İç pazar daralınca ihracata yöneldiler

İç pazar daralınca ihracata yöneldiler

2018 yılında meyve sularına yüzde 10 ÖTV getirilmesi, pazarın hacimsel olarak yüzde 20’ye yakın daralmasına neden oldu. Tüketici daha uygun fiyatlı olduğu için meyve aromalı gazlı içeceklere yönelirken meyve suyu üreticileri ise ihracata yöneldi.

AYŞEGÜL SAKARYA PEHLİVAN
asakarya@ekonomist.com.tr

Meyve suyu endüstrisi, 2,7 milyar TL’ye ulaşan büyüklüğüyle Türkiye’nin önemli sektörlerinden biri. Türkiye’nin üretici ve ihracatçı sektörleri arasında yer alan meyve suyu son bir yıldır zor bir süreçten geçiyor.

Türkiye meyve suyu pazarında tüketicilerin en çok tercih ettiği kategori olan nektarlar ve bunun yanı sıra meyveli içecekler 2018 yılı başında yüzde 10 ÖTV uygulaması kapsamına alındı.

Bunun fiyatlara yansıması ise pazarda hacim bazında bir düşüşe yol açtı. Sektör olumsuz koşulların etkisiyle hacim bazında yüzde 8 daralma kaydetti.

Nektar ürünlerinde bu daralma yüzde 20’lere kadar çıktı. 2019 yılında da iç pazarın hacim bazında yüzde 10’un üzerinde daralması bekleniyor. Elbette fiyatlardaki artış tüketicinin tercihlerini de belirliyor.

Geçtiğimiz yıl ani bir kararla getirilen ÖTV uygulaması, meyve suyu pazarında en çok tercih edilen kategori olan nektarlarda bir talep daralmasına neden oldu. Pazarda kategori bazında ayrışmalar yaşanırken, tüketici tercihleri meyve suyu dışında başka içecek çeşitlerine kaymaya başladı.

ÇİFTÇİ ZARAR GÖREBİLİR
Türkiye’nin yıllık 20,2 milyon ton düzeyinde olan meyve üretiminin 1,2 milyon tonluk kısmı meyve suyu endüstrisi tarafından değerlendiriliyor. Bu şekilde yaklaşık 1 milyon tarım emekçisine istihdam sağlanıyor.

2018 yılında iç pazarda yaşanan gelişmelerin önümüzdeki dönemde üretim ve kapasite kullanım oranlarını ve dolayısıyla çiftçiden yapılan alımları olumsuz etkilemesi bekleniyor.

Aroma Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mahmut Atom Duruk, ÖTV’nin pek çok sorunu beraberinde getireceğini söylüyor. Kapasite daralması nedeniyle üreticilerin daha az alım yapacağına dikkat çeken Duruk, böyle giderse üreticinin sıkıntı yaşayacağını, ihracatta rekabetçiliğin azalacağını ifade ediyor.

Duruk, “Türkiye meyve tarımını kaybederken meyve suyu ithal eden bir ülke haline gelebilir. Devletin tedbir alması lazım. Meyve suyu lüks bir ürün değil” diyor.

Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Kızıl ise ÖTV nedeniyle farklı bir ürün grubundaki daralmaya dikkat çekiyor. Kızıl, yıllardır düzenli büyüyen limonatada yüzde 4,1 oranında daralma gerçekleştiğini söylüyor.

2018 yılında hacimsel olarak büyümeyen Uludağ, 2019 yılında yeni ürünlere ve ihracata odaklanacak. İhracatın ciro içindeki payı 2018 yılında yüzde 20’nin üzerine çıktı. Son üç yılı yoğun yatırımla geçiren şirket, bu yıl yatırımlarının karşılığını almayı hedefliyor.

DIŞ PAZAR ÖNE ÇIKIYOR
İç pazardaki sıkıntılar endüstrinin dümeni yurtdışına kırmasına neden oldu. 2017 yılında 216 milyon dolar ihracat gerçekleştiren sektör, 2018 yılında yüzde 30’luk artışla 280 milyon dolarlık ihracata ulaştı.

Yeni meyve türlerine, ihracat pazarlarına uygun ürünlere odaklanan sektör ilk zamanlarda elma ve vişne suları ihraç ederken bugün dünyaya nar ve çilek suları gönderiyor. Bununla birlikte çok ciddi bir üzüm suyu ihracatı da bulunuyor. Sonra da portakal ve diğer narenciye ürünlerinin meyve suları geliyor.

Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) Yönetim Kurulu Başkanı İlker Güney, ABD’den Hindistan’a, AB ülkelerinden Uzakdoğu ülkelerine kadar 100’ün üzerinde ülkeye ihracat yaptıklarını söylüyor. Güney, “Dünyada 11,5 milyar dolara ulaşan meyve suyu pazarından daha fazla pay almayı hedefliyoruz” diye konuşuyor.

İHRACATA ODAKLANDILAR
Sektörün en büyük şirketlerinden biri olan Dimes, 2019’da önceliği üretim ve kapasite kullanımına veriyor. Üretim hacmini artırmak için çalışmalarına devam eden şirket ihracatı odağına koyacak.

2018’de meyve suyu pazarında daralma yaşanırken Dimes cirosal olarak yüzde 17 büyüdü. 2019 yılında daralmanın devam edebileceğini öngördüklerini söyleyen Dimes CEO’su Ozan Diren, iç pazarda yüzde 18 büyüme hedeflediklerini belirtiyor. 2019’da toplam cironun ihracat da dahil 510-520 milyon TL bandında gerçekleşmesi bekleniyor.

2019 yılında yatırımlara devam etmeyi planlayan şirket, 10 milyon TL bütçe ayırdı. Bu yıl ihracatta agresif büyüme hedefi koyan şirket, yüzde 50’nin üzerinde büyümeyle 64 milyon TL ihracat hedefliyor. Diren, “İhracattaki gücümüzü daha da artırmak amacıyla stratejik bir yönetim felsefesi benimsiyoruz. İhracat ekibimizi daha da güçlü kılacak yapılanma adımlarını da atmış bulunuyoruz” diyor.

Meysu’nun sahibi Bekir Güldoğan da nektar satışlarında yüzde 25’e ulaşan bir daralma olduğunu söylüyor. Bu durumun meyve üretimini olumsuz etkilemesini bekliyor. Meysu da pek çok şirket gibi iç pazardaki daralmaya karşı ihracata odaklanıyor. Yıllık 10 milyon dolarlık ihracat yapan şirket, büyüme hedefleri doğrultusunda 4 milyon dolarlık yatırım planlıyor.

ÜRÜNDE FARKLILAŞMA GÜNDEMDE
Tamek Satış ve Pazarlama Direktörü Taner Çetin’e göre, daralmanın tek nedeni ÖTV değil. Çetin, meyve suyu fiyatlarının tüketicinin zihnindeki bariyeri aşmaya başladığını söylüyor.

Çetin, “Özellikle meyve suyunda tüketiciler ürüne belirli bir tutarda para veriyor, ürünün fiyatı bu tutarın üzerine çıktığı an farklı alternatiflere yöneliyor. Dolayısıyla 2018 yılında gazlı içeceklere bir yönelme oldu” diyor.

Meyve suyu pazarında faaliyet gösteren firmalar tüketicilerin talep ve beklentileri doğrultusunda farklılaştırılmış ürünler geliştirmeye çalışıyor. Özellikle son yıllarda tüketicilerde sağlıklı yaşam ve buna bağlı olarak iyi beslenme, daha aktif olma gibi trendler gözleniyor.

Tamek, Zinde alt markasıyla, tüketicilerine vitaminli meyve suyunun yanı sıra ilk defa paketli detox içecekleri ve smoothie sundu. 2018 yılında yüzde 20’ye yakın büyüme gösteren Tamek, 2019 yılında da çift haneli büyüme hedefliyor. Tamek de ihracata önem veriyor.

Japonya, ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, ve Afrika ülkelerinin de aralarında bulunduğu 70 ülkeye ihracat yapan şirket, 2017’de 20 milyon dolar olan ihracatını 2018’de 25 milyon dolara çıkardı.

TKK’DAN ALIM PROJESİ
Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) geçen yıl Tarım Kredi Kooperatifleri (TKK) ile pilot bir proje başlattı. Proje kapsamında MEYED üyesi kurumlar hammadde olarak kullanım amaçlı TKK’dan alım yapacak. Bu projeyle dört üründe (vişne, kayısı, şeftali, kiraz) ülke genelinde 200 bin ton alım hedefleniyor.

Üretici ürününü TKK’ya getirecek, endüstri de alımını TKK’dan yapacak. MEYED Yönetim Kurulu Başkanı İlker Güney, 2018 yılında gerçekleştirilen çalışmanın endüstri açısından hammadde fiyatlarına istikrar getirdiğini ve maliyetlerde indirim sağladığını söylüyor.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap