Maliyet odaklı anlayışın yerini risk, dayanıklılık, yerlileşme ve sürdürülebilirliğe bırakıyor. Yine bu dönemde, yapay zekâ ve dijitalleşme de satın alma süreçlerinin merkezine yerleşiyor. Türkiye’nin önde gelen satın alma liderleri, değişen dengeler karşısında yeni dönemin yol haritasını çiziyor. KoçZer’in katkılarıyla bu yıl 13’üncüsünü gerçekleştirdiğimiz “Türkiye’nin En Güçlü 50 Satın Alma ve Tedarik Yöneticisi” araştırmasıyla, liderlerin yeni dönem ajandasını ortaya koyduk.
Küresel ticaret ekosisteminde son yıllarda art arda yaşanan kırılmalar, satın alma stratejilerini de yeniden şekillendiriyor. Jeopolitik gerilimler, korumacı ticaret politikaları, gümrük vergileri ve navlun fiyatlarındaki dalgalanmalar, şirketleri yalnızca maliyet odaklı satın alma anlayışından çıkararak risk, esneklik ve tedarik sürekliliğini merkeze alan yeni bir modele yöneltiyor. Bu dönüşümle birlikte ‘tam zamanında’ (just-in-time) üretim yaklaşımının yerini, stratejik emniyet stoklarını da içeren ‘her ihtimale karşı’ (just-in-case) modeli alıyor. Satın alma liderleri ise tek bir ülke veya tedarikçiye bağımlılığı azaltmak için çoklu tedarik stratejilerine yöneliyor. Tüm bu gelişmeler, satın almanın rolünü de değiştiriyor. Uzun yıllar boyunca satın alma departmanlarının başarısı doğru ürünü en uygun fiyatla temin etmek üzerinden ölçülürken bugün satın alma yöneticilerinin masasında çok daha karmaşık bir denklem var: Maliyet yönetimi, tedarik zinciri güvenliği, yapay zekâ, jeopolitik riskler, sürdürülebilirlik ve giderek artan etik ve uyum yükümlülükleri. Tüm bu riskleri yöneten liderleri “Türkiye’nin En Güçlü 50 Satın Alma ve Tedarik Yöneticisi” listesinde 13’üncü kez bir araya getirdik.
Haberin ayrıntıları Ekonomist’in bu haftaki sayısında.
