Rotasını kimya, sağlık, dayanıklı tüketim ve gıda sektörlerine çeviren Bacacı Yatırım Holding, ihracatta hedef büyüttü. Dokuz farklı sektörde faaliyet gösteren Bacacı Yatırım Holding, 2025 yılında Zade Yağları ile Zade Vital markalarını bünyesine dahil ederek gıda ve besin takviyeleri alanlarına adım attı ve üretim ve ihracat tarafında önemli bir hamle yaptı. 2025 yılında ihracat yaptığı ülke sayısını 35’e çıkartan şirket, 2026 yılı için 100 milyon dolarlık ihracat hedefi koydu.
Hedeflerinin, Bacacı Yatırım Holding’i küresel ölçekte tanınan bir yatırım ve üretim markasına dönüştürmek olduğunu söyleyen Bacacı Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Cem Cansu, “2025 yılını yüzde 73 büyüme ile yaklaşık 1 milyar dolar konsolide ciro seviyesinde tamamladık. 2026 yılında, normal koşullar altında ihracatımızın 100 milyon dolar olmasını bekliyoruz. Yatırım yaklaşımımızın odağında bu yıl gıda, sağlık, kimya ve dayanıklı tüketim alanları bulunuyor” dedi.
Çift haneli büyüme hedefi
2025 yılını güçlü bir büyüme performansı ile tamamladıklarını belirten Cansu, küresel ölçekte daha görünür bir oyuncu haline gelmeyi amaçladıklarını aktardı. 2026 yılında tüm sektörlerde dolar bazında çift haneli büyüme öngördüklerini belirten Cansu sözlerine şu şekilde devam etti: “Yeni katılımların görece düşük bazları da dikkate alındığında, Bacacı Yatırım Holding olarak mevcut işlerimizde dolar bazında yüzde 30’un üzerinde bir büyüme bekliyoruz. Ancak emtia ile temas eden ve aynı zamanda yatırımcı kimliği taşıyan bir holding olarak büyümeyi yalnızca rakamlarla ifade etmenin günümüz dünyasında her zaman yeterli bir gösterge olmadığını düşünüyoruz. Ciro ve ölçek elbette önemli; ancak biz insan kaynağı, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarındaki gelişimi de en az finansal büyüme kadar önemsiyoruz.”
Coğrafi çeşitlilik gerekli
Bugün küresel ölçekte rekabet edebilmenin yalnızca üretim kapasitesiyle değil; coğrafi çeşitlilik, finansal esneklik ve güçlü bir tedarik ağıyla mümkün olduğunu vurgulayan Cem Cansu, Bacacı Yatırım Holding olarak büyüme stratejilerini bu anlayışla şekillendirdiklerini belirterek şu bilgileri verdi: “Gelir yapımızı çeşitlendirmek, farklı para birimlerinde denge oluşturmak ve tedarik zincirimizi daha dayanıklı hale getirmek açısından baktığımızda, farklı coğrafyalarda varlık göstermek kritik önem taşıyor. Aynı zamanda uluslararası pazarlarda marka bilinirliği kazanmak ve farklı yatırımcı profilleriyle temas etmek de uzun vadeli hedeflerimiz arasında. Bu çerçevede Avrupa pazarında üretim, dağıtım ve lojistik altyapımızı güçlendirecek fırsatları değerlendiriyoruz. ABD ise stratejik önceliklerimiz arasında yer alıyor. Organik büyümeden stratejik iş birliklerine kadar farklı modeller üzerinde çalışıyoruz. Amacımız; üretim gücümüzü, tedarik zinciri kabiliyetimizi ve açık hava medyadaki varlığımızı entegre ederek uluslararası ölçekte sürdürülebilir ve dengeli bir büyüme modeli oluşturmak.”