USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

CANLI ABD-İsrail-İran savaşında son durum: Savaşın 12. gününde neler yaşandı?

ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan İran Savaşı'nda 12. güne girildi. İsrail'in hedefinde Lübnan da var. İran'da ölenlerin sayısıysa 1630'a yükseldi.

Anadolu Ajansı
Anadolu Ajansı

Son Güncellenme:
ABD-İsrail-İran savaşında son durum: Savaşın 12. gününde neler yaşandı? CANLI

ABD-İsrail-İran savaşı 12. gününe girerken Tahran'dan Tel Aviv'e sabahın erken saatlerine kadar füze yağdı. İran ise ABD üslerine 2 tonluk füze ile saldırdığını duyurdu. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının ardından küresel piyasalarda doğal gaz ve petrol endişesi tırmanırken, savaşın 12. Gününde gerilim bir an olsun dinmedi. İran "Müzakere yok" çıkışı ile geri adım atmadı, ABD ise saldırılarını şiddetlendirdi.

16:20 İran: Bölgedeki ABD üslerine ağır füzelerle saldırı gerçekleştirdik

16:20-İran: Bölgedeki ABD üslerine ağır füzelerle saldırı gerçekleştirdik

İran, bölgedeki ABD üslerini 2 tonluk savaş başlığı taşıyan Hürremşehr, İmad ve Kadr füzeleriyle yeniden vurduğunu bildirdi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada, Sadık Vaat-4 Operasyonu'nun 39. dalgasının ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi ile diğer isimler adına düzenlendiği belirtildi.

Açıklamada, "Bu dalgada, Fars (Basra) Körfezi bölgesindeki suçlu ve terörist Amerikan ordusunun üsleri Kadr, Hürremşehr ve İmad sistemleri ile imha edilmiştir." denildi.

Misillemede, bölgedeki hangi ABD üslerinin hedef alındığına ilişkin detay verilmedi.

Öte yandan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) İran'dan atılan füzeler nedeniyle hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirilmişti.

Hem Katar hem de BAE'den şu ana kadar herhangi bir isabet rapor edilmedi.

16:05 İsrail Savunma Bakanı İran'a saldırıların "zaman sınırı olmaksızın" süreceğini savundu

16:05-İsrail Savunma Bakanı İran'a saldırıların "zaman sınırı olmaksızın" süreceğini savundu

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ABD-İsrail ortaklığında İran'a karşı yürütülen saldırıların "herhangi bir zaman sınırı olmaksızın" devam edeceğini iddia etti.

İsrail Savunma Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Katz'ın İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail ordusunun kuvvet komutanları ve istihbarat yetkilileriyle bir değerlendirme toplantısı yaptığı aktarıldı.

Açıklamaya göre Katz, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ve ona bağlı milis gücüne (Besic) yönelik saldırılar düzenlediklerini belirterek, saldırıların süreceği mesajı verdi.

Saldırı düzenlenen her hedefle birlikte İran yönetimine zarar vereceklerini ve devirmeye yaklaşacaklarını savunan Katz, "İran halkının ayaklanıp harekete geçerek bu rejimi devirmesini sağlamak için bunu yapmaya devam edeceğiz." iddiasında bulundu.

Katz, ABD-İsrail ortaklığında yürütülen saldırıların "gerekli olduğu sürece" ve "tüm hedeflere ulaşılana kadar" devam edeceğini savundu.

15:45 İspanya, İsrail'deki diplomatik temsilini maslahatgüzar seviyesine düşürdü

15:45-İspanya, İsrail'deki diplomatik temsilini maslahatgüzar seviyesine düşürdü

İspanya'da azınlık sol koalisyon hükümeti, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları nedeniyle uluslararası gerilimlerin yaşandığı bir dönemde, İspanya'nın İsrail Büyükelçisi Ana Maria Salomon Perez'i görevden alarak, bu ülkedeki diplomatik temsilini maslahatgüzar seviyesine düşürdü.

İspanya Dışişleri, Avrupa Birliği ve İşbirliği Bakanı Jose Manuel Albares tarafından yapılan Salomon Perez'in görevden alınma önerisi, dün yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında görüşülüp karara bağlanırken, karar Resmi Gazete'de yayımlandı.

Temmuz 2021'den bu yana İspanya'nın Tel Aviv Büyükelçisi olan Salomon Perez, hükümetin Filistin'i tanıma ve Gazze'ye verdiği desteklerle ilgili İsrail ile yaşanan diplomatik kriz bağlamında 9 Eylül 2025'te istişare için Madrid'e çağrılmış ve o tarihten beri İsrail'e dönmemişti.

Büyükelçi Salomon Perez'in görevden alınmasıyla İspanya'nın İsrail'deki en üst diplomatik temsilcisi maslahatgüzar seviyesine düşürülmüş oldu. Bu arada, İspanya'nın Filistin Devleti'ni tanıdığı tarih olan Mayıs 2024'ten bu yana İsrail'in Madrid'de bir büyükelçisi bulunmuyor. İsrail'in İspanya'daki en üst diplomatik temsilcisi olarak maslahatgüzar Dana Erlich görev yapıyor.

15:26 İran, Arap ülkelerindeki ABD üsleri ve kritik noktalara 11 günde en az 839 füze saldırısı düzenledi

15:26-İran, Arap ülkelerindeki ABD üsleri ve kritik noktalara 11 günde en az 839 füze saldırısı düzenledi

İran’ın ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında 28 Şubat’tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara en az 839 füze saldırısı düzenlediği bildirildi.

ABD ile İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri devam ederken Körfez ülkelerinde birçok kritik nokta hedef alındı.

Anadolu Ajansı muhabirinin saldırıya uğrayan ülkelerin savunma bakanlıklarına ve enformasyon merkezlerine dayanarak derlediği bilgilere göre saldırılardan en fazla etkilenen ülke Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) oldu.

İran, BAE’ye 262 balistik füze, 8 seyir füzesi ve 1475 İHA ile saldırı düzenledi.

BAE Savunma Bakanlığı, füze saldırılarının 241’inin etkisiz hale getirildiğini, 19 füzenin denize düştüğünü, 2 füzenin ise ülke topraklarına isabet ettiğini bildirdi.

Bakanlık ayrıca 8 seyir füzesinin de tespit edilerek imha edildiğini duyurdu. 1475 İran İHA'sından 1385’inin düşürüldüğü, 90 İHA’nın ise ülke topraklarına düştüğü kaydedildi.

- Kuveyt

Kuveyt Hükümeti Enformasyon Merkezi, 10 Mart'taki açıklamasında, İran saldırılarının başlangıcından bu yana 237 balistik füze ve 445 İHA’nın engellendiğini duyurdu.

Kuveyt Savunma Bakanlığı daha sonra 11 İHA’nın daha imha edildiğini ve ülke hava sahasına giren 2 balistik füzenin önlendiğini belirtti.

- Bahreyn

Bahreyn ordusu ise 9 Mart'ta yaptığı açıklamada, İran saldırılarının başlangıcından bu yana Bahreyn’i hedef alan 106 füze ile 176 İHA’nın engellendiğini kaydetti.

- Katar

Katar Savunma Bakanlığı, ülkeye 154 balistik füze, 69 insansız hava aracı ve 2 Su-24 savaş uçağıyla saldırı düzenlendiğini açıkladı.

- Ürdün

Ürdün ordusu, ABD-İsrail'in İran'a saldırıları sırasında ülkeye yönelen 60 füze ve 59 insansız hava aracından 108’inin imha edildiğini açıkladı.

- Suudi Arabistan

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, ülke topraklarına yönelik en az 10 füze ve 105 insansız hava aracı saldırısı kaydedildiğini bildirdi.

- Umman

Umman Sultanlığı, 3 Mart'ta ülkenin güneybatısındaki Salalah Limanı yakınındaki Zufar vilayeti hava sahasını hedef alan 3 İHA’nın herhangi bir can kaybı yaşanmadan düşürüldüğünü açıkladı.

Ayrıca Dukm Limanı’ndaki yakıt depoları en az 3 İHA ile hedef alındı. Aynı liman, ay başında 2 İHA tarafından daha hedef alındı.

Körfez İşbirliği Konseyi, limana ve Umman açıklarındaki bir petrol tankerine yönelik saldırının arkasında İran’ın bulunduğunu belirterek bunu Umman’ın egemenliğine yönelik ciddi bir ihlal ve bölge güvenliğini tehdit eden bir tırmanış olarak niteledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin, “bölge ülkeleriyle iyi komşuluk, ulusal egemenliğe ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı temelinde dostane ilişkilerin sürdürülmesini her zaman vurguladığını” ancak bunun “ABD ve İsrail’in askeri saldırılarına karşı kendini savunma hakkını ortadan kaldırmayacağını” söylemişti.

Pezeşkiyan, ABD merkezli X sosyal medya platformunda yayımladığı mesajda, müttefik ülkelere saldırmadıklarını ancak bölgedeki ABD üslerini ve askeri imkanlarını hedef aldıklarını vurgulamıştı.

15:02 İtalya Başbakanı Meloni, İran'daki ilkokulun vurulmasını şiddetle kınadı

15:02-İtalya Başbakanı Meloni, İran'daki ilkokulun vurulmasını şiddetle kınadı

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, ülkesinin Orta Doğu'daki krize müdahil olmadığını ve buna girme niyetinin bulunmadığını belirtirken, İran'ın güneyindeki Minab okulunda kız çocuklarına yönelik katliamı şiddetle kınadıklarını söyledi.

Meloni, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırması ve İran'ın da misillemede bulunmasıyla devam eden Orta Doğu'daki kriz ile 19-20 Mart'ta yapılacak AB Liderler Zirvesi öncesinde, İtalyan hükümetinin uluslararası meselelere ilişkin pozisyonuna dair parlamentonun üst kanadı Senato'ya hitap etti.

Son yılların en karmaşık krizlerinden biriyle karşı karşıya olduklarını ve bunu ciddiyetle ele almaları gerektiğini belirten Meloni, "Uluslararası hukukta ve çok taraflı örgütlerde açık bir krizle ve ortak bir dünya düzeninin çöküşüyle ​​karşı karşıyayız." dedi.

Bu durumun, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi Rusya'nın, 2022'de Ukrayna'ya saldırmasıyla başladığını savunan Meloni, buradan çıkan istikrarsızlığın Orta Doğu'ya da yansıdığını öne sürdü.

Meloni, "Uluslararası sistemin yapısal kriz içinde olduğu, tehditlerin giderek arttığı ve uluslararası hukukun sınırları dışında tek taraflı müdahalelerin çoğaldığı bu bağlamda, ABD ve İsrail’in, İran rejimine yönelik müdahalesini de değerlendirmeliyiz. Herhangi bir yanlış anlaşılmayı önlemek için hemen belirtmeliyim ki İtalya bu müdahaleye katılmıyor ve katılma niyetinde de değildir." diye konuştu.

Roma'da geçen yıl iki kez nükleer müzakerelere ev sahipliği yaptıklarını hatırlatan Meloni, "Tahran ile uzun süredir devam eden bir iletişim kanalımız vardı ve İran'ın nükleer programının yalnızca sivil nitelikte olmasını sağlayacak bir anlaşmanın aciliyetini vurguladık. İran her zaman nükleer silah arayışında olduğunu reddetse de Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi'nin bildirdiğine göre İran, sivil nükleer kullanım için gerekenden çok daha yüksek ve atom bombası üretmek için gerekene çok yakın bir seviye olan yüzde 60 saflıkta uranyum zenginleştiriyordu." ifadelerini kullandı.

"Nükleer silahlara sahip, üstelik kısa süre içinde İtalya ve Avrupa'yı doğrudan vurabilecek füze kabiliyetine sahip bir Ayetullah rejimine izin veremeyiz." diyen Meloni, uluslararası nükleer silahların yayılmasını önleme çerçevesinin sonunu getirebileceğini ve nükleer silahlanma yarışını tetikleyebileceğini söyledi.

Meloni, bu faktörlerin tümünün dikkate alınması gerektiğine inandığını belirterek, "Şunu da kabul etmeliyiz ki müzakerelerin doğrudan tarafı olmadığımız için İran’ın kesin bir anlaşma yapmaya yanaşmadığı yönündeki ABD’nin değerlendirmelerini kesin biçimde doğrulayacak verilere sahip değiliz fakat aynı şekilde bunları kesin olarak yalanlayacak unsurlara da sahip değiliz." ifadelerini kullandı.

Başbakan Meloni, Avrupa ülkeleri olarak krizin gelişimini ve etkilerini kendi aralarında sıkça görüştüklerini, krize diplomatik çözüm için çalışmak gerektiğini ancak bunun İran'ın Körfez ve bölgedeki diğer ülkelere yönelik haksız saldırılarına devam ettiği sürece kesinlikle imkansız olduğunu söyledi.

Minab'da kız ilkokuluna saldırının sorumlularının tespit edilmesi çağrısı

Meloni, İran'ın Minab kentindeki kız ilkokuluna yapılan ABD-İsrail saldırısına da değinerek, şöyle devam etti:

"İran'ın savaş yeteneklerini etkisiz hale getirmeyi amaçlayan ABD ve İsrail askeri eylemleri arasında sivillerin, özellikle çocukların güvenliğinin korunması için sesimizi duyurmayı da hedefliyoruz. Bu nedenle, hükümet adına, İran'ın güneyindeki Minab okulunda kız çocuklarına yönelik katliamı şiddetle kınıyor, genç kurbanların aileleriyle dayanışma içinde olduğumu belirtiyor ve bu trajedinin sorumlularının hızla tespitini talep ediyorum."

İtalya'daki ABD üslerinin durumu

Orta Doğu'daki son krizin başından bu yana 25 bin İtalyan'ı bölgeden tahliye ettikleri bilgisini veren Meloni, ayrıca Körfez ülkelerine hava savunma sistemleri sağladıklarını, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne bir deniz unsuru (fırkateyn) gönderdiklerini, bunun da Avrupa dayanışması için gerekli ve önleyici bir adım olduğunu söyledi.

ABD ve İsrail'in, İran'a saldırıları sırasında kamuoyunda, İtalya'daki ABD üslerinin kapatılmasına dair süren tartışmalara değinen Meloni, bu konuda İspanya dahil tüm Avrupa ülkelerinin, ABD ile aralarındaki ikili anlaşmalara bağlı kaldığını, İtalya'nın da bundan farklı bir şey yapmadığını kaydetti.

Meloni, "İtalya'da Amerikalılara tahsis edilen üsler 1954 yılına dayanan anlaşmalara bağlıdır ve bu anlaşmalar farklı siyasi görüşlerden tüm hükümetler tarafından sürekli güncellenmiştir. Bu anlaşmalara göre, lojistik faaliyetler ve kinetik olmayan operasyonlar söz konusu olduğunda teknik izinler bulunmaktadır. Basitçe ifade etmek gerekirse, bunlar bombardıman içermeyen operasyonlardır. Eğer İtalyan üslerinin başka faaliyetler için kullanılması yönünde talepler gelirse, buna izin verme kararı hükümete aittir ancak böyle bir durumda kararın Parlamento tarafından verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Şu ana kadar bu yönde hiçbir talep gelmemiştir. Bir kez daha vurgulamak isterim ki biz savaşta değiliz ve savaşa girmek de istemiyoruz." şeklinde konuştu.

İtalya'dan İsrail'e "UNIFIL" uyarısı

Orta Doğu'daki krizde Lübnan’daki durumun da hassas olduğuna işaret eden Meloni, "Ne yazık ki Hizbullah'ın masum Lübnan halkını İsrail ile yeni bir savaşa sürükleme yönündeki pervasız kararına bir kez daha şahit olduk. Son günlerde (İsrail Başbakanı Binyamin) Başbakan Netanyahu ile görüştüm ve İsrail'in Hizbullah'ın saldırılarına karşılık verme hakkına halel getirmeksizin, İtalya'nın herhangi bir tırmanmaya karşı olduğunu yineledim." dedi.

Meloni, BM Lübnan Geçici Barış Gücünde (UNIFIL) 1000'den fazla İtalyan askerinin görev yaptığına dikkati çekerek, "Bu misyon, İtalyan komutası altında, Lübnan’ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve istikrarını destekleme gibi son derece kritik bir yetkiye sahiptir. Bu nedenle UNIFIL personelinin güvenliği her an garanti altına alınmalıdır. Bu, İsrail’e sürekli olarak yinelediğimiz özel bir taleptir ve geçen günlerde misyonun Gana birliğini hedef alan saldırıdan büyük endişe duyuyoruz." ifadelerini kullandı.

Başbakan Meloni, Orta Doğu’daki krizin, ekonomik etkileriyle mücadele konusunda da çalıştıklarını, mevcut yakıt fiyatlarındaki artışlarda spekülasyon yapanlara karşı her türlü adım atmaya hazır olduklarını, ayrıca yakıt fiyatlarının istikrarlı şekilde yükselmesi halinde özel tüketim vergisinde indirim yapmayı değerlendirdiklerini söyledi.

AB'nin genişleme süreci

AB'nin rekabetçilik konusunda artık kaybedecek zaman olmadığını vurgulayan Meloni, AB’nin genişleme sürecine de desteğini dile getirdi.

Meloni, "Barış müzakereleri ile Ukrayna'nın AB'ye katılım süreci, giderek aynı madalyonun iki yüzü haline gelmeye başlıyor. Ancak genişleme sürecinin hızlandırılması söz konusu olacaksa bunun tüm aday ülkeleri kapsaması gerektiğini düşünüyoruz, özellikle de Batı Balkan ülkelerinden başlayarak. Aynı zamanda AB'nin kurumsal dengesi ve iç pazarının bütünlüğü korunmalıdır." diye konuştu.

14:27 AP'de Von der Leyen, sivil kayıplara yol açan ABD-İsrail saldırılarını kınamadığı için eleştirildi

14:27-AP'de Von der Leyen, sivil kayıplara yol açan ABD-İsrail saldırılarını kınamadığı için eleştirildi

Avrupa Parlamentosundaki (AP) Sol Grup, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Genel Kurulda yaptığı konuşmada ABD ile İsrail’in İran ve Lübnan’daki saldırılarını kınamadığını belirterek, AB yönetimini eleştirdi.

Grubun yazılı açıklamasında, von der Leyen’in konuşmasında enerji piyasaları ve rekabetçilik gibi konulara ağırlık verdiği, buna karşın Orta Doğu’daki çatışmalar ve sivil kayıplara yol açan ABD ile İsrail’in İran ve Lübnan’daki saldırılarını kınamadığına işaret edildi.

Açıklamada, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ndeki İngiliz askeri üslerinin kapatılması, Avrupa’nın ABD ve İsrail’in askeri stratejilerine bağlı kalmaması çağrısında bulunuldu.

Diğer yandan Sol Grup Eş Başkanı Manon Aubry de Genel Kurulda yaptığı konuşmada, ABD ve İsrail’in İran ve Lübnan’da yürüttüğü savaşın uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek, askeri müdahalelerin demokrasi getirmeyeceğini söyledi.

Von der Leyen'in AP'deki mesajları

Von der Leyen, Strazburg'da düzenlenen AP Genel Kurul oturumunda Orta Doğu'daki gelişmeler hakkında konuşmuş, "Çatışmanın başlangıcından bu yana gaz fiyatları yüzde 50, petrol fiyatları ise yüzde 27 arttı." değerlendirmesini yapmıştı.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının sonuçlarıyla ilgili de "Böyle bir rejim için gözyaşı dökülmemeli. Birçok İranlı (Ali) Hamaney'in düşüşünü kutladı. Bu anın özgür bir İran'a giden yolu açabileceğini umuyorlar." ifadelerini kullanmıştı.

13:30 ABD-İsrail saldırılarında ölen İranlı komutanlar için Tahran’da cenaze töreni düzenlendi

13:30-ABD-İsrail saldırılarında ölen İranlı komutanlar için Tahran’da cenaze töreni düzenlendi

İran’da on binlerce kişi, ABD ve İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İranlı komutanların cenaze törenine katılmak için başkenti Tahran’daki İnkılap Meydanı’nda bir araya geldi.

ABD ve İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İranlı komutanlar için cenaze töreni düzenlendi.

İnkılap Meydanı’ndaki törene, saldırılarda hayatını kaybeden eski Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi, eski Devrim Muhafızları Komutanı Muhammed Pakpur, eski İran Savunma Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, eski İran Savunma Bakanı Aziz Nasırzade ve eski İran lideri Ali Hamaney'in ofisinin Genel Sekreteri Tümgenaral Muhammed Şirazi’nin naaşları getirildi.

Komutanların naaşlarının yanı sıra saldırılarda hayatını kaybeden çocukların cenazeleri de İnkılap Meydanı’na getirildi.

Cenaze törenini gözyaşları içerisinde takip eden halk burada, ABD, İsrail ve İngiltere aleyhine sloganlar atarak cenaze konvoyuna eşlik etti.

İran emniyet güçlerinin geniş güvenlik önlemi aldığı cenaze töreninde, telefon şebekelerinin ve internetin kesilmesi dikkati çekti.

13:06 İran basınına göre Buşehr eyaletinde bir hastane ABD-İsrail saldırılarında ağır zarar gördü

13:06-İran basınına göre Buşehr eyaletinde bir hastane ABD-İsrail saldırılarında ağır zarar gördü

İran'ın güneyindeki Buşehr eyaletinde bir hastanenin ABD-İsrail saldırılarında ağır zarar gördüğü ve hizmet dışı kaldığı bildirildi.

Yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, ABD-İsrail'in saldırılarında "Fars Körfezi Şehitleri Eğitim ve Tıp Merkezi" ağır hasar gördü.

Patlamaların şiddeti nedeniyle hastaneye ait bazı binalar ve ekipmanlar tahrip olurken hastane hizmet dışı kaldı.

Hastalar ise "Nükleer Bilim İnsanı Şehitler" Hastanesine nakledildi.

12:50 BAE İran saldırılarını hava savunma sistemleriyle engellediğini duyurdu

12:50-BAE İran saldırılarını hava savunma sistemleriyle engellediğini duyurdu

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran kaynaklı füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına hava savunma sistemleriyle karşılık verildiğini duyurdu.

BAE Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformunda yaptığı açıklamada, "BAE hava savunması, şu anda İran'dan gelen füze ve insansız hava aracı tehditlerine karşı koyarak engellemektedir." ifadesine yer verildi.

Açıklamada, ülkenin farklı bölgelerinde duyulan patlama seslerinin, "hava savunma sistemlerinin balistik füzeleri, savaş uçaklarının ise insansız hava araçlarını ve seyir füzelerini imha etmesi sonucu oluştuğu" aktarıldı.

BAE İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise, başka bir füze tehdidinin tespit edildiği belirtilerek, vatandaşlara güvenli yerlerde kalma çağrısı yapıldı.

12:01 Çin Dışişleri Bakanı, Pakistanlı ve Katarlı mevkidaşlarıyla Orta Doğu'daki durumu konuştu

12:01-Çin Dışişleri Bakanı, Pakistanlı ve Katarlı mevkidaşlarıyla Orta Doğu'daki durumu konuştu

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, ABD ile İsrail'in saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle gerilimin tırmandığı Orta Doğu'daki duruma ilişkin Pakistanlı ve Katarlı mevkidaşlarıyla telefonda görüştü.

Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Vang, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ve Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Vang, Pakistanlı mevkidaşı Dar ile görüşmesinde, ABD ve İsrail'in saldırılarının haklı ve meşru bir temelden yoksun olduğunu, bu saldırıların sürmesinin yalnızca gereksiz can kaybına sebep olacağını belirtti.

Durumun daha kötüye gitmesini önlemenin tek yolunun ABD ve İsrail'in saldırılarına son vermesi olduğunun altını çizen Vang, Körfez ülkelerine yönelik saldırıları da onaylamadıklarını, masum sivillere ve sivil altyapıya yönelik tüm saldırıları kınadıklarını ifade etti.

Siyasi çözüm arayışı çağrısı

Vang, Katarlı mevkidaşı Al Sani ile görüşmesinde de ABD ve İsrail'in, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinden (BMGK) yetki almadan İran'a saldırmasının BM Şartı'nın amaç ve ilkeleri ile uluslararası ilişkilerin temel normlarını ihlal ettiğini söyledi.

Çin'in, saldırıların kapsamının genişletilmesine ve siviller ile askeri olmayan hedeflere ayrım gözetmeyen saldırılar düzenlenmesini kınadığını dile getiren Vang, Körfez ülkelerinin egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Vang, uzayan bir savaşın her bakımdan yıkıcı sonuçları olacağı ve tüm taraflar için büyük kayıplara yol açacağı uyarısında bulunarak, ateşkes sağlanarak çatışmalara son verilmesi ve siyasi çözüm arayışına girilmesi çağrısı yaptı.

Çin Dışişleri Bakanı Vang, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarını başlattığı 28 Şubat'tan bu yana Rusya, İran, Fransa, Umman, İsrail, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn'den mevkidaşlarıyla telefon görüşmeleri yapmıştı.

11:45 "Bu savaşı onaylamıyoruz ve katılmayacağız"

11:45-"Bu savaşı onaylamıyoruz ve katılmayacağız"

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD-İsrail'in İran'a saldırılarına ilişkin, "Bu savaşı onaylamadık ve katılmadık." dedi.

Barrot, konuk olduğu France 2 kanalı ve France Inter radyosunun ortak programında Orta Doğu'daki son gelişmeleri değerlendirdi.

ABD-İsrail'in İran'a saldırılarına ilişkin Barrot, "Bu savaşı onaylamadık ve katılmadık. Onaylamıyoruz ve katılmayacağız." ifadelerini kullandı.

Barrot, bölgede askeri gerilimin hızla azalması ve çatışmaların son bulması çağrısında bulunarak, dizel ve benzin fiyatlarındaki artışın dünya ekonomisi için risk taşıdığını vurguladı.

İran'ın bölgedeki tutumunu tamamen değiştirmesi beklentisini dile getiren Barrot, "İran'dan istikrarsızlaştırıcı ve tehlikeli bir güç olmaktan vazgeçmesini bekliyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Barrot, seyrüsefer özgürlüğünün deniz hukuku kapsamına girdiğini savunarak, Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin emniyetini sağlamak için bir misyon oluşturmak istediklerini ifade etti.

Birçok ülkenin Hürmüz Boğazı'nın emniyetini sağlamak için uluslararası savunma misyonuna katılmaya ilgi gösterdiğini dile getirdiğini aktaran Barrot, bunlar arasında Avrupa'dan ve bölgeden de ülkeler bulunduğunu söyledi.

11:12 Dubai Uluslararası Havalimanı yakınlarında 2 İHA'nın düşmesi sonucu 4 kişinin yaralandığı açıklandı

11:12-Dubai Uluslararası Havalimanı yakınlarında 2 İHA'nın düşmesi sonucu 4 kişinin yaralandığı açıklandı

Birleşik Arap Emirleri’ndeki (BAE) Dubai Uluslararası Havalimanı çevresinde 2 insansız aracının (İHA) düştüğü, 4 kişinin yaralandığı belirtildi.

Dubai hükümetine bağlı Medya Ofisi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından saldırıya ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, Dubai Uluslararası Havalimanı (DXB) çevresinde 2 İHA’nın düştüğü ifade edildi.

İHA’ların düşmesi sonucu Gana uyruklu 2 kişi ile Bangladeş uyruklu bir kişinin hafif, Hindistan uyruklu bir kişinin ise orta derecede yaralandığı aktarıldı.

Yetkili makamlar ayrıca hava trafiğinin normal seyrinde devam ettiğini kaydetti.

10:53 NYT: İran'ın misillemelerinde 17 ABD tesisi zarar gördü

10:53-NYT: İran'ın misillemelerinde 17 ABD tesisi zarar gördü

New York Times (NYT) gazetesinin haberinde, ABD ve İsrail'in saldırılarına karşılık İran'ın misillemelerinde 17 ABD tesisinin zarar gördüğü öne sürüldü.

NYT'nin uydu görüntüleri, doğrulanmış sosyal medya videoları ile ABD ve İranlı yetkililerin açıklamalarına dayandırdığı haberinde, saldırıların başlamasından bu yana İran tarafından en az 17 ABD askeri ve diplomatik tesisinin birden fazla kez vurulduğunun tespit edildiği belirtildi.

Haberde, İran’ın bazı ABD tesislerini birden fazla kez hedef aldığı kaydedildi.

Saldırıların, ABD yönetimindeki bazı yetkililerin öngördüğünden daha kapsamlı olduğuna işaret edilen haberde, İran’ın çatışmaya hazırlık düzeyinin beklenenden yüksek olabileceği değerlendirildi.

Haberde, İran'ın, saldırıların başladığı günden bu yana Orta Doğu'daki ABD ve müttefiklerine ait askeri hedeflere binlerce füze fırlattığı ve insansız hava aracı (İHA) gönderdiği belirtildi.

ABD’li yetkililerin saldırıların büyük kısmının önlendiğini belirttiği aktarılan haberde, bölgede bulunan en az 11 ABD askeri üs veya tesisinin zarar gördüğü, bunun bölgedeki tüm tesislerin neredeyse yarısına denk geldiği ifade edildi.

Haberde, 28 Şubat'ta İran’ın Suudi Arabistan’daki Prince Sultan Hava Üssü, Katar’daki El Udeyd Hava Üssü ve Kuveyt’teki Ali el-Salem Hava Üssü ile Camp Buehring Üssü’nü hedef aldığı vurgulandı.

İran tarafından vurulduğu tespit edilen askeri tesisler arasında Kuveyt’teki Ali el-Salem Hava Üssü, Camp Arifjan Üssü, Şuayba Limanı ve Camp Buehring Üssü’nün görüntüleri yer aldı.

Haberde, Bahreyn’deki ABD Donanması Beşinci Filosu Karargahı, Suudi Arabistan’daki Prince Sultan Hava Üssü, Katar’daki El Udeyd Hava Üssü, Irak’taki Erbil Üssü ve Ürdün’deki Muvaffaq Salti Üssü ile BAE’de Cebel Ali Limanı ve Al-Dhafra Hava Üssü’nden görüntülere de yer verildi.

Uydu görüntülerinin bazı tesislerde binalar ve iletişim altyapısında ciddi hasar oluştuğunu gösterdiği kaydedilen haberde, İran'ın 1 Mart'ta Kuveyt ve Suudi Arabistan'daki ABD üslerine yönelik misillemesinde 7 ABD askerinin öldüğü hatırlatıldı. Haberde, Pentagon'un Kongre'ye sunduğu bir değerlendirmeye göre 28 Şubat'ta Bahreyn'deki ABD Donanması Beşinci Filo Karargahı'na yönelik tek bir saldırının maliyetinin yaklaşık 200 milyon dolar olduğu aktarıldı. Haberde, İran'dan fırlatılan bazı füzelerin Türkiye'ye kadar ulaştığı öne sürüldü.

ABD'li üst düzey bir askeri yetkilinin 4 Mart'ta Türkiye'deki İncirlik Hava Üssü'ne doğru ilerleyen İran'a ait bir balistik füzenin NATO tarafından engellendiğini belirttiği aktarılan haberde, İran ordusunun söz konusu füzenin kendileri tarafından fırlatıldığı iddiasını reddettiği ifade edildi.

Hava savunma ve iletişim altyapısı hedef alındı

Haberde, İran'ın özellikle ABD ve müttefiklerinin bölgedeki hava savunma ve iletişim altyapısını hedef aldığı kaydedildi.

İran'ın özellikle radar ve iletişim sistemlerini hedef aldığı ifade edilen haberde, bu kapsamda Terminal Yüksek İrtifa Hava Savunma (THAAD) sistemi unsurlarının da saldırılardan etkilendiği öne sürüldü.

Haberde, Ürdün’deki Muwaffaq Salti Hava Üssü’nde çekilen uydu görüntülerinin, üssün güney kısmındaki hava savunma sensörlerinden birinde ciddi hasar oluştuğunu gösterdiği belirtildi. Söz konusu radar sisteminin maliyetinin yaklaşık 500 milyon dolar olabileceği ifade edildi.

Uydu görüntülerine göre Katar'daki uzun menzilli AN/FPS-132 radar sisteminin de hasar görmüş olabileceğine işaret edilen haberde, söz konusu radar sisteminin yaklaşık 1,1 milyar dolar maliyetle inşa edildiği ve 3 bin mil çapında erken uyarı kapsama alanı sağladığı aktarıldı.

ABD diplomatik temsilcilikleri de hedef alındı

Haberde, İran'ın askeri hedeflerin yanı sıra ABD'ye ait bazı diplomatik tesislere de saldırdığı öne sürüldü.

Dubai'deki ABD Konsolosluğu ile Kuveyt ve Suudi Arabistan'daki ABD büyükelçiliklerinin saldırılar nedeniyle geçici olarak kapatıldığı belirtilen haberde, söz konusu saldırılarda yaralı ya da ölü olmadığının altı çizildi.

Haberde Bağdat'taki ABD Büyükelçiliğinin de roket saldırısına hedef olduğu ancak olayda can kaybı yaşanmadığı vurgulandı.

10:35 Washington Post: Irak'ın başkenti Bağdat'taki ABD diplomatik tesisine İHA saldırısı düzenlendi

10:35-Washington Post: Irak'ın başkenti Bağdat'taki ABD diplomatik tesisine İHA saldırısı düzenlendi

Irak'ın başkenti Bağdat'ta ABD'ye ait bir diplomatik tesise insansız hava aracı (İHA) saldırısı düzenlendiği iddia edildi.

The Washington Post (WP) gazetesinin ABD Dışişleri Bakanlığına ait iç uyarıya ve bir güvenlik yetkilisine dayandırdığı haberine göre, Bağdat Diplomatik Destek Merkezi İHA'larla hedef alındı.

İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan güvenlik yetkilisi, ABD'li diplomatlara lojistik destek sağlayan ve Bağdat Havalimanı ile Irak askeri üsleri yakınında bulunan tesise doğru 6 İHA fırlatıldığını, bunlardan 5’inin düşürüldüğünü, 1'inin ise tesise isabet ettiğini öne sürdü.

Yetkili, saldırıda can kaybı olup olmadığına dair bilgisi olmadığını ifade etti. ABD Dışişleri Bakanlığının tesis personeline gönderdiği iç uyarıda ise İHA'nın bir gözetleme kulesinin yakınını vurduğu ve personelin "siper alma" talimatı aldığı aktarılırken, tesisteki personelin durumunun tespit edilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü kaydedildi.

Haberde, söz konusu saldırının Irak’ta İslami Direniş isimli Şii milis grup tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğinin değerlendirildiği belirtildi. Irak Savunma Bakanlığı, ülkedeki askeri üslerin yakınındaki saldırılara tepki gösterirken, zarar gören ABD tesisine ilişkin doğrudan bir açıklama yapmamıştı. ABD-İsrail'in İran'a saldırılarıyla eş zamanlı Irak'ta da zaman zaman ABD askeri üslerini hedef alan İHA saldırıları yaşanıyor.

10:20 Kuzey Kore, ABD ve İsrail'in "saldırgan eylemlerini" şiddetle kınadı

10:20-Kuzey Kore, ABD ve İsrail'in "saldırgan eylemlerini" şiddetle kınadı

Kuzey Kore, ABD ve İsrail'in "saldırgan eylemlerini" şiddetle kınayarak, İran halkının lider seçme hakkını ve tercihini saygıyla karşıladığını bildirdi.

Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansının (KCNA) haberine göre, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Pyongyang yönetiminin Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin tutumunu basın mensuplarına değerlendirdi.

Sözcü, "İran'a yasa dışı saldırılarla bölgesel barışı ve güvenlik temellerini yerle bir eden, dünya çapında istikrarsızlığı tırmandıran ABD ve İsrail'in saldırgan eylemlerini ciddi endişeyle karşılıyor ve şiddetle kınıyoruz." ifadesini kullandı.

İran'da Mücteba Hamaney'in yeni lider seçilmesiyle ilgili olarak Sözcü, İran halkının lider seçme hakkını ve tercihini saygıyla karşıladıklarını belirtti.

Sözcü ayrıca, ilgili ülkenin "siyasi sistemini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden, içişlerine müdahil olan, sosyal sistemini devirme girişimini açıkça savunan her türlü tehdidin ve askeri eylemin" dünya çapında eleştiriyi hak ettiğini kaydetti.

10:05 ABD Kongre üyelerinden İran’a saldırıların "hedefi, maliyeti ve olası sonuçlarına" eleştiri

10:05-ABD Kongre üyelerinden İran’a saldırıların "hedefi, maliyeti ve olası sonuçlarına" eleştiri

ABD'de Kongre üyeleri, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla ilgili Kongre'de gizli oturumda verilen brifing sonrası operasyonların hedefi, maliyeti ve olası sonuçlarına ilişkin eleştirilerde bulundu.

Demokrat Senatör Chris Murphy, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını "tutarsız ve eksik" olarak tanımladı.

Murphy, "Bugün İran savaşı hakkında 2 saatlik bilgilendirme toplantısındaydım. Tüm bilgilendirme toplantıları kapalı çünkü Trump bu savaşı kamuoyu önünde savunamıyor." ifadelerini kullandı.

ABD'nin asıl hedefinin "İran'ın nükleer silah programını yok etmeyi içermediğini" belirten Murphy, hava saldırılarının İran'ın nükleer kapasitesini yok edemeyeceğini bildiklerini vurguladı.

Murphy, "İkinci olarak, 'rejim değişikliği'nin de listede olmadığını doğruladılar. Yani, vergi mükelleflerinin yüz milyarlarca dolarını harcayacaklar, bir sürü Amerikalının ölümüne neden olacaklar ve muhtemelen daha da Amerikan karşıtı bir rejim iktidarda kalacak." değerlendirmesinde bulundu.

Demokrat Senatör Elizabeth Warren ise savaşın mali yüküne dikkati çekerek, hükümetin askeri harekat için büyük miktarlarda para harcamaya istekli göründüğünü söyledi.

Warren, "Açık olan tek şey, sağlık hizmetlerini kaybeden 15 milyon Amerikalı için para yokken, İran'ı bombalamak için günde bir milyar dolar harcanıyor." dedi.

Cumhuriyetçi kanat da operasyonlara karşı sorgulayıcı yaklaşım sergiliyor

"The Benny Show" programına konuk olan Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, İran'da rejim değişikliğini savunmadığını iddia ettiği ABD Başkanı Donald Trump'ı savunmaya devam edeceğini belirtti.

Paul, "Bize İran'ın ezilen halkını özgürleştireceğimiz söyleniyor. Onların özgürlüğe kavuşmasını umuyorum ve diliyorum ancak dış politikamız ezilen insanları özgürleştirmek olursa, savaşlar asla bitmez." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Nancy Mace de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "South Carolina'nın evlatlarını İran'la savaşa göndermek istemiyorum." ifadelerini kullandı.

Demokratlardan Trump'a mektup

The Hill'in haberine göre, Senato Azınlık Lideri Demokrat Chuck Schumer ve Senatörler Jack Reed ile Jeanne Shaheen, Trump'a mektup yazarak, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth'in İran'daki savaşın amaçları hakkında yeminli ifade vermelerini talep etti.

Mektupta, "Başlangıçta İran halkını ayaklanmaya ve rejimi devirmeye teşvik ettiniz. Ardından yönetiminiz hedeflerini İran askeri tesislerine yönelik saldırılarla sınırlı olarak tanımladı. Daha sonra, inanılmaz bir şekilde, Venezuela modeline benzer, uyumlu bir rejim figürü atanmasını istediniz. En son olarak, amacın 'koşulsuz teslimiyet' olduğunu iddia ettiniz ve 'muhtemelen' ABD kara kuvvetlerini İran'a göndermeyi önerdiniz." ifadelerine yer verildi.

Söz konusu hedeflerin sürekli değiştiği, bunun da "net bir planın olmadığını kanıtlar nitelik taşıdığı" öne sürülen mektupta, "Dahası, bu durum, tarihe bakıldığında, muhtemelen daha fazla ABD kaybına ve vergi mükellefleri için artan maliyetlere yol açacak olan görev kapsamının genişlemesi riskini artırıyor." değerlendirmesi yapıldı.

09:28 Hürmüz Boğazı'nda bir konteyner gemisinin "bilinmeyen" bir cisimden hasar gördüğü bildirildi

09:28-Hürmüz Boğazı'nda bir konteyner gemisinin "bilinmeyen" bir cisimden hasar gördüğü bildirildi

İran'ın ABD-İsrail'in saldırılarıyla bağlantılı ülkelerin gemilerine geçişlerini kapattığı Hürmüz Boğazı'nda bir konteyner gemisinin "bilinmeyen" bir cisimden hasar gördüğü ve gemide yangın çıktığı bildirildi.

İngiltere Deniz Ticaret Örgütü (UKMTO), açıklamasına göre, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Ras el-Hayme kentinin 25 deniz mili kuzeybatısında bir kargo gemisine bilinmeyen bir cisim isabet etti ve gemide yangın çıktı.

Geminin kaptanının, geminin "bilinmeyen bir cisimden hasar gördüğünü ancak mürettebatta can kaybı ya da yaralanma olmadığını" bildirdiği ifade edildi.

Konteyner gemisindeki hasarın boyutunun incelendiği aktarıldı.

İran, ABD-İsrail'in ülkeye saldırıları sonrasında Hürmüz Boğazı'nı saldırılarla bağlantılı ülkelerin gemilerine kapatmıştı.

09:09 İran, bölgedeki ABD üslerine 2 tonluk savaş başlığı taşıyan Hürremşehr füzesi ateşlediğini duyurdu

09:09-İran, bölgedeki ABD üslerine 2 tonluk savaş başlığı taşıyan Hürremşehr füzesi ateşlediğini duyurdu

İran, bölgedeki ABD üslerine 2 tonluk savaş başlığı taşıyan gelişmiş Hürremşehr füzelerini ateşlediğini bildirdi.

İran ordusu tarafından yapılan açıklamada, "Sadık Vaad 4 Operasyonu'nun 37. dalgası kapsamında, bölgedeki ABD terörist ordusunun üslerine doğru 2 tonluk savaş başlığı taşıyan yeni Hürremşehr füzelerinin ateşlenmesi devam ediyor." denildi.

Füzenin ateşlendiği görüntüler de yayınlandı.

İran ABD-İsrail'e ait iki İHA daha düşürdüğünü açıkladı

İran, Kirman eyaleti semalarında dün geceden bu yana biri Hermes tipi İsrail ve ABD'ye ait insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğünü duyurdu.

Devlet televizyonuna göre, İran Ordusu Hava Savunma Kuvvetlerinin savunma sistemleri tarafından dün gece ABD-İsrail'e ait iki İHA düşürüldü.

İHA'lardan birinin İsrail'e ait gelişmiş Hermes tipi İHA olduğu bilgisi verildi.

İran Silahlı Kuvvetleri, bugüne kadar aralarında Hermes, Heron, Orbiter, MQ9 modellerinin de bulunduğu ABD-İsrail'e ait 104 insansız hava aracının ülkenin savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü duyurmuştu.

08:57 İran ABD-İsrail'e ait iki İHA daha düşürdüğünü açıkladı

08:57-İran ABD-İsrail'e ait iki İHA daha düşürdüğünü açıkladı

İran, Kirman eyaleti semalarında dün geceden bu yana biri Hermes tipi İsrail ve ABD'ye ait insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğünü duyurdu.

Devlet televizyonuna göre, İran Ordusu Hava Savunma Kuvvetlerinin savunma sistemleri tarafından dün gece ABD-İsrail'e ait iki İHA düşürüldü.

İHA'lardan birinin İsrail'e ait gelişmiş Hermes tipi İHA olduğu bilgisi verildi.

İran Silahlı Kuvvetleri, bugüne kadar aralarında Hermes, Heron, Orbiter, MQ9 modellerinin de bulunduğu ABD-İsrail'e ait 104 insansız hava aracının ülkenin savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü duyurmuştu.

04:20 Suudi Arabistan, Bahreyn ve BAE, İran'dan düzenlenen saldırıların engellendiğini duyurdu

04:20-Suudi Arabistan, Bahreyn ve BAE, İran'dan düzenlenen saldırıların engellendiğini duyurdu

Suudi Arabistan, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), insansız hava araçları ve balistik füzelerle düzenlenen saldırıların hava savunma sistemleriyle engellendiğini açıkladı.

Savunma Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, ülkenin güneydoğusundaki Şeybe Petrol Sahası'na doğru ilerleyen iki insansız hava aracı (İHA) düşürülerek imha edildi.

BAE Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada da, İran'dan ülkeye yönelik fırlatılan balistik füzelere karşı hava savunma sistemlerinin devreye girdiği belirtildi.

Açıklamada, BAE topraklarının korunmasını ve vatandaşların güvenliğini sağlamak için tüm tehditlerle başa çıkmaya tam olarak hazır olunduğuna işaret edildi.

Öte yandan, Bahreyn İçişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada ise saldırı nedeniyle sirenlerin çalmaya başladığı belirtildi.

Açıklamada, vatandaşların sakin kalarak en yakın güvenli yere gitmeleri uyarısında bulunuldu.

03:00 ABD Başkanı Trump'ın, İsrail'den İran petrol tesislerini hedef almamasını istediği iddia edildi

03:00-ABD Başkanı Trump'ın, İsrail'den İran petrol tesislerini hedef almamasını istediği iddia edildi

ABD Başkanı Donald Trump'ın, İsrail'den İran'ın petrol tesislerini daha fazla hedef almaması talebinde bulunduğu öne sürüldü.

İsrail Kanal-12 televizyonunun adını açıklamadığı bazı kaynaklara dayandırdığı haberinde, şu ifadelere yer verildi:

"Trump yönetimi, 9 Mart Pazartesi günü İsrail'den İran'ın enerji tesislerini ve özellikle de petrol tesislerini daha fazla hedef almaması talebinde bulundu."

Kanal-12 televizyonu 7 Mart Cumartesi günü, İsrail ordusunun, İran'ın başkenti Tahran'da yakıt depolarını ve petrol tesislerini bombaladığını aktarmıştı.

İsrail devlet televizyonu KAN da İsrail savaş uçaklarının, Tahran'daki petrol tanklarına ve rafineri tesislerine ilk kez saldırdığını bildirmişti.

01:00 "Piyasalar tarihin en büyük açığı ve uçurumu ile karşı karşıya"

01:00-"Piyasalar tarihin en büyük açığı ve uçurumu ile karşı karşıya"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD’li yetkililerin “sahte haberler yayarak piyasaları manipüle ettiğini”, bunun onları saldırıların “ekonomik etkilerinden kurtaramayacağını” söyledi.

Erakçi, ABD merkezli X sosyal medya platformunda yayımladığı paylaşımda, ABD-İsrail’in saldırılarının ekonomik etkilerine ilişkin açıklamada bulundu.

ABD’li yetkililerin “sahte haberler yayarak piyasaları manipüle ettiğini” ifade eden Erakçi, "Bu durum, onları, Amerikan halkına dayattıkları enflasyonist tsunamiden kurtaramayacak." ifadelerini kullandı.

Erakçi, piyasaların "tarihin en büyük açığı ve uçurumu ile karşı karşıya” olduğunu dile getirerek, “Bu kriz, 1973’teki Arap petrol ambargosundan, 1979’daki İran İslam Devrimi'nden ve 1990’daki Irak’ın Kuveyt işgalinin toplamından da daha büyük.” değerlendirmesinde bulundu.

"İran'ın ABD'ye veya ABD güçlerine önleyici bir saldırı ya da önleyici bir darbe düzenleme niyetinde olduğu iddiası apaçık bir yalandır." ifadesini kullanan Erakçi, mesajını şöyle sürdürdü:

"Bu yalanın tek amacı, İsrail tarafından tasarlanan ve sıradan Amerikalıların parası ile finanse edilen ve tehlikeli bir maceracılık olan “büyük hata operasyonunu” haklı çıkarmaktır."

00:05 Axios: ABD, İsrail'den İran'ın enerji altyapısına yönelik başka saldırı düzenlememesini istedi

00:05-Axios: ABD, İsrail'den İran'ın enerji altyapısına yönelik başka saldırı düzenlememesini istedi

ABD yönetiminin, İran'a yönelik saldırıları birlikte düzenlediği İsrail'den ülkedeki enerji altyapısına ve petrol depolama alanlarına yönelik başka saldırılar düzenlememesini istediği iddia edildi.

Axios haber platformunun haberinde, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'tan bu yana saldırılar düzenlediği İran'da enerji altyapısına yönelik saldırılar ele alındı. Haber platformuna konuşan İsrailli bir yetkili, ABD yönetiminin, İran'daki enerji altyapısının ve petrol depolama alanlarının tekrar hedef alınmaması konusunda İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'e mesaj ilettiğini aktardı.

Bir başka İsrailli yetkili de "ABD, ileride İran'daki petrol tesislerine yönelik herhangi bir saldırı öncesinde onları bilgilendirmemizi istedi." dedi. Konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, ABD yönetiminin bu kararında, bu tür saldırıların "İran halkına zarar vermesinin", çatışmaların bitmesinin ardından İran'daki petrol sektörüyle işbirliği hedeflenmesinin ve Körfez ülkelerindeki benzer hedeflere misilleme ihtimalinin etkili olduğunu söyledi.

Kimliği açıklanmayan kaynak, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın enerji ve petrol altyapısına yönelik saldırıları "kıyamet senaryosu" olarak değerlendirdiğini ancak İran'ın Körfez ülkelerindeki petrol tesislerine saldırması halinde başvurulacak bir seçenek olarak gördüğünü ifade etti.

İsrail, İran'ın başkenti Tahran'daki rafineri ve petrol depolama alanlarını hedef almış, İran da buna karşılık Hayfa Rafinerisi'ne saldırı düzenlediğini duyurmuştu.

Axios'un 8 Mart'taki haberinde, ABD yönetiminin, İsrail'in İran'daki petrol depolarına düzenlediği hava saldırılarının kapsamından rahatsızlık duyduğu iddia edilmişti.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD ve İsrail'in ülkedeki "altyapıya saldırı başlatması" durumunda, kendilerinin de bölgedeki "altyapıları hedef alacağını" söylemişti.

Etiketler
Canlı Yayın
0
EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL