USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

CANLI ABD-İsrail-İran arasında ateşkeste ikinci tur muamması: Müzakere olacak mı olmayacak mı?

28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş sürüyor. ABD, ateşkese rağmen İran limanlarına yönelik başlattığı deniz ablukasını sürdürüyor. Bu abluka kaldırılmadığı gerekçesiyle İran da Hürmüz Boğazı'nı kapalı tutmaya devam ediyor.

Anadolu Ajansı
Anadolu Ajansı

Son Güncellenme:
ABD-İsrail-İran arasında ateşkeste ikinci tur muamması: Müzakere olacak mı olmayacak mı? CANLI

ABD-İsrail-İran savaşının 52. gününde ateşkes tüm kırılganlığını korumaya devam ederken taraflardan peş peşe kritik açıklamalar geliyor. ABD'nin Hürmüz'de İran gemisini hedef almasının ardından Tahran misilleme dalgasının başlatıldığını duyurdu. Tahran ile Washington arasındaki gerilim sürerken müzakerelere devam edilip edilmeyeceğine dair belirsizlik sürüyor. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ulusal çıkar ve ülke güvenliği doğrultusunda ilerleyeceklerini belirtti.

17:13 Çin, ABD'nin İran gemisine müdahalesinin ardından taraflara ateşkese uyma çağrısı yaptı

17:13-Çin, ABD'nin İran gemisine müdahalesinin ardından taraflara ateşkese uyma çağrısı yaptı

Çin, ABD'nin dün Umman Körfezi'nden Hürmüz Boğazı'na geçmeye çalışan İran bayraklı kargo gemisine müdahalesinden endişeli olduğunu belirterek taraflara ateşkes anlaşmasına uyma çağrısında bulundu.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Ciakun, Pekin'de düzenlenen olağan basın toplantısında konuya ilişkin açıklama yaptı.

ABD'nin Çin'den İran'a sefer yaptığı bildirilen İran bandralı gemiye güç kullanarak müdahalede bulunmasından endişeli olduklarını ifade eden Sözcü Guo, "Umarız ilgili taraflar, ateşkes anlaşmasına sorumlu şekilde uyar ve anlaşmazlıkları derinleştirmekten ve gerilimi yükseltmekten kaçınarak Hürmüz Boğazı'ndan normal geçişin tesisi için gerekli koşulları sağlar." ifadesini kullandı.

Guo, bölgedeki durumun kritik bir aşamada olduğunu, ateşkesle birlikte barışa yönelik fırsat penceresi açılmışken çatışmayı en kısa sürede sonlandırmak üzere uygun koşulların oluşturulması gerektiğini belirtti. Hürmüz Boğazı'nın bir uluslararası deniz yolu olduğunun altını çizen Guo, Boğaz ve çevresini güvenli ve istikrarlı kılmanın ve buradan engelsiz geçişi sağlamanın bölge ülkelerinin ve uluslararası toplumun ortak çıkarı olduğunu vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump, dün Umman Körfezi'nden Hürmüz Boğazı'nı geçmeye çalışan İran bayraklı Touska adlı kargo gemisine müdahalede bulunarak el koyduklarını duyurmuştu. İran Silahlı Kuvvetleri'nin de buna misilleme olarak ABD’ye ait bazı savaş gemilerine İHA saldırısı düzenlediği bildirilmişti. Öte yandan İran güçleri, Hürmüz Boğazı'na yaklaşan iki Hindistan bandıralı gemiye ateş açarak gemileri dönmeye zorlamıştı.

Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği savaş nedeniyle kesilmişti

ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri ile Basra Körfezi'nde tırmanan çatışma nedeniyle, küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği büyük ölçüde kesilmişti.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran'ın hidrokarbon kaynaklarını dünya pazarlarına ulaştıran Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunuyor.

Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30'u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaşıyor.

Boğaz'daki tanker trafiğindeki kesintiler, halihazırda küresel petrol tedarikinde aksamalara, petrol fiyatlarında artışa yol açmış durumda.

16:34 İran Dışişleri Bakanı Erakçi, Pakistanlı mevkidaşı ile bir kez daha telefonda görüştü

16:34-İran Dışişleri Bakanı Erakçi, Pakistanlı mevkidaşı ile bir kez daha telefonda görüştü

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin Pakistanlı mevkidaşı İshak Dar'la, Washington ile Tahran arasında yapılan geçici ateşkes ve bölgesel konuları ele aldığı bildirildi.

İran Dışişleri Bakanı’nın resmi Telegram hesabından yapılan paylaşıma göre, Erakçi ve Dar telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

İran ile ABD arasında yapılan geçici ateşkes ve bölgesel gelişmelerin ele alındığı görüşmeye ilişkin detayların daha sonra açıklanacağı belirtildi.

16:22 İran’dan savaş sonrası, Türkiye’ye ilk uçak seferinin yarın gerçekleştirilmesi planlanıyor

16:22-İran’dan savaş sonrası, Türkiye’ye ilk uçak seferinin yarın gerçekleştirilmesi planlanıyor

ABD ve İsrail saldırılarına hedef olan İran’dan, uzun bir aradan sonra, Türkiye’ye ilk uçak seferinin yarın gerçekleştirilmesi bekleniyor.

İran'da online uçak bileti satışı yapan internet sitelerine göre, İran’da uluslararası uçak seferleri tekrar başlıyor.

İran Sivil Havacılık Kurumu’nun Meşhed Havalimanı’ndan uluslararası uçak seferlerine ilişkin bilet satışına izin vermesiyle birlikte, Meşhed-İstanbul seferinin salı günü yerel saatle 07.00’da gerçekleştirilmesi planlanıyor.

ABD ve İsrail'in şubat ayı sonunda İran'a başlattığı saldırılarda, bazı havalimanları hasar görürken, ülkede tüm uçak seferleri durmuştu.

16:07 Pakistanlı yetkililer: Genelkurmay Başkanımız, Trump'a "Hürmüz ablukasının görüşmelerde engel oluşturduğunu" söyledi

16:07-Pakistanlı yetkililer: Genelkurmay Başkanımız, Trump'a "Hürmüz ablukasının görüşmelerde engel oluşturduğunu" söyledi

Pakistanlı yetkililer, Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Munir'in, ABD Başkanı Donald Trump'a "Hürmüz Boğazı'nın abluka altına alınmasının İranlılarla görüşmelerde engel teşkil ettiğini" söylediğini belirtti.

Pakistanlı hükümet yetkilileri, AA muhabirine yaptıkları açıklamada, başkent İslamabad'da ABD ile İran arasında müzakerelerin ikinci turu öncesinde Munir ile ABD Başkanı Trump'ın telefonda görüştüklerini söyledi.

Munir'in görüşmede ABD Başkanı'na "Hürmüz Boğazı'nın abluka altına alınmasının İranlılarla görüşmelerde engel teşkil ettiğini" söylediğini aktaran yetkililer, Trump'ın da buna karşılık "öneriyi göz önünde bulunduracağını" ifade ettiğini belirtti.

Pakistanlı yetkililer, daha önce AA muhabirine yaptıkları açıklamalarda, müzakereler için Washington'dan gelen "öncü heyeti" taşıyan iki uçağın İslamabad'a indiğini söylemiş, İran heyetinin de Hürmüz Boğazı'ndaki gerilime rağmen ABD ile müzakerelerin ikinci turuna katılacağını öne sürmüştü.

İran basınında ise İran heyetinin, ABD donanmasının Hürmüz Boğazı'na yönelik ablukası kalkana kadar müzakere masasına oturmayacağı ifade edilmişti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da savaşın kimsenin çıkarına olmadığını, gerilimi azaltmak için her türlü akılcı ve diplomatik yolun kullanılması gerektiğini söylemişti.

15:55 Tahran'da büyükelçiler ABD-İsrail saldırılarında hedef alınan sivil bölgeleri ziyaret etti

15:55-Tahran'da büyükelçiler ABD-İsrail saldırılarında hedef alınan sivil bölgeleri ziyaret etti

İran'da çeşitli ülkelerin büyükelçileri ve misyon şefleri, başkent Tahran'da ABD-İsrail saldırılarında hasar gören sivil bölgeleri ziyaret etti.

Büyükelçiler, İran Dışişleri Bakanlığı ile Tahran Valiliğinin organizasyonuyla, saldırılarda zarar gören Gandi Hastanesi, Risalet Meydanı, Rafi Nia Sinagogu ve Gülistan Sarayı'nda incelemelerde bulundu.

Tahran Valisi Muhammed Sadık Mütemadiyen'in de katıldığı ziyarette büyükelçiler, İranlı yetkililerden saldırıların etkileri ve meydana gelen hasara ilişkin ayrıntılı bilgi aldı.

Çok sayıda basın mensubunun takip ettiği programda, Türkiye'nin Tahran Büyükelçisi Hicabi Kırlangıç da basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Kırlangıç, tarihi mekanlar, meskun mahaller ve hastaneler başta olmak üzere saldırılarda birçok bölgenin zarar gördüğünü belirterek, "Bir mahalleyi vurmuşlar. Dört tane bina yan yana vurulmuş ve içerisinde insanları öldürmüşler. Bunların hiçbir resmi unvanı yok. Yaşlı insanlar, kadınlar, çocuklar var içlerinde. Bunun savaş hukukuyla bir alakası yok." dedi.

Ateşkesin uzamasını temenni ettiklerini vurgulayan Kırlangıç, savaşın hiçbir ülke için kazanım sağlayamayacağını ve bunun yıkımdan başka bir şey getirmeyeceğini söyledi.

Kırlangıç ayrıca, daha makul talepler çerçevesinde barış görüşmelerinin anlaşmayla neticelenmesini umduklarının altını çizdi.

15:31 Çin Devlet Başkanı Şi'den "Hürmüz Boğazı olağan seyrüsefere açık olmalı" mesajı

15:31-Çin Devlet Başkanı Şi'den "Hürmüz Boğazı olağan seyrüsefere açık olmalı" mesajı

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD ile İsrail'in saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle Orta Doğu'da tırmanan çatışma nedeniyle gemi trafiğinin büyük ölçüde kesildiği Hürmüz Boğazı'nın olağan seyrüsefere açık olması gerektiğini belirtti.

Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Devlet Başkanı Şi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile telefonda görüştü.

Hürmüz Boğazı'nın açık olmasının bölge ülkeleri ve uluslararası toplumun ortak menfaati olduğunu ifade eden Şi, uluslararası deniz yolunun olağan seyrüsefere açık olması gerektiğinin altını çizdi.

Şi, Orta Doğu ve Körfez bölgesindeki duruma ilişkin, Çin'in, acil ve kapsamlı bir ateşkesi savunduğunu, anlaşmazlıkların siyasi ve diplomatik araçlarla çözümüne bağlı kalarak barışı tesis etmeye yönelik tüm çabaları desteklediğini vurguladı.

Çin lideri, ülkesinin, bölgedeki ülkelerin iyi komşuluk, kalkınma, güvenlik ve işbirliğine dayalı ortak bir yuva inşa etmesini, kaderlerini ve geleceklerini ellerine alarak bölgede kalıcı barışı ve istikrarı tesis etmesini desteklediğini bildirdi.

Veliaht Prens Bin Selman da Orta Doğu'daki savaşın Körfez ülkelerinin güvenliğine zarar verdiğini ve küresel enerji tedariki ile ekonomik faaliyetleri olumsuz etkilediğini belirterek, Suudi Arabistan'ın çatışma ve anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesinden yana olduğunu ve gerilimin tırmanmasından kaçınılmasını umduğunu dile getirdi.

Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği savaş nedeniyle kesilmişti

ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri ile Basra Körfezi'nde tırmanan çatışma nedeniyle, küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği büyük ölçüde kesilmişti.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran'ın hidrokarbon kaynaklarını dünya pazarlarına ulaştıran Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunuyor.

Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30'u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaşıyor.

Boğazdaki tanker trafiğindeki kesintiler, halihazırda küresel petrol tedarikinde aksamalara, petrol fiyatlarında artışa yol açmış durumda.

14:56 "İsrail askerleri, savaş suçlarını kendileri itiraf ediyor"

14:56-"İsrail askerleri, savaş suçlarını kendileri itiraf ediyor"

Polonya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, İsrailli bir askerin Lübnan'ın güneyinde Hazreti İsa heykelini parçalamasıyla ilgili, "İsrail ordusu askerleri, savaş suçlarını kendileri itiraf ediyor. Yalnızca Filistinli sivilleri değil, kendi rehinelerini bile öldürdüler." ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanı Sikorski, İsrailli askerin Lübnan'ın güneyinde Hazreti İsa heykelini parçalamasıyla ilgili ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.

Paylaşımında, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın olayla ilgili özür dilemesini memnuniyetle karşılayan Sikorski, gerçekten özür dilenmesi gereken bir durum olduğunu belirtti.

Sikorski, bu askerin cezalandırılması gerektiğine işaret ederek, "İsrail ordusu askerleri, savaş suçlarını kendileri itiraf ediyor. Yalnızca Filistinli sivilleri değil, kendi rehinelerini bile öldürdüler." değerlendirmesinde bulundu.

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde işgal altında tuttuğu beldelerden Deyr Seryan'da bir İsrail askerinin Hazreti İsa heykelini parçaladığına ilişkin fotoğrafın gerçek olduğunu kabul ederek, olaya karışanlar hakkında işlem başlatılacağını bildirmişti.

İsrail Dışişleri Bakanı Saar da X'teki hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail ordusunun Hristiyan bir dini sembole yönelik saldırısının ciddi ve utanç verici olduğunu belirterek, "Bu olaydan dolayı özür diliyor ve duyguları incinmiş her Hristiyan'ın önünde başımızı eğiyoruz." ifadesini kullanmıştı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da X'ten konuya ilişkin açıklamasında, söz konusu olay dolayısıyla üzüntü duyduğunu bildirmiş ve bu eylemi kınamıştı.

13:42 "Rusya'nın savaşta askeri destek sağladığı iddiası doğru değil"

13:42-"Rusya'nın savaşta askeri destek sağladığı iddiası doğru değil"

İran'ın Moskova Büyükelçisi Kazım Celali, ABD-İsrail'in ülkeye saldırılarıyla başlayan savaşta, Rusya'nın İran'a askeri ve istihbarat yardımı sağladığı iddialarını yalanladı.

Rusya'nın önde gelen gazetelerinden Vedomosti'ye konuşan Celali, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Moskova'nın Tahran'a istihbarat ve askeri yardım sağladığı iddialarına ilişkin bir soru üzerine Celali, "Bu doğru değildir. Batı da bunu kabul etti; bu iddia yanlıştır." dedi.

Rusya ile önceden belirlenmiş bazı anlaşmalar yaptıklarını ve söz konusu anlaşmaların bu savaştan çok önce imzalandığını söyleyen Celali, şunları kaydetti:

"(Yapılan anlaşmalar) Hiçbir şekilde bu savaşla bağlantılı değildir. Şu anda uygulanmakta ve hayata geçirilmektedir. Ancak Rusya'nın bu savaşta özel olarak askeri destek sağladığı iddiası doğru değildir."

13:02 Rusya: Hürmüz Boğazı'ndaki durum son derece kırılgan ve tahmin edilemez

13:02-Rusya: Hürmüz Boğazı'ndaki durum son derece kırılgan ve tahmin edilemez

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Hürmüz Boğazı'ndaki durumun son derece kırılgan ve tahmin edilemez olduğunu belirterek, "Ancak buna rağmen, müzakere sürecinin devam edeceğini ve şiddet içerikli senaryodan kaçınılacağını umuyoruz." dedi.

Peskov, başkent Moskova'da gazetecilerin gündemdeki konulara dair sorularını yanıtladı.

Bulgaristan'da eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev'in kurduğu İlerici Bulgaristan Koalisyonunun, dün yapılan genel seçimi ilk sırada tamamlamasını değerlendiren Peskov, Radev ve diğer bazı Avrupa liderlerinin, "Rusya ile sorunları diyalog yoluyla çözmeye hazır oldukları" yönündeki açıklamalarını memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.

Peskov, "Tüm anlaşmazlıkların müzakere masasında çözülmesi gerekiyor. Rusya, hiçbir zaman diyalogdan vazgeçmedi. Tam tersine diyalog peşindeyiz. Ancak bu, Avrupa'da henüz karşılık bulmadı." değerlendirmesinde bulundu.

"Rusya, İran'la ilgili durumun çözüm sürecinde arabulucu değil"

Hürmüz Boğazı'ndaki duruma değinen Peskov, "Körfez'deki durumun son derece kırılgan ve tahmin edilemez olduğunu görüyoruz. Ancak buna rağmen, müzakere sürecinin devam edeceğini ve şiddet içerikli senaryodan kaçınılacağını umuyoruz. Aksi takdirde bu, bölgedeki güvenlik ve istikrar, küresel ekonomi için daha da olumsuz sonuçlar yaratabilir." görüşünü paylaştı.

Peskov, Rusya'nın İran'la ilgili durumun çözüm sürecinde arabulucu olmadığını, ancak bu konuda destek sağlamaya hazır olduklarını belirtti. Sözcü Peskov, ABD'nin küresel piyasalardaki arz sıkıntısını hafifletmek amacıyla Rus petrolüne yönelik yaptırım muafiyetini uzatma kararına ilişkin ise "Rusya, küresel enerji pazarlarında sorumlu ve çok önemli bir güç. Pazarlar şu anda zor dönemden geçiyor. Bu nedenle Rusya'nın üretim hacmini göz ardı etmemek mümkün değil." ifadelerini kullandı.

12:31 İsrail’de İran adına casusluk suçlamasıyla 2 kişi gözaltına alındı

12:31-İsrail’de İran adına casusluk suçlamasıyla 2 kişi gözaltına alındı

İsrail’de İran adına casusluk yaptığı iddiasıyla 2 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.

İsrail polisi ile iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet'in (Şabak) ortak açıklamasında, Tel Aviv yakınlarındaki Nes Ziona kenti ile Beyt Oved beldesinde yaşayan 2 İsrail vatandaşının, İran istihbarat unsurları adına faaliyet yürüttükleri şüphesiyle yakalandığı belirtildi.

Açıklamada, şüphelilerden 19 yaşındaki Şagai Hayek’in mart ayında düzenlenen ortak operasyonla gözaltına alındığı ve İranlı bir “yabancı ajanla” sosyal medya üzerinden aylarca temas halinde olduğunun tespit edildiği ifade edildi.

Hayek’in, söz konusu temaslar kapsamında kendisine verilen görevleri yerine getirdiği, ayrıca bir Arap ülkesinde eğitim almayı ve başkalarını da benzer faaliyetler için yönlendirmeyi kabul ettiği kaydedildi.

Soruşturma kapsamında, 21 yaşındaki Asaf Ştirit’in de Hayek’e bir görevde yardımcı olduğu gerekçesiyle gözaltına alındığı ve Şin-Bet tarafından sorgulandığı aktarıldı.

Yetkililer, iki şüpheli hakkında Lod Merkez Mahkemesi’nde “ciddi suçlamalar” içeren bir iddianame hazırlanmasının beklendiğini aktardı.

İsrail makamları son yıllarda, İran istihbaratıyla bağlantılı oldukları iddiasıyla çok sayıda kişiyi gözaltına almış ve haklarında casusluk suçlamasıyla işlem başlatmıştı.

12:01 İran Dışişleri Bakanlığı: Şu an için ABD ile ikinci tur müzakereler konusunda herhangi bir plan yok

12:01-İran Dışişleri Bakanlığı: Şu an için ABD ile ikinci tur müzakereler konusunda herhangi bir plan yok

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da ABD ile yapılması beklenen ikinci tur müzakerelere ilişkin Tahran yönetiminin henüz bir planının bulunmadığını söyledi.

Tesnim Haber Ajansına göre Bekayi, başkent Tahran'daki Dışişleri Bakanlığı binasında basın toplantısı düzenledi.

İslamabad'da ABD ile yapılması beklenen ikinci tur müzakerelere ilişkin bir soru üzerine Bekayi, "Şu ana yani sizin huzurunuza çıkana kadar, ikinci tur müzakerelerle ilgili bir planımız bulunmamaktadır." dedi.

Washington yönetiminin çelişkili tutumlar sergileyip ateşkes hükümlerini sürekli ihlal ederek diplomatik süreci ciddiyetle takip etmediğini ortaya koyduğunu söyleyen Bekayi, şunları kaydetti:

"ABD'nin son dönemdeki eylemleri, Lübnan anlaşmalarındaki taahhütlerini yerine getirmemesi, İran'a yönelik deniz ablukası ve ülkemizin ticari gemisine saldırılması Birleşmiş Milletler kararlarına göre açık bir saldırgan eylem örneğidir."

"Tahran, ABD'nin diplomasiye yönelik ihanetlerini unutmayacaktır"

ABD'nin söylemleri ile eylemleri arasında açık çelişkiler olduğunu dile getiren Bekayi, "Bu durum, İran halkının ABD'nin niyetlerine yönelik şüphelerini artırmaktadır. İran, ulusal çıkar ve menfaatlerini önceleyerek, müzakere sürecinin devamına ilişkin uygun kararı verecektir." ifadelerini kullandı.

ABD'nin 9 aydan kısa bir süre içinde iki kez, müzakereler devam ederken uluslararası hukuku ihlal ederek, İran'ın önde gelen isimlerine ve sivillere yönelik saldırılar düzenlediğini kaydeden Bekayi, "Tahran yönetimi, ABD'nin diplomasiye yönelik tekrarladığı ihanetlerini unutmayacaktır." dedi.

"Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik sorununun nedeni ABD ve İsrail'dir"

Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bekayi, "Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik sorununun nedeni ABD ve İsrail'in askeri faaliyetleridir." dedi.

ABD-İsrail saldırılarının başladığı 28 Şubat'tan önce Hürmüz Boğazı'nın güvenlik içinde olduğuna işaret eden İranlı Sözcü, "Bu nedenle uluslararası toplum, bölgenin güvensiz hale gelmesinden dolayı bu iki aktörü sorumlu tutmalı ve suçlu ile mağdur rollerinin yer değiştirilmesine izin vermemelidir." diye konuştu.

"İran Silahlı Kuvvetleri, herhangi bir yeni maceracı girişime yanıt verecektir"

Bekayi, İran'ın ulusal çıkarlarını korumak için hiçbir süre kısıtlaması veya ültimatomu kabul etmediğini söyledi.

Savaşı başlatanın kendileri olmadığını vurgulayan Bekayi, "ABD veya İsrail tarafından herhangi bir yeni maceracı girişim olması durumunda, silahlı kuvvetler güçlü bir şekilde karşılık verecektir." ifadelerini kullandı.

Zenginleştirilmiş uranyum stokunun ABD'ye verilmesine ilişkin bir soru üzerine Bekayi, şunları söyledi:

"Müzakerelerin hiçbir aşamasında, zenginleştirilmiş uranyum stoklarının ABD'ye veya herhangi başka bir ülkeye intikali gündeme gelmemiştir. Esasen bu seçenek İran'ın gündeminde bulunmamaktadır. Ülkenin kesin tutumu, nükleer kazanımların İran toprakları içinde korunmasıdır ve bu konuda ortaya atılan iddialar reddedilmektedir."

11:34 İspanya, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın feshedilmesi talebini yarın resmiyete dökecek

11:34-İspanya, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın feshedilmesi talebini yarın resmiyete dökecek

İspanya hükümeti, İsrail'in Gazze'deki soykırımından dolayı bir yıldan fazla bir süredir dile getirdiği, Avrupa Birliği'nin (AB) İsrail ile olan ortaklık anlaşmasının feshedilmesi talebini yarın resmiyete dökecek.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, partisinin (Sosyalist İşçi Partisi) Endülüs bölgesindeki bir mitinginde yaptığı açıklamada, 21 Nisan Salı günü Brüksel'de yapılacak AB Dışişleri Bakanları toplantısında, İsrail'de Binyamin Netanyahu hükümetinin yaptığı "insan hakları ihlalleri" gerekçesiyle AB'nin İsrail ile ortaklık anlaşmasını feshetmesini resmi olarak önereceklerini duyurdu.

Sanchez, "Uluslararası hukuku ve dolayısıyla Avrupa Birliği'nin ilke ve değerlerini ihlal eden bir hükümet (İsrail), Avrupa Birliği ortağı olamaz. Bu kadar basit." dedi.

İspanya'nın İsrail halkını "dost" olarak gördüğünü ve Netanyahu hükümetine karşı atılan adımların İsrail halkına karşı olmadığını kaydeden Sanchez, "İsrail hükümetinin uluslararası hukuku ihlal ederek acı, ıstırap ve ölüme yol açtığını" ifade etti.

İspanya'nın bu talebine mevcut durumda Slovenya ve İrlanda'nın açık bir şekilde destek verdiği, Almanya başta olmak üzere bazı AB ülkelerinin karşı olduğu biliniyor.

İspanya hükümetinde özellikle koalisyonun küçük ortağı olan Sumar ittifakı, bir yılı aşkın bir süredir Başbakan Sanchez'den İsrail ile tüm ilişkileri kesmesini ve AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın sonlandırılmasını talep ediyordu.

Ayrıca, söz konusu AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın askıya alınması için "Avrupa Vatandaş Girişimi" de topladığı 1 milyondan fazla imzayı AB Komisyonuna geçtiğimiz haftalarda sunmuştu.

11:21 Haaretz: Sorun Netanyahu değil, İsrail'in bitmeyen savaş döngüsü

11:21-Haaretz: Sorun Netanyahu değil, İsrail'in bitmeyen savaş döngüsü

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "toplumun yok olma korkusunu" kullanarak savaş arzusunu yerine getirdiği ancak asıl sorunun, "savaşı tek seçenek" gibi sunan zihninde yattığı belirtildi.

Haaretz gazetesinin haberinde, İsrail halkının, "her an bir yok oluş tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna ve bu nedenle askeri güç kullanmaları gerektiğine inandığı" ifade edildi.

İsrail’de her zaman "yalnızca tam güçle ilerlenirse biraz daha fazlasının başarılabileceğine" dair genel bir inanış bulunduğuna işaret edilen haberde, yapılan tüm anketlerde büyük çoğunluğun İran ile varılan ateşkesten duyduğu hayal kırıklığını dile getirdiği aktarıldı.

İsraillilerin, ölüm tehlikesine rağmen İran'a yönelik saldırıların sürmesini istediği belirtilen haberde, bunun nedeninin güvenlik hissinin ancak düşmanın yeryüzünden silinerek mağlup edilmesiyle tatmin edilebildiği vurgulandı.

Haberde, İsrail toplumunda yerleşmiş "savaş ve yok olma korkusunun mu Netanyahu’yu şekillendirdiği, yoksa Netanyahu’nun toplumdaki bu güvenlik kaygısını fark ederek siyasi bir araca dönüştürdüğünün mü?" sorusunun belirsizliğini koruduğu kaydedildi.

Haberde, Netanyahu’nun sürekli yeni cephelerde savaş başlatabildiği, muhalefet liderlerinin ise en fazla onun seçimleri ertelemeye çalıştığını söylemekle yetindiği ancak savaşlar konusunda kendisini eleştirmekten kaçındığı ifade edildi.

İsrail’de her savaşın, ülkenin savaşmaktan başka seçeneği olmadığı düşüncesiyle meşrulaştırıldığına dikkati çekilen haberde, asıl tehlikenin Netanyahu’nun şahsından ziyade, "savaşı kaçınılmaz tek seçenek" gibi sunan bu sürekli döngü olduğu vurgulandı.

11:04 ICAN'a göre ABD'nin nükleer bahanesiyle İran'a saldırarak İsrail'i görmezden gelmesi çifte standart

11:04-ICAN'a göre ABD'nin nükleer bahanesiyle İran'a saldırarak İsrail'i görmezden gelmesi çifte standart

Nükleer Silahların Yasaklanması Takibi ve Uluslararası Nükleer Silahları Kaldırma Girişimi (ICAN) Program Koordinatörü Susi Snyder, ABD'nin nükleer program konusunda müzakereye girdiği İran'a saldırarak İsrail'in nükleer programına değinmemesini "kesinlikle çifte standart" olarak yorumlayarak, "Herkes İsrail'in nükleer silahlara sahip olduğunu ve bunun özellikle bölgedeki herkes için bir tehdit olduğunu biliyor." dedi.

Snyder, ABD-İsrail'in İran'daki nükleer tesisleri de hedef alan saldırıları, ABD'nin tehditleri ve bazı Avrupa ülkelerinin nükleer silah varlığını genişletme politikalarına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattıkları saldırıların hukuk dışı olduğunu vurgulayan Snyder, "İran'ın nükleer programından kaynaklanan yakın bir tehdit yoktu ve nükleer silaha sahip iki ülke olan ABD ve İsrail, nükleer silaha sahip olmayan bir ülkeye saldırdı. Nükleer tesisleri hedef alarak ayrım gözetmeksizin zarar veriyorlar. Bu saldırıların etkilerinin ne kadar kötü olacağını bilmiyoruz ve bunu uzun bir süre daha bilemeyeceğiz." diye konuştu.

Snyder, bu yasa dışı eylemlerin tüm hükümet ve toplumlar tarafından kınanması gerektiğini de belirtti.

Sorunları çözmenin yolunun böyle saldırılar olmadığının altını çizen Snyder, "Devam eden müzakereler vardı ve müzakerelerin devam etmesine izin verilmeliydi." ifadelerini kullandı.

Snyder, ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran'ı taş devrine döndürme" tehdidine de tepki göstererek, şunları söyledi:

"Özellikle nükleer silahlara sahip bir ülkenin, 5 bin yıldan fazla geçmişe sahip bir medeniyeti yok etme tehdidinde bulunması kesinlikle kınanacak bir durum. Bu tür tehditler, ülkelerin çoğunun imzaladığı Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması uyarınca yasa dışıdır. Ülkeler bu tehditleri aktif olarak kınıyor ve nükleer silahların yayılmasını önlemenin tek yolu olan diplomatik bir çözüm oluşturmak için bunu yapmaya devam etmeleri gerekiyor."

Snyder, herhangi bir ülkeye nükleer silah meselesi üzerinden saldırıldığında ortada kesinlikle bir sorun olduğunu savundu.

 "ABD, çifte standart uyguluyor"

"ABD, İran'ın nükleer programı konusunda müzakerelere girmişken, İran'a saldırırken ve İsrail'in nükleer programı hakkında hiçbir şey söylemeyerek kesinlikle çifte standart uyguluyor. Herkes İsrail'in nükleer silahlara sahip olduğunu ve bunun özellikle bölgedeki herkes için bir tehdit olduğunu biliyor." şeklinde konuşan Snyder, bu konuları ele almak için uluslararası bir diplomatik süreç olduğuna ve bu yönde ilerlemek gerektiğine işaret etti.

Nükleer programlar ve diplomasinin bombalanarak yok edilemeyeceğini dile getiren Snyder, bu sorunla başa çıkmanın tek yolunun müzakere olduğunun altını çizdi.

Snyder, şöyle devam etti:

"İsrail'in nükleer silahlara sahip olup olmadığını teyit etmeme veya reddetmeme yönünde resmi bir politikası var. Ancak son 2 yılda gördüğümüz durum, İsrail'deki üst düzey yetkililerin nükleer silah kullanma olasılığından bahsettiğidir. Bu, dolaylı bir teyittir. İsrail'in nükleer silahlarının kullanılması, İsrailliler dahil bölgedeki herkes için, özellikle de İsrailliler için son derece zararlı olacaktır. Dolayısıyla İsrail'in nükleer silah kullanma tehdidi, aslında kendi nüfusunu ve bölgedeki silahsız sivil nüfusu tehdit ediyor."

İsrail'in nükleer tehdidinin en hafif tabirle "uygunsuz", en ağır tabirle ise "kınanacak" bir durum olduğunu da belirten Snyder, bu kabul edilemez tavrın birçok hükümet tarafından kınandığını da anımsattı.

"Nükleer silahlara sahip olmak hiçbir ülke için güvenli değil"

Snyder, kanıtların gösterdiğine göre bir ülkenin güvenlik stratejisine nükleer silah eklediğinde güvenliğin azaldığına dikkati çekti.

Nükleer silah programı olan bir ülkenin daha fazla çatışmaya girdiğine ve saldırıya uğradığına değinen Snyder, şunları kaydetti:

"Nükleer silahlara sahip olmak hiçbir ülke için güvenli değil. Bunu gördük, kanıtlar bunu gösteriyor. Avrupa ülkelerinin daha fazla nükleer silahın günümüzdeki güvenlik sorunlarına çözüm olduğunu öne sürmeleri, bildiğimiz gerçeklere aykırı bir tutum sergilemeleri anlamına geliyor. Aslında bir güvensizlik sistemi oluşturuyor, bölgeye ve dünyaya daha fazla tehdit getiriyorlar."

10:43 WSJ: BAE, savaşın dolar rezervlerini etkileyeceği endişesiyle ABD'den finansal yardım istiyor

10:43-WSJ: BAE, savaşın dolar rezervlerini etkileyeceği endişesiyle ABD'den finansal yardım istiyor

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE), ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın dolar rezervlerini olumsuz etkileyeceği endişesiyle Washington'dan finansal yardım mekanizması kurulmasını istediği iddia edildi.

Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin, ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD/İsrail-İran Savaşı'nda enerji altyapısı hasar gören ve tankerlerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçişi kısıtlanan BAE'nin azalan dolar rezerviyle "derin krize sürüklenmemek için" önlem arayışına girdiği öne sürüldü.

BAE'li yetkililerin bu bağlamda geçen hafta başkent Washington'da ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve diğer yetkililerle bir araya geldiği iddia edildi.

Görüşmelerde, savaşın "en ciddi ekonomik etkilerinden şu ana kadar kaçınabildiklerini" belirten BAE'li yetkililerin, "yine de finansal desteğe ihtiyaç duyabileceklerini" söyledikleri öne sürüldü.

BAE'li yetkililerin, görüşmede likidite krizi durumunda ülkenin döviz rezervlerini güçlendirmek adına dolara ucuz erişim sağlanması için ABD ile "döviz takas hattı" kurulması fikrini gündeme getirdikleri ancak henüz resmi talepte bulunulmadığı iddia edildi.

Ayrıca, "savaşın içine sürüklenmelerinden ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a saldırı kararını sorumlu tutan" BAE'li yetkililerin, dolar rezervlerinin azalması halinde petrol satışları ve diğer işlemler için Çin yuanını veya diğer para birimlerini kullanmak zorunda kalabileceklerini söyledikleri ileri sürüldü.

10:21 İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: "Savaş kimsenin yararına değil"

10:21-İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: "Savaş kimsenin yararına değil"

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, "savaşın kimsenin yararına" olmadığını, gerilimi azaltmak için her türlü akılcı ve diplomatik yolun kullanılmasının gerektiğini söyledi.

İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre Pezeşkiyan, Adalet Bakanlığına yaptığı ziyaret ve inceleme sırasında açıklamalarda bulundu.

Pezeşkiyan, "Savaş kimsenin yararına değildir. Tehditlere karşı dururken aynı zamanda gerilimi azaltmak için her türlü akılcı ve diplomatik yoldan yararlanılmalıdır." dedi.

Bölgesel ve uluslararası gelişmelere yaklaşımda akılcı bir tutumun önemine dikkati çeken İran Cumhurbaşkanı, "düşmana karşı (ABD-İsrail) güvensizlik ve ilişkilerde dikkatli olmanın da kaçınılmaz bir gereklilik" olduğunu vurguladı.

İslam dünyasında yakınlaşmanın gerekliliğine değinen Pezeşkiyan, "İslam ülkeleri arasındaki birliğin güçlendirilmesi, komplolarla mücadele etmenin ve dış güçlerin suistimalini önlemenin en önemli yoludur. Dayanışma, samimiyet ve ortak katılım sayesinde bu süreç aşılabilir ve ülkenin izzet ve ilerleme yolu sürdürülebilir." ifadelerini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanlığına yaptığı ziyarette, "İran İslam Cumhuriyeti, savaşın genişletilmesini istememektedir. Çatışmaların sürmesi hiçbir tarafın yararına değil. Sorunların çözümü gerilimi artırmakta değil, akılcılık, diyalog ve daha fazla yıkımdan kaçınmaktadır." değerlendirmesinde bulunmuştu.

09:44 İran'da İsrail'e casusluk yaptığı iddia edilen 2 kişi idam edildi

09:44-İran'da İsrail'e casusluk yaptığı iddia edilen 2 kişi idam edildi

İran'da, İsrail istihbarat servisi Mossad adına casusluk yaptığı iddiasıyla idama mahkum edilen 2 kişinin cezasının infaz edildiği bildirildi.

Fars Haber Ajansı, yargı makamının konuya ilişkin yazılı açıklamasını yayımladı.

Buna göre, İran Yüksek Mahkemesi tarafından onanan Muhammed Masum Şahi ve Hamid Velidi'nin cezası, sabah saatlerinde infaz edildi.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) yaptıkları seyahatler aracılığıyla Mossad'la bağlantı kurdukları öne sürülen Şahi ve Velidi, terör, patlayıcı fırlatma düzenekleri yapımı ve hassas yerler hakkında bilgi toplama konularında eğitim aldıkları iddiasıyla yargılanmıştı.

Eylem gerçekleştirmeden yakalandıkları öne sürülen söz konusu kişilerin, evlerinde patlayıcı düzenekleri ve havan yapımında kullanılan malzemeler ele geçirildiği belirtilmişti.

09:21 Hizbullah'tan ateşkes ihlali gerekçesiyle İsrail ordusuna saldırı

09:21-Hizbullah'tan ateşkes ihlali gerekçesiyle İsrail ordusuna saldırı

Hizbullah, geçici ateşkese yönelik ihlallerini sürdürdüğü gerekçesiyle dün Lübnan'ın güneyinde İsrail ordusuna ait araçları hedef aldıklarını açıkladı.

Hizbullah'tan yapılan açıklamada, İsrail ordusunun 3 gündür devam eden ateşkesi ihlal etmeyi sürdürdüğü ifade edildi.

Açıklamada, dün Lübnan'ın güneyindeki Taybe beldesinden Deyr Siryan beldesinin Sala bölgesine ilerleyen 8 zırhlı araçtan oluşan İsrail ordusu konvoyunun daha önce yerleştirilmiş el yapımı patlayıcıyla hedef alındığı kaydedildi.

Saldırının 2 dalga halinde gerçekleştirildiği ve İsrail ordusuna ait 4 Merkava tankının imha edildiği belirtildi.

İsrail ordusundan ise bu iddiaya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

08:00 Trump, ABD ablukasını aşmaya çalışan İran gemisine müdahalede bulunduklarını belirtti

08:00-Trump, ABD ablukasını aşmaya çalışan İran gemisine müdahalede bulunduklarını belirtti

ABD Başkanı Donald Trump, ABD donanmasının ablukasını aşmaya çalışan İran’a ait bir kargo gemisine ateş açarak müdahalede bulunduklarını bildirdi.

Trump, sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. İran bayraklı Touska adlı kargo gemisinin ABD’nin deniz ablukasını aşmaya çalıştığını kaydeden Trump, ABD Donanması'na ait güdümlü füze destroyeri USS Spruance’nin Umman Körfezi'nde Touska’nın durması için uyarıda bulunduğunu belirtti. Trump, “İranlı mürettebat dinlemeyi reddetti, bu yüzden donanma gemimiz makine dairesinde bir delik açarak onları durdurdu. Şu anda gemi ABD Deniz Piyadelerinin gözetiminde.” diye yazdı. Touska adlı geminin geçmişteki yasa dışı faaliyetleri nedeniyle ABD Hazine Bakanlığı yaptırımları altında olduğunu savunan Trump, gemide inceleme başlattıklarını ifade etti.

06:42 İran basını: Silahlı kuvvetler ABD'ye ait bazı savaş gemilerine İHA saldırısı düzenledi

06:42-İran basını: Silahlı kuvvetler ABD'ye ait bazı savaş gemilerine İHA saldırısı düzenledi

ABD'nin, İran bayraklı Touska adlı kargo gemisine ateş açarak müdahalede bulunmasının ardından ​​​​​​​İran'ın, ABD'ye ait bazı savaş gemilerine insansız hava aracı (İHA) saldırısı düzenlediği bildirildi.

Yarı resmi Tasnim Haber Ajansı'na göre, İran, ABD savaş gemilerine saldırı gerçekleştirdi.

ABD'nin, İran bayraklı Touska adlı kargo gemisine ateş açarak müdahalede bulunmasının ardından İran Silahlı Kuvvetleri, misilleme olarak ABD’ye ait bazı savaş gemilerine İHA saldırısı düzenledi.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD donanmasının ablukasını aşmaya çalışan İran'a ait bir kargo gemisine ateş açarak müdahalede bulunduklarını söylemişti.

Trump, "İranlı mürettebat, dinlemeyi reddetti, bu yüzden donanma gemimiz makine dairesinde bir delik açarak onları durdurdu. Şu anda gemi, ABD Deniz Piyadelerinin gözetiminde." açıklamasında bulunmuştu.

01:00 İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile Pakistan Başbakanı Şerif görüştü

01:00-İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile Pakistan Başbakanı Şerif görüştü

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İslamabad müzakereleri ve ateşkese ilişkin telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

İran basınına göre Pezeşkiyan ve Şerif telefonda görüştü.

Görüşme sırasında Pezeşkiyan, Pakistan’a, barışın sağlanmasına yönelik ortaya koyduğu çabalar için teşekkür ederken, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda uyguladığı deniz ablukasının ateşkesin ihlali olduğunu vurguladı.

ABD’nin diplomasiye ihanet etme peşinde olduğunu söyleyen Pezeşkiyan, ülkesine yönelik olası bir yeni saldırının bölgesel ve küresel sonuçları olacağı uyarısında bulundu.

Pakistan Başbakanı Şerif ise ülkesinin çatışmaların sona erdirilmesi ve bölgede barışın sağlanmasına dair ortaya koyduğu çabalar hakkında bilgi verdi.

Etiketler
Canlı Yayın
0
EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL