USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Değerli metallerin yükselişi devam edecek mi?

Altın fiyatlarında; FED’in faiz indirim süreci, jeopolitik riskler, Dolar Endeksi’nin seyri ile küresel ETF’lerin ve merkez bankalarının talepleri etkili olacak.


Değerli metallerin yükselişi devam edecek mi?

Uzmanlara göre; başta altın olmak üzere değerli metallere portföylerde ‘denge ve güven unsuru’ olarak mutlaka yer verilmeli.

Ekonomist’in 28 Eylül - 11 Ekim 2025 tarihli sayısından

Güçlü rüzgârı arkasında alan değerli metal altın, 30 yılı aşkın süredir en güçlü yıllık performansına doğru hızla ilerliyor. 2.000 dolardan başladığı 2024’ü 2.600 dolardan kapatan ons altın, 2025’te rekor üzerine rekor kırarak ilerlerken 18 Eylül’deki FED toplantısından çıkan faiz indirim kararının ardından 23 Eylül’de tarihi zirvesini yineleyerek 3.791 dolar seviyesine taşıdı. Böylece ons başına altın fiyatları 2024 yılı başından bu yana dolar bazında neredeyse yüzde 80, yılbaşından bu yana ise yüzde 40’ın üzerinde arttı. Hem ons altındaki yukarı yönlü trendin hem de dolar/TL’deki yükselişin etkisiyle gram altın da 5.000 TL’nin üzerini gördü.

BEKLENTİLER, ‘YUKARI YÖNLÜ’

Değerli metal altın, dönem dönem düzeltme isteğiyle ve özellikle ABD, FED ve jeopolitik gelişmeler odaklı haber akışlarının etkisiyle kâr satışlarıyla karşılaşsa da geri çekilmelerin alım’ fırsatı olarak ‘sınırlı’ kalacağına yönelik öngörüler ağırlık kazanıyor. Tablolarımızda da görebileceğiniz gibi; altın için orta-uzun vadede beklentiler, ‘temel ve teknik dinamikler çerçevesinde yukarı yönlü’ olmaya devam ediyor.

Değerli metallerin yükselişi devam edecek mi?-1

“SİGORTA VAZİFESİ GÖRÜYOR”

Altının yanı sıra son dönemde gümüşün performansı da oldukça dikkat çekiyor. Nitekim bu yıl dolar bazında altın yaklaşık yüzde 44, gümüş yüzde 52 getiri sağlamış durumda. Diğer yandan altın/gümüş rasyosu 85,6 düzeylerinde yer alıyor. Uzmanlara göre; bu oran yükseldikçe gümüşün altına göre daha ucuz olduğu söylenebilir. ÜNLÜ & Co Araştırma Bölümü Kıdemli Müdürü Murat Akyol; değerli metallerin bu güçlü yükselişinin arkasında beklenen faiz indirimlerinin ve jeopolitik belirsizliklerin yanı sıra dolardaki zayıflamanın, küresel ticaret koşullarındaki değişimin ve FED’in bağımsızlığına yönelik artan tehditlerin yer aldığını kaydediyor. Diğer taraftan resesyon beklentisi düşük olsa da yatırımcıların kriz dönemlerinde bile değerini göreceli olarak daha iyi koruyan altına ve gümüşe yönelmeyi tercih ettiğinin altını çizen Murat Akyol, “Dolayısıyla portföylerde ‘sigorta’ vazifesi de gören bir varlıktan bahsediyoruz. Tüm bunları üst üste koyduğumuzda yılın başından bu yana gerçekleşen güçlü performansın sürpriz olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz” diye konuşuyor.

ALTINA DAYALI ETF’LERE 38 MİLYAR $’LIK GİRİŞ

Uluslararası merkez bankaların değer kaybeden dolara karşı portföylerini çeşitlendirmek ve korunma amacıyla altın alımlarını sürdürmeleri de fiyat artışlarını destekleyen önemli faktörlerden biri konumunda. Dünya Altın Konseyi’nin (WGC) verilerine göre, 2025’in ilk yarısında altına dayalı küresel ETF’lere (borsa yatırım fonları) 38 milyar dolarlık giriş oldu ve toplam fon varlıklarına 397,1 metrik ton altın eklendi. Bu, haziran sonunda toplam varlıkların 3.615,9 tona ulaşmasını sağladı. Ayrıca bu seviye, Ağustos 2022’den bu yana görülen en yüksek düzey.

Çin, Rusya ve Hindistan gibi ülkelerin merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirme amacıyla altın alımlarına devam ettiğini kaydeden Rota Portföy Kıdemli Portföy Yöneticisi Selin Yıldırım’ın verdiği bilgilere göre; yılbaşından bu yana merkez bankaları, resmi altın rezervlerine toplam 415 ton ekleyerek küresel talebin temel unsurlarından biri oldu. Selin Yıldırım, altına dayalı küresel ETF’lere yönelen güçlü talep akabinde bu ETF’lerin yılın ilk yarısında 397 metrik ton alış yapmasının da altının yükselişini desteklediğini belirtiyor.

Bu arada altın piyasasında 1.450-1.600 dolar/ons bandına yerleşen üretim maliyetlerinin küresel piyasalarda önemli bir maliyet tabanı oluşturduğuna işaret eden Selin Yıldırım, artan maliyetlerin altının kısa ve uzun vadede değerini koruma işlevini destekleyen bir unsur haline geldiğini de not ediyor.

“YARI PARA İŞLEVİ DE ÜSTLENİYOR”

Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Dr. Kutay Gözgör, merkez bankalarının altına yönelik talep artışının temel nedeninin, ‘jeopolitik riskler’ olduğu kanaatinde. “2025 itibarıyla Asya’da ve Küresel Güney’de hız kazanan de-dolarizasyon kavramı ABD dolarının rezerv para konumunu zayıflatırken, merkez bankalarının ve yatırımcıların ilgisini giderek daha fazla altına yöneltiyor” diyen Kutay Gözgör; BRICS ve ASEAN ülkelerinin yerel para cinsinden ticaret anlaşmalarını hayata geçirmesinin ve 2022’de Rus rezervlerine el konulmasının yarattığı güvensizliğin doların ‘siyasi risk’ taşıdığı algısını güçlendirdiği bilgisini veriyor.

Artık altının yalnızca doların değer kaybına karşı bir koruma aracı değil, aynı zamanda küresel rezerv sisteminde yeniden ‘yarı para’ işlevi üstlenen bir ‘güven unsuru’ haline geldiğinin altını çizen Kutay Gözgör, tarihsel verilerin, portföylerde yüzde 5-10 oranında altın bulundurmanın kriz dönemlerinde kayıpları sınırlarken getirileri de koruduğunu ortaya koyduğuna da değiniyor.

İYİ-KÖTÜ SENARYO

Tera Yatırım Araştırma Direktörü Mehmet Bilal Bircan; “2025’in son çeyreğinde iyimser senaryoda FED’in faiz indirimlerine devam ederek reel faizlerin aşağıya gelmesi, jeopolitik risklerin sürmesi ve merkez bankalarının altın alımlarına devam etmeleri altında yukarı yönlü hareketlerin devamını getirebilir” diyor.

Mehmet Bilal Bircan’a göre; altın fiyatlarını baskılayabilecek kötü senaryo ise ‘FED’in faiz indirimlerini ertelemesi, ABD’de ekonomik verilerin beklenmedik şekilde iyi gelmesiyle doların öngörülemeyen şekilde güçlenmesi, küresel büyüme beklentilerinin iyileşmesine bağlı olarak risk iştahının artması ve hisse senedi gibi varlıklara yönelim ve jeopolitik risklerin azalmasının güvenli liman varlıklara talebi zayıflatması’ olabilir. Bircan, söz konusu gelişmelerin altında geri çekilme ya da baskılanma yaratabileceği uyarısında bulunuyor.

Değerli metallerin yükselişi devam edecek mi?-2

FONLARDA YÜKSEK GETİRİLER

Hem güvenli liman özellikleri hem de güçlü performansıyla kıymetli maden fonları da 2025’in öne çıkan yatırım araçları arasında yer alıyor. TEFAS’ın verilerine göre; 2 Ocak-23 Eylül 2025 döneminde yatırım fonları kategorisinde, ‘kıymetli madenler şemsiye fonları’ yüzde 65’lik getiriyle en çok kazandıran ‘şemsiye fon türü’ konumunda.

Biz de TEFAS’ta işlem gören fonlar arasından; ‘şemsiye fon türleri’ içerisinde ‘fon unvan tipi’ ‘altın’ olan ve 2025’te en çok getiri elde eden ilk 15 fonu listeledik. Bu fonlar hem yüzde 65-75 bandında yer alan yüksek getirileriyle hem de fon büyüklükleriyle oldukça dikkat çekiyor.

NE ZAMAN ‘ALIM’ FIRSATI SUNAR?

2025 son çeyrekte kıymetli madenlerde yukarı yönlü hareketin devam edeceğini öngören RePie Portföy Genel Müdürü Altuğ Dayıoğlu, kâr satışları dolayısıyla yaşanan geri çekilmelerde altına talebin devam ettiğini gözlemlerken hem altın hem de gümüş için ciddi bir kötümserlik taşımadıklarına dikkat çekiyor. “Fiyatlarda yüzde 10 veya üzerindeki çekilmeler eğer makro dinamiklerde önemli bir değişiklik yoksa ‘alım’ fırsatı olmayı sürdürecektir” diyen Altuğ Dayıoğlu’na göre; portföylerde bu fon gruplarına yüzde 25 oranında ağırlık vermek doğru olacaktır.

Kıymetli madenlere talebin artarak devamını bekleyen Fonmap Portföy Genel Müdürü Cüneyt Yüngül’e göre; riskler de göz önüne alındığında yatırımcıların portföylerinde en az yüzde 25 oranında altın bulundurmaları faydalı olabilir.

“ÇEŞİTLENDİRME VE DENGE UNSURU”

Neo Portföy Kurumsal Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem Nalbantoğlu, altın ve gümüş fonlarının portföylerdeki öneminin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini kaydediyor. Küresel belirsizliklerin ve merkez bankalarının genişlemeci politikalarının kıymetli metalleri cazip kılmaya devam ettiğinin altını çizen Çiğdem Nalbantoğlu, yatırımcılarına önerilerini ise şöyle açıklıyor:

“Genel olarak her yatırımcının risk algısı ve getiri beklentisine göre farklılık göstermekle birlikte; daha temkinli yatırımcılar için toplam portföyün yüzde 10-20’sinin altın ve kıymetli maden fonlarında değerlendirilmesi, çeşitlendirme ve risk yönetimi açısından uygun bir yaklaşım olabilir. Risk algısı daha yüksek olan yatırımcılar için ise bu oran yüzde 20-30 seviyelerine kadar çıkarılabilir. Ancak bu noktada olası fiyat düzeltmeleri göz önünde bulundurularak risk yönetimi stratejilerinin dikkatle kurgulanması gerekir. Genel olarak önerimiz; portföylerde kıymetli maden fonlarının ‘uzun vadeli bir denge unsuru’ olarak değerlendirilmesi yönünde.”

Değerli metallerin yükselişi devam edecek mi?-3

ÇİĞDEM NALBANTOĞLU / NEO PORTFÖY KURUMSAL SATIŞ VE PAZARLAMA GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“İyi senaryoda gram altın 5.500-6.000 TL’yi test edebilir”

  • ALTINDA OLASI FİYATLAMALAR 2025’in son çeyreğinde altın fiyatlarının yönü büyük ölçüde FED’in faiz indirim sürecine, jeopolitik risklere ve dolar endeksinin seyrine bağlı olacak. İyi senaryoda; FED’in genişleme adımlarının hızlanması ve jeopolitik risklerle ortaya çıkan güvenli liman arayışının devamıyla ons altında 4.000-4.500 dolar bandının test edilmesi mümkün. Kötü senaryoda ise güçlü ABD verileri ve doların değerlenmesi ile ons altında 3.400–3.600 dolar bandında düzeltme ve kısa vadeli geri çekilmeler yaşanabilir. TCMB’nin faiz indirim sürecinin başlaması ve yurt içi piyasalardaki olası belirsizlikler ile gram altında ise yıl sonu için 5.500-6.000 TL bandını öngörüyoruz. Ancak küresel altın talebinin azalmasıyla 4.500-4.700 TL bandına geri çekilmeler de yaşanabilir.
  • GÜMÜŞTE HANGİ BANTLAR İZLENMELİ? Gümüşte de benzer şekilde volatilite yüksek kalacak ancak altınla paralel yönlü hareketin devamını bekliyoruz. Gümrük tarifelerindeki belirsizliklerin azalması ile teknoloji ve sanayi tarafındaki toparlanma, makro büyüme beklentilerinin canlanması ve yatırımcı ilgisinin artması ile ons gümüşte iyi senaryoda 48–55 dolar bandını görmek mümkün olabilir. Talep zayıflar, ekonomiler yavaşlarsa endüstriyel metal olarak görülen gümüşte yukarı yönlü hareket sınırlı kalabilir ve 35-40 dolar seviyesine düşüş gözlemlenebilir.
Değerli metallerin yükselişi devam edecek mi?-4

SELİN YILDIRIM / ROTA PORTFÖY KIDEMLİ PORTFÖY YÖNETİCİSİ
“Kıymetli maden fonlarına olan ilginin sürmesini bekliyoruz”

  • MADENLERİ DESTEKLEYEN UNSURLAR Altındaki yükselişi destekleyen makroekonomik ve jeopolitik gelişmeler gümüş fiyatlarının yükselmesi için de benzer koşulları oluşturdu. Özellikle ilk çeyrekte gümrük vergilerinin risk algısında yarattığı bozulma altın tarafında gümüşe göre daha hızlı fiyatlandı, altın/gümüş paritesi 105 seviyesine yaklaşarak 1970’li yıllardan beri en yüksek değerini gördü. Bu dönemde paritede gümüş lehine düzelmeye altındaki yükseliş de eşlik edince gümüşteki değer kazancı hızlanmaya başladı. Gümüşün kıymetli maden özelliğinin yanı sıra talebinin yarısını yakını da endüstriyel kullanımdan kaynaklanıyor. Özellikle yeşil enerji dönüşümü ve elektrikli araç teknolojilerinde artan kullanım, gümüş ve platin gibi madenler için fiyatları destekleyici bir zemin oluşturuyor.
  • AŞAĞI YÖNLÜ RİSKLERE DİKKAT Tüm bu dinamiklerin devam ettiği ortamda, 2025’in son çeyreğinde de kıymetli maden fonlarına olan ilginin sürmesini bekliyoruz. Bununla birlikte, piyasa fiyatlamalarının özellikle FED kararları ve jeopolitik gelişmelere karşı oldukça hassas olduğunu unutmamak gerekiyor. Küresel ölçekte doların güçlenmesi, gümrük vergilerinin enflasyon etkilerinin artması ile büyük merkez bankalarının faiz artırım sürecine girmesi gibi hususlar kıymetli madenler için aşağı yönlü riskler oluşturabilir. Sonuç olarak, yatırımcılar risk profillerine bağlı olarak portföy dağılımlarında kıymetli madenlere yer vermeyi değerlendirebilir.
0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL