Savaşın ilk ayı olan mart ayında TÜİK, aylık enflasyonu beklentilerinin hayli aşağısında, yüzde 1,94 olarak açıklamıştı. Ancak döviz kurundaki sıçramaları engellemek için yakılan yaklaşık 50 milyar doların ardından, uzayan savaş ve petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması nedeniyle enflasyon beklentilerindeki bozulma kaçınılmaz hale geldi.
Nisan enflasyonu yüzde 4’ü aştı
Tüm bunlara Türkiye ekonomisindeki yapısal sorunlar, enerji, hizmet, gıda ve ulaştırma gibi sektörlerdeki fiyat artışları da eklenince, TÜİK verilerine göre nisan enflasyonu tüm tahminleri aşarak yüzde 4,18 olarak gerçekleşti. Yıllık enflasyon ise yüzde 32,37’ye çıktı. ÜFE de yıllık bazda yüzde 28,59 yükselirken; aylık bazda yüzde 3,17 oldu. ENAG ise, nisan ayında enflasyon artışını aylık bazda yüzde 5,07, yıllık bazda ise yüzde 55,38 olarak açıkladı. İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre de, İstanbul’da perakende fiyatları nisanda aylık yüzde 3,74 artarken, yıllık artış yüzde 36,83 olarak gerçekleşti.
Tüm Euro Bölgesinin yıllık enflasyonunun Nisan 2026 itibariyle yüzde 3 olduğunu hatırlarsak, tek bir ayda yüzde 4’ü aşan bir enflasyona sahip olmanın Türkiye’de yaşayan bizler için ne kadar ciddi bir sorun olduğunu daha iyi anlayabiliriz.

En yüksek artış konutta
TÜİK verilerinin ayrıntılarına baktığımızda, en yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 34,55 artış, ulaştırmada yüzde 35,06 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 46,60 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,72, ulaştırmada 5,66 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,30 yüzde puan oldu. En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri ise; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 3,70 artış, ulaştırmada yüzde 4,29 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 7,99 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 0,95, ulaştırmada 0,73 ve konutta 0,90 yüzde puan oldu. Endekste kapsanan 174 alt sınıftan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 2018 5’li Düzey) 2026 yılı Nisan ayı itibarıyla, 19 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 8 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 147 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti.
Savaşın seyri ABD ve İran arasındaki barış müzakerelerinin nasıl sonuçlanacağına bağlı olacak. Ancak savaş hemen yarın sona erse dahi, önümüzdeki aylarda da enflasyonda kötüleşen bir tabloya şahit olacağız gibi görünüyor. Bu durum, gerek TCMB’nin gerekse hükümetin yıl sonu hedeflerinde bir revizyon ihtiyacı ortaya çıkaracaktır. Ayrıca TCMB’nin durdurduğu faiz indirim sürecine, faiz artırımı ile devam etmek zorunda kalması da hiç şaşırtıcı olmayacak.

İhracat nisan ayında hız kazandı
Son dönemde Türkiye’nin dış ticaretinde sıkıntılar yaşandığını her fırsatta dile getirdik. Son olarak mart ayında ihracattaki keskin düşüş ile ithalattaki yükselişe dikkat çekmiş ve dış açıktaki büyümeye işaret etmiştik. TÜİK ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre ihracat, mart ayında yıllık bazda yüzde 6,4 azalarak 21,9 milyar dolar, ithalat ise yüzde 8,4 yükselişle 33,2 milyar dolara olmuştu. Böylelikle mart ayında dış ticaret açığı 11,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiş ve geçen yıl aynı dönemine göre yüzde 56,6 artmıştı.
Nisan ayı verileri ise, dış ticarette olumlu bir tablo gösterdi. Nisan ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artarak 25,4 milyar dolara yükselirken, ithalat yüzde 3,1 artışla 33,9 milyar dolar oldu. Bu ayda dış ticaret açığı yüzde 29,8 daralarak 8,5 milyar dolara gerilerken, Ocak-Nisan döneminde ise yüzde 7,4 artışla 37 milyar 174 milyon doları buldu. Nisan ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı 11,7 puan artarak yüzde 74,9’a yükselirken, Ocak-Nisan döneminde 0,8 puan azalışla yüzde 70,5’e düştü.

Körfez'e ihracat sert yükseldi
Bu dönemde özellikle İran savaşından olumsuz etkilenen Körfez ve Ortadoğu bölgesine ihracatta önemli artışlar yaşandı. Körfez ülkelerine ihracat bir önceki aya göre yüzde 60 artışla 2,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde BAE’ye ihracat yüzde 122,7, Katar’a ihracat yüzde 269,1, Bahreyn’e ihracat yüzde 1251,2 ve Kuveyt’e ihracat yüzde 202,4 arttı. Bu dönemde İran’a ihracat da yüzde 66,9 yükseldi.
Son veriler ışığında 12 aylık ihracat 275,8 milyar dolara yükseldi. Geçen ay 166 ülke ve bölgeye ihracat arttı, 54 ülke ve bölgede ise düşüş oldu. Takvimin etkisiyle nisan ayında 26 sektörün tamamı ihracatını artırırken, sektörler sıralamasında otomotiv 3,9 milyar dolarla liderliğini sürdürdü. Otomotivi 3,1 milyar dolarla kimyevi maddeler, 1,8 milyar dolarla elektrik elektronik, 1 milyar 451 milyon dolarla hazır giyim ve 1 milyar 438 milyon dolarla çelik sektörümüz takip etti.

PMI’da tablo giderek bozuluyor
İran savaşının uzaması ile birlikte küresel üretim ve ticarette yaşanan sorunlar da giderek daha görünür hale geliyor. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) anketinin nisan ayı sonuçları, Türkiye’de imalat sektörü açısından bu tabloyu ortaya koyar nitelikte. Eşik değer olan 50’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre martta 47,9 olan manşet PMI, nisanda 45,7’ye gerileyerek ikinci çeyreğin imalat sanayi faaliyet koşullarında kayda değer bir yavaşlamayla başladığına işaret etti. İmalat sanayi üretimindeki düşüş, Eylül 2024’te görülen oranla aynı olacak şekilde Kovid-19 salgınından bu yana en yüksek hızda daraldı. Böylece yavaşlama eğilimi 25. aya ulaştı. Anket katılımcılarının önemli bir bölümü, son düşüşün Orta Doğu’daki savaştan kaynaklandığını bildirdi.
Yeni siparişlerde düşüş
Toplam yeni siparişler ve yeni ihracat siparişlerindeki düşüş marta göre belirgin şekilde hızlandı. Yeni siparişlerdeki yavaşlamada, enflasyonist baskıların güçlenmesi etkili oldu. Girdi maliyetleri enflasyonu üst üste 5’inci ay artarak Ocak 2024’ten bu yana en yüksek düzeye ulaştı. Nihai ürün fiyatları da iki yıldan uzun bir dönemin en keskin artışını kaydetti. Katılımcıların önemli bir bölümü, savaşa bağlı olarak akaryakıt ve petrol maliyetlerinin arttığını belirtti. Firmalar ayrıca tedarikçilerin teslimat sürelerinde gözle görülür bir artış yaşandığını ifade etti. Tedarikçi performansındaki bozulma Şubat 2023’ten bu yana en yüksek düzeyde gerçekleşti. İmalatçılar, yeni siparişlerdeki düşüşe bağlı olarak istihdam, satın alma faaliyetleri ve stoklarını azaltmayı sürdürdü. Girdi stoklarındaki düşüş son 6 yılın en yüksek hızına ulaştı.