Otomotiv ve tekstilde ‘Brexit’ endişesi!

Otomotiv ve tekstilde ‘Brexit’ endişesi!

İngiltere’nin AB’den çıkması anlamına gelen ‘Brexit’ sürecinin uzamasını iş dünyası kaygıyla izliyor. Özellikle otomotiv ve tekstilde milyarlarca dolarlık ihracat tehlikede. İş dünyası temsilcileri, İngiltere ile özel bir anlaşma yapılması gerektiği görüşünde.

ARAM EKİN DURAN
eduran@ekonomist.com.tr

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılmasına verilen isim olan ‘Brexit’ süreci, Avrupa ve küresel ekonomi açısından olduğu kadar Türkiye açısından da önemini koruyor. Son olarak ayrılma tarihi 31 Ekim 2019’a ertelendi.

İki tarafın da “anlaşmasız Brexit” olasılığını azaltmak için çalıştığı belirtilirken, diğer çözümlerin sonuç vermemesi ve İngiltere’nin AB’den anlaşma sağlanmadan ayrılması durumunda Türkiye bundan en çok etkilenen ülkelerden biri olacak.

İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, AB ile gümrük birliği içinde olan bir ülke olarak Türkiye açısından anlaşmasız Brexit’in son derecede olumsuz olacağını dile getiriyor.

Zeytinoğlu, “İngiltere’nin AB ile arasındaki yeni ilişkinin netleşmesini beklemek durumundayız. Ancak ondan sonra Türkiye de İngiltere ile ayrı bir ticaret anlaşması yapabilir” diyor.

Halen Ticaret Bakanlığı ile İngiltere yetkilileri arasında bir çalışma grubu kapsamında görüşmelerin sürdüğünü dile getiren Zeytinoğlu, “Türkiye için en iyi senaryo, İngiltere’nin AB ile Gümrük Birliği’ne devam etmesi. Böyle bir durumda Türkiye de ilişkilerini gümrük birliği üzerinden sürdürebilir” diye konuşuyor.

3,8 MİLYAR DOLAR KAYIP
İngiltere AB’de Almanya’dan sonra en fazla ihracat yaptığımız ikinci ülke. 2018’de İngiltere’ye 11,1 milyar dolarlık ihracat yapılırken 7,5 milyar dolarlık da ithalat yapıldı.

Ayrıca İngiltere’nin ticaret fazlası verdiğimiz bir ülke olması da işin diğer önemli boyutu. İhracatımızda önde gelen kalemler arasında başta tekstil, yol taşıtları, elektrikli eşya, tütün ve otomotiv yer alıyor. İthalatta ise mekanik güç jeneratörü, otomotiv, metal cevheri, ilaç ve organik kimyasallar başı çekiyor.

Otomotiv Sanayicileri Derneği’nin (OSD) yaptırdığı bir çalışmaya göre, anlaşmasız Brexit, Türkiye’de GSYH’de yaklaşık 3,8 milyar dolarlık bir düşüşe ve 5 bin 900 kişilik iş kaybına yol açabilir.

‘AYRI ANLAŞMA YAPILMALI”
Ayhan Zeytinoğlu, İngiltere ile AB’nin serbest ticaret anlaşması (STA) ile ilişkilerini düzenlemesi durumunda Türkiye’nin de ayrı bir STA imzalaması gerekeceğini ifade ediyor.

Zeytinoğlu, bu konuda şöyle konuşuyor: “Anlaşmasız Brexit durumunda, İngiltere ile AB arasındaki ilişkilerin yeni bir anlaşmaya bağlanmaması Türkiye’nin de İngiltere ile ilişkilerini belirsizliğe sürükler.

Temennimiz her iki taraf için kaybet-kaybet sonucunu doğuracak bir ihtimalin önlenmesi ve AB ve İngiltere arasında ayrılma anlaşması ve sonrasında yeni ilişkiyi belirleyecek olan anlaşmanın hızla sonuçlandırılmasıdır.”

Türkiye’nin İngiltere’ye en büyük ihracat kalemini otomotiv oluşturuyor. Birleşik Krallık’a otomotiv ihracatı 2018’de 3 milyar dolara dayandı. 2019 Ocak-Mart döneminde ise ihracat geçen yılın aynı dönemiyle hemen hemen benzer rakamlarda gerçekleşti ve 749 milyon dolar oldu.

Bu dönemde Birleşik Krallık’a yönelik yan sanayi ihracatı yüzde 22 ve binek otomobiller ihracatı yüzde 4 artarken, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı yüzde 11 geriledi. Dolayısıyla Brexit sürecinin uzaması geleceğe yönelik belirsizlikleri artırmış olsa da kısa vadeli kazanımlar sektör açısından sevindirici olarak değerlendiriliyor.

“EN KÖTÜ SENARYO”
Otomotiv İhracatçıları Birliği (OİB) Başkanı Baran Çelik, “Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılık süreci halen belirsizliğini koruyor ve endüstrimiz açısından risk faktörü oluşturmaya devam ediyor. Ancak diğer taraftan sürecin uzaması kısa vadede bizim açımızdan olumlu bir duruma da neden oluyor” diyor.

Çelik, Birleşik Krallık’ın halen AB üyesi olmasından dolayı bu ülkeye gümrük vergisiz ihracat yapmayı sürdürdüklerini kaydediyor. Baran Çelik, “Normalde mart ayı sonunda AB’den ayrılması gereken Birleşik Krallık için ayrılık süreci ekim sonuna kadar uzatıldı.

Dolayısıyla bu süre boyunca Birleşik Krallık AB’den ayrılmadığı müddetçe bu ülkeye bugünkü koşullarla ihracat yapmaya devam edeceğiz” şeklinde konuşuyor. Baran Çelik, anlaşmasız bir ayrılığın tüm taraflar açısından en kötü senaryo olacağını vurguluyor.

Bu durumun zaten durağan seyreden AB otomotiv pazarı ve Birleşik Krallık otomotiv pazarındaki belirsizliği artıracağını ve uzun teknik ve ticari müzakerelerin karşılıklı ticarete darbe vuracağını ifade ediyor. Böyle bir durumda 3 milyar dolarlık ihracatın hızla aşağı çekileceğini de belirtiyor.

Türkiye ile İngiltere arasında 2018’de toplam 19,5 milyar dolar değerinde ticaret hacmi oluştu. İngiltere’ye gerçekleştirdiğimiz ihracatın 2,4 milyar dolarlık kısmı ise tekstil ve hazır giyim sektörlerine ait. Tekstil ve hazır giyim sektörleri, otomotivden sonra İngiltere’ye en fazla ihracat gerçekleştiren ikinci sektör konumunda

“REKABET AVANTAJI TEHLİKEDE”

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, şu anda İngiltere’nin üçüncü büyük tedarikçisi konumunda olduklarını anlatıyor. Öksüz, AB üyesi tedarikçilerin Brexit sonrası İngiltere’ye vergi avantajı olmadan ihracat yapmak zorunda kalacağına işaret ediyor.

Ahmet Öksüz, “Dolayısıyla zaten rekabetçi konumda olduğumuz sektörlerde tercih edilebilirliğimiz artabilir. Ancak bunun yanında ülkemizin karşılaşabileceği dezavantajlar da söz konusu” diyor.

Ahmet Öksüz, öte yandan İngiltere’nin hem AB’den hem de Gümrük Birliği’nden çıkması durumunda sıfır gümrük vergisi ile ihracat yapma şansı kalmayacağına değineniyor. Üstelik herhangi bir anlaşma yapılmaması durumunda İngiltere’deki alıcıların Türkiye’den hazır giyim ve konfeksiyon ithalatı yaparken yüzde 12 ek vergi ödemesi de gerekecek.

Öksüz, “Bu oranın yüksek olması Türkiye’nin hazır giyim ve tekstil sektörlerinde rekabet avantajını kaybetmesine neden olabilir” değerlendirmesinde bulunuyor.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap