Karadeniz ile İç Anadolu bölgelerinin geçiş noktasında bulunan Tokat, binlerce yıllık tarihi geçmişi ve farklı uygarlıklardan izler taşıyan kültürel zenginliğiyle öne çıkıyor.
1 Stratejik bir merkez haline geldi
Yeşilırmak Havzası'nın verimli toprakları üzerinde kurulan ve Kalkolitik ile Tunç Çağı'ndan itibaren kesintisiz yerleşim görülen şehir, Antik Çağ'da Hititlerin hakimiyetine girdi.
Hititlerin ardından Frigler, Kimmerler, Medler ve Perslerin egemen olduğu Tokat, Persler döneminde önemli ticaret yolları üzerinde bulunmasıyla stratejik bir merkez haline geldi.
2 Şehirleşme de gelişti
Büyük İskender'in Anadolu'yu fethetmesi sonrası Helenistik kültürün etkisi altına giren bölge, daha sonra Pontus Krallığı'nın yönetimine geçti. Milattan önce 1. yüzyılda Roma İmparatorluğu'nun hakimiyetine giren Tokat'ta şehirleşme gelişti. Bizans döneminde ise özellikle askeri bir kale kenti olarak önem kazandı.
3 İlk Türk İslam eserleri inşa edildi
Malazgirt Zaferi sonrası Türklerin Anadolu'ya yerleşmesiyle Danişmendliler tarafından fethedilen Tokat'ta ilk Türk İslam eserleri inşa edildi. Ardından Anadolu Selçuklu Devleti'nin hakimiyetine giren şehir, medreseler, hanlar ve kervansaraylarla önemli bir ticaret ve kültür merkezi haline geldi.
4 Osmanlı topraklarına 1392'de katıldı
Osmanlı topraklarına 1392'de katılan Tokat, bu dönemde bakır işçiliği, yazmacılık ve ipek ticaretiyle öne çıkan önemli üretim merkezlerinden biri oldu. Şehir, hanlar, hamamlar, camiler ve medreselerle mimari açıdan da zenginleşti.
5 Ziyaretçilere doğal ve tarihi zenginlik sunuyor
Tokat, doğal ve tarihi zenginlikleriyle ziyaretçilerine geniş bir keşif alanı sunuyor. Şehir merkezine yaklaşık 26 kilometre uzaklıktaki Ballıca Mağarası, milyonlarca yılda oluşan ve nadir görülen soğan sarkıtları ve dikitleriyle dikkat çekiyor.
6 Ballıca Mağarası 2019'da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne girdi
Tur rehberi Eyüp Bahçeci, AA muhabirine, Ballıca Mağarası'nın 2019'da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne girdiğini söyledi.
7 "1995 yılında turizme açıldı"
Geçici listeye girmesindeki en büyük faktörlerden birinin mağaraya da ismini veren soğan sarkıtları olduğunu belirten Bahçeci, "1995 yılında turizme açıldı. Turizme açılmadan önce Ballıca Mağarası'nın ismi İndere Mağarası'ydı. Mağaranın hemen yan tarafından akan dereden alıyordu ismini ve köyün ismi de Abayel Köyü'ydü. Araştırmaları yapan Prof. Dr. Baki Canikli Hoca içerideki soğan sarkıtlarını bal kayasına benzettiğinden dolayı ismini Ballıca Mağarası olarak değiştirdi. Çünkü bu bal kayasının en büyük özelliği kristalize kalsit taşıdır. Işığı tuttuğunuz anda etrafındaki kayayı bal rengine büründürür ve Ballıca Mağarası ismini bu oluşumdan almıştır." dedi.
8 Yaş-kış sıcaklık değişmiyor
Bahçeci, mağarada yaz kış sıcaklığın değişmediğine değinerek, "17 ile 24 derece arasında. Salonlar arasında değişkenlik gösteriyor. Mutlak nem oranı ise yüzde 45 seviyesinde. Mağara çıkışına en yakın kısım yüzde 45 seviyesinde." ifadelerini kullandı.
9 "Çok çeşitli oluşumlara sahip"
Mağaranın çok çeşitli oluşumlara sahip olduğuna işaret eden Bahçeci, "Pırasa sarkıtlar, soğan sarkıtları, ebru desenli sarkıtlar, travertenler bunların yanında da dünyanın en uzun ve en ağır iki sarkıtına ev sahipliği yapıyor. Bunlar aykırı sarkıt olarak geçiyor. Yerle teması tamamlanmamış, oluşumu hala devam eden, bitmemiş aykırı sarkıtlar. Ortalama altı buçuk yedi ton ağırlığa sahip ve yedi metre uzunluğunda bu iki sarkıt dünyanın en uzun ve en ağır iki sarkıtı olma özelliğine sahiptir." şeklinde konuştu.
10 Yağıbasan Medresesi, Anadolu'nun ilk medreselerinden biri
Danişmendliler döneminde inşa edilen Yağıbasan Medresesi, Anadolu'nun ilk medreselerinden biri olarak öne çıkarken artık Türk İslam ve Bilim Tarihi Müzesi olarak hizmet veriyor.
Yağıbasan Medresesi, 12. yüzyılda Danişmendliler döneminde Nizameddin Yağıbasan tarafından yaptırıldı. Anadolu'nun ilk medreselerinden biri olarak kabul edilen Tokat Kalesi'nin eteklerinde yer alıyor.
11 Erken dönem Türk İslam mimarisinin önemli örneklerinden
Kapalı avlulu planı ve kubbeli yapısıyla dikkati çeken medrese, erken dönem Türk İslam mimarisinin önemli örnekleri arasında gösteriliyor.
Osmanlı döneminde önemli devlet adamlarının yetiştirildiği yapıda dini ilimlerin yanı sıra matematik ve astronomi gibi derslere ağırlık verildi.
12 Binlerce yıllık medeniyetlere ait eserler sergileniyor
Anadolu Selçuklu dönemine ait tıp medresesi olan Gökmedrese binasında 1926'da müzecilik faaliyetine başlayan ve bugünlerde Osmanlı dönemine ait Arastalı Bedesten'de hizmet veren Tokat Müzesi farklı medeniyetlere ait eserleri bir araya getirerek kentin tarihini bütüncül şekilde yansıtıyor.
Önemli bir arkeoloji ve etnografya müzesi olan yapıda binlerce yıllık medeniyetlere ait eserler sergileniyor.
13 Geçmişte kervanların konaklama ve ticaret merkezi olarak kullanılıyordu
Osmanlı döneminin önemli ticaret yapılarından Taşhan ve Deveciler Hanı, geçmişte kervanların konaklama ve ticaret merkezi olarak kullanılırken artık turistik ve kültürel mekanlar arasında yer alıyor.
Tokat Taşhan 17. yüzyılda Osmanlı döneminde inşa edilen önemli bir ticaret hanı. İki katlı yapısı, geniş avlusu ve çok sayıda dükkanı ile tüccarların konaklama ve ticaret merkezi olarak kullanıldı.
14 Yapım tarihi kesin olarak bilinmiyor
Melik Ahmed Danişmend Gazi ile ilişkilendirilen türbenin kitabesi olmadığından yapım tarihi ve banisi kesin olarak bilinmiyor.
Türbe, kareye yakın dikdörtgen planlı, tek katlı ve kubbeli yapısıyla dikkat çekiyor. Kuzeydeki ahşap kapıdan girilen iç mekanda ortada bir sanduka bulunuyor. Kubbesi sekizgen kasnak üzerine oturaran yapıda geçiş Türk üçgenleriyle sağlanıyor.
15 Niksar Kalesi, şehrin askeri ve stratejik geçmişine ışık tutuyor
Roma dönemine ait askeri depo olarak bilinen Niksar'daki Roma Arsenali ile Antik Çağ'dan Osmanlı'ya kadar kullanılan Niksar Kalesi, şehrin askeri ve stratejik geçmişine ışık tutuyor.
Tuğla örgülü kemerli girişleri bulunan arsenalin (mühimmat deposu) özellikle Bizans tarafından müdahaleler gördüğü düşünülüyor. 11 odalı yapıdaki kazılar sırasında insan kemiklerine rastlandı. Restorasyon çalışmaları devam eden yapının turizme kazandırılması hedefleniyor.