Üç yılda üç kat büyüdük

Üç yılda üç kat büyüdük

Koza Gıda, 2015 yılında yatırımcı Mark Mobius’un kurucusu olduğu, Franklin Templeton Fonu’nun özel sermaye kolu Darby ve Pera Capital ortaklığıyla birlikte üç yılda üç kat büyüdü. Koza Gıda Genel Müdürü Levent İşeri, “Koza Gıda sektörde her geçen gün daha da güçleniyor.

Burcu Tuvay
btuvay@ekonomist.com.tr

Müşterilerimizle ve tedarikçilerimizle birlikte çalışarak herkesin kendi işini büyütmesini, farklılaşmasını, ihtiyaçlarını karşılamasını hedefliyoruz” diyor. Koza Gıda, 1994 yılında iki ortak ile kurulan ve bugün geldiği noktada, ithal gıda konusunda 25’inci yılını kutlayan çeyrek asırlık bir firma. Koza Gıda dünya lezzetlerini Türkiye’ye açıyor.

17 ülkede yer alan 92 farklı firmadan, 900’e yakın ürün tedarik eden şirketin bu ürünleri arasında; Tabasco acı sos ve Mövenpick dondurmalarının ithalatı ve dağıtımı da yer alıyor.

Tüm Türkiye’de 50 kişilik satış ekibi ile 5 bin noktaya ürün sevkiyatı yapılıyor. 7 bin metrekarelik kapalı alan ve 6 bin 500 palet kapasitesi bulunan ana depoda soğuk, donuk, dondurma, çikolata ve kuru ürünler depolanıyor.

2015 yılında yatırımcı Mark Mobius’un kurucusu olduğu Franklin Templeton Fonu’nun özel sermaye kolu Darby ve Pera Capital, Koza Gıda’ya ortak oldu. Koza Gıda Genel Müdürü Levent İşeri, “Bu yatırımla birlikte üç yılda üç kat büyüyerek Koza Gıda sektörde her geçen gün daha da güçleniyor. En kaliteli ürün ve markaları bularak, onları müşterilerimizle buluşturuyoruz.

Müşterilerimiz ve tedarikçilerimizle birlikte çalışarak aslında herkesin kendi işini büyütmesini, farklılaşmasını, ihtiyaçlarını karşılamasını hedefliyoruz” diyor.

Koza Gıda olarak markalaşma yolculuğunuza nasıl başladınız?
Koza Gıda 1994 yılında iki ortak ile kurulan ve bugün geldiği noktada, sektörün ithal gıda konusunda lider markası olarak 25’inci yılını kutlayan çeyrek asırlık bir firma. Koza Gıda dünya lezzetlerinin Türkiye’ye açılan kapısı olarak tarif edilebilir. 17 ülkede yer alan 92 farklı firmadan, 900’e yakın ürün tedarik ediyoruz.

Bu ürünler arasında yer alan; Tabasco acı sos ve Mövenpick dondurmalarının Türkiye’ye ithalatını ve dağıtımını da yapıyoruz. 25 yıl boyunca çok iyi yetişerek, kendini sürekli geliştirerek ilerleyen bir firma olarak, yıllar boyu sektöre öncülük ederek, Türkiye gastronomi sektörünün gelişimine katkı sağladık.

Geldiğiniz noktada markanızın gücünü değerlendirir misiniz?
Koza Gıda sektördeki konumu ve çeyrek asırlık deneyimiyle, ayakları yere sağlam basan, sektörün kalbinde ve gastronomi dünyasına dair aranan her şeyin bulunabildiği bir firma. Koza Gıda sektördeki tecrübesi ve müşterilerinin taleplerini de göz önünde bulundurarak farklı ve yenilikçi ürün gamıyla dikkati çekiyor.

Ürün gamınız hakkında bilgi verir misiniz?
Tex-Mex, İtalyan, Japon, Çin, Tayland, Fransız ve diğer dünya mutfaklarında kullanılan 900’e yakın ürünü müşterilerimize sunuyoruz. Her gün daha ileriye ve daha yeniye doğru bir hareket içerisinde olan bir marka haline geldik. Her gün daha da ileriye gidiyoruz. Bu bilgi, deneyim ve güçle CHEFLINE markasıyla kendi geliştirdiğimiz ürünleri müşterilerimize sunuyoruz.

Ne kadarlık büyüklükte bir organizasyon yapısına sahipsiniz?
Tüm Türkiye’de 50 kişilik satış ekibi ile 5 bin noktaya ürün sevkiyatı yapıyoruz. 7 bin metrekarelik kapalı alan ve 6 bin 500 palet kapasitesi bulunan ana depoda soğuk, donuk, dondurma, çikolata ve kuru ürünleri depoluyoruz. BRC Depolama ve Sevkiyat Standardı ile tüm aşamalarda kalite ve gıda güvenliğinden ödün vermeden kontroller sağlıyoruz.

Şirket olarak 2018 yılını nasıl tamamladınız? 2019 yılına ilişkin beklentileriniz neler?
2015 yılında yatırımcı Mark Mobius’un kurucusu olduğu Franklın Templeton Fonu’nun özel sermaye kolu Darby ve Pera Capital, Koza Gıda’ya ortak oldu. Bu yatırımla birlikte üç yılda üç kat büyüyerek Koza Gıda sektörde her geçen gün daha da güçleniyor.

Markanızı iyi konumlandırmak, büyütmek için ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz?
Dünyadaki akımları takip ediyor, müşterilerin ihtiyaçlarını belirleyerek her gün kendimizi yenilemeyi amaç ediniyoruz. En kaliteli ürün ve markaları bularak, onları müşterilerimizle buluşturuyoruz.

Müşterilerimiz ve tedarikçilerimizle birlikte çalışarak aslında herkesin kendi işini büyütmesini, farklılaşmasını, ihtiyaçlarını karşılamasını hedefliyoruz. Yurtdışındaki gastronomi trendlerini ve fuarlarını takip ediyor, müşterilerimizin talepleri doğrultusunda onların vizyonlarını gerçekleştirmek için yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Başarınızın kaynağını nelere bağlıyorsunuz?
Yaptığımız işin başarısının kaynağı, dünyanın en iyi ve kaliteli markalarından oluşan ürün portföyümüzün sürekli olarak getirilmesi diyebiliriz. Müşterilerimizden aldığımız talepler doğrultusunda en iyi ürünleri en iyi fiyatlarda tedarik etmek temel amacımız. Ayrıca, portföyümüzde yer alan tüm ürünler ekibimizde yer alan şefler tarafından Koza Live mutfağımızda değerlendirilir. Biz şöyle diyoruz; “Koza Gıda’da her tabak gerçek bir mutfaktan çıkar.”

“KEŞFETME KEYFİNİ HEP CANLI TUTUYORUZ”
Profesyonel şefler için tekdüzeliğin sınırlarım esnetmeye çalışıyoruz. Şeflerin hayallerini tabakta sunabilmeleri, hayatlarını kolaylaştırıp yaptıkları işten keyif alabilmelerini sağlıyoruz.

Yemek aslında başlı başına bir seyahattir, deneyimdir. Bizim amacımız işte bu deneyimi özel kılmanın yollarını bulmak. 25 yıldır bu yemek yolculuğuna bilet niteliğinde ürünler sunuyoruz. Keşfetmekten alınan keyfi ve deneyimi hep canlı tutmak için çalışıyoruz.

Bünyemizde bulunan Koza Live mutfak ve şeflerimiz ürün ve reçeteler geliştiriyor. Düzenli olarak mutfağımızda gastronomi trendlerine uygun uygulamalar yapıyoruz. Ayrıca müşterilerimize birebir çözümler geliştirerek, menü danışmanlığı yapıyoruz. Son olarak, 25 yıllık tecrübemizle ürün reçeteleri geliştirerek CHEFLINE markamız adı altında Türkiye’de Koza Gıda’ya ait ürünler yaratıyoruz.

KENDİ MARKASINI YARATTI
YATIRIM PLANLARI

Koza Gıda bu sene kendi markası CHEFLINE’ı yaratarak sektörde farklı bir kimlikle de yer almaya başladı. CHEFLINE markalı ürünlerini sektörün beğenisine sunarak, dünya mutfağı lezzetlerini kendi markası altında sektörle buluşturuyor.

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK
İstanbul Yassıören’de bulunan depomuza ek olarak, bu sene Antalya’da ve Bodrum’da da müşterilerimize daha hızlı ve kaliteden ödün vermeden hizmet verebilmek için depo ve sevkiyat ağı kurduk. Bu sayede BRC Depolama ve Sevkiyat Standardını son noktaya kadar takip edebiliyor ve ürünlerimizin sorunsuz bir şekilde müşterilerimizle buluşmasını sağlayabiliyoruz.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap