28 Şubat'ta İran'a başlatılan saldırılara ateşkes arası verilirken, arabulucu Pakistan, ikinci tur müzakere görüşmeleri için İran'ın da ABD'nin de masaya oturmaya istekli olduğunu söylüyor. ABD'nin Ortadoğu'ya asker ve mühimmat yığınağı sürüyor. İran, saldırı durumunda çatışmaya hazır olduklarını duyuruyor.
17:01 Başkent Tahran’da kadınlar yönetime destek yürüyüşü gerçekleştirdi
İran’ın başkenti Tahran’da kadınlar, Ulusal Ordu Günü münasebetiyle yönetime destek yürüyüşü düzenledi.
Tahran’da yüzbinlerce kadın yönetime destek yürüyüşü gerçekleştirdi.
İmam Hüseyin Meydanı’ndan başlayan yürüyüş sırasında bazı kadınların askeri araçlarla geçiş töreni düzenlediği ve ellerinde silah ile roketatarlar olduğu görüldü.
ABD ve İsrail aleyhine sloganların atıldığı yürüyüşte yönetim lehine tezahüratlar yapıldı.
Bazı kadınların küçük çocukları ile katıldığı yürüyüş geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilirken yürüyüşe, Devrim Muhafızları Ordusu'nun (DMO) Tahran Komutanı Hasan Hasanzade ile birlikte üst düzey askeri yetkililer katıldı.
İran Ordu Sözcüsü Muhammed Ekremi Niya, İran Silahlı Kuvvetleri’nin "özel koşullardan dolayı" resmi geçit töreni yapmayacağını duyurmuştu.
16:27 Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı geçişlere tamamen açtığını belirtti
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın, Hürmüz Boğazı'nın tamamen açık ve geçişlere hazır olduğunu duyurduğunu belirtti.
ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklama yaptı.
Trump, "İran, (Hürmüz) boğazın tamamen açık ve geçişlere tamamen hazır olduğunu az önce duyurdu. Teşekkürler." ifadelerini kullandı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Lübnan'daki ateşkes doğrultusunda, ateşkes süresinin sonuna kadar Hürmüz Boğazı'nın tüm ticari gemilerin geçişine açık olacağını bildirmişti.
16:11 Hürmüz Boğazı, Lübnan'daki ateşkes süresinin sonuna kadar tüm ticari gemilerin geçişine açık olacak
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Lübnan'daki ateşkes doğrultusunda, ateşkes süresinin sonuna kadar Hürmüz Boğazı'nın tüm ticari gemilerin geçişine açık olacağını bildirdi.
Erakçi, X sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, Lübnan'daki ateşkesin ardından Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin serbest olduğunu duyurdu.
İranlı Bakan mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Lübnan'daki ateşkese paralel olarak, İran Limanlar ve Denizcilik Teşkilatı tarafından halihazırda duyurulan koordineli rota üzerinden, tüm ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişi, ateşkesin kalan süresi boyunca tamamen açık ilan edilmiştir."
İran, ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı ve 8 Nisan'da geçici ateşkesle durdurulan savaşın başlangıcından bu yana Hürmüz Boğazı'nı ABD ve İsrail ile müttefikleriyle bağlantılı gemilerin geçişine kapatmıştı.
Lübnan'da geçici ateşkes
İran ile ABD arasına 8 Nisan'da varılan ateşkes anlaşmasının arabulucusu Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını açıklamasına rağmen ABD yönetimi daha sonra İsrail'in Lübnan'a saldırılarının İran'la yapılan geçici ateşkesin bir parçası olmadığını savunmuştu.
İranlı yetkililer de ateşkesin Lübnan dahil bölgedeki tüm çatışma ve savaşların durdurulmasını içerdiğini açıklamış ve ABD ile görüşmelerin Lübnan'da ateşkesin ilanına bağlı olduğuna dair açıklamalarda bulunmuştu.
ABD Başkanı Donald Trump dün tarafların 10 günlük ateşkes konusunda mutabakata vardığını açıklamıştı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise söz konusu ateşkesi kabul ettiklerini belirterek, Lübnan'ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerde kalmayı sürdüreceklerini duyurmuştu.
15:06 Fransız hükümeti "antisemitizmin güncel formları ile mücadele için" yeni bir yasa tasarısı sunacak
Fransa’da, Siyonizm karşıtlığını cezalandırmayı öngören ve "Yadan Yasası" olarak bilinen tartışmalı tasarının Ulusal Meclis'te geri çekilmesinin ardından hükümet kanadı “Antisemitizmin güncel formları ile mücadele için" yeni bir tasarı sunulacağını bildirildi.
Fransa’da Kadın-Erkek Eşitliği ve Ayrımcılıkla Mücadelen Sorumlu Bakan Aurore Berge, kamuoyunda tartışma yaratan ve İsrail’i eleştirmeyi Yahudi karşıtlığı ile bir tutmayı öngören Yadan Yasası’nın Ulusal Meclis’te geri çekilmesinin ardından basına yaptığı açıklamada hükümet adına yeni bir tasarı sunacağını duyurdu.
Berge, hükümetin, Yahudi karşıtlığı ile mücadeleye ilişkin yasa tasarısı konusunda Ulusal Meclis’te tartışmaların devam etmesi yönünde “ilkeli ve açık bir tercih” yaptığı değerlendirmesinde bulundu.
Bu kapsamda hükümet adına “antisemitizmin güncel formlarıyla mücadele” için yeni bir tasarı sunacağını belirten Berge, Ulusal Meclis’teki farklı siyasi grupları tasarıya ilişkin öneriler sunmaya davet etti.
Fransa'da "Yadan Yasası" olarak da bilinen Siyonizm karşıtlığını cezalandırmayı öngören tasarı dün geri çekilmiş, meclisteki solcu milletvekilleri tasarının geri çekilmesine ilişkin kararı ayakta alkışlamıştı.
Tasarıya tepki olarak günlerdir farklı eylemler düzenlenirken, solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Partisi ve Sosyalist Parti (PS) dahil farklı siyasi gruplar tasarıya karşı tutum sergilemişti.
Tartışmalı tasarı, Fransız milletvekili Caroline Yadan tarafından 2024'te Ulusal Meclis'e sunulmuştu.
14:10 ABD istihbaratı: Çin'in İran'a gelişmiş radar sistemi sağlamayı değerlendirdiği tespit edildi
ABD istihbaratının, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın ardından Çin'in Tahran'a gelişmiş radar sistemleri sağlamayı değerlendirdiğine dair bulgular elde ettiği iddia edildi.
CBS News'ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Savunma İstihbarat Ajansı (DIA) analistleri, Çin'in İran'a özellikle gelişmiş radar sistemleri sağlama seçeneğini değerlendirdiğini tespit ettiklerini ileri sürdü.
Söz konusu sistemlerin, İran'ın düşük irtifada seyreden insansız hava araçları (İHA) ve seyir füzeleri gibi tehditleri tespit etme kapasitesini önemli ölçüde artırabileceği değerlendiriliyor.
İsmini belirtmek istemeyen yetkililer, Çin’in bu transferi gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin henüz netlik kazanmadığını belirterek, elde edilen bulguların Washington’da İran’daki çatışmaların yalnızca bölge ülkeleriyle sınırlı kalmayıp diğer aktörlere de yayılabileceği yönünde endişelere yol açtığını ifade etti.
Ayrıca yetkililer, ABD istihbaratının Pekin'in, doğrudan müdahaleyi gizlemek için üçüncü ülkeler üzerinden İran'a hava savunma sistemleri transfer etmeyi de değerlendirdiğini aktardı.
DIA, Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) ve Beyaz Saray, konuya ilişkin yorum yapmadı.
13:36 İsrail polisi Mescid-i Aksa imam hatibi Şeyh Sabri'nin Aksa'ya girişini engelledi
İsrail polisi, Mescid-i Aksa imam hatibi ve Kudüs Yüksek İslam Heyeti Başkanı Şeyh İkrime Sabri'nin cuma namazı için Aksa'ya girmesini gerekçe göstermeksizin engelledi.
Şeyh Sabri’nin ofisinden yapılan açıklamaya göre İsrail polisi, Sabri'nin cuma namazı kılmak için Babu'l Esbat'tan (Aslanlı Kapı) girmesini engelleyerek Mescid-i Aksa’ya ulaşmasına izin vermedi.
Açıklamada, "İşgal güçleri, Sabri'nin namazdan hemen önce Babu'l Esbat’tan girişini engelledi. Beraberindeki savunma heyeti, bu engellemenin herhangi bir yasal karar olmadan yapıldığını teyit etti." ifadeleri kullanıldı.
Kudüs Yüksek İslam Heyeti de yaptığı açıklamada kararı şiddetle kınadı ve yaşananları "hukuka aykırı polis zorbalığı" olarak niteledi.
İsrail polisinin "Mescid-i Aksa üzerinde hiçbir egemenliği olmadığı" ve bu engellemenin "meşru olmadığı" vurgulanan açıklamada, bu kararların "geçersiz ve yok hükmünde" olduğu, ayrıca bunların "askeri güçle uygulanan kararlar" olduğuna işaret edildi.
Açıklamada, Şeyh Sabri’nin "Filistin’de İslami otorite kabul edildiği" ve bu tür adaletsiz, ibadet özgürlüğüyle çelişen yasaların kendisine karşı uygulanamayacağı belirtildi.
Ayrıca İsrail polisinin, Mescid-i Aksa’ya ulaşmak isteyen kişilere baskı uyguladığı ve Filistin Vakıflar İdaresi’nin çalışmalarını kısıtladığı kaydedildi.
Açıklamada son yıllarda İsrail’in Şeyh Sabri’nin Mescid-i Aksa’ya girişini yasaklayan, seyahatini kısıtlayan ve kendisini birçok kez sorgulama amacıyla gözaltına alan çeşitli kararlar aldığı da hatırlatıldı.
12:55 İran, "yeniden savaşa dönüşü tetiklediği için geçici ateşkesi kabul etmediklerini" belirtti
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, "(ABD-İran arasındaki) Herhangi bir geçici ateşkesi kabul etmiyoruz. Çünkü diplomasiyi tüketmek için kullanılan ve ardından yeniden savaşa dönülen bu kısır döngü sona ermelidir." dedi.
Hatibzade, ABD ile İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkes ve Hürmüz Boğazı hakkında, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu.
"Herhangi bir geçici ateşkesi kabul etmiyoruz. Çünkü diplomasiyi tüketmek için kullanılan ve ardından yeniden savaşa dönülen bu kısır döngü sona ermelidir." diyen Hatibzade, şu an yürütülen müzakerelerin de bu hedefe ulaşmayı amaçladığını dile getirdi.
Hatibzade, savaş öncesi koşullara atıfta bulunarak Hürmüz Boğazı'nın binlerce yıldır açık olduğunu ve İran'ın kara suları, topraklarının da bir parçası olduğunu dile getirdi.
"(Hürmüz Boğazı) İran'ın kararıyla tarih boyunca açık tutulmuştur." ifadesini kullanan Hatibzade, İran'a göre ABD ve İsrail tarafından "sebepsiz başlatılan saldırıların bölgedeki gerilimi artırdığını" belirterek, "Bütün bölgeyi boğmaya ve İran'ı boğmaya, dünya ekonomisini ve küresel ekonomiyi de bundan zarar görmeye sürüklemeye karar verdiler." yorumunu yaptı.
Hatibzade, bu savaşın ABD ve İsrail'in tercihiyle başladığını kaydederek, şunları söyledi:
"Eğer bu savaş kalıcı olarak sona erer ve Amerika, çok adil ve dengeli şartları kabul etmeye ve maksimalist tutumlarını bırakmaya karar verir, sahadaki gerçekleri kabul eder ve kimsenin uluslararası hukuku ihlal edemeyeceğini, başka bir ülkeye karşı saldırganlık gösteremeyeceğini ve İran'ın toprak bütünlüğü ile egemenliğinin saygı görmesi gerektiğini kabul ederse, İran, Hürmüz Boğazı'nın gelecekte de barış ve istikrar koridoru olmaya devam edeceğini garanti edebileceğini söylemektedir."
11:45 Birleşik Arap Emirlikleri ham petrolü taşıyan Pakistan bayraklı tanker Hürmüz Boğazı'nı geçti
Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) 442 bin varil ham petrol yüklenen Pakistan bayraklı Shalamar isimli tanker, Hürmüz Boğazı'nı geçti, Karaçi'ye doğru ilerliyor.
ABD'nin 13 Nisan'da Türkiye saatiyle 17.00'de İran limanlarına giriş, çıkış yapan gemilere yönelik deniz ablukası başlatmasının ardından Hürmüz Boğazı'nda ticari gemi trafiği normal seviyelerin oldukça altında seyretmeye devam ediyor.
Anlık gemi takip sistemi MarineTraffic verilerine göre, Hürmüz Boğazı'ndan 16 Nisan'da yalnızca 3 gemi geçiş yaptı.
Bu gemiler arasında yüklü tek gemi Pakistan bayraklı Shalamar isimli ham petrol tankeri oldu. Kpler verilerine göre, 442 bin varil BAE Das karışımı ham petrol taşıyan tanker, dün Hürmüz Boğazı'nı geçti. Gemi, Pakistan'ın Karaçi kentindeki varış noktasına doğru ilerliyor. Shalamar'ın pazar günü yükleme yapılmak üzere Basra Körfezi'ne girdiği belirtildi.
Hong Kong bayraklı olan ve BAE'nin Hamriyah Serbest Bölgesi'nden hareket eden petrol/kimyasal ürün tankeri Ava 6'nın dün Hürmüz Boğazı'ndan yüksüz olarak geçiş yaptığı ve Umman'ın Sohar demirleme bölgesine ulaştığı bildirildi.
Cibuti'den boş halde seyre çıkan kuru yük gemisi Sdr Universe'in de 16 Nisan'da Hürmüz Boğazı'nı geçerek BAE'nin Şarika Emirliği'ndeki varış noktasına gitmek üzere Basra Körfezi'ne girdiği belirtildi.
Hürmüz Boğazı'ndan 17 Nisan'da Türkiye saatiyle 10.30 itibarıyla yalnızca Pushpak isimli Cook Adaları bayraklı asfalt/bitümen tankerinin geçiş yaptığı, BAE'nin Füceyre Limanı'ndan boş halde yola çıkan geminin Irak'a doğru seyrettiği kaydedildi.
Kpler verilerine göre, ABD ablukasının başladığı 13 Nisan'da Türkiye saatiyle 17.00'den bu yana Hürmüz Boğazı'ndan toplam 30 gemi geçiş yaptı.
Bu gemiler arasında en az 12'sinin İran ile bağlantılı olduğu belirlendi.
11:01 İran Meclis Başkanı Kalibaf, Lübnan'daki ateşkese "ihtiyatla" yaklaşacaklarını bildirdi
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İsrail ile Lübnan arasında sağlanan ateşkesin Hizbullah'ın "kararlılığı" ve "direniş ekseninin" birliğinin sonucu olduğunu savunarak, İran'ın ateşkese "ihtiyatla" yaklaşacağını belirtti.
Kalibaf, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, "Dün gece de ifade ettiğim gibi, ateşkes ancak Hizbullah’ın direnişi ve direniş ekseninin birliği sayesinde mümkün olmuştur " değerlendirmesinde bulundu.
Pakistan hükümeti ve ateşkesin sağlanması için arabuluculuk yapan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Munir'e teşekkür eden Kalibaf, "Bu ateşkese ihtiyatla yaklaşacağız ve zaferin tam olarak teyit edilmesine kadar birlik içinde kalmayı sürdüreceğiz. Biz sözümüze sadığız." ifadelerini kullandı.
İran ile ABD arasına 8 Nisan'da varılan ateşkes anlaşmasının arabulucusu Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını açıklamasına rağmen ABD yönetimi daha sonra İsrail'in Lübnan'a saldırılarının İran'la yapılan geçici ateşkesin bir parçası olmadığını savunmuştu.
İranlı yetkililer de ateşkesin Lübnan dahil bölgedeki tüm çatışma ve savaşların durdurulmasını içerdiğini açıklamış ve ABD ile görüşmelerin Lübnan'da ateşkesin ilanına bağlı olduğuna dair açıklamalarda bulunmuştu.
ABD Başkanı Donald Trump dün tarafların 10 günlük ateşkes konusunda mutabakata vardığını açıklamıştı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise söz konusu ateşkesi kabul ettiklerini belirterek, Lübnan'ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerde kalmayı sürdüreceklerini duyurmuştu.
10:42 Hollandalı vekillerden "AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın askıya alınması" çağrısı
Hollanda Parlamentosu, hükümetten Avrupa Birliği (AB) ile İsrail arasındaki Ortaklık Anlaşması'nın ticaret bölümünün askıya alınması çağrısında bulundu.
Muhalefetteki liberal ve sol ağırlıklı partilerin vekillerinden verilen ortak karar taslağında, "Meclis, görüşmeleri dinledikten sonra, hükümetten AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın ticaret kısmının askıya alınması için girişimde bulunmasını talep eder" değerlendirmesine yer verildi.
Oylamada kabul edilen karar taslağını sunan vekillerden Kate Piri, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, "Filistinlilere yönelik idam yasası, çocuklara işkence, devam eden yerleşimci terörü ve Filistinlilere karşı soykırımdan sonra nihayet Meclis'te İsrail'e yönelik AB ticari avantajlarının askıya alınması için çoğunluk sağlandı. Şimdi sıra hükümette." ifadelerini kullandı.
Görüşmelerde, 21 Nisan günü Avrupa Dışişleri Konseyi'nde bu konunun Avrupa düzeyinde, Avrupa ülkelerinin dışişleri bakanları arasında ele alınması istendi.
Karara, muhalefet partilerinin yanı sıra koalisyonun büyük ortağı Demokratlar 66 (D66) ve Hristiyan Demokratlar Birliği (CDA) destek verdi. Koalisyondaki Dilan Yeşilgöz liderliğindeki Özgürlük ve Demokrasi İçin Halk Partisi (VVD) ise sağcı partilerle birlikte ret oyu kullandı.
10:10 Katar Şura Meclisi Başkanı Abdullah el-Ghanim'den Türkiye ve Katar'ın arabuluculuk rolüne övgü
Katar Şura Meclisi Başkanı Hassan bin Abdullah el-Ghanim, Türkiye ve Katar'ın ülkeler arasındaki anlaşmazlıkların ve çatışmaların çözümünde çok önemli bir rol oynadığını söyledi.
İstanbul'da düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurulu Toplantısı'na katılan Abdullah el-Ghanim, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Abdullah el-Ghanim, PAB 152. Genel Kurulu Toplantısı'nın çok önemli ve uluslararası itibarı bulunan bir yapı olduğunu belirtti.
Türkiye ve Katar'ın her alanda stratejik ve köklü ilişkileri olduğunu vurgulayan Abdullah el-Ghanim, "Türkiye ve Katar, mevcut anlaşmazlıkların ve çatışmaların çözümünde çok önemli bir rol oynamakta ve ülkeler arasında ortaya çıkan birçok sorunda arabuluculuk yapmaktadır." dedi. Abdullah el-Ghanim, Türkiye ile Katar'ın tam bir iletişim ve koordinasyon halinde olduğuna işaret ederek, Türkiye ile Katar'ın bölgede birçok siyasi sorunu çözmeyi başardığına dikkati çekti.
Katar, Filistinlilere destek için önemli roller üstlendi
Abdullah el-Ghanim, Katar'ın, Filistin halkına destek olmak için çeşitli alanlarda birçok rol üstlendiğini aktardı. Özellikle Gazze'de insanların acılarını her alanda hafifletmek için birçok çaba sarf edildiğinin altını çizen Abdullah el-Ghanim, "Katar, ayrıca Türkiye'deki dostlarıyla birçok girişimde bulunmaktadır. Ayrıca Şura Meclisi de bu konularla Türkiye parlamentosu ile birlikte konuyla ilgilenmektedir." ifadelerini kullandı.
Abdullah el-Ghanim, Filistin'e destek için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından çok önemli bir siyasi girişim ortaya konduğu ve Kudüs'e özel uluslararası bir grup olan Filistin için Parlamenterler Grubu'nun kurulduğunu belirtti. Filistin için Parlamenterler Grubu'nun ise oldukça aktif olduğuna atıf yapan Abdullah el-Ghanim, "Biz de Türkiye'deki dost ve kardeşlerimizle, Filistin'deki kardeşlerimizin sıkıntılarını hafifletebileceğimiz bir çalışma programı oluşturabilmek ve dünya genelindeki parlamenterlerin çabalarını Filistin halkının sıkıntılarını hafifletmek amacıyla bir araya getirebilmek için TBMM ile koordinasyon halindeyiz." değerlendirmesinde bulundu.
09:47 New York Belediye Başkanı Mamdani, ABD-İsrail'in İran'a saldırılarının ekonomik boyutunu eleştirdi
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının desteklenmemesi gerektiğini belirterek, bunun yalnızca siyasi ya da ahlaki gerekçelerle değil, ekonomik açıdan da savunulabilir olmadığını ifade etti.
NBC News kanalının "Meet the Press" programına konuk olan Mamdani, ABD-İsrail'in İran'a başlattığı saldırıların ülke için doğurduğu ekonomik sonuçlarına tepki gösterdi.
Mamdani, İran'a saldırıların "yalnızca siyasi ya da ahlaki gerekçelerle değil, ekonomik açıdan da" karşı çıkılması gerektiğini belirtti.
Ayrıca Mamdani, saldırılarda harcanan milyarlarca doların "ülkenin dört bir yanındaki işçi sınıfı Amerikalılar" için ayrılabileceğini kaydederek, "Her zaman savaş için paramız var ama yoksulları doyurmak için yok." dedi.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı ve 8 Nisan'da ateşkesle sonuçlanan saldırıların Washington'a maliyetinin yaklaşık 28 milyar doları bulduğu belirtiliyor.
Pakistan'daki müzakerelerde anlaşmaya varılamamıştı
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırıların ardından bölge ülkelerine yayılan savaş, 8 Nisan'da ABD ile İran arasında ateşkesle sonuçlanmıştı.
Washington ve Tahran yönetimleri, Pakistan aracılığıyla İslamabad'da müzakereler yürütmüştü.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıklamıştı.
İran yönetimi ise müzakerelerde ortak bir çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğunu duyurmuştu.
04:18 İranlı yetkili Ahmediyan, Lübnan halkı ile Hizbullah'ın İsrail'i ateşkese zorladığını savundu
İran Savunma Konseyi Genel Sekreteri Ali Ekber Ahmediyan, İsrail ile Lübnan arasında ilan edilen ateşkesin, Lübnan halkı ile Hizbullah'ın direnişlerinin sonucu olduğu değerlendirmesinde bulundu.
ABD ile yürütülen görüşmelerde İran müzakere heyetinde de yer alan Ahmediyan, ABD merkezli X sosyal medya platformundan İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkese ilişkin açıklama yaptı.
İran’ın, "direnişi desteklemeyi her zaman önemli bir stratejik ve savunma ilkesi olarak" gördüğünü söyleyen Ahmediyan, "Lübnan halkının ve kardeşleri Hizbullah’ın cesur direnişi, siyonist düşmanı geri çekilmeye ve ateşkesi kabul etmeye zorladı.” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, tarafların 10 günlük ateşkes konusunda mutabakata vardığını açıklamıştı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise söz konusu ateşkesi kabul ettiklerini belirterek, Lübnan'ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerde kalmayı sürdüreceklerini ifade etmişti.
01:54 İran medyasında Babül Mendeb Boğazı'nda yeni bir askeri gerginliğin yaşanacağı iddiası
Yemen ile Cibuti arasındaki Babül Mendeb Boğazı'nda bugün öğleden sonra yeni bir askeri gerginliğin yaşanacağı öne sürüldü.
Fars Haber Ajansı, ismi belirtilmeyen yetkili tarafından yapılan açıklamayı yayımladı.
"Sınır Tanımayan Savaşçılar" (Devrim Muhafızları Kudüs Gücü) tarafından Babül Mendeb Boğazı'ndaki tüm ticari ve askeri gemilere yapılan uyarıda, "İyi niyetle söylüyoruz, bugün öğle itibarıyla Babül Mendeb'ten geçmek isteyen herkes, her zamankinden daha fazla altı yönüne dikkat etmelidir." ifadelerinin kullanıldığı belirtildi.