Yıllık 1 milyon 635 bin adetlik üretim kapasitesini 5 milyon adedin üzerine çıkarmayı ve 80 kişilik ekibini 200 kişiye ulaştırmayı hedefleyen şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Türker, yeni tesisin Şımart’ın uzun vadeli üretim, teknoloji ve globalleşme stratejisinin sonucu olduğunu belirterek yatırımın tamamen öz sermayeyle gerçekleştirildiğini açıkladı.
“Bu yatırım tek bir ürünün ya da tek bir yılın sonucu değil”
Şımart’ın 2020’de yazılım altyapısıyla başlayan büyüme yolculuğunun bugün üçüncü fabrika yapılanmasına ulaştığını belirten Şımart Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Türker, Ankara’daki yatırım kararının kısa vadeli talep artışına bağlı alınmadığını söyledi.
“Bu yatırım tek bir ürünün ya da tek bir yılın performansına bağlı alınmış bir karar değil; Şımart’ın uzun vadeli büyüme modelinin sonucu. Bugün 80 ürünlük ekosistemimiz, 400 bin aktif kullanıcımız ve B2C, B2B/OEM, B2G ile B2Construction alanlarına yayılan daha geniş bir teknoloji portföyümüz var. Artık bu ölçeği daha bütünleşik ve daha kontrollü bir üretim altyapısıyla yönetmek gerekiyor.”
“Yatırımın tamamını kendi öz kaynaklarımızla gerçekleştirdik”
Yeni üretim üssünün 10 bin 200 metrekare kapalı ve 5 bin 400 metrekare açık olmak üzere toplam 15 bin 600 metrekare alana sahip olduğunu aktaran Türker, yatırımın finansman modeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Ankara’daki yeni üretim yatırımımızı tamamen öz sermayemizle gerçekleştirdik. Bu yatırım, şirketimizin kendi kaynaklarıyla büyüme iradesinin ve uzun vadeli üretim vizyonunun somut bir adımı. Finansal büyüklüğü şirket politikamız gereği kamuoyuyla paylaşmıyoruz. Yatırımımızı tesis ölçeği, kapasite artışı, istihdam, teknoloji altyapısı ve oluşturduğu ekosistem üzerinden anlatmayı daha doğru buluyoruz.”
Şımart’ın Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Kamu Bilişim Yetki Belgesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı/TÜBİTAK onaylı Teknolojik Ürün Deneyim Belgesi ve 5 Yerli Malı Belgesi bulunuyor. Şirket, bu belgelerin yatırım teşviki anlamına gelmediğini; teşvik kullanımı konusunda teyitli bir bilgi bulunmadığı için kamu iletişiminde varsayım yapılmadığını belirtiyor.
Üretim kapasitesi üç katın üzerine çıkacak
Yeni tesisle birlikte Şımart’ın yıllık üretim kapasitesinin 1 milyon 635 bin adetten 5 milyonun üzerine taşınmasının hedeflendiğini belirten Türker, bu artışın yalnızca daha fazla makine ya da daha fazla insan kullanılarak gerçekleştirilmeyeceğini söyledi.
“Üretimde ölçek büyüdükçe insan kaynağının niteliği ve teknolojinin rolü de büyüyor. Tam ve yarı otomatik üretim hatları, robotik sistemler ve yapay zekâ destekli süreçler bize daha yüksek kapasiteyi daha verimli ve kontrollü biçimde yönetme imkânı sağlıyor. Biz otomasyonu insanın yerine geçen bir unsur olarak değil, insanın ürettiği katma değeri artıran bir teknoloji yatırımı olarak görüyoruz.”
Şımart, mevcut 80 kişilik ekibini 200 kişiye ulaştırmayı; yeni istihdamı özellikle mühendislik, yazılım, üretim teknolojileri, kalite, operasyon ve proje geliştirme alanlarında yoğunlaştırmayı hedefliyor.
“Ankara üretim, teknoloji ve lojistiği aynı merkezde buluşturuyor”
Yeni üretim yatırımı için Ankara’nın tercih edilmesinin stratejik bir karar olduğunu belirten Türker; Başkent’in sanayi ekosistemi, mühendislik ve teknoloji insan kaynağı, lojistik bağlantıları ve büyüme potansiyelinin yatırım kararında birlikte değerlendirildiğini söyledi.
“Temelli, Malıköy, Akyurt ve Kahramankazan gibi sanayi bölgelerinin oluşturduğu üretim çevresi, gümrük sahasına erişim ve İstanbul lojistik aksıyla bağlantı bizim için önemli avantajlar oluşturuyor. Ankara, üretim kapasitemizi ve uluslararası operasyonlarımızı büyütürken ihtiyaç duyduğumuz sanayi, teknoloji ve lojistik bileşenlerini aynı merkezde buluşturuyor.”
Dört iş koluyla yeni büyüme modeli
Şımart’ın yeni döneminde büyümenin yalnızca tüketici elektroniği üzerinden okunamayacağını vurgulayan Türker, şirketin B2C’nin yanı sıra B2B/OEM, B2G ve B2Construction alanlarında da ölçek büyüttüğünü söyledi.
“B2B’de OEM ve kurumsal IoT çözümleri, B2G’de kamu teknolojileri, B2Construction’da akıllı yapı sistemleri geliştiriyoruz. Dolayısıyla fabrika yatırımını yalnızca tüketici ürünlerine yönelik kapasite artışı olarak değerlendirmiyoruz. Ortak mühendislik, yazılım ve üretim kabiliyetimizi farklı sektörlere yayabilecek bir altyapı oluşturuyoruz.”

“Fiyatla değil, bütünleşik yetkinlikle rekabet etmek istiyoruz”
Global teknoloji markalarıyla yalnızca fiyat üzerinden rekabet etmenin sürdürülebilir olmadığını belirten Türker, Şımart’ın rekabet modelini Türkiye’de ürün ve yazılım geliştirme, üretim üzerinde artan kontrol, çeviklik, ulaşılabilir fiyat, satış sonrası hizmet ve bütünleşik ekosistem deneyimi üzerine kurduğunu ifade etti.
“B2C’de doğrudan dijital satış ve “Fabrikadan Halka” yaklaşımını, satış sonrasında “48 Saatte Çözüm Garantisi” modelini; B2B’de IoT ve uçtan uca OEM yetkinliğini, B2G’de özel kamu teknolojisi projelerini ve B2Construction’da akıllı yapı çözümlerini aynı teknoloji omurgasında buluşturuyoruz. Bugün 12 ülkeye ürün ulaştırıyor olmamız da bu modelin yalnızca iç pazara dönük olmadığını gösteriyor.”
“12 ülkeyle sınırlı kalmak istemiyoruz”
Bugün İngiltere, Avrupa pazarları ve ABD başta olmak üzere 12 ülkeye ürün ulaştırdıklarını belirten Türker, yeni üretim kapasitesinin uluslararası büyümenin en önemli altyapılarından biri olacağını söyledi.
“Yeni tesisin sağlayacağı kapasite artışını yalnızca B2C ihracatımız açısından değil, B2B/OEM ve farklı sektörlerdeki teknoloji projelerimizi ölçeklendirmek açısından da önemli görüyoruz. Hedefimiz sadece daha fazla ülkeye satış yapmak değil; Türkiye’de geliştirdiğimiz ürün, yazılım, mühendislik ve hizmet yaklaşımını farklı pazarlarda sürdürülebilir biçimde konumlandırmak.”
“Türkiye’den dünyaya yayılan kalıcı bir teknoloji şirketi inşa etmek istiyoruz”
Türkiye’de mühendislik, üretim ve girişimcilik kabiliyetinin güçlü olduğunu belirten Türker, global marka yaratmanın asıl zorluğunun bu yetkinliği uzun vadeli ürün kalitesi, yazılım, tasarım, dağıtım, satış sonrası deneyim ve kullanıcı ekosistemiyle sürdürülebilir hale getirmek olduğunu söyledi.
Şımart’ın önümüzdeki üç yıllık dönem için belirlediği ana hedefler arasında yıllık üretim kapasitesinin 5 milyon adedin üzerine çıkarılması, ekibin 80 kişiden 200 kişiye büyütülmesi, 80 ürünlük teknoloji ekosisteminin yeni kategorilerle genişletilmesi ve aktif kullanıcı sayısının 400 binden 1 milyon seviyesine taşınması yer alıyor.
“Türkiye’de akıllı olmayan ev kalmayacak vizyonuyla; Ankara’daki üretim altyapımızı, nitelikli insan kaynağımızı, otomasyon ve teknoloji geliştirme kabiliyetimizi dört faaliyet alanımızda birlikte büyütmek istiyoruz. Hedefimiz 2027 yıl sonuna kadar 1 milyon haneye ulaşan ve Türkiye’den dünyaya yayılan kalıcı bir Şımart oluşturmak.”