Türkiye ihracatı 2025 yılını yüzde 4,5 artışla 273,4 milyar dolarlık ihracatla kapattı. 2025 yılı ihracat performansında 26 sektörün 18’i pozitif, 8 sektör ise eksi ihracat performansı sergiledi. İhracatta kilogram başına ortalama birim fiyat ise 1,54 dolar olarak gerçekleşti. Deri ve deri mamulleri sektörünün ihracatı ise yüzde 5,3 düşüşle 1,44 milyar dolar oldu. Yüksek faiz ve enflasyon baskısının ihracatçının rekabet gücünü ciddi şekilde zayıflattığını vurgulayan İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Güven Karaca, ihracatçıların yalnızca ürünlerini değil, faiz ve enflasyonu da ihraç etmeye çalıştıklarına vurgu yaparak, “Ürünlerimiz dünya pazarlarında talep görse de, yüksek maliyetler nedeniyle rekabet etmekte zorlanıyoruz” dedi.
Üretim maliyetlerinin rakip ülkelere kıyasla daha hızlı artmasının, sektörün dış pazarlarda fiyat tutturmasını güçleştirdiğinin ve ihracatta kayıplara yol açtığının altını çizen Karaca, “Dolar yılbaşından yıl sonuna kadar TL karşısında yüzde 21,4 değer kazanırken enflasyon yüzde 30,9 olarak gerçekleşti. Bu da bizim rakibimiz olan Asya ülkeleri hatta Avrupa ülkelerinden daha pahalı kalmamıza sebep olarak rekabetçiliğimizi düşürdü” diye ekledi.
Sektörde yüzde 5,3'lük düşüş yaşandı
Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu, TASD Başkanı Berke İçten, SSD Başkanı Turhan Akyüz, TDSD Başkanı Burak Uyguner, TDKD Başkanı Cengiz Sarıgül, OGSD Başkanı Ali Yavuz Boynukısa, AYSAD Başkanı Sait Salıcı, TÜRDEV Başkanı Emel Güven Bardız ve TASEV Başkanı Yılmaz Polat’ın katıldığı toplantıda konuşan Güven Karaca, hedef pazarları oluşturan ülkelerdeki yüksek enflasyon ve yüksek faiz oranlarının tüketim alışkanlıklarını değiştirdiğini ve pazarlarının daraldığını söyledi. Zorlu geçen 2025 yılında sektörde yüzde 5,3’lük düşüş yaşandığından bahseden Karaca, “Ancak sektörümüzün ihracatta kilogram başına ortalama birim fiyatı 13,9 dolar olarak gerçekleşti.
Bu veriyle sektörümüz mücevher, savunma ve havacılık sanayi ve hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinin ardından en değerli dördüncü sektör oldu. Alt ürün grup bazında da ayakkabı ihracatı yüzde 11,7 düşüş ile 774,8 milyon dolar, saraciye ihracatı yüzde 3,1 artış ile 247,4 milyon dolar, deri ve kürk konfeksiyon ihracatı yüzde 17,2 artış ile 226,6 milyon dolar, mamûl deri ve kürk ihracatı yüzde 9 düşüş ile 195 milyon dolar olarak gerçekleşti” diye anlattı.
İhracat ve üretim kapasitesinde kayıp
2021 yılını 566 milyon dolar dış ticaret fazlası ile kapatan sektörün, 2022 yılında 241 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiğinin altını çizen Karaca, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sonraki yıllarda denge negatif yönde değişti ve 2023 yılında 551 milyon dolar dış ticaret açığı verir duruma geldi. 2024 yılını ise 1,1 milyar doların üzerinde bir dış ticaret açığı ile kapattık. 2025 yılında ise Ocak–Kasım dönemi verilerine göre de 1 milyar dolar üzerinde dış ticaret açığı gerçekleşti. Sektörümüz 2025 yılında yüksek üretim maliyetleri sebebiyle dış pazarlarda ihracat kaybı yaşadı. Ülkemizin gururu olan yerel markalarımızın da ithalatı tercih etmesi, sektörümüzdeki firmalarımızın kar edememesi ve satış hedeflerini tutturamaması sonucu üretim kapasitelerimiz de düştü.”
"Faiz ve enflasyonu da ihraç etmeye çalışıyoruz"
Türkiye’de ekonomi politikaları ve dezenflasyon süreci tamamlanıp üretim ve yatırım ortamı iyileştiği noktada, sektörün rekorlar kıran yıllara geri döneceğine yürekten inandıklarına dikkat çeken Karaca, “Para ve sıkılaşma politikaları ile sürdürülen dezenflasyon süreci reel sektörü ve hane halkını derinden etkiledi. Mevcut mücadele sanayide soğuma oluştururken tüketimde beklenen soğuma görülmedi. Sonuçta TÜFE/ÜFE makası açıldı. Maalesef bu tüketim talebi sektörümüz özelindeki ürün gruplarında ithalatla karşılandı. Bu dönemde dolar yılbaşından yıl sonuna kadar TL karşısında yüzde 21,6 değer kazanırken enflasyon yüzde 30,9 olarak gerçekleşti.
Bu da bizim rakibimiz olan Asya ülkeleri hatta Avrupa ülkelerinden daha pahalı kalmamıza sebep olarak rekabetçiliğimizi düşürdü. Bu veriler ışığında bakıldığında ihracatçılar olarak sadece ürünümüzü değil faiz ve enflasyonu da ihraç etmeye çalışıyoruz. Ürünlerimiz talep görse de faiz ve enflasyonu satmakta zorlanıyoruz” diye konuştu.

İthalatta korunma önlemleri ve destekler
Faizlerin çok yüksek olduğu 2025 yılında ciddi bir finansal kaza geçirmeyen sektörün finansal dayanıklılık sınavını geçtiğini vurgulayan Karaca, “7 milli katılım ve onlarca bireysel fuara katılan, Amerika, Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarında B2B’lere devam eden sektörümüz, dünyadan aldığı payı artırarak ihracat için yollarda olmaya devam edecek. 2026’nın ilk günlerine girerken; İthalatta korunma önlemlerini ve emek yoğun sektörlere verilecek olan destekleri olumlu değerlendiriyoruz. Ekonomik etkisi az olsa da psikolojik etkilerinin yüksek olacağını düşünüyoruz. Dezenflasyon sürecinin başladığını görüyor, bu sürecin kalıcı olacağını umuyor, paralel olarak da faiz oranlarının geri gelerek üretim ve yatırımda finansmana ulaşım maliyetinin düşmesini önemsiyoruz.” dedi.
Toplam ihracatın yüzde 40,7'si AB'ye
Dünyanın en büyük deri ve kürk ithalatçısı ABD’ye, üretilen her 4 deri ceketten birinin ihraç edildiğini belirten Karaca, deri ve deri mamulleri sektörünün ana pazarları hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Karaca, şöyle devam etti: “AB ülkeleri sektörümüzün toplam ihracatımızda yüzde 40,7’lik payla birinci sırada. Orta Doğu ülkeleri yüzde 12 payla ikinci sırada, eski Doğu Bloku ülkeleri yüzde 11,7’lik payla üçüncü sırada, Amerika ülkeleri yüzde 8,4’lük payla dördüncü sırada, Afrika ülkeleri de yüzde 7,6’lık payla beşinci sırada yer alıyor.
En çok ihracat yapılan ülkelere bakıldığında da Almanya yüzde 8,2’lik payla ilk sırada, İtalya yüzde 7,2’lik payla ikinci sırada, Irak yüzde 7,1’lik payla üçüncü sırada, ABD yüzde 6,8’lik payla dördüncü sırada bulunuyor.”