USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

CANLI ABD-İsrail-İran savaşında son durum: Savaşın 19. gününde neler yaşandı?

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının 19. gününde bölgede gerilim hızla tırmanıyor. İsrail saldırısında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin öldürülmesi sonrası Tahran yönetimi Tel Aviv’i çok başlıklı füzelerle hedef aldığını duyurdu.

Anadolu Ajansı
Anadolu Ajansı

Son Güncellenme:
ABD-İsrail-İran savaşında son durum: Savaşın 19. gününde neler yaşandı? CANLI

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları on dokuzuncu gününe girerken bölgede çatışmalar geniş bir alana yayılmış durumda.

İsrail saldırısında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin öldürülmesi gerilimi yeni bir aşamaya taşıdı. Tahran yönetimi, Laricani’nin ölümü sonrası Tel Aviv’i çok başlıklı füzelerle hedef aldığını duyururken, İsrail’de sirenler çaldı ve patlama sesleri duyuldu.

16:25 ABD-İsrail saldırısında ölen Laricani ve İranlı denizciler için Tahran'da cenaze töreni düzenlendi

16:25-ABD-İsrail saldırısında ölen Laricani ve İranlı denizciler için Tahran'da cenaze töreni düzenlendi

İsrail saldırısında hayatını kaybeden İran Ulusal Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Besic gücü komutanı Gulam Rıza Süleymani ve ABD saldırısında ölen İran Deniz Kuvvetleri'nde görevli 84 asker için başkent Tahran'da cenaze töreni yapıldı.

Tahran'daki İnkılap Meydanı'nda Laricani, Süleymani ve 84 asker için düzenlenen cenaze törenine binlerce İranlı katıldı.

Laricani, Süleymani ve askerlerin naaşlarının getirildiği meydana, ABD-İsrail saldırısında ölen eski lider Ali Hamaney'in yanı sıra Laricani ve Süleymani'nin fotoğrafları asıldı.

Cenaze törenine katılan İranlılar, sık sık ABD ve İsrail aleyhine sloganlar attı.

İsrail ordusu, dün yaptığı açıklamada Tahran'a düzenlenen saldırılarda Laricani ve Süleymani'yi hedef aldığını duyurmuştu.

Bu açıklamadan sonra Tahran yönetimi de Laricani ve Süleymani'nin hayatını kaybettiğini doğrulamıştı.

Öte yandan İran Donanması’na ait "IRIS Dena" adlı gemi, Hindistan’da katıldığı bir tatbikattan sonra silahsız halde İran’a dönerken 4 Martta ABD tarafından denizaltı torpido ateşlenerek batırılmıştı.

Bu saldırı sonrası Dena gemisinde bulunan 104 İran askeri hayatını kaybederken 32 asker yaralı olarak kurtulmuş 20 askerin ise cesedine ulaşılamamıştı.

16:05 Hindistan: Hürmüz Boğazı'ndan güvenli ve serbest geçiş en büyük önceliğimiz

16:05-Hindistan: Hürmüz Boğazı'ndan güvenli ve serbest geçiş en büyük önceliğimiz

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, ABD ve İsrail'in İran'a başlattığı saldırıların ardından gemi trafiğinin düştüğü Hürmüz Boğazı'ndan güvenli ve serbest geçişin sağlanmasının "en büyük öncelikleri" olduğunu bildirdi.

Modi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Sabah Halid el-Hamad el-Sabah ile telefonda görüştüğünü belirtti.

Görüşmede, Batı Asya'daki son gelişmeleri ele aldıklarını aktaran Modi, Hindistan'ın, "Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik saldırıları kınadığını" ifade etti.

Modi, "Hürmüz Boğazı'ndan güvenli ve serbest geçişin sağlanması en büyük önceliğimiz olmaya devam etmektedir." ifadesini kullandı.

Kuveyt'te Hindistan vatandaşlarına verilen destek için teşekkür eden Modi, bölgesel barış ve istikrar için diplomatik ilişkilerin sürdürülmesinin şart olduğu konusunda mutabık kaldıklarını sözlerine ekledi.

Küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı ortak saldırıların ardından sert şekilde düştü.

15:41 ABD Başkan Yardımcısı Vance'in İran'a yönelik saldırılar konusunda sessiz kalması dikkati çekiyor

15:41-ABD Başkan Yardımcısı Vance'in İran'a yönelik saldırılar konusunda sessiz kalması dikkati çekiyor

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın misillemeleri devam ederken, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in kamuoyu önündeki sessizliği dikkati çekiyor.

ABD'de Cumhuriyetçilerin önemli isimlerinden eski Kongre Üyesi Marjorie Taylor Greene, 2 Mart'ta verdiği demeçte, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları hakkında sosyal medyada doğrudan net bir değerlendirmede bulunmayan Vance'e ilişkin "JD Vance nerede?" ifadelerini kullandı.

Söz konusu demeçten sonra Vance, Fox News'e yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik adımlarını savunarak, bu durumun Afganistan ve Irak savaşlarından farklı olduğunu öne sürdü.

Seçim sürecinde ve öncesinde ABD’nin Orta Doğu’daki "bitmek bilmeyen savaşlara" dahil olmasına karşı çıkan Vance, İran’a yönelik saldırılarla ilgili kamuoyuna doğrudan açıklama yapmaktan kaçınıyor, söylemlerini ABD Başkanı Trump’a atıfla sınırlaması ise siyasi hesaplara ilişkin tartışmalara yol açtı.

Vance'in saldırılara ilişkin kamuoyu önünde "temkinli" bir dil kullanması, Başkan Yardımcısının kendi siyasi geleceğini korumaya yönelik bir tutum içinde olup olmadığı ya da Trump ile gerçek bir görüş ayrılığı yaşayıp yaşamadığı konusunda merak uyandırdı.

ABD basınında Vance'in İran'a yönelik saldırılara "karşı çıktığı" öne sürülürken, Beyaz Saray, Trump ile Vance arasında görüş ayrılığı olduğu yönündeki iddiaları redederek başkanın ulusal güvenlik ekibinden farklı görüşleri dinleyerek karar verdiğini vurguladı.

Trump ise, konuya ilişkin gazetecilere verdiği bir demeçte, "Vance, felsefi açıdan benden biraz farklıydı diyebilirim. Sanırım gitme konusunda o kadar hevesli değildi ama yine de oldukça hevesliydi." ifadelerini kullandı.

Vance'in İran'a yönelik saldırılar konusunda "temkinli" olduğu iddiası

Politico'nun iki üst düzey yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD'nin yurt dışındaki müdahalelerine uzun süredir mesafeli duran Vance'in, İran'a yönelik saldırı kararı öncesi söz konusu duruma da şüpheyle yaklaştığı öne sürüldü.

Haberde, ismini belirtmek istemeyen bir Beyaz Saray yetkilisinin, Vance'in İran'a yönelik saldırılara "şüpheyle yaklaştığını", "karşı çıktığını" ve söz konusu saldırıların "başarılı olacağından endişe duyduğunu" belirttiği aktarıldı.

Vance'in geçmişte de ABD'nin askeri müdahalelerine yönelik eleştirel bir tutum sergilediği vurgulanan haberde, diğer yetkilinin ise "Onun görevi, başkana ve yönetime olabileceklerin tüm yönlerini farklı açılardan sunmak ve o da bunu yapıyor." ifadelerini kullandığı kaydedildi.

Haberde ayrıca, ABD’nin Husiler’e yönelik saldırıları sırasında, 2025’te Vance’in diğer yönetim yetkilileriyle yaptığı ve gizli olduğu düşünülen bir Signal yazışmasında bu hamleyi "hata" olarak değerlendirdiği hatırlatıldı.

Vance, İran'a yönelik saldırılar konusunda ne söyledi?

Forbes'un haberine göre, Vance, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin kamuoyuna doğrudan kapsamlı değerlendirmelerde bulunmazken, soruları yanıtladığında ise genellikle Trump'a atıfta bulundu.

Vance'in sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları ise hayatını kaybeden ABD askerlerine ilişkin anma mesajları ve televizyon röportajlarından kesitlerle sınırlı kaldı.

İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağı yönündeki görüşlerini uzun süredir dile getiren Vance, savaşın gidişatına ilişkin sorulara doğrudan yanıt vermekten kaçındı.

Vance, başkanın ekibiyle yapılan değerlendirmelerin kamuoyu önünde tartışılmasının doğru olmadığını ifade etti.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki bir kız ilkokuluna yönelik saldırısına ilişkin açıklamasında ise Vance, "Soruşturmaya ihtiyacımız var, değil mi? Orada ne olduğunu tam olarak anladığımızı sanmıyorum. Başkan, konuyu tam olarak soruşturmak istediğini açıkça belirtti, biz de bunu yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

Başkan Yardımcısının sözcüsü ise, Vance'in, İran'la ilgili konularda kamuoyu önünde sessiz kaldığına ilişkin iddiaların "yanlış" olduğunu belirtti.

Vance'in Dover Hava Üssü'nde düzenlenen iki törene katıldığını ve operasyonun başlamasının ardından ulusal kanallarda canlı yayına çıktığını savunan sözcü, aynı zamanda Başkan Yardımcısının basın mensuplarıyla bir araya geldiğini ve ABD askerlerinin fedakarlıklarına değindiği konuşmalar yaptığını vurgulandı.

Vance, savaşmadığı için Trump'ı desteklemişti

ABD'nin İran'a müdahalesine karşı olduğunu uzun süredir dile getiren Vance, Trump'ın "Önce Amerika" yaklaşımı doğrultusunda müdahale karşıtı bir duruş sergiledi.

Wall Street Journal'da (WSJ) 2023'te yayımlanan "Trump'ın En İyi Dış Politikası: Savaş Çıkarmamak" başlıklı makalesinde Vance, "2024'te Trump'a destek veriyorum çünkü ABD'lileri pervasızca yurt dışında savaşmaya göndermeyeceğini biliyorum." ifadesini kullanmıştı.

Ayrıca, 2024 başkanlık kampanyası sırasında Vance, podcast sunucusu Tim Dillon'a, "Çıkarlarımız, bence kesinlikle İran'la savaşa girmemek, değil mi? Bu, kaynakların büyük ölçüde başka yöne çekilmesi anlamına gelir. Ülkemiz için çok büyük bir mali yük olur." demişti.

Vance, 2025'te İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırılar başlatılmadan önce yaptığı açıklamada da İran'a saldırmanın "herkes için çok kötü olacağını" ve "istenen bir durum olmadığını" ancak bunun İran'ın nükleer silah edinmesinden daha iyi olduğunu kaydetmişti.

İran savaşı Vance'in siyasi geleceğini etkileyebilir

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının, Vance’in 2028’deki siyasi geleceği üzerinde de etkili olabileceği düşünülüyor.

ABD basınında yer alan haberlere göre uzmanlar, söz konusu saldırıların kamuoyu yoklamalarında yeterli destek görmediğini ve Trump’ın tabanında görüş ayrılıklarına yol açtığını belirtiyor, bu nedenle Vance’in 2028 başkanlık hedefini korumak amacıyla sürece mesafeli durmaya çalıştığı değerlendiriliyor.

İran’a yönelik saldırılar, Vance’i müdahale karşıtı görüşleri ile Trump’a verdiği destek arasında denge kurmak zorunda bırakırken, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun görünürlüğünü de artırdı.

2028 başkanlık seçimleri için öne çıkan isimlerden biri olarak değerlendirilen Rubio, saldırıları 28 Şubat'ta Mar-a-Lago'da Trump ile birlikte yakından takip ederken, Vance ve diğer üst düzey yetkililer toplantıya Washington'dan katıldı.

Öte yandan, Rubio ve Vance'in 2028'de aday olacaklarına ilişkin henüz bir açıklama yapmadığı, ancak Trump'ın son haftalarda yakın çevresine kimi tercih ettiklerini sorarak nabız yokladığı öne sürülüyor.

Söz konusu gelişmeler, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının, kamuoyundaki tartışmalar ve siyasi dengeler çerçevesinde Vance'in 2028 başkanlık hedefi ile yönetim içindeki konumunu etkileyebileceğine işaret ediyor.

Kent'in istifası yönetim içindeki görüş ayrılıklarını gün yüzüne çıkardı.

ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent'in, 17 Mart'ta ülkesinin İran'a saldırılarını "vicdanen destekleyemeyeceğini" belirterek istifasını açıklaması, yönetim içindeki görüş ayrılıklarını görünür hale getirdi.

The Washington Post'un konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Kent, ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard ve Başkan Yardımcısı JD Vance ile Beyaz Saray'da bir araya geldi.

Üçlünün söz konusu görüşmesi, daha ılımlı bir dış politikaya sahip olmaları nedeniyle kamuoyunda dikkati çekti.

Görüşmede Kent, istifa mektubunu doğrudan Vance'e sundu ancak Vance, Kent'i istifadan vazgeçirmeye çalıştı.

İsmini açıklamak istemeyen yetkililer, Vance'in Kent'e nihai kararını vermeden önce Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü ve ABD Başkanı ile görüşmesini tavsiye ettiğini aktardı.

Vance'in sözcüsü ise başkan yardımcısının, ulusal güvenlik ekibinin uyum içinde hareket etmesi, karşılıklı güvenin korunması ve iç değerlendirmelerin medyaya yansıtılmaması gerektiğine büyük önem verdiğini ifade etti.

15:13 BAE: İran'dan bugün 13 balistik füze ve 27 silahlı insansız hava aracıyla saldırı düzenlendi

15:13-BAE: İran'dan bugün 13 balistik füze ve 27 silahlı insansız hava aracıyla saldırı düzenlendi

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığı, İran'dan atılan 13 balistik füze ve 27 silahlı insansız hava aracına (SİHA) müdahale edildiğini açıkladı.

Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, saldırılara ilişkin bilgi verildi.

Açıklamada, bugün İran kaynaklı 13 balistik füze ve 27 SİHA'ya BAE hava savunma sistemleri tarafından müdahale edildiği kaydedildi.

Ayrıca, İran'ın başlattığı saldırılar kapsamında şimdiye kadar BAE hava savunma sistemlerinin, 327 balistik füze, 15 seyir füzesi ve 1699 insansız hava aracını etkisiz hale getirdiği kaydedildi.

İran saldırılarında toplamda 2 BAE askeri ile Pakistan, Nepal, Bangladeş ve Filistin uyruklu 6 sivilin hayatını kaybettiği belirtilen açıklamada, 158 kişinin ise hafif, orta ve ağır şekilde yaralandığı duyuruldu.

Bakanlığın her türlü tehdide karşı teyakkuzda olduğu ve ülke güvenliği ile egemenliğini korumak için kararlılıkla önlemler aldığı vurgulandı.

14:55 Trump, Hürmüz Boğazı'nı ele geçirmeleri halinde "müttefiklerinin harekete geçeceğini" savundu

14:55-Trump, Hürmüz Boğazı'nı ele geçirmeleri halinde "müttefiklerinin harekete geçeceğini" savundu

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ellerine geçirmeleri ve burayı kullanan ülkelere vermeleri halinde "tepkisiz müttefiklerinin hızla harekete geçeceğini" iddia etti.

Trump, sosyal medya hesabından, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırıların ardından gemi trafiği sert şekilde düşen Hürmüz Boğazı'na ilişkin paylaşım yaptı.

"İran Terör Devleti'nden geriye kalanı bitirdiği" ve Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü, "burayı kullanan ülkelere verdiği" bir senaryoyu değerlendiren Trump, "Bu, tepkisiz 'müttefiklerimizden' bazılarını hızla harekete geçirirdi." ifadesini kullandı.

Trump, ABD'nin ise Hürmüz Boğazı'nı kullanmadığını vurguladı.

14:45 İran ordusu: Önümüzdeki savaş günlerinde daha modern silahlar kullanacağız

14:45-İran ordusu: Önümüzdeki savaş günlerinde daha modern silahlar kullanacağız

İran Ordu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, ilerleyen günlerde ABD-İsrail hedeflerine karşı daha modern silahlar kullanacaklarını söyledi.

Ekreminiya, devlet televizyonunda katıldığı bir programda konuştu.

ABD-İsrail'in ülkesine açtığı savaş sonrası İran'ın karşılık vermesiyle "ABD'nin varlığına dayalı bölgesel düzenin çöktüğünü "söyleyen Ekreminiya, şunları kaydetti:

"Çünkü bu düzenin altyapısının çoğu yok edildi ve Amerikalılar buralardaki varlıklarını bile koruyamadılar. Arap ülkeleri de bunu anladı ve Allah'ın izniyle, savaştan sonra elbette Amerika'nın varlığı olmadan yeni bir bölgesel düzen kuracağız."

Tuğgeneral Ekreminiya, "saldırılara karşılık vermeye devam edeceklerini ve şehitlerin intikamını alacaklarını" belirterek, "Önümüzdeki savaş günlerinde daha modern silahlar kullanacağız." ifadelerini kullandı.

 

14:38 İran Kızılayı: ABD-İsrail, Fars eyaletinde yaralıları taşıyan bir ambulansı hedef aldı

14:38-İran Kızılayı: ABD-İsrail, Fars eyaletinde yaralıları taşıyan bir ambulansı hedef aldı

İran Kızılayı, ABD-İsrail'in Fars eyaletini düzenlediği saldırıda yaralıları taşıyan bir ambulansın doğrudan hedef alındığını duyurdu.

İran Kızılayı tarafından yapılan açıklamada, "ABD ve İsrail rejimleri tarafından Fars eyaletinin Lar bölgesinde İran Kızılayı'na ait bir ambulansa hava saldırısı düzenlendi." denildi.

Ambulansın yaralıları taşıdığı sırada hedef alındığı belirtilirken, yayınlanan görüntülerde saldırı sonucunda ambulansın tamamen yandığı ve kullanılamaz hale geldiği görüldü.

İran Kızılayı Başkanı Pir Hüseyin Kulivend yaptığı açıklamada, ambulansa yapılan saldırıdan duyduğu derin üzüntü ve endişeyi dile getirerek, bu eylemi insan haklarının ve uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak nitelendirdi.

İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacirani 10 Mart'ta yaptığı açıklamada, ABD-İsrail'in saldırılarında 52 sağlık merkezi, 29 tedavi ünitesi, 19 acil servis ünitesi ve 16 ambulansın hedef alındığını aktarmıştı. Muhacirani, 4 ambulans ile bir acil durum helikopterinin tamamen kullanılamaz hale getirildiğini de belirtmişti.

14:30 İran: Ateşkesi kabul etmiyoruz, savaşı kalıcı sonlandıracak ve İran'a tazminat önerecek teklifi dinleriz

14:30-İran: Ateşkesi kabul etmiyoruz, savaşı kalıcı sonlandıracak ve İran'a tazminat önerecek teklifi dinleriz

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ülkesinin ABD-İsrail ile savaşta geri adım atmayacağını belirterek, "Ateşkesi kabul etmiyoruz. Ancak savaşı kalıcı olarak bitirecek ve İran’ın zararlarını karşılayacak bir öneri olursa dinleriz." dedi.

Al Jazeera’ya konuşan Erakçi, İran’ın siyasi sisteminin güçlü olduğunu ve üst düzey isimlerin kaybının ülkeyi sarsmayacağını söyledi. Erakçi, İran’da kurumların kişilere bağlı olmadığını vurgulayarak, en üst düzey liderin bile kaybı durumunda sistemin işlemeye devam edeceğini kaydetti.

Ülkesinin savaşı başlatmadığını ve yalnızca ABD-İsrail saldırılarına karşılık verdiklerini ifade eden Erakçi, şunları söyledi:

"ABD bize saldırdığında, füzelerimiz ve insansız hava araçlarımız ABD topraklarına ulaşamıyor. Bu nedenle bölgede bulunan Amerikan üslerini vurmak zorundayız. Ne yazık ki bu varlıklar bölgeye dağılmış durumda ve ne yazık ki dost ülkelerimizin topraklarında bulunuyorlar.

Dünyanın İran'daki yerleşim bölgelerine yapılan saldırılardan bahsetmemesine gerçekten şaşırdım. Ancak komşu ülkelerdeki sivil hedefleri hedef almadığımızı güvenle söyleyebilirim. Elbette, bazı durumlarda istenmeyen sonuçlar ortaya çıkmış olabilir ancak bu bizim niyetimiz değildi."

İranlı Bakan, ülkesinin savaşta geri adım atmayacağına da dikkati çekerek "Amerikalılar bu savaşa İsrail tarafından sürüklendi ve bence kendileri bile nihai hedeflerinin ne olduğunu bilmiyorlar. Her gün farklı bir şeyden bahsediyorlar. Bütün bunlar bir yanlış hesaplamaya dayanıyordu ve şimdi bu hata yüzünden kendilerini zor bir duruma soktukları sonucuna vardılar." görüşünü dile getirdi.

Erakçi, şöyle devam etti:

"Bizden koşulsuz teslimiyet isteyenler şimdi Hürmüz Boğazı'nın açılması için rakiplerinden yardım istemek zorunda kalıyorlar. Bence bu savaşı başlatan Amerika Birleşik Devletleri'dir ve hata yaptığını kabul edip saldırganlığına son vermelidir.

Biz ateşkes aramıyoruz çünkü bu senaryonun bir süre sonra tekrarlanmasını istemiyoruz ancak savaşın tamamen ve kalıcı olarak sona ermesini istiyoruz."

"Ateşkesi kabul etmiyoruz, tazminat ve savaşın kalıcı sonlanmasına açığız"

Detay vermeden bazı ülkelerin ateşkesin sağlanması konusunda çaba gösterdiğini aktaran Bakan Erakçi, onlara teşekkür etti.

Erakçi, "Ateşkesi kabul etmiyoruz. Ancak savaşı kalıcı olarak bitirecek ve İran’ın zararlarını karşılayacak bir öneri olursa dinleriz." dedi.

İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney'in yaralandığı yönündeki haberlerle ilgili soruya Erakçi, lider sadece yüzeysel yaralar almış, sağlığı mükemmel durumda ve durumu kontrol altında." cevabını verdi.

Hürmüz Boğazı'nın ABD-İsrail ile bağlantılı gemilerin geçişine açılmayacağını da yineleyen Erakçi, savaş sonrasında Boğaz'ın iki yakasındaki ülkelerin dahil olduğu bir protokol oluşturulabileceğini sözlerine ekledi.

14:01 İran basını: Güney Pars ve Aseluyeh'deki petrol tesisleri ABD-İsrail saldırılarında hedef alındı

14:01-İran basını: Güney Pars ve Aseluyeh'deki petrol tesisleri ABD-İsrail saldırılarında hedef alındı

İran basını, Güney Pars ile Aseluyeh'deki petrol tesislerinin bir kısmının ABD-İsrail saldırılarında hedef alındığını bildirdi.

İran yargısına bağlı Mizan Haber Ajansı'nın haberinde, "Bir saat önce Güney Pars ve Aseluyeh petrol endüstrisi tesislerinin bir kısmı Siyonist-Amerikan düşmanlar tarafından hedef alındı." ifadelerine yer verildi.

Yetkililerden henüz açıklama gelmezken, haberde saldırıya ilişkin detay verilmedi. 

13:42 İsrail Savunma Bakanı Katz, İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatib'in düzenlenen saldırıda öldüğünü iddia etti

13:42-İsrail Savunma Bakanı Katz, İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatib'in düzenlenen saldırıda öldüğünü iddia etti

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatib'in İsrail ordusunun gece düzenlediği hava saldırısında öldüğünü ileri sürdü.

İsrail Savunma Bakanı Katz, askeri komuta kademesiyle yaptığı değerlendirme toplantısında İran ve Lübnan'a düzenledikleri saldırılara ilişkin konuştu.

İran İstihbarat Bakanı Hatib’in gece saatlerinde düzenlenen hava saldırsında öldüğünü ileri süren Bakan Katz, Başbakan Binyamin Netanyahu ile birlikte İsrail ordusuna İranlı üst düzey yetkililerinden herhangi birini ek onaya gerek kalmadan hedef alma yetkisi verdiklerini söyledi.

İran'da kimsenin dokunulmazlığı olmadığı tehdidini savuran Katz, bugün Lübnan ve İran'a düzenleyecekleri saldırılarda "savaşı tırmandıracak önemli sürprizleri olduğunu" savundu.

İsrail ordusunun gece saatlerinde başkent Tahran'a düzenlediği hava saldırısında İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatib'i hedef aldığı ileri sürülmüştü.

12:18 WSJ: Rusya, İran ile uydu görüntüleri ve İHA teknolojisi paylaşıyor

12:18-WSJ: Rusya, İran ile uydu görüntüleri ve İHA teknolojisi paylaşıyor

Rusya'nın İran'ın ABD güçlerini hedef almasına destek amacıyla Tahran yönetimine uydu görüntüleri ve gelişmiş insansız hava aracı (İHA) teknolojisi sağladığı iddia edildi.

Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre Rusya, İran'la istihbarat paylaşımı ve askeri işbirliğini genişletiyor.

Buna göre Rusya, İran'ın saldırı kapasitesini artırmak amacıyla uydu görüntüleri ve gelişmiş İHA teknolojisi sağlıyor.

Kaynaklar, Rusya'nın "Shahed" türü İran yapımı İHA'lara ait kritik parçaları da İran'a sağladığını ifade etti. Böylece İran'ın iletişim, seyir ve hedefleme kapasitesinin artırılması hedefleniyor.

Ayrıca Rusya'nın Ukrayna'da elde ettiği saha tecrübesini İran ile paylaştığı ifade edildi. Üst düzey bir Avrupalı istihbarat yetkilisi, Rusya'nın operasyonlarda kaç adet insansız hava aracının kullanılması ve bunların hangi irtifadan vuruş yapılacağı konusunda İran'a taktiksel bilgi sağlandığını iddia etti. Ayrıca, Rusya'nın İran'a Orta Doğu'daki ABD askeri güçlerinin konumlarına ilişkin istihbarat sağladığı ileri sürüldü.

İki ülke arasındaki işbirliğinin son dönemde daha da derinleştiği, Rusya'nın İran'a doğrudan uydu görüntüleri sağladığı savunuldu. Rusya'nın sağladığı bu istihbarat akışının İran'ın bölgedeki ABD radar sistemlerine yönelik son saldırılarında belirleyici rol oynadığı düşünülüyor.

İran'ın füze saldırıları öncesinde İHA'ları kullanarak radar sistemlerini devre dışı bırakmaya dayalı stratejisinin Rusya'nın Ukrayna'da uyguladığı yöntemlerle büyük benzerlik taşıdığı belirtildi. Bu taktikle birlikte İran'ın ABD ve Körfez ülkelerine ait askeri hedeflere yönelik saldırılarının başarı oranının arttığı kaydedildi.

Rusya'nın bu hamlelerle İran'ın ABD ve İsrail karşısındaki direncini artırmayı amaçladığı, bu çatışma ortamının Rusya'ya askeri ve ekonomik açıdan avantaj sağladığı ve Moskova yönetiminin bu durumu sürdürmek istediği ifade edildi.

11:29 ABD Dışişleri Bakanı Rubio, BAE Dışişleri Bakanı Al Nahyan ile telefonda görüştü

11:29-ABD Dışişleri Bakanı Rubio, BAE Dışişleri Bakanı Al Nahyan ile telefonda görüştü

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ile Orta Doğu'daki son gelişmeleri telefonda görüştü.

ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Rubio, Al Nahyan ile telefon görüşmesinde İran'ın BAE’ye yönelik saldırılarında hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi.

Orta Doğu'daki son gelişmelerin değerlendirildiği görüşmede Rubio, ülkesinin BAE'nin güvenliğine bağlılığını yineledi.

11:01 AB liderleri Orta Doğu'daki gelişmeleri ve ekonomik etkilerini görüşecek

11:01-AB liderleri Orta Doğu'daki gelişmeleri ve ekonomik etkilerini görüşecek

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin liderleri, Orta Doğu'da artan gerilim, İran'a yönelik saldırılar ve bunların enerji fiyatları ile enerji güvenliği üzerindeki etkilerini ele alacak.

Belçika'nın başkenti Brüksel'de 19 Mart'ta AB üyesi 27 ülkenin devlet veya hükümet başkanlarının katılımıyla AB Liderler Zirvesi yapılacak.

Orta Doğu'da gerilimi azaltma çağrısı bekleniyor

Zirvenin ana gündem maddesini Orta Doğu'daki son gelişmelerin oluşturması öngörülüyor.

Liderlerin ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin tutumlarını koordine etmesi, saldırıların etkisinin en aza indirgenmesi için ne çaba sarf edileceğinin görüşülmesi bekleniyor.

AB liderlerinin, İran ve bölgedeki gelişmelerin enerji fiyatları ve güvenliği açısından AB üzerindeki etkilerini de masaya yatırmaları beklenirken, gerilimin düşürülmesi çağrılarının yoğun olacağı düşünülüyor.

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları bağlamında Lübnan hükümetine destek mesajı vermesi beklenen liderlerin, aynı zamanda Gazze ve Batı Şeria'daki gelişmeleri de ele alması öngörülüyor.

Hürmüz Boğazı'nın açık tutulmasının öneminin BM Genel Sekreteri Guterres ile ele alınması beklenen zirvede, bu çerçevede Karadeniz Tahıl Girişimi'ne benzer bir çözümün mümkün olup olmadığının görüşülmesi bekleniyor.

Zirvede, Guterres ile birlikte çok taraflılığın öneminin vurgulanması öngörülürken, uluslararası hukuk üzerindeki baskının da gündeme geleceği düşünülüyor.

"Avro Zirvesi"nde ekonomik durum ele alınacak

Liderler, "Avro Zirvesi"nde ise Avro Bölgesi ekonomisinin durumunu ele alması, bu kapsamda ekonomik ve parasal birlik, avronun uluslararası rolü, tasarruf ve yatırım birliği ile dijital avro gibi konularda ilerlemenin değerlendirilmesi öngörülüyor.

Mevcut küresel ortamda Avrupa'nın rekabet gücünün, dayanıklılığının ve stratejik özerkliğinin artırılmasının da ele alınacağı zirvede, tek pazarın derinleştirilmesi ve entegrasyonunun güçlendirilmesi, kuralların sadeleştirilmesi ve idari yüklerin azaltılması, uygun fiyatlı enerji sağlanması ve enerji dönüşümünün gerçekleştirilmesi, Avrupa’nın sanayi yenilenmesi ve inovasyonunun teşvik edilmesi, bağımlılıkların azaltılması ile yatırımların harekete geçirilmesi gibi başlıkların ele alınması bekleniyor.

Liderlerin aynı zamanda zirve kapsamında gelecekteki bütçe, güvenlik, savunma ve göç konularını da görüşmesi planlanıyor.

10:35 İran'ın BAE'deki hava üssüne yönelik saldırısında Avustralya'ya ait tesisler zarar gördü

10:35-İran'ın BAE'deki hava üssüne yönelik saldırısında Avustralya'ya ait tesisler zarar gördü

İran'ın Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Al Minhad Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıda Avustralya'ya ait bazı tesislerin hasar gördüğü bildirildi.

ABC News'ün haberine göre, Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, İran'a ait bir mühimmatın BAE'deki Al Minhad Hava Üssü'ne yakın bir noktaya isabet ettiğini açıkladı.

Mühimmatın isabet etmesinin ardından çıkan yangında, Avustralya ordusunca kullanılan konaklama alanı ve sağlık tesisinde hasar oluştuğunu belirten Albanese, "Hiçbir Avustralya personeli yaralanmadı ve herkes şu an için güvende." ifadesini kullandı.

İngiliz ve sınırlı sayıda ABD personelinin konuşlu olduğu Al Minhad Hava Üssü'nde 100'den fazla Avustralya askeri bulunuyor.

Üs, Avustralya tarafından Orta Doğu'daki başlıca askeri, lojistik, gözetleme ve eğitim merkezi olarak kullanılıyor.

09:34 İran'dan İsrail'e atılan füzeler Batı Şeria semalarında görüntülendi

09:34-İran'dan İsrail'e atılan füzeler Batı Şeria semalarında görüntülendi

İran'dan İsrail'e atılan füzeler, işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinin semalarında görüntülendi. İran atılan füzeler havada küçük bombalara ayrılıyor. Saldırı sonrası İsrail hava savunma sistemi devreye girerek füzeleri etkisiz hale getirmeye çalıştı.

09:19 İran’dan ateşlenen füzeler nedeniyle İsrail'de sirenler çaldı

09:19-İran’dan ateşlenen füzeler nedeniyle İsrail'de sirenler çaldı

İran’dan ateşlenen füzeler nedeniyle İsrail'in bazı kentlerinde sirenler devreye girdi.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran’dan füzelerin ateşlendiği ve hava savunma sistemlerinin İran füzelerini önlemeye çalıştığı belirtildi.

İsrail’in Aşdod (Askalan), Herzliya gibi Tel Aviv’in güneyindeki kentleri ile işgal altındaki Doğu Kudüs'te İran füzeleri nedeniyle sirenler çaldı.

İsrail’in Kanal 12 televizyonu, füzelerin hava savunma sistemleri tarafından önlendiğini ileri sürerek yaralanma bilgisinin bulunmadığını aktardı.

09:14 Azerbaycan, İran'a yeniden insani yardım gönderdi

09:14-Azerbaycan, İran'a yeniden insani yardım gönderdi

Azerbaycan, İran'a yeniden gıda ve ilaç malzemelerinden oluşan insani yardım gönderdi.

Azerbaycan Devlet Haber Ajansından (AZERTAC) yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in talimatı doğrultusunda, İran'a insani yardım gönderildi.

İnsani yardımın toplam hacmi 82 ton oldu. Yardım kapsamında 76 ton gıda ve erzak, 4 ton ilaç ile 2 ton tıbbi malzeme yer aldı.

İnsani yardım malzemeleri 5 TIR ile sevk edildi.

Nevruz Bayramı dolayısıyla yardım konvoyuna bayramlık hediyelerle çeşitli Nevruz ürünleri de eklendi.

Azerbaycan daha önce de İran'a gıda ve ilaç yardımında bulunmuştu.

08:31 CENTCOM: Hürmüz Boğazı yakınlarındaki kıyılarda İran'a ait füze üslerine saldırı düzenlendi

08:31-CENTCOM: Hürmüz Boğazı yakınlarındaki kıyılarda İran'a ait füze üslerine saldırı düzenlendi

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı yakınlarındaki kıyılarda yer alan İran'a ait füze üslerine hava saldırısı düzenlendiğini bildirdi.

CENTCOM'un ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, Hürmüz Boğazı yakınlarındaki kıyılarda, İran'a ait füze üslerine ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, ABD güçlerinin Hürmüz Boğazı yakınlarındaki İran kıyı şeridinde bulunan İran'a ait füze üslerine "çok sayıda derin delici mühimmatla" saldırı düzenlendiği belirtilerek, bu üslerdeki İran menşeli gemi savar seyir füzelerinin, boğazdaki uluslararası deniz taşımacılığı için bir "tehdit" oluşturduğu savunuldu.

07:05 WP: İsrail, İran'ın "kırılmadığı" ve "sonuna kadar savaşmaya hazır olduğu" görüşünde

07:05-WP: İsrail, İran'ın "kırılmadığı" ve "sonuna kadar savaşmaya hazır olduğu" görüşünde

ABD Dışişleri Bakanlığına gönderilen diplomatik yazışmada, İsrail'in Tahran yönetiminin "kırılmadığı" ve "sonuna kadar savaşmaya hazır" olduğu değerlendirmesi yer aldı.

Washington Post gazetesi (WP), 13 Mart Cuma günü ABD'nin İsrail'deki Büyükelçiliği tarafından dolaşıma sokulan ve ABD Dışişleri Bakanlığına gönderilen diplomatik yazışmayı görüntüledi.

Buna göre diplomatik yazışmada, eski İran lideri Ali Hamaney'in saldırılarda hayatını kaybetmesine ve ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına rağmen Tahran yönetiminin "kırılmadığı" ve "sonuna kadar savaşmaya hazır" olduğu yönündeki İsrail değerlendirmesi yer aldı.

Yazışmada, İsrailli yetkililerin İran'da ayaklanma çıkmasını umduklarını ve böyle bir durumda ABD'nin protestoculara destek vermeye hazır olması gerektiğini ifade ettikleri kaydedildi.

Protestocuların sokaklara dökülmesi halinde "katledileceği" iddia edilen yazışmada bunun nedeninin İran Devrim Muhafızları Ordusunun "üstünlüğü elinde bulundurmasından" kaynaklandığı belirtildi.

Söz konusu diplomatik yazışmanın, 11-12 Mart tarihlerinde ABD'li yetkililer ile İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi, Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı üst düzey yetkilileri arasında yapılan son görüşmeleri özetlediği öne sürülüyor.

06:01 ABD'li Senatör Sanders, ABD'nin İran'a saldırılarının maliyetini eleştirdi

06:01-ABD'li Senatör Sanders, ABD'nin İran'a saldırılarının maliyetini eleştirdi

ABD'li Senatör Bernie Sanders, ABD'nin İran'a saldırılarının maliyetinin 22,8 milyar dolar olduğunu belirterek, bu paranın kamu hizmetleri için kullanılması gerektiği mesajını verdi.

Sanders, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ABD'nin İran'a saldırılarının maliyetine ilişkin paylaşım yaptı.

Söz konusu saldırıların ABD'ye maliyetinin 22,8 milyar dolar olduğunu belirten Sanders, bu paranın kamu hizmetleri için kullanılabileceği mesajını verdi.

Sanders, söz konusu paranın gıda programlarının fonlanması ve öğrenim kredilerinin hafifletilmesi için kullanılabileceğini belirterek, "Bu parayla, 6,8 milyon çocuğa sağlık hizmeti verebilir, 2,6 milyon sosyal konut inşa edebilir ve 240 bin öğretmen istihdam edebilirdik." ifadesini kullandı.

04:01 İran ordusu: Laricani'nin intikamı için Tel Aviv'e füzelerle saldırı düzenledik

04:01-İran ordusu: Laricani'nin intikamı için Tel Aviv'e füzelerle saldırı düzenledik

İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail saldırısında ölen Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin intikamı amacıyla İsrail'in başkenti Tel Aviv'e çok başlıklı füzelerle saldırı düzenlediğini duyurdu.

Fars Haber Ajansı, İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından "Gerçek Vaat-4" operasyonlarının 61. dalgasına ilişkin yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.

Açıklamada, Laricani'nin intikamı için çok başlıklı Hürremşeken-4, Kadir, Emad ve Hayberşeken füzeleriyle Tel Aviv'in hedef alındığı belirtildi.

Bu açıklamadan önce, İsrail basını, İran'ın düzenlediği çok başlıklı füze saldırısı nedeniyle Tel Aviv yakınlarındaki Ramat Gan'da 2 kişinin öldüğünü duyurmuştu.

02:44 İsrail basını: İran'ın füze saldırısı nedeniyle Tel Aviv yakınlarındaki Ramat Gan'da 2 kişi öldü

02:44-İsrail basını: İran'ın füze saldırısı nedeniyle Tel Aviv yakınlarındaki Ramat Gan'da 2 kişi öldü

İsrail basını, İran'ın düzenlediği füze saldırısı nedeniyle Tel Aviv yakınlarındaki Ramat Gan'da 2 kişinin öldüğünü bildirdi.

İsrail'in Kanal 12 televizyonu, füzelerin önlenmesi esnasında ortaya çıkan şarapnel parçaları dahil 20 yere düşüş kaydedildiğini aktardı.

İran'ın kullandığı çok başlıklı füze nedeniyle Tel Aviv'de bir tren istasyonu, Ramat Gan bölgesindeki bir binada ve Ultra-Ortodoks Yahudilerin yaşadığı Bnei Barak bölgesi başta olmak üzere birçok noktada hasar oluştuğu aktarıldı.

Ramat Gan'da 2 kişinin saldırıda öldüğü bildirilirken, İsrailli gönüllülerden oluşan acil yardım örgütü "United Hatzalah" basındaki bu bilgiyi doğruladı ve 2 kişinin de yaralandığını duyurdu.

İsrailli devlet televizyonu KAN, Tel Aviv'deki istasyonun hasar görmesi üzerine tren seferlerinin geçici olarak durdurulduğunu kaydetti.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, arama kurtarma ekiplerinin füze ve şarapnel düşme ihbarlarının alındığı bölgelerde arama kurtarma çalışmalarına katıldığı ifade edildi.

Etiketler
Canlı Yayın
0
EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL