Görev süresi mayıs ayında dolacak mevcut ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Jerome Powell'dan sonra bu göreve kimin geleceğine dair süren belirsizlik geçen hafta sonuna doğru bitti. ABD Başkanı Donald Trump, FED başkanlığı için Eski FED Yönetim Kurulu Üyesi Kevin Warsh’ı aday gösterdi. Ancak açıklamanın geldiği 30 Ocak 2026 Cuma günü, oldukça ‘tarihi’ bir gün olarak kayıtlara geçti; son günlerde rekor üzerine rekor kıran değerli madenlerdeki yükseliş sonlandırdı ve dramatik satışları tetikledi. Bunun temel nedeni ise Kevin Warsh’ın ‘faiz indirimlerini destekleyecek ancak agresif adımlardan kaçınacak nispeten temkinli bir figür’ olarak görülmesi.
Kevin Warsh’ın aday olacağının açıklanmasıyla daha şahin bir FED fiyatlaması güçlenirken, risk iştahı zayıfladı ve dolar dört yılın diplerinden toparlandı. Bu haberin ardından ABD’de cuma günü aylık yüzde 0,5 olarak açıklanan güçlü ÜFE verisiyle 2026’daki ikinci faiz indirimi beklentisi de ötelenirken, değerli metallerde güçlü yükselişler sonrasında sert düzeltmeler öne çıktı.
FED tarafından beklenen bilanço büyütme programına (QE) Warsh’ın ‘olumsuz’ yaklaşımda olduğu bilgisinin de satışları tetikleyen unsurlar arasında öne çıktığı kaydediliyor. Ayrıca kıymetli madenlere gelen çok sert satışlarda teminat koşullarındaki güncellemenin etkili olduğuna da dikkat çekiliyor.
Fiyatlarda son durum
Peki, fiyatlamalarda nasıl bir tablo yaşandı? Geçen hafta 5.595 dolar ile zirvesini test eden ons altın, rekor bölgesinden yüzde 10’un üzerinde geri çekilirken haftayı 4.894 dolar seviyesinde tamamladı. Bu haftaya da yüzde 7’ye varan kayıplarla başlayan ons altın, bugün gün için hareketlerde 4.403 dolara kadar geri çekildi.
Geçen hafta 120 dolarla rekor kıran ons gümüş ise haftanın son işlem gününü yüzde 26’yı aşan kayıpla 85,20 dolarla tamamladı ve böylece tek seansta yüzde 26’lık kayıpla tarihi bir volatilite yaşadı. Düşüş, bugün de devam etti ve ons gümüş yüzde 9 civarında düşüşle 72 doların altını test etti.
Bugün sabah saatlerinde yaşanan bu sert düşüşlerin ardından, gün içinde ons altın 4.885 doları, ons gümüş 83 doları test etti. 2 Şubat Pazartesi Türkiye saatiyle saat 18:30 itibarıyla bakıldığında ise ons altın 4.700 dolar, ons gümüş ise 78 dolar seviyelerinde hareket ediyor.
Yeni destek ve direnç seviyeleri
Tacirler Yatırım’a göre; ons altında teknik görünümde kısa vadeli momentum aşağı yönlü seyrini korurken, ons altının 4.500 dolar altında kalıcılık sağlanması halinde, düzeltmenin derinleşerek daha düşük desteklerin test edilmesi riski artabilir. Bu çerçevede 4.500 dolar seviyesinin kritik bir eşik olarak öne çıktığını kaydeden Tacirler Yatırım; kısa vadede aşağıda 4.500 dolar, 4.420 dolar ve 4.350 dolar seviyelerinin ‘destek’; olası tepki hareketlerinde ise 4.650 dolar, 4.720 dolar ve 4.800 dolar seviyelerinin ‘direnç’ olarak izlenebileceğini aktarıyor.
Tacirler Yatırım, ons gümüş için şu analizi yapıyor: “Teknik görünüm, kısa vadede aşağı yönlü momentumun korunduğuna ve satış baskısının baskın seyrettiğine işaret ediyor. Bu çerçevede 85 dolar bölgesi artık kısa vadeli direnç konumunda. Aşağı yönlü hareketlerin devamı halinde 72 dolar, 70,50 dolar ve 68 dolar seviyeleri kademeli destek alanları olarak izlenebilir. Olası tepki yükselişlerinde ise 75 dolar, 78,50 dolar ve 82 dolar seviyeleri kısa vadeli direnç bölgeleri olarak öne çıkıyor.”
Takip edilecek konu başlıkları
Jeopolitik cephede ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın müzakereye yaklaştığı mesajı bugün petrol tarafında da risk primini aşağı çekerken petrol fiyatlarında yüzde 7’yi aşan düşüşler izlendi. Asya tarafında ise Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Qiushi’de yayımlanan yazıda yuanın uluslararası ticarette daha yaygın kullanılması ve rezerv para statüsü kazanması çağrısını yineledi. Öte yandan Trump’ın “Hindistan, İran yerine Venezuela petrolü alacak” söylemi ve petrol konusunda Çin’e açık kapı bırakması dikkat çekerken piyasaların odağında FED başkanlığı süreci ve olası Kevin Warsh adaylığına ilişkin haber akışı yer alıyor.
"Önce dengelenme şart"
Genel tabloya bakıldığında; jeopolitik çalkantıların sürdüğü, ‘zayıf dolar isteği’nin sonlanmadığı, FED’in bağımsızlık tartışmasının da bitmediği görülüyor. Bu durum, “Kıymetli madenleri yukarı taşıyan temel yapı aynen sürüyor” şeklinde yorumlanıyor. Ancak cuma günü yaşanan dramatik düşüşten sonra yükseliş coşkusunun yeniden oluşmasının kolay olmadığını, bu denli kalabalık trade’in önce dengelenmesi gerektiğinin altı çizilirken bunun da zaman alabileceği uyarısında bulunuluyor.
"Stop-Loss seviyeleri belirlenmeli, kaldıraç varsa azaltılmalı"
Mehmet Bilal Bircan/Tera Yatırım Araştırma Direktörü
Düşüklerin nedenleri neler?
Kıymetli metallerin son dönemdeki hızlı yükselişi geçen haftanın ikinci yarısından itibaren tersine dönmüş durumda. Buradaki temel etkenlerden biri ise Trump’ın FED başkan adayı olarak Kevin Warsh’ı göstermesini. Warsh’ın daha çok ‘şahin’ tutumuyla bilinmesi nedeniyle isminin açıklanması özellikle kıymetli metaller tarafında satışları beraberinde getirdi. Diğer yandan piyasaların hızlı yükseldiği bu gibi dönemlerde yatırımcıların kâr realizasyonlarına daha fazla tepki verdiği dikkate alındığında, geldiğimiz noktada altın ve gümüş başta olmak üzere kıymetli metaller tarafında sert satışlar gördük. Bu durum beraberinde bir likidite ihtiyacı doğurarak satışların borsa ve kripto paralara da yayılmasına neden oldu.

Beklentiler nasıl şekilleniyor?
Hızlı bir satış görülmüş olsa da geldiğimiz noktada ons altının 4.500-4.700 dolar bandında dengelenmeye çalıştığı görülüyor. K. Warsh’ın mayıs ayı sonrasında koltuğa oturduktan sonraki tutumu ne olur kestirmek zor. Ancak piyasalar bu süre zarfında altın ve gümüş başta olmak üzere ‘temkinli2 kalmayı tercih edebilirler. Yine de beklentilere bakıldığında; ons altın için 2026 yıl sonu tahminleri hala 6.000 dolar üzerinde kalmaya devam ediyor. Gümüşün de 80 dolar seviyelerinde denge arayışında olduğu görülürken, eğer bu seviyede tutunmayı başarırsa, hızı yavaşlasa da yükseliş hareketini kademeli şekilde sürdürmesi beklenebilir.
Yatırımcılar ne yapmalı?
Altın ve gümüşteki sert ve hızlı düşüşler genelde yatırımcı psikolojisini bozar. Çünkü bu iki varlık çoğu kişi için ‘güvenli liman’ algısına sahiptir. Bu yüzden düşüşler, hisse senedi düşüşünden bile daha fazla panik yaratabiliyor. Ancak bu tip hareketlerde ilk yapılması gereken şey; fiyat hareketine değil, düşüşün nedenine odaklanmak olmalı. Bu ortamda yatırımcıya verilecek en sağlıklı mesaj şu: “Panikle hareket etmek genelde en pahalı karardır.” Bu bağlamda bu tarz dönemlerde yatırımcılar risk yönetimini ön planda tutmalı. Stop-loss seviyeleri belirlenmeli, kaldıraç varsa azaltılmalı.