Tahminler, öngörüler ve eğilimler

Tahminler, öngörüler ve eğilimler

Ekonomide, mali piyasalarda nokta atışı yapmak mümkün mü? Mali piyasalarla ilgili bölümü hemen yanıtlayabiliriz. Nasıl mı? Geçen yıl döviz kurunda yaşanan yükselişin ardından oluşan tahminleri anımsatalım.

TALAT YEŞİLOĞLU
tyesil@ekonomist.com.tr

Dolar için, “Önce 10, ardından da 15 TL’ye kadar yolu var” denildi. Kur 5,20’li seviyelere kadar geriledi. Bu düşüşten cesaret alan bazı uzmanlar “4,80’leri de görecek” iddiasını ortaya attı! Ardından dolar 6 TL’ye doğru yol aldı.

Her iki yönlü beklentiler de realize olmadı. Nokta atışı yapmanın, tahminleri tutturmanın zorluğunu yaşayarak öğrendik. İyi de eğilim nedir? Türk halkının ve şirketlerin sürekli döviz biriktirmelerine dikkat çekmek isterim. Sizce de eğilim nedir?

Ya makroekonomi? Tahminler ne kadar tutuyor? 2008’deki global krizi bilen kaç kişi var? Biliyorsunuz, 2008 krizini bilerek ‘Kriz kahini’ olarak tanınan Nouriel Roubini, defalarca konuştu, beklentilerini aktardı.

Beklentileri ile piyasa gerçekleri çok uyuşmadığından hala tanıtılırken, “2008 global krizini tahmin eden” ifadesi kullanılıyor. Değil 2007’de, 2008’in ilk çeyreğinde bile kriz bekleyen analistler ancak toplamın üçte birini oluşturuyordu.

IMF’nin bir araştırmasından size bahsetmek istiyorum. Kuruluş, 1991’den bu yana 63 ülkede yaşanan 153 daralma vakasını incelemiş. İnceleme, ekonomist, analist ve piyasa oyuncularının daralmayı bir yıl önceden tahmin edip edemediklerini içeriyor. Sonuç mu? Sıkı durun, sadece beş adet…

153 daralma vakasının sadece beş tanesi bir yıl önceden tahmin edilebilmiş… Türkiye’de durum nasıl? Mali piyasalara ilişkin tahminlerin bir bölümünü paylaştım. Geçmişte Merkez Bankası Başkanlığı yapanların görev başında iken verdiği kur tahminlerinin bile tutmadığı bir görünümden bahsediyorum.

Özel sektöre göre çok daha fazla veriye hakim ekonomi yönetiminin tahminlerinin de yaz/boza döndüğü bir ortamda özel sektör ne yapsın? Aslında bu sorunun yanıtını hafta içinde düzenlediğimiz CEO Club toplantılarında gözlemledik. Genel görünüm ‘temkinli duruş’ şeklindeydi.

Türkiye’nin önde gelen holdingleri, gelecek yıla ilişkin öngörülerini paylaşırken çok sayıda çekince ve koşulu sıraladı. Örneğin, Suriye’yle ilişkilerin yumuşaması, ekonomi için pozitif katkının yükselmesi anlamına geliyor. Sibel, artık geleneksel hale gelen kapak haberimizi 2020 için de hazırladı.

Evet, çok güçlü bir meşale olmayabilir ama önümüzdeki yıla ilişkin eğilimleri bir miktar tahmin etmemize katkı sağlayacak bir bilgi seti hazırladık. Bilgi desteği sağlayan holding yöneticilerine teşekkür ediyorum.

Bilgi paylaşımının arttığı bir hafta diliyorum…



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap