Havacılık sektörü, küresel krizlere rağmen büyümesini sürdürürken Türkiye, önümüzdeki 20 yılda bölgenin en hızlı büyüyen pazarlarından biri olmaya hazırlanıyor. Airbus’ın Küresel Pazar Tahmini’ne (GMF) göre Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) bölgesinde hava trafiğinin yıllık yüzde 2,9 bileşik büyüme oranıyla artması ve 2045’e kadar yaklaşık iki katına çıkması bekleniyor. Bölgenin toplam 8 bin 190 yeni yolcu uçağına ihtiyaç duyacağı tahmin edilirken, Türkiye’nin payına 1.800 uçak düşüyor.
Airbus Pazar Analizi ve Tahminleri Başkan Yardımcısı Antonio da Costa, Türkiye’nin büyüme potansiyelinin arkasında ekonomik gelişme, artan harcanabilir gelirler, turizm ve havayolu şirketlerinin küresel bağlantı stratejilerinin bulunduğunu belirtiyor. Da Costa, “Bugün Türkiye’de kişi başına yıllık ortalama bir seyahat gerçekleştiriliyor. Önümüzdeki 20 yılda bu sayının üç katına çıkmasını bekliyoruz” diyor. Airbus’ın tahminlerine göre Türkiye’de kişi başına düşen yıllık uçuş sayısı 3,1’e ulaşarak Avrupa ve BDT bölgesinin 2,4 olan ortalamasını aşacak.
Küresel bağlantı avantajı
Türkiye’nin potansiyelini destekleyen unsurlardan biri de uluslararası bağlantı ağı rolünü güçlendirmesi olacak. 60’tan fazla ülkenin başkentine dört saatlik uçuş mesafesinde bulunan Türkiye, kısa ve orta menzilli uçuşların yanı sıra kıtalararası bağlantılarda da önemli bir konumda yer alıyor. Türk Hava Yolları’nın küresel uçuş ağı, Türkiye turizminin gelişimi ve yabancı ziyaretçi trafiği de büyümeyi destekleyen faktörler arasında bulunuyor.
Da Costa’ya göre havacılık sektörünün geçmişte yaşanan krizlerin ardından yeniden büyümesi, uzun vadeli talep beklentilerini destekliyor. 11 Eylül saldırıları, küresel finans krizi ve COVID-19 salgını gibi şoklara rağmen yolcu trafiğinin toparlandığına işaret eden Da Costa, jeopolitik gerilimler ve yüksek enerji maliyetlerinin sektörü etkilemeye devam ettiğini, ancak uzun vadeli büyüme görünümünü ortadan kaldırmadığını vurguluyor.
Filo yenileme ihtiyacı
Türkiye’deki büyüme beklentisi, uçak üreticileri açısından da önemli bir pazar fırsatı yaratıyor. Airbus, Avrupa ve BDT bölgesinde ihtiyaç duyulacak 8 bin 190 yeni yolcu uçağının 3 bin 600’ünün büyümeyi karşılamak, 4 bin 590’ının ise eski uçakları yenilemek amacıyla kullanılacağını öngörüyor. Talebin 6 bin 690 uçakla büyük bölümünü tek koridorlu modeller oluştururken, 1.500 geniş gövdeli uçağa da ihtiyaç duyulacak.
Da Costa, havayolu şirketlerinin hem büyümeye hem de filolarını yenilemeye yönelik yatırımlarının geleceğe duyulan güveni gösterdiğini belirtiyor. Airbus’ın tahminlerine göre Avrupa ve BDT filosunda yeni nesil uçakların payı 2025’teki yüzde 36 seviyesinden 2035’te yüzde 82’ye çıkacak. Daha verimli uçaklara geçişin yakıt tüketimi, operasyonel performans ve emisyonların azaltılması açısından önemli kazanımlar sağlaması bekleniyor.