ABD pay piyasaları, artan jeopolitik riskler ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasına ilişkin mesajlarının etkisiyle günü karışık görünümle tamamladı. Orta Doğu'da yükselen tansiyon petrol fiyatlarını yukarı taşırken, Fed tutanaklarında enflasyon risklerinin sürdüğüne yönelik değerlendirmeler piyasalarda temkinli görünümü destekledi.Endekslerde yön ayrıştı
New York borsasında kapanışta endeksler farklı yönlerde hareket etti. Dow Jones endeksi yüzde 1,09 düşüşle 52.348,39 puana geriledi.
S&P 500 endeksi yüzde 0,28 değer kaybederek 7.482,71 puana indi. Nasdaq endeksi ise teknoloji hisselerinin desteğiyle yüzde 0,20 yükselerek 25.870,65 puanda günü tamamladı.
Jeopolitik gerilim risk iştahını azalttı
Piyasalarda satış baskısının temel nedenlerinden biri Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilim oldu. ABD ile İran arasındaki gelişmeler, enerji piyasalarında oynaklığı artırırken yatırımcıların riskli varlıklara yönelik iştahını da olumsuz etkiledi.
Öte yandan ABD yönetiminin İran petrolünün üretimi, teslimatı ve satışına izin veren 60 günlük genel lisansı iptal etmesinin ardından petrol fiyatlarındaki yükseliş hız kazandı.
Petrol ve tahvil faizleri yükseldi
Artan jeopolitik risklerin etkisiyle Brent petrolün eylül vadeli varil fiyatı TSİ 23.20 itibarıyla yüzde 6,7 artışla 79,10 dolar seviyesine yükseldi. ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili faizi ise 4 baz puan artarak yüzde 4,57 seviyesine çıktı.
Fed tutanakları faiz tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı
Fed'in haziran ayı toplantısına ilişkin yayımlanan tutanaklar da piyasaların yakından takip ettiği gelişmeler arasında yer aldı.
Tutanaklarda, bazı Fed üyelerinin faiz artışını gerektirebilecek risklerin devam ettiğini değerlendirdiği, çoğunluğun ise enflasyonun beklenenden uzun süre yüksek kalması ihtimaline dikkat çektiği belirtildi.
Özellikle yapay zekâ kaynaklı güçlü talep, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler, gümrük tarifelerinin fiyatlar üzerindeki etkisi enflasyon açısından yukarı yönlü riskler arasında gösterildi.
Faiz görünümünde görüş ayrılığı sürüyor
Fed tutanakları, politika yapıcılar arasında faizlerin geleceğine ilişkin görüş ayrılığının devam ettiğini de ortaya koydu.
Bazı üyeler mevcut faiz seviyesinin korunmasını veya ilerleyen dönemde indirimi uygun görürken, diğer üyeler yüksek enflasyon riskleri nedeniyle ilave faiz artışlarının gerekebileceği görüşünü dile getirdi.