika tedarikçisi olacağız”

Hazır giyim ve ev tekstili sektörünün önde gelen üreticilerinden Yeşim Grup, yıl 2008’i gösterdiğinde çok vizyoner bir kararla Mısır’da tesis açtı. Türkiye’de tekstilin geleceğine dair ilk izlenimleri Nike gibi uluslararası markaların strateji çalışmalarında gören Şenol Şankaya, ABD’ye açılma ve Kuzey Afrika’da büyümek üzere bu yatırımı hayata geçirdikten sonra tekstil sektöründen birçok yatırımcı da aynı yolu izledi. Bugün 19 bin çalışanlı grubun Mısır’da 14 bin çalışanı bulunuyor. Mısır’a sadece hazır giyim değil, kumaş tarafında da yatırımlarını sürdüren grup, bu yatırımla bölgenin tedarikçisi olmayı hedefliyor.

Ekonomist’in 27 Eylül - 10 Ekim 2026 tarihli sayısından

Bursa’daki ana üretim tesisinin yanı sıra Mısır ve Moldova’daki yapılanmasıyla küresel büyüme stratejisini sürdürdüklerini anlatan şirketin üçüncü kuşak temsilcisi ve Yeşim Grup Co-CEO’su Selim Şankaya, bu yılı 500 milyon dolarlık bir ciro ile kapatmayı öngördüklerini söylüyor. 2027 yılında 60 milyon dolarlık bir yatırım yapacaklarını aktaran Selim Şankaya, Türkiye’de mevcudu korumayı, Mısır’da ise kumaş yatırımıyla bölgenin tedarikçi olmayı hedeflediklerini kaydediyor. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi olan Selim Şankaya ile grubun yeni dönem hedeflerini konuştuk.

“Yüksek maliyet yeni yatırımı engelliyor”
“Türkiye son yıllarda rekabet gücü ve ihracatta önemli ölçüde güç kaybediyor. Hız, kalite, esnek üretim, entegre sanayi altyapısı, teknik bilgi birikimi ve Avrupa’ya yakınlık gibi güçlü yönleri bulunsa da içinden geçtiğimiz enflasyonist ortamda işçilik, enerji, ham madde ve finansman maliyetleriyle birlikte kurun enflasyon karşısında geride kalması, sektör üzerinde ciddi bir baskı yaratıyor. Ne kadar katma değerli üretim yaparsak yapalım, mevcut koşullar diğer ülkelerle rekabet etmemizi zorlaştırıyor. Bugün Türkiye’deki yüksek finansman ve maliyet ortamı, maalesef yeni yatırım yapmaya elverişli bir zemin sunmuyor. O nedenle yatırımlarımızı yurt dışındaki operasyonlarımızda sürdürmek durumunda kalıyoruz.”

2026 yılını ciro, ihracat ve kârlılık açısından hangi rakamlarla kapatmayı öngörüyorsunuz? 2027 için büyüme hedefiniz nedir?
2026 yılında önceliğimiz, değişen küresel talep ve sektör koşulları içinde üretimimizi sağlıklı ve sürdürülebilir bir zeminde sürdürmek. Geçen yılı 510 milyon dolarlık bir ciro ile kapattık ve bu yıl öngörümüz yine aynı seviyelerde bir ciroya olacak. Tasarımdan gelen gücümüzü, yüksek performanslı ve sürdürülebilir ürünlerimizin payını artırarak bu alandaki yetkinliklerimizi geliştirmeyi istiyoruz. Bu doğrultuda Avrupa ve ABD pazarlarındaki güçlü konumumuzu korumayı ve ihracatta 330 milyon dolar seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz. Bu dönemde odağımız yalnızca hacim artışı değil verimlilik, etkin maliyet yönetimi, nakit disiplini ve katma değeri yüksek ürün portföyüyle dengeli bir performans ortaya koymak. 2027’de ise önceliğimiz mevcut kapasitemizi ve operasyonel gücümüzü korumak olacak. Sektörün içinde bulunduğu koşullarda, mevcut yapıyı sağlıklı biçimde sürdürebilmek bile başlı başına önemli bir başarı diye düşünüyorum.

2027’de ihracatta nasıl bir büyüme bekliyorsunuz; hangi pazarlar büyümeyi taşıyacak?
Küresel talepteki zayıflık, maliyet baskıları ve finansman koşulları nedeniyle yılın ilk yarısında hedeflerimizin tamamına ulaştığımızı söylemek doğru olmaz. Bununla birlikte, üretim sürekliliğimizi koruduk. 2027’de Avrupa ana pazarımız olmaya devam edecek. Hollanda, Almanya, İngiltere, Fransa ve İspanya’daki konumumuzu korurken mevcut müşterilerimizle büyüme potansiyelimizi geliştirmeyi hedefliyoruz. ABD pazarında ise Mısır’daki üretim yapılanmamızın Serbest Bölge olmasının sağladığı avantajı değerlendirerek kademeli bir büyüme öngörüyoruz. Bu çalışmaların, 2027’ye daha güçlü bir altyapı ve daha sağlam müşteri ilişkileriyle girmemizi sağlayacağına inanıyoruz.

Mısır’da ilk yatırım yapan tekstilcilerden biri olarak Türkiye’den Mısır’a giden yatırımları nasıl yorumluyorsunuz? Mısır’a yatırım süreci devam eder mi?
Mısır, Türkiye’deki üretim gücümüzün alternatifi değil; onu tamamlayan stratejik bir üretim merkezi. Jade Tekstil, 2008’den bu yana Mısır’da faaliyet gösteriyor ve özellikle Avrupa ile ABD pazarlarına hizmet veriyor. Bugün müşteriler maliyetin yanı sıra pazara yakınlık, teslim süresi, lojistik, ticari anlaşmalar ve tedarik güvenliğine de bakıyor. O nedenle farklı coğrafyalarda dengeli bir üretim ağı kurmayı, üretimi taşımaktan çok küresel ölçekte daha dayanıklı ve esnek bir yapı oluşturmak olarak görüyoruz. Mısır’daki yatırım sürecimiz de bu doğrultuda kapasite, verimlilik, otomasyon ve entegre üretim kabiliyetimizi güçlendirecek şekilde devam ediyor. Öte yandan Mısır, serbest ticaret bölgesi olması nedeniyle dünyanın farklı bölgelerinden yatırım alıyor. Ancak sanılanın aksine, Türkiye’den Mısır’a yönelen yatırımların basına yansıdığı ölçüde yaygın olduğunu söylemek doğru olmaz. Mısır’da vergiler dahil asgari ücret minimum 250 dolar civarında. Bir de Mısır, kendi içinde ciddi bir nüfusu ve önemli bir tüketim potansiyelini barındırıyor. Bu durum, yatırımcılar açısından Mısır’da yer almayı teşvik eden bir avantaj sağlıyor. Farklı sektörlerden firmaların da Mısır’daki yatırımlara devam edeceğini tahmin ediyorum.

Mısır’da yatırım planınızdan söz eder misiniz? Toplam yatırım büyüklüğü ve yaratılacak ek kapasite ne olacak?
Mısır’daki entegre kumaş-iplik fabrikası yatırımlarımız devam ediyor. Hedefimiz, 2027 itibarıyla daha entegre, daha verimli ve tedarik zincirini daha hızlı yönetebilen bir yapı oluşturmak. Bu doğrultuda sağlam adımlar atıyoruz. Yatırımın toplam büyüklüğü ve yaratacağı ilave kapasiteye ilişkin değerlendirmelerimiz, teknik planlama ve yatırım takvimi doğrultusunda şekillenmeye devam ediyor. Buradaki önceliğimiz yalnızca kapasite artışı değil kumaştan konfeksiyona kadar daha kısa teslim süreleri sunan, maliyetleri daha iyi yöneten ve müşterilerimize daha katma değerli hizmet veren üretim modelimizi güçlendirmek. Kuzey Afrika bölgesinin kumaş tedarikçisi olma yönünde bir satış stratejimiz de var. Bölgenin kumaş tedariki açısından Mısır’da kapasite artışına gidiyoruz. Türkiye katma değerli üretim yapıyor ama Mısır da artık yetkinlik olarak çok aşağıda değil. Türkiye daha düşük adetlerde hızlı olduğu için ve esneklik açısından büyük avantajlara sahip. Kısa sürede teslimatta ve esneklikte Türkiye hala çok önde.

Peki Mısır’daki kapasite artışının ardından Türkiye, Mısır ve Moldova’nın Yeşim’in toplam üretimi içindeki payları 2027 sonunda nasıl şekillenecek? Türkiye’deki üretim kapasitenizi ve yatırım seviyenizi korumayı planlıyor musunuz?
Üretim dağılımımızda bugün hala en büyük pay Türkiye’ye ait. Son yıllarda yaşanan maliyet baskıları nedeniyle Türkiye’nin toplam üretim içindeki payı yüzde 50’ler seviyesine gerilemiş olsa da Türkiye, teknik bilgi birikimimiz, entegre üretim altyapımız, ürün geliştirme yetkinliğimiz ve nitelikli insan kaynağımızla grubun merkez üretim gücü olmaya devam edecek. Mısır’daki yatırımlar, üretim ağımıza daha fazla esneklik ve pazara erişim avantajı kazandırırken Moldova’daki operasyonumuz da Avrupa’ya yakın üretim kabiliyetiyle önemli rolünü sürdürecek. Türkiye’de ise dijitalleşme, otomasyon, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve katma değerli ürünler odağında üretim gücümüzü geliştirmeye devam edeceğiz.

Avrupa ve ABD arasında büyüme stratejiniz nasıl farklılaşıyor?
Avrupa, mevcut müşteri ilişkilerimizin ve ana ihracat hacmimizin merkezinde yer alıyor ve toplam ihracatımızın yaklaşık yüzde 70’ini oluşturuyor. Bu pazarda teknik, sürdürülebilir ve katma değeri yüksek ürünlerle gücümüzü korumayı hedefliyoruz. ABD ise toplam ihracatımız içinde yaklaşık yüzde 30 paya sahip. Ancak Mısır operasyonumuz özelinde değerlendirildiğinde, sağladığı ticari avantajlar, hız ve maliyet dengesi nedeniyle ABD’nin ihracat içindeki payı yüzde 30’un biraz üzerinde. 2027 yılında bu payın birkaç puan daha artabileceğini öngörüyoruz.

Yeşim Grup olarak 2026-2027 döneminde toplam yatırım bütçeniz ne kadar olacak?
Yatırım gündemimizin önemli bölümü Mısır’daki kapasite ve verimlilik yatırımlarını kapsıyor. Türkiye’de ise dijitalleşme, otomasyon, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, su geri kazanımı, karbon azaltımı, sürdürülebilirlik ve ürün geliştirme yatırımları öncelikli alanlarımız arasında yer alıyor. 2027 yılı için 60 milyon dolarlık bir yatırım hedefimiz var.

“Mısır yatırımıyla Kuzey Afrika tedarikçisi olacağız”-1

Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi olarak özellikle yurt dışı büyüme adımlarının başında olan Selim Şankaya, İtalya’da finans eğitimi aldıktan sonra 13 yıl önce grupta görev üstlendi. Şimdilerde kardeşinin de üniversiteyi bitirip grupta teknoloji tarafında görevler üstlendiğini aktaran Selim Şankaya, kardeşi Murat Şankaya’nın grupta ERP ve yapay zeka çalışmalarının liderliğini üstlendiğini söylüyor. Şankaya, “Benim için Dedem Şükrü Bey’den aldığımız ‘önce insan’ anlayışı her zaman yol gösterici oldu. O nedenle bence iş hayatında teknik bilgi ve mesleki yetkinliklerinin yanı sıra insan ilişkileri güçlendirme, empati kurma, ekip çalışması, sorumluluk alma ve güven oluşturma becerilerine yatırım çok daha önemli” diyor.

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL