2020’de KOBİ’ler için 10 cazip pazar - Ekonomist

2020’de KOBİ’ler için 10 cazip pazar

2020’de KOBİ’ler için 10 cazip pazar

Dünya ekonomisi 2020 yılı için parlak bir tablo sunmuyor. Bir yandan ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşları diğer yandan Birleşik Krallık’ta iktidarını son seçimlerde perçinleyen Boris Johnson liderliğinde hızlanacak Brexit süreci, küresel ticarette pek çok taşı yerinden oynatacak.

ARAM EKİN DURAN
[email protected]

Bu süreçte Türkiye ekonomisini sırtlayacak güç ise ihracat olacak. Tüm sektörlerin 2020 projeksiyonunda ihracat ilk sırada geliyor. Özelllikle KOBİ’ler, durağan iç talebe karşı dünyaya açılmanın peşinde. Yılın ilk ayında 2020’de ihcatta fark yaratacak 10 cazip pazardaki iş ve ihracat fırsatlarını araştırdık.

Türkiye ekonomisi Ağustos 2018’deki kur krizinden bu yana içine girdiği durgunluktan henüz tam anlamıyla çıkabilmiş değil.

Büyüme konusunda dipten dönüş sinyalleri olsa da, yüksek enflasyon ve işsizlik sarmalı nedeni ile şirketler yatırım kararlarını ertelemeye devam ediyor.

Ekonomide önümüzdeki birkaç yıla yayılacak düşük büyüme ve yapışkan enflasyon tehlikesi giderek daha da olası hale gelmiş durumda.

Bu noktada başta KOBİ’ler olmak üzere, özel sektörün can simidi ise ihracat olacak. En ufağından en büyüğüne tüm şirketler için ihracatın önemi giderek artıyor.

İster geleneksel yöntemlerle olsun, ister e-ticaretle olsun tüm iş dünyası ihracata kilitlenmiş durumda.

Biz de yılın ilk sayısında okuyucularımız için 2020’de en cazip olacak 10 pazarı araştırdık. Bu pazarlar Çin’den Kanada’ya, Suudi Arabistan’dan Polonya’ya kadar dünya coğrafyasının farklı köşelerinde bulunuyor.

Özellikle gıda, tekstil, makine ve beyaz eşyada Türk şirketlerinin önemli ihracat avantajları bulunuyor.

Ortaya koyduğumuz 10 pazar yalnızca kendi iç tüketimleri için değil, çevrelerindeki ülkeler için de cazibe merkezi olduklarından dolayı, çok daha geniş bir alana ihracat yapma imkanı sağlıyorlar.

AZERBAYCAN
PETROL GELİRİ TÜKETİME HARCANACAK

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından 1991’de bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan, uzun dönem ciddi siyasi ve ekonomik sorunlar yaşasa da son yıllarda özellikle petrol ihracatı üzerinden hızla zenginleşmeye başladı. Önümüzdeki 15 yıl içinde petrolden 50 milyar dolar gelir elde

edecek. Bugüne kadar ihracatı enerji ürünlerinden, ithalatı ise enerji sektörü için gerekli makine ve ekipmandan oluşan ülke, orta sınıfın gelişmesi ve zenginleşmesi ile artık gıdadan perakendeye sağlıktan telekomünikasyona pek çok alanda fırsatlar barındırıyor.

Ayrıca Azerbaycan’ın en önemli dış ticaret partnerlerinden İran’ın ihracat mallarının Türk mallarından daha kalitesiz olması Türk ihracatçıları için avantaj. Bakü dışında Gence ve Lenkeran şehirleri de hızla gelişen pazarlar.

Azerbaycan’a olan ihracatta makine, mekanik cihazlar, demir-çelik, mobilya, otomotiv öne çıkıyor. Yakın dönemde ise hastane ekipmanları, medikal cihazlar, gıdada ise bisküvi, şekerli mamüller, kanatlı et, narenciye ve makarna alanında fırsatlar oluşacak.

ÇİN
YABANCI YATIRIM YASASI YÜRÜRLÜKTE

1,4 milyarlık nüfusu ve 10,5 trilyon dolarlık Gayri Safi Yurtiçi Hasılası (GSYH) ile Çin, son 20 yılda dünya ekonomisinde giderek yükseldi ve ABD’den sonra en büyük güç haline geldi. Çin, Kuşak-Yol Girişimi (KYG) ile 1 trilyon dolarlık ekonomik büyüklük yaratacak ve 3 milyar insanı etkileyecek.

Türkiye’nin de stratejik ortaklarından biri olduğu proje, Türk şirketlerinin Çin pazarına bakışını da değiştiriyor. Büyük holdinglerden küçük girişimlere kadar her boyutta şirket, Çin’e giriş yolları arıyor. Çin’de ilk Yabancı Yatırım Yasası, 1 Ocak 2020’de yürürlüğe girdi.

Yabancı Yatırım Yasası ile yabancı yatırımcılara yerli yatırımcılarla eşit muamele ilkesi getiriliyor. Ayrıca, yabancı işletmelerin varlıkları ve fikri mülkiyet hakları ile ticari sırların korunması konularına odaklanıyor.

Söz konusu önlemler, serbest ticaret pilot bölgelerinde gerçek anlamda uygulanacak. Yeni dönemde Türk şirketler gıdadan elektroniğe, tekstilden beyaz eşyaya kadar pek çok alanda Çin’de yatırım fırsatlarını değerlendirmeye başlayacak.

ENDONEZYA
200 MİLYONLUK MÜSLÜMAN NÜFUS AVANTAJ

Dünyanın en büyük Müslüman nüfusuna sahip Endonezya, 1997’deki Asya krizinin ardından hızlı bir toparlanma sürecine girdi. Genç nüfusunun avantajını kullanarak tarım ve imalat sanayide büyüdü. Ülkede şirket kurabilmek için Yatırım Konseyi’ne başvurmak gerekiyor.

Endonezya’nın ithalatında başlıca sektörler ham petrol, telefon cihazları, motorlu araçlar, otomotiv yedek parçalar. Endonezya 200 milyonluk Müslüman nüfusu ile Türkiye açısından çok yakından takip edilen ülkelerin başında geliyor.

Türkiye’nin Endonezya’ya ihracatında yaprak tütün, buğday unu, demir ve mermer ürünleri başı çekiyor. Öte yandan imalat ve tarımdaki gelişme özellikle makine sektöründe ihracat fırsatı yaratıyor.

Başta değirmen makineleri, gıda işleme ve paketleme makineleri, tekstil makineleri ve savunma sanayi ürünleri konusunda ciddi talep var. Gıdada ise 200 milyonluk Müslüman nüfusa yönelik helal gıda ihracatında büyük fırsatlar var. Talep edilen başlıca ürünler zeytinyağı, domates salçası, kuru ve sert kabuklu meyveler.

İSRAİL
BEYAZ EŞYA VE MOBİLYADA İHRACAT FIRSATI

İsrail ekonomisi iç pazarın küçüklüğü nedeniyle ihracat odaklı bir büyüme performansı sergiliyor. İsrail, savunma sanayi yatırımları ve yüksek eğitim düzeyi ile son yıllarda özellikle Ar-Ge alanında adından söz ettiriyor.

Su kıtlığı ve tarımsal arazilerin inşaata açılmasıyla İsrail’de özellikle tarımsal üretim konusunda sıkıntılar baş gösteriyor. Bu durum, gıda ithalatını da zorunlu hale getiriyor. İsrail’in toplam ithalatının yüzde 75’ini ham madde ithalatı oluşturuyor.

Özellikle petrol ve doğalgaz ihtiyacı, ülke ekonomisi için hayati. İhracatında ise işlenmiş petrol ürünleri ve elmas başı çekiyor. 8 milyona yakın nüfusun kişi başına yıllık ortalama geliri 30 bin doların üzerinde.

Dolayısıyla tüketim harcamaları konusunda AB ülkeleri ile eşdeğer bir pazar görünümünde. İsrail’e ihracatta otomotiv, tel kablo, demir çelik ve beyaz eşya öne çıkıyor. Önümüzdeki dönem hazır giyim, ev tekstili, ısıtma-soğutma cihazları, mobilya ve kimya ürünlerinde fırsatlar var.

KANADA
443 MİLYONLUK NAFTA PAZARINA GİRİŞ

Kanada, gelişmiş ülkeler içinde 90’lı yıllardan bu yana istikrarlı büyümesini sürdüren ve küresel çaptaki krizlerde bile resesyona girmeyen dinamik ekonomisi ile dikkat çekiyor. Çalışan nüfusun yüzde 80’i hizmetler sektöründe istihdam edilmiş durumda.

Öte yandan Ontario eyaleti son yıllarda yaptığı atakla ABD ve Japon otomotiv endüstrisinin kalbi haline gelirken, Quebec eyaleti ise uzay endüstrisinin 3 merkezinden biri konumunda. Dünyanın 3. büyük doğalgaz ve 6. Büyük ham petrol üreticisi olan ülke, G-7 içinde yatırıma en elverişli ülke seçildi.

ABD ve Meksika ile gerçekleştirilen Kuzey Amerika Serbest Ticaret Alanı (NAFTA) sayesinde Kanada üzerinden 443 milyon tüketiciye ulaşmak mümkün. Dolayısıyla özellikle ABD pazarına giriş için Kanada çok elverişli imkanlara sahip.

Şirket kurmanın internet üzerinden yapılabildiği Kanada’ya gıda alanında zeytinyağı, konserve meyve sebze; sanayi alanında ise demir-çelik, alüminyum inşaat malzemeleri, oto yan sanayi, hazır giyim ve doğaltaş ihracatı mümkün.

NİJERYA
AFRİKA’NIN YÜKSELEN EKONOMİSİ

Afrika kıtasının en kalabalık ülkesi olan Nijerya, son yıllarda küresel sermaye için cazibe merkezi haline gelen kara kıtanın en gözde pazarlarından biri. Güney Afrika’dan sonra Sahra altı Afrika’nın en büyük ikinci ekonomisi olan Nijerya’nın yüksek büyüme oranlarıyla önümüzdeki 15 yıl içinde Güney Afrika’nın tahtına oturması bekleniyor.

Gelir dağılımındaki dengesizliğin yüksek olduğu Nijerya’da 16 milyon konut açığı olduğu tahmin ediliyor. Bu durum ülke geliştikçe başta inşaat, mobilya, beyaz eşya ve demir-çelik olmak üzere pek çok sektörde ihracat fırsatları yaratıyor.

Öte yandan 180 milyona dayanan nüfusu ile telekomünikasyon ürünlerine ilgide de patlama yaşanıyor. Cep telefonu abone sayısının 2020’de 160 milyona ulaşacağı öngörülüyor.

İkinci el araba ve traktörlere yoğun ilgi gösterilen Nijerya’da oto yan sanayi ürünleri ithalatı her geçen gün artıyor. Ayrıca kalabalık genç nüfus ve artan doğurganlık oranı ile özellikle hijyenik havlu ve bebek bezleri ihracatında fırsatlar var.

POLONYA
PERAKENDE PİYASASI HIZLA BÜYÜYOR

Küresel krizden en az etkilenen AB ülkesi olan Polonya, büyük üreticilerin AB’ye yönelik üretimlerini Doğu Avrupa’ya kaydırmasıyla öne çıktı.

Son yıllarda yakaladığı yüksek büyüme oranlarıyla Doğu Avrupa ülkeleri içerisinde en çok yatırım çeken ülke haline gelen Polonya, 20142020 AB bütçesi kapsamında 80 milyar Euro yardım aldı.

Polonya’nın AB üyeliği ile birlikte Türkiye’nin bu ülkeye ihracatı da hızla arttı. Polonya, 320 milyar dolarlık perakende piyasası ve 400 bin mağazası ile AB’ye katılan yeni 10 ülke içerisinde en büyük pazara sahip. Özellikle hazır giyim, ev tekstili ve gıda ürünlerinde önemli fırsatlar var.

Çikolata mamülleri, bisküvi, tütün, yaş meyve sebze ve çay önde gelen ihraç ürünleri haline gelebilir. Sanayide ise motorlu taşıt yedek parçaları, televizyon alıcıları ve monitörler, beyaz eşya, pamuklu kumaş ihracatında 10 milyar doları aşan fırsat bulunuyor.

ŞİLİ
STA İLE 4 MİLYAR KİŞİYE ULAŞMA ŞANSI

Güney Amerika’nın güneybatısında yer alan Şili, Atlantik ve Pasifik okyanusları arasında stratejik bir konuma sahip. 20 bin dolara ulaşan kişi başına yıllık geliri ile Güney Amerika’nın en önemli ekonomileri arasında bulunuyor.

Ticaretinin yüzde 90’ını serbest ticaret anlaşmaları (STA) üzerinden gerçekleştiren Şili ile Türkiye arasında da 2011’de STA imzalandı. Amerika kıtasında Türkiye’nin imzaladığı ilk STA olan bu anlaşma ile iki ülke ticaretinin yüzde 96’si gümrük vergilerinden muaf tutuldu.

Türkiye’nin Şili’ye ihracatına konu olan 7277 tarife kaleminde gümrük vergisi uygulanmıyor. Bu da toplam ihracatın yüzde 95’inde denk geliyor. Şili, imza attığı 60 STA düşünüldüğünde Türk ihracatçılar için 4 milyar kişiyi kapsayan dev bir pazara giriş anahtarı konumunda.

Tarımda çikolata mamülleri, zeytinyağı ve mayada; sanayi ürünlerinde ise demir çelik çubuklar, jeneratör ve oto yedek parçası alanlarında ihracat potansiyeli yüksek.

TÜRKMENİSTAN
İNŞAAT MALZEMELERİ İHRACATINDA PATLAMA

Dünyanın dördüncü büyük doğalgaz rezervlerine sahip Türkmenistan, 2030’da doğalgazda 250 milyar metreküp, ham petrolde 110 milyar metreküplük üretime hazırlanıyor. Tarım sektörünün yüzde 70’ini pamuk üretimi oluşturduğu Türkmenistan, Orta Asya’da Özbekistan’ın ardından ikinci büyük pamuk üreticisi konumunda.

Dünyada Türk müteahhitlerinin en çok iş aldıkları ülke olan Türkmenistan’da, havaalanı, olimpiyat köyü, köprüler, yol geçitleri, elektrik santralleri, liman, konut ve sanayi tesisleri inşa ediyor. Ülkenin bağımsızlığını ilan ettiği dönemden bugüne Türk şirketlerinin aldığı işlerin miktarı 40 milyar doları geçiyor.

Bu durum ülkeye inşaat malzemeleri ihracatını çok cazip kılıyor. Türkiye’nin yaklaşık 2 milyar dolarlık ihracatının neredeyse tamamını inşaat malzemeleri oluşturuyor. Gıdada ise bitkisel yağlar ve meyve suyu ihracatında potansiyel yüksek.

SUUDİ ARABİSTAN
30 MİLYAR DOLARLIK YENİ BİR KENT

Toplam ihracat ve kamu gelirlerinin yüzde 90’ının petrol ve ilgili sektörlerden oluşması nedeniyle Suudi Arabistan’ın ekonomik performansında petrol fiyatlarının önemli bir etkisi var. Ülke 1967’den beri dış ticaret fazlası veriyor.

Doğal kaynaklara bağımlılığı azaltma hedefleri doğrultusunda “Kral Abdullah Şehri” isimli yeni bir şehir oluşturma planı uygulanmaya başlandı. 30 milyar dolar harcanarak oluşturulacak bu şehrin bir sanayi şehri olması planlanıyor. Öte yandan franchising sistemi popülerliğini artırıyor.

Yerel bir çalışmaya göre, Suudi franchise sektörünün önümüzdeki 3 yıl içerisinde yıllık yüzde 10-12 büyümesi bekleniyor. Gıdada nohut, mercimek ve narenciyede ihracat potansiyeli yüksek. Sanayi ürünlerinde ise demir-çelik, mobilya, hazır giyim, beyaz eşya, ayakkabı ve dokuma halı ihracatında önemli fırsatlar var.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap