Yüksek lisansta çeşitlenme dönemi

Yüksek lisansta çeşitlenme dönemi

Son üç yılda yüksek lisans başvurularının hızla artması üniversitelerin de yüksek lisans bölümlerini çeşitlendirmelerine neden oldu. Bahar dönemi kayıtlarının başladığı şu günlerde başvuru yaparak üniversitelerde 100’e yakın bölümde yüksek lisans yapmak mümkün.

FATOŞ BOZKUŞ 
fbozkus@ekonomist.com.tr

Üniversiteli olmak için her yıl 2 milyonun üzerinde genç sınava giriyor. Bu zorlu süreci geçip dört yıllık bir lisans programını kazananları ise dört yıl sonra başka bir yarış bekliyor.

Gençler bu kez de iş bulmak için mücadeleye girişiyor. Her yıl üniversitelerin lisans programlarından mezun olan 500 bine yakın kişi bu iş bulma yarışına dahil oluyor. İstatistikler Türkiye’de her beş gençten birinin işsiz olduğunu gösteriyor.

Artan rekabet ve mevcut piyasa koşulları nedeniyle şirketler en iyi yetenekleri işe almak istiyor. Dolayısıyla da işe alımlarda kişinin aldığı eğitim onu öne çıkarmaya yetmiyor.

Bu noktada okurken iş deneyimi kazanmayı sağlayan stajlar, sosyal sorumluluk projelerinde etkin rol almak ve yabancı dil yanında iyi bir üniversitede yüksek lisans programı bitirmek de rakipler karşısında kişiyi bir adım öne çıkarıyor. Hatta yapılan yüksek lisans, kariyer basamaklarını çıkarken de kişiye pozitif katkı sağlıyor.

GEÇEN YIL 50 BİN KİŞİ YAPTI
Güçlü bir yetenek havuzu oluşturma amacında olan şirketlerde, özellikle eşit niteliklere ve deneyimlere sahip iki adaydan birinin yüksek lisansa sahip olması, bu eğitimin adayın kişisel ve teknik gelişimine yaptığı bir yatırım olması nedeniyle, aday için avantaj yaratıyor.

Tabii yüksek lisansın hangi alanda yapıldığı da önemli. Yüksek lisans programının adayın kendi kişisel hedefleri açısından doğru tespit edilmiş ve faydalanılmış olması önemli. İşe alımda olduğu gibi terfi ve zam döneminde de yüksek lisans avantaj sağlayabiliyor.

Hatta bazı şirketler yüksek lisansı ücretlendirmede de dikkate alıyor. Bunu gören kişiler ise yüksek lisansa yöneliyor. Geçen yıl 50 bine yakın kişi yüksek lisans yaptı. Yüksek lisans genellikle kendi alanında uzmanlaşmak isteyen kişiler tarafından tercih ediliyor. Çünkü lisansüstü eğitim öncelikle mezun olunan lisans eğitiminin üzerine yapılan bir üst eğitim olarak düşünülüyor.

Multidisipliner özellik taşıyan programlarda farklı alanlardan mezun olan lisans mezunları da eğitim alabiliyor. Akademisyen olma yolunda yüksek lisans yapanlar da çoğunlukta. Tabii bir de kariyerlerinde üst basamaklara tırmanmak için bu programlara gitmesi zorunlu olanlar var. Örneğin mühendisler ve eğitimciler. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda okul yöneticisi ve müfettiş olmak isteyenlerin yüksek lisans programını bitirmiş olması gerekli görülüyor. Ya da “Yüksek” unvanı almak isteyen mühendisler yüksek lisans yapmaya karar verebiliyor.

BAŞVURULAR BAŞLADI
Yılda iki defa yapılan yüksek lisans kayıtları için bahar dönemi başvuruları başladı. İşletmeden psikolojiye, ‘big data’dan fizyoterapiye kadar pek çok yüksek lisans programı arasından seçim yapmadan önce okula karar vermek gerekiyor.

Yurtdışındaki bir okulda lisansüstü eğitim almak isteyenler olduğu gibi, Türkiye’de hem çalışıp hem de yüksek lisans yapmak isteyenler de var. Bugün pek çok üniversitede yüksek lisans programları mevcut.

Uzmanlar, yüksek lisans yapmaya karar veren öğrencilerin önce okul ve sonra bölüm seçmeleri gerektiğini ifade ediyor. Bu noktada lisansüstü eğitim alacakları programın ilgi alanları içinde olmasından nitelikli akademisyenlerin istihdam edildiği üniversite ve enstitüler olmasına, üniversitenin araştırma altyapısının zenginliğinden yurtdışı ve iş dünyasıyla ilişkilerinin durumuna kadar pek çok kritere bakılması öneriliyor.

TEZLİ Mİ, TEZSİZ Mİ?
Yüksek lisans yapılacak üniversite ve bölüm seçiminin yapılmasının ardından tezli ve tezsiz programlar arasında da bir tercih yapmak gerekiyor. Tezli yüksek lisans programına katılanların amacı genellikle bilimsel araştırma yaparak bilgilere erişme, bilgiyi değerlendirme ve yorumlama yeteneğini kazanmak oluyor.

Kısacası, tezli yüksek lisans programı, akademisyenlik yolunda olanların ilk adımı oluyor. Amaç akademisyenlik değilse, öğrenciler, yapılan araştırmalardan elde edilen bilgileri öğrenciye kazandıran ve bunun uygulamada nasıl kullanılacağının gösterildiği tezsiz yüksek lisans programlarına yöneliyor.

Bir yüksek lisans programına başvuru yapmak için öncelikle lisans diploması almış olmak şart. Üniversitelerin istedikleri belgeler bazı noktalarda farklılaşsa da temelde lisans diploması, transkript, özgeçmiş, ALES sonuç belgesi, yabancı dil yeterliliği, nüfus cüzdanı fotokopisi, askerlik durumu belgesi ve fotoğraf isteniyor.

FARKLI BÖLÜMLER GELİYOR
Üniversiteler iş hayatının gerekliliklerini göz önüne alarak her yıl farklı yüksek lisans programları açıyorlar. Oyun tasarımından STK yönetimine, kentsel dönüşümden patlayıcı mühendisliğine kadar pek çok yeni bölüm adayları bekliyor.

Ancak program seçimlerinde adayların daha çok piyasa koşullarına baktığı, piyasada geçerliliği yüksek, kendilerine iş bulma ve yükselme gibi konularda bir getirisi olacak alanları ve konuları seçtikleri görülüyor. Uzmanlar, özellikle yüksek lisans yapılacak okul kadar bölüm tercihinin de önemine vurgu yapıyor.

Her üniversitede pek çok yüksek lisans programı seçeneği var. Ancak üniversitelerden aldığımız bilgiler gösteriyor ki, en çok başvuruyu alan yüksek lisans programı hala MBA. Onu uzaktan MBA takip ediyor. Pazarlama ve marka konusundaki yüksek lisans programlarının yanında farklı mühendislik alanlarına da ilgi gösteriliyor. Yüksek lisans program ücretleri ise bölüm ve üniversitelere göre değişiklik gösteriyor. 10 bin TL olan program da var, 69 bin TL olan da…

İSTANBUL AREL ÜNİVERSİTESİ
İŞ DÜNYASI- ÜNİVERSİTE ENTEGRASYONU
Kemal Gözükara Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından 2007 yılında kurulan İstanbul Arel Üniversitesi üç yüksekokul, bir meslek yüksekokulu, Fen Bilimleri, Sağlık Bilimleri ve Sosyal Bilimler olmak üzere üç enstitüden (yüksek lisans/doktora ve uzaktan eğitim yüksek lisans programları) oluşuyor. İş dünyası ile üniversiteler arasındaki sinerjiyi karşılıklı geliştirme hedefiyle İstanbul Arel Üniversitesi gerçekleştirdiği çalışmalarla sektörel işbirliklerini hayata geçirecek Arel Profesyonel’i (ArelPro) hayata geçirdi.

ArelPro, çözüm ortaklığı protokolüne imza attığı şirketler ile öğrencileri, vaka çalışmaları ve projelerin yanı sıra staj ve yarı zamanlı istihdam sağlama noktasında bir araya getirmeyi hedefliyor. ArelPro ile çözüm ortaklığı protokolüne imza atan şirketler, mevcut çalışanlarının gelişimi amacıyla eğitim programları olanaklarından faydalanma hakkı kazanırken, seçme ve değerlendirme, danışmanlık alma, AR-GE projeleri ve kuluçka dönemindeki fikirlerin hayata geçmesi noktasında üniversite ile işbirliği yapma fırsatı elde ediyor.

Bünyesinde 17 birim bulunduran ArelPro ile işbirliğine giden şirketler, farklı birimler ile ortak projeler yapma şansına sahip oluyor. Bunun yanı sıra ortak proje geliştirme ve uygulama ile ortak tanıtım faaliyetlerinin de işbirliği kapsamında yer alması, şirketler ile İstanbul Arel Üniversitesi markalarını paydaş haline getiriyor. Söz konusu şirketler, İstanbul Arel Üniversitesi laboratuvarları, kütüphane kaynakları, konferans salonları ve sınıfların yanı sıra Spor ve Yaşam Merkezi’nden de faydalanma hakkı elde ediyor.

Çözüm ortaklığı protokolüyle birçok alanda olduğu gibi yetişmiş insan ihtiyacı konusunda da işlerini kolaylaştıran şirketler, arelkariyer.com aracılığıyla adaylarla doğrudan iletişime geçme ayrıcalığına da sahip oluyor. Şirketler ayrıca, Arelkariyer.com portalında; iş ilanı verme, başvuruları görüntüleme ve değerlendirme, iş mülakatlarına davet etme, özgeçmiş havuzuna erişim,stajyer talep etme, sigorta bildirgesi görüntüleme, Kariyer Planlama, Uygulama ve Araştırma Merkezi (Arelkam) projelerine katılım gibi ayrıcalıklı hizmetlerden de faydalanabiliyor. Diğer bir açıdan da çözüm ortaklığı protokolü imzalayan şirketlere yüksek lisans ve doktora programlarında özel indirim oranları sunarken, anlaşma dahilinde işyerinde yüksek lisans fırsatı da ArelPro içerisinde yer alıyor.

ALTINBAŞ ÜNİVERSİTESİ
KENTİN İŞ MERKEZİNDE ESNEK DERS SAATLERİ
2008 yılında Mehmet Altınbaş Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından ‘İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi’ adıyla kurulan üniversite, 2017-2018akademik yılından bu yana ‘Altınbaş Üniversitesi’ adıyla yoluna devam ediyor.

Dokuz fakülte, üç enstitü ve iki meslek yüksekokulunu bünyesinde bulunduran Altınbaş Üniversitesi’nin toplamda 30 lisans, 34 ön lisans, 28 yüksek lisans ve altı doktora programı var. Üniversitede yüksek lisans programlarının bahar dönemi başvuruları 8 Şubat’a kadar sürüyor. Güz dönemi kayıtları ise haziran ayında başlayacak.

Başvuru koşulları programlara göre değişiklik gösteriyor. Tezli programlarda Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Giriş Sınavı’ndan 55 alma koşulu bulunuyor. Tezsiz programlarda ise bu koşul gerekmiyor. Üniversitede yüksek lisans programlarında yüzde 30 erken kayıt indirimi bulunuyor.

Fiyatlar ise ortalama 10 bin 800 TL ile 18 bin TL arasında değişiyor. Üniversiteyi diğer kurumlardan ayıran önemli noktalardan biri, çalışanların iş saatleri dışında rahatlıkla gelebileceği şehrin iş merkezi olan Gayrettepe lokasyonunda olması, esnek ders saatleri ve sektörün iç içe olduğu programlar.

Üniversitede özellikle işletme mezunları kendi alanlarındaki alt uzmanlık dallarına kendilerini geliştirmek üzere yüksek lisans yapıyor. En yüksek kontenjanı olan bölüm ise İşletme Yüksek Lisans Programı. Üniversitenin en iddialı olan diğer programları ise Stratejik Pazarlama ve Marka Yönetimi, Sanat ve Tasarım, Siyaset ve Uluslararası işkiler ile Finansal Ekonomi.

Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Emre Alkin, ekonominin bugün elle tutulur bir halden giderek elle tutulur olmayan “kaydi” bir hale dönüştüğünü ve 20’nci yüzyılın paradigmalarıyla geleceğe doğru yürünemeyeceğini söylüyor. Alkin, bugün kafalarda, finansal piyasaların ve ekonominin nasıl yönetilmesi gerektiğinden gelecekte hangi işlerin var olacağına, konvansiyonel endişeler arasında olan döviz-faiz-maliyetler-fiyatlama-pazar açmazlarına nasıl çare bulunacağına kadar pek çok soru olduğunu anlatıyor. Emre Alkin, “Altınbaş Üniversitesi’nin Finansal Ekonomi Programı’nda hem özel sektör, hem kamu hem de sosyal sorumluluk tecrübeleri olan uzman akademisyenleri beraber bulacaksınız” diyor.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap