USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Yerli girişimler gıdayı teknolojiyle birleştiriyor

Türk foodtech girişimleri yapay zekâdan biyoteknolojiye, fonksiyonel gıdalardan sürdürülebilir üretime kadar geniş bir alanda yenilikçi çözümler geliştiriyor. Avrupa, Körfez ülkeleri ve ABD ise girişimcilerin radarındaki öncelikli pazarlar arasında öne çıkıyor.

Yerli girişimler gıdayı teknolojiyle birleştiriyor

Gıda sektörü, teknolojiyle birlikte tarihinin en büyük dönüşümlerinden birini yaşıyor. Artık rekabet yalnızca daha fazla üretmek ya da daha fazla satış yapmak üzerinden şekillenmiyor. Yapay zekâ destekli operasyon yönetimi, biyoteknoloji, fonksiyonel gıdalar, sürdürülebilir üretim, döngüsel ekonomi ve kişiselleştirilmiş beslenme gibi alanlar sektörün yeni büyüme dinamikleri haline geliyor.

Ekonomist’in 7 - 20 Haziran 2026 tarihli sayısından

Türkiye’de de foodtech ekosistemi son yıllarda dikkat çekici bir ivme yakaladı. Girişimciler bir yandan gıda israfını azaltan teknolojiler geliştirirken diğer yandan tarımsal atıkları yüksek katma değerli ürünlere dönüştürüyor, fonksiyonel gıda alanında yeni kategoriler yaratıyor ve restoranların operasyonlarını yapay zekâ ile yönetmelerini sağlayan çözümler sunuyor. Özellikle biyoteknoloji tabanlı girişimler, gıdanın besleyici değerini artırmaya ve sağlık odaklı tüketim trendlerine yanıt vermeye odaklanıyor.

Yerli girişimler gıdayı teknolojiyle birleştiriyor-1

Hedefte global pazar var

Sektörde öne çıkan bir diğer eğilim ise küreselleşme. Avrupa ülkeleri, Körfez bölgesi, ABD, Kanada ve MENA coğrafyası Türk foodtech girişimlerinin öncelikli hedef pazarları arasında yer alıyor. Girişimler yalnızca ürün ihracatı yapmayı değil; teknoloji transferi, lisanslama, stratejik iş birlikleri ve uluslararası üretim modelleriyle küresel ölçekte büyümeyi  hedefliyor. Türkiye’nin güçlü tarımsal altyapısı, genç girişimcilik ekosistemi ve artan AR-GE kapasitesi de bu yolculuğu destekleyen önemli avantajlar arasında gösteriliyor.

Fonksiyonel gıdalardan sürdürülebilir ambalaj teknolojilerine, yapay zekâ destekli restoran yönetim sistemlerinden biyomalzeme geliştiren girişimlere kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren şirketler hem yerel hem de küresel ölçekte yeni fırsatların peşinde. Biz de haberimizde, foodtech ekosisteminin öne çıkan oyuncularının geliştirdiği teknolojileri, ihracat planlarını ve önümüzdeki döneme ilişkin büyüme hedeflerini araştırdık.

Yerli girişimler gıdayı teknolojiyle birleştiriyor-2

Çağrı Burak Sürer / APPQ

Sadakatte dijitalleşme hamlesi

Tech İstanbul girişimlerinden APPQ, kafe ve restoranlar için geliştirdiği dijital sadakat ve müşteri deneyimi platformuyla işletmelerin müşteri bağlılığını artırmayı hedefliyor. QR menü, dijital sadakat kartı, ödül sistemleri ve kampanya yönetimini tek altyapıda birleştiren girişim, veri odaklı analizlerle işletmelerin operasyonel verimliliğini de destekliyor. APPQ Kurucu ve CEO’su Çağrı Burak Sürer, “Önümüzdeki dönemde yapay zekâ destekli kampanya ve müşteri davranışı analizi sistemlerine yatırım yapmayı planlıyoruz” diyor. Şirket, Türkiye’de alanının en yaygın platformlarından biri olmayı hedeflerken, Avrupa ve Körfez ülkelerine açılarak küresel ölçekte büyümeyi planlıyor.

Yerli girişimler gıdayı teknolojiyle birleştiriyor-3

Ahmet Burak Çakmak / BEEBOSS

Yapay zekalı yönetim

BeeBoss ise restoran ve franchise markalarına yönelik geliştirdiği yapay zekâ destekli yönetim platformuyla satış, stok, personel ve operasyon süreçlerini tek merkezden analiz ediyor. İşletmelere anlık aksiyon önerileri sunan platform, veriye dayalı karar alma süreçlerini hızlandırıyor. BeeBoss Kurucu Ortağı Ahmet Burak Çakmak, “Temel hedefimiz; Türkiye’nin foodtech ekosisteminde teknolojik bir lokomotif haline gelerek etki odaklı bir büyüme gerçekleştirmek ve ülkemizde sektöre yön veren ana güç olmaktır” diye konuşuyor. Şirket, kaynak kullanımını optimize ederek sürdürülebilirliğe katkı sağlarken, küresel pazarlarda Türk foodtech ekosistemini temsil eden öncü markalardan biri olmayı amaçlıyor.

Yerli girişimler gıdayı teknolojiyle birleştiriyor-4

Metin Berke Başpınar / Köpüklü

Erişebilir Türk kahvesi

Tech Istanbul girişimlerinden Köpüklü, geliştirdiği akıllı satış otomatları ve nesnelerin interneti tabanlı yazılımlarıyla Türk kahvesini günün her anında erişilebilir hale getiriyor. Çekirdeği anlık öğüterek tam otomatik Türk kahvesi hazırlayan sistem, mobil uygulama ve farklı ödeme yöntemleriyle yeni nesil bir tüketim deneyimi sunuyor. Şirket, uzaktan izleme teknolojileri sayesinde cihazlarını 7/24 çalışır durumda tutabiliyor. Köpüklü Kurucu Ortağı Metin Berke Başpınar, “Hedefimiz şu an 23 şehirde 200 noktada hizmet veren Köpüklüleri 81 ilde 5 bin noktada hizmet verir hale getirmek” şeklinde konuşuyor. Girişim, Türkiye genelindeki yaygınlaşmanın ardından farklı ülkelerde kurulumlar gerçekleştirerek Türk kahvesini uluslararası pazarlara taşımayı hedefliyor.

Yerli girişimler gıdayı teknolojiyle birleştiriyor-5

Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Demirbaş / Fish Pro Jel

Balıktan değer üretiyor

Dijitalpark Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren Fish Pro Jel, balık işleme süreçlerinde ortaya çıkan deri, kemik ve pul gibi yan ürünleri yüksek katma değerli biyomalzemelere dönüştürüyor. Girişim, balık jelatini, hidrolize kolajen ve fonksiyonel biyopolimerler geliştirerek döngüsel ekonomiye katkı sağlıyor. Ürünler; fonksiyonel içeceklerden yenilebilir kaplamalara, aktif ambalaj teknolojilerinden mikroenkapsülasyon sistemlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Şirketin kurucusu Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Demirbaş, “Kısa vadede pilot ölçekli üretim tesisimizi devreye alarak ticari üretime başlamayı hedefliyoruz” diyerek, şirketin Avrupa, Ortadoğu ve Asya pazarlarında güçlü bir Türk biyoteknoloji markası olmayı amaçladığını kaydediyor.

Yerli girişimler gıdayı teknolojiyle birleştiriyor-6

Olcay Silahlı / Fazla

İsrafı teknolojiyle azaltıyor

Foodtech girişimi Fazla, geliştirdiği dijital platformla fazla gıdaların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını sağlıyor. Süpermarketler ve üreticilerden gelen bağış süreçlerini dijital olarak yöneten şirket, otel ve endüstriyel mutfaklarda kullanılan Akıllı Tartı sistemiyle de gıda israfını ölçümlüyor. Türkiye ve İspanya’da faaliyet gösteren girişim, bugüne kadar yüz binlerce ton gıdanın çöpe gitmesini önledi. CEO Olcay Silahlı, “2026’da mevcut pazarlardaki büyümemizi sürdürürken Akıllı Tartı ürünümüzü kurumsal mutfak ve otel segmentine bağımsız bir ürün olarak taşıyoruz” diyor. Şirket, Avrupa’daki büyümesini hızlandırırken Portekiz, Yunanistan, Singapur ve ilerleyen dönemde Latin Amerika’ya açılmayı planlıyor.

Yerli girişimler gıdayı teknolojiyle birleştiriyor-7

Dr. Öğr. Üyesi Funda Özkök / Funclife Gıda

Fonksiyonel derinleşme

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’dan Dr. Öğr. Üyesi Funda Özkök ve özel sektör ortakları tarafından kurulan FuncLife Gıda, malzeme mühendisliği ile gıda bilimini bir araya getiren derin teknoloji girişimleri arasında yer alıyor. Şirket, patent koruması altındaki fonksiyonel kahve, kurkumin ve spirulina bazlı hammaddeler geliştirerek yüksek biyoyararlanım sağlayan yeni nesil gıda ürünleri üretiyor. FuncLife’ın mikro-nano ve nano teknolojileri, fonksiyonel bileşenlerin vücut tarafından daha etkin kullanılmasını mümkün kılıyor. Özkök, ilk ürünlerini kısa süre içinde pazara sunmayı hedeflediklerini söyleyerek Avrupa, Kanada, ABD ve İskandinav ülkelerini öncelikli ihracat pazarları olarak konumlandırdıklarını belirtiyor.

Yerli girişimler gıdayı teknolojiyle birleştiriyor-8

Ayşe Karadağ / Destres Gıda

Beslenmeyi kişiselleştiriyor

AR-GE odaklı bir girişim olan Destres Gıda, yeni nesil fonksiyonel gıdalar ve ileri enkapsülasyon teknolojileri geliştiriyor. Şirket; vitaminler, mineraller, bitki ekstraktları ve propolis gibi farklı biyoaktif bileşenleri aynı yapıda taşıyabilen çok fazlı sistemler üzerinde çalışıyor. Clean-label yaklaşımıyla geliştirilen çözümler, 3D gıda yazıcılarıyla uyumlu yapıları sayesinde kişiselleştirilmiş beslenme uygulamalarına da altyapı sunuyor. Şirketin kurucusu Ayşe Karadağ, “Orta ve uzun vadede ise yalnızca ürün geliştiren değil, aynı zamanda yeni nesil taşıyıcı ve dozaj teknolojileri geliştiren bir gıda-teknoloji şirketine dönüşmeyi hedefliyoruz” diye konuşuyor. Şirket, ilk etapta Avrupa pazarında private-label üretim ve stratejik iş birlikleriyle büyümeyi planlıyor.

Yerli girişimler gıdayı teknolojiyle birleştiriyor-9

Şule Arı / Micronut Biyoteknoloji

Biyoteknolojiyle değer katıyor

Micronut Biyoteknoloji, bitki biyoteknolojisi, doku kültürü ve fonksiyonel bileşen geliştirme alanlarında faaliyet gösteriyor. Şirket, özellikle fındık ve türevlerinden elde edilen biyolojik içeriklerin fonksiyonel gıda ve takviye ürünlerinde kullanılmasına yönelik çalışmalar yürütüyor. Tarımsal atıkların yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesini hedefleyen girişim, sürdürülebilir üretim yaklaşımını merkeze alıyor. Şirketin kurucusu Şule Arı, “Orta vadede B2B iş birlikleri kurarak gıda, tarım ve kozmetik sektörlerinde aktif tedarikçi ve teknoloji geliştirici bir konuma ulaşmayı amaçlıyoruz” diyor. Şirket, Avrupa başta olmak üzere uluslararası pazarlarda lisanslama, ortak AR-GE ve ihracat odaklı büyüme hedefliyor.

Yerli girişimler gıdayı teknolojiyle birleştiriyor-10

Doç. Dr. Fatemeh Bahadori / Toxda Pharma

Emilimi artırıyor

Toxda Pharma, nanoteknoloji tabanlı çözümlerle fonksiyonel bileşiklerin biyoyararlanımını artırmaya odaklanıyor. Şirketin ‘Stratosome’ adını verdiği patentli teknolojisi, doğal bileşiklerin çözünürlüğünü ve bağırsaktan emilimini önemli ölçüde artırarak gıda takviyesi ve fonksiyonel gıda alanlarında yeni uygulama imkanları sunuyor. Üniversite-sanayi iş birliği modeliyle ilerleyen girişim, sağlık teknolojileri ile gıdayı buluşturan ürünler geliştiriyor. Toxda Pharma Kurucusu Doç. Dr. Fatemeh Bahadori, “2026’nın 3’üncü çeyreğinde en az 5 ürün ile pazara girmeyi planlıyoruz” derken, şirketin Amerika, Çin, Hindistan ve Avrupa pazarlarında teknoloji transferi ve stratejik ortaklıklarla küresel ölçekte büyümeyi hedeflediğini sözlerine ekliyor.

Yerli girişimler gıdayı teknolojiyle birleştiriyor-11

Çağlar Yılmaz / Qapera

Mutfakta verimlilik sağlıyor

Qapera, restoranlar ve gıda üretim tesisleri için geliştirdiği maliyet yönetimi ve üretim planlama yazılımıyla operasyonları tek platformda topluyor. POS, muhasebe ve banka sistemleriyle entegre çalışan çözüm; stok takibinden reçete yönetimine, üretim planlamasından saatlik kârlılık analizlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyor. Şirket, karar süreçlerini veri temelli hale getirmeyi amaçlıyor. Qapera Kurucusu Çağlar Yılmaz, “Küresel vizyonumuz; dünyanın neresinde olursa olsun, mutfaktaki şeflerin ve restoran işletmecilerinin finansal ve operasyonel süreçlerini yönetirken kullandıkları dünya çapında bir referans sistemi ve endüstri standardı olmak” diyor. Şirket, İngiltere ve ABD pazarlarına açılarak uluslararası büyümesini hızlandırmayı hedefliyor.

Yerli girişimler gıdayı teknolojiyle birleştiriyor-12

Buse Berber Örçen / Nanomik Biotechnoloji

Doğal koruma geliştiriyor

Nanomik Biotechnoloji, doğal aktif bileşenleri yüksek performanslı ve sürdürülebilir çözümlere dönüştüren mikroenkapsülasyon teknolojileri geliştiriyor. Gıda sektöründe sağlıklı atıştırmalıklar, içecekler ve hassas tarım ürünleri için biyobazlı koruma çözümleri sunan girişim, ürünlerin raf ömrünü uzatırken kalite kaybını azaltmayı hedefliyor. Patentli teknolojisi sayesinde doğal içeriklerin stabilitesini artıran şirket, gıda güvenliği ve israfın azaltılması alanlarında da çalışmalar yürütüyor. Şirketin kurucu ortağı Buse Berber Örçen, “Kurduğumuz tesis, Türkiye ve MENA bölgesinin ilk bitkisel biyopestisit üretim tesisi olacak” diyor. Nanomik, MENA bölgesi, ABD ve Türki Cumhuriyetler başta olmak üzere uluslararası pazarlarda büyüyerek biyolojik teknolojiler alanında küresel bir oyuncu olmayı amaçlıyor.

Körfez ülkelerine açılacak
Ekonomist Dergisi, Garanti BBVA ve KAGİDER iş birliğiyle bu yıl 15’incisi düzenlenen Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi” ödülünün sahibi olan Gurvita’nın kurucusu Bahar Şamhili Tanju, geleneksel bir ürünü modern üretim teknolojileriyle yeniden yorumladı. Tanju, fonksiyonel gıda alanında Türkiye’de yeni bir kategori yaratan girişimciler arasında gösteriliyor. Osteoporoz tedavisi sürecinde düzenli kemik suyu tüketmeye başlamasıyla ortaya çıkan fikir, bugün 55 ürünlük bir portföye ve 20 bin satış noktasına ulaşan Gurvita markasına dönüştü. Aylık 125 ton üretim kapasitesi ve 50 kişilik ekibiyle faaliyetlerini sürdüren şirket, fonksiyonel gıda, bebek beslenmesi ve yeni nesil sağlıklı atıştırmalıklar alanında yatırımlarını artırıyor. Bahar Şamhili Tanju, “Önümüzdeki dönemde özellikle Körfez ülkelerinde büyümeyi hedefliyoruz” diyor.

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL