Research and Markets araştırmasına göre, 2024 yılında 9,8 milyar dolar olan küresel sürdürülebilir moda pazarı, 2030 yılına kadar tam 30 milyar dolarlık devasa bir hacme doğru hızla koşuyor. Bu çarpıcı büyüme tahmini, karbon ayak izi ve kaynak verimliliği alanında dönüşüm yapamayan şirketlerin Avrupa gibi büyük ihracat pazarlarında çok ciddi risklerle karşılaşacağını açıkça gösteriyor.
Ekonomist’in 13 - 26 Eylül 2026 tarihli sayısından
Bu kritik eşikte, yenilenebilir ağaç ham maddesinden modal, lyocell ve viskon olmak üzere üç temel rejenere selülozik elyaf üreten Lenzing Grubu sektörde öne çıkıyor. Şirket, ham maddeden nihai uygulamaya kadar doğaya karşı daha sorumlu bir değer zinciri oluşturmayı hedefliyor. TENCEL™ ve LENZING™ ECOVERO™ markaları altında pazara sunulan bu çevreci elyaflar; denimden spor giyime, ayakkabıdan ev tekstiline kadar hayatımızın her alanına şıklıkla giriyor.
Sertifikalı üretim gerçekleştiriyor
Şirket, TENCEL™ Lyocell elyaflarını kaynak tasarrufu sağlayan yenilikçi ve kapalı döngü bir üretim süreciyle üretiyor. Bu teknoloji sayesinde, üretim esnasında kullanılan solventin yüzde 99’undan fazlası geri kazanılarak sistem içinde tekrar tekrar kullanılıyor. “Üstelik TENCEL™ Lyocell ve Modal elyaflar, pazardaki jenerik alternatifleriyle kıyaslandığında en az yüzde 50 oranında daha düşük su tüketimi ve karbon emisyonu sağlıyor. Katı kurallara sahip Lenzing Ağaç ve Selüloz Politikası doğrultusunda hareket ediyor, üretim hatlarımızı yalnızca sertifikalı ve kontrollü sürdürülebilir orman kaynaklarından besliyoruz” diye konuşan Lenzing Avrupa, ABD ve Türkiye Tekstilden Sorumlu Kıdemli Satış Direktörü Feridun Ayırga, ayrıca doğa dostu LENZING™ Modal standart elyafların da toprak ve tatlı su ortamlarında tamamen biyolojik olarak parçalanabildiğini ‘TUV AUSTRIA’ sertifikasıyla belgelediklerinden söz ediyor.
Türkiye'nin Avrupa'ya olan coğrafi yakınlığı ve tekstil alanındaki köklü bilgi birikiminin, sektör genelindeki sürdürülebilir dönüşüm sürecini hızlandırdığına vurgu yapan Ayırga, "Türkiye doğru yatırımları sürdürürse yalnızca güçlü bir üretim merkezi olarak değil, sürdürülebilir tekstil konusunda teknoloji ve katma değer üreten önemli bir merkez olarak da konumlanabilir" diyor.