USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Elektriğin küresel savaşı: 230 volt dünya standardı mı oluyor?

Dünya genelinde prizden akan elektriğin şiddeti ve şekli, aslında 19. yüzyılda iki dahi arasındaki büyük bir ego ve teknoloji savaşının günümüze yansıyan izlerini taşıyor. Bugün Türkiye’de bir fırını fişe takarken ya da ABD’ye giderken yanımıza bir adaptör alırken, aslında Nikola Tesla ve Thomas Edison arasındaki "Akım Savaşları"nın sonuçlarını yaşıyoruz.


Elektriğin küresel savaşı: 230 volt dünya standardı mı oluyor?

Dünya genelinde elektrik şebekeleri, uzun yıllardır devam eden karmaşanın ardından artık 230 volt standardında buluşmaya başladı. Ancak günümüzde hâlâ bir Türk vatandaşı Amerika kıtasına gittiğinde 110 volt ile, Suudi Arabistan gibi ülkelere gittiğinde ise farklı priz tipleriyle karşılaşıyor. Bu teknik ayrışmanın temelinde, 19. yüzyılın sonunda Nikola Tesla ile Thomas Edison arasında yaşanan "Akım Savaşları" ve o dönemin mühendislik tercihleri yatıyor.

Elektriğin dâhisi olarak bilinen Nikola Tesla, yaptığı hesaplamalar sonucunda alternatif akım (AC) için en verimli frekansın 60 hertz, ideal gerilimin ise 240 volt olduğunu belirlemişti. Tesla’ya göre bu değerler, elektriğin en yüksek verimle ve en az kayıpla iletilmesini sağlıyordu. Ancak rakibi Thomas Edison, 110 voltluk doğru akımın (DC) insan güvenliği açısından daha uygun olduğunu savunarak bu sistemi yaygınlaştırdı. Elektrik kullanımı kitleselleştikçe alternatif akımın uzak mesafelere güç iletmedeki üstünlüğü kabul görse de, ABD ve etkisi altındaki coğrafyalar Edison’dan kalan 110 volt alışkanlığını devam ettirdi.

Edison 110 voltu savundu

TRT'den Uğur Becerikli'nin haberine göre; Avrupa elektrik altyapısını kurarken farklı bir yol izledi. İlk başlarda 110 volt ile başlansa da, düşük voltajın yüksek akım gerektirmesi ve bunun da kabloların çok kalın olmasını zorunlu kılması üzerine 220 volta geçiş yapıldı. Ancak Avrupa, Tesla’nın önerdiği 60 hertz yerine, onlu sayı sistemine daha uygun olduğu düşüncesiyle 50 hertz frekansını seçti. Bu durum, 50 hertzin 60 hertze göre yüzde 15 daha verimsiz olmasına rağmen tüm Avrupa kıtasında standart haline geldi. 2. Dünya Savaşı’nın ardından saflar iyice netleşti; Türkiye de altyapısını Avrupa ile uyumlu olacak şekilde 220 volt ve 50 hertz üzerinden kurguladı.

1983 yılında Uluslararası Elektroteknik Komisyonu (IEC), dünyadaki farklı voltaj değerlerini tek bir noktada toplamak için önemli bir adım attı. Üretim ve ihracat süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla, konutlarda 230 volt standardına geçilmesi kararlaştırıldı. Türkiye bu sürece uyum sağlayarak 2003 yılından itibaren şebeke gerilimini resmi olarak 230 volta yükseltti. Halk arasında "220 volt" ifadesi yerleşik bir alışkanlık olarak kalsa da, modern şebekelerde uygulanan değer artık 230 volttur. Amerika Birleşik Devletleri ise düşük voltajın yarattığı verim kayıplarını aşmak için ara bir çözüm buldu; fırın gibi yüksek enerji harcayan cihazlar için 230 volt, aydınlatma gibi alanlar için ise 110 voltluk hatları aynı anda kullanmaya başladı.

Fiziksel bağlantı noktalarında da benzer bir çeşitlilik söz konusu. Türkiye’de yaygın olarak kullanılan iki girişli ve "F tipi" olarak adlandırılan prizler, Avrupa’nın genelinde de hakim. Ancak seyahat edilen ülkeye göre bu durum değişebilir. Örneğin, Türk vatandaşlarının yoğun olarak ziyaret ettiği Suudi Arabistan ve İngiltere gibi ülkelerde "G tipi" adı verilen üçlü prizler kullanılıyor. Günümüzde mobil cihaz şarj adaptörleri geniş bir voltaj aralığında çalışabildiği için gerilim farkı genellikle sorun yaratmasa da, fiziksel uyum için seyahatlerde priz adaptörü bulundurmak hâlâ bir zorunluluk. Gelecekte tüm dünyanın 230 volt standardında tamamen birleşmesi hedeflense de, mevcut altyapıların büyüklüğü bu değişimin kademeli olarak gerçekleşmesine neden oluyor.

Türkiye ve Dünya 230 Voltta Buluşuyor

Yıllarca "220 Volt" olarak bildiğimiz standart, aslında 1983 yılında Uluslararası Elektroteknik Komisyonu (IEC) tarafından alınan bir kararla değişmeye başladı. Amaç, dünya genelindeki 220V, 230V ve 240V kullanan ülkeleri tek bir ortak paydada buluşturmaktı.

Geçiş Süreci: Türkiye, bu küresel standarda uyum sağlayarak 2003 yılından itibaren şebeke gerilimini 230 Volt olarak sabitledi.

Neden 230? Bu rakam, hem 220V hem de 240V kullanan cihazların zarar görmeden çalışabileceği bir "orta yol"dur.

ABD'nin Çözümü: ABD tamamen 230V’a geçemese de, modern evlerde klimalar ve kurutma makineleri gibi çok enerji tüketen cihazlar için özel 230V hatları çekerek verimliliği artırmaya çalışıyor.

0
EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL