Market markaları artık alternatif değil, tüketimde ‘ana akım’ tercihi haline geliyor. Kıyasıya rekabet eden sektör oyuncuları, hem iç pazarda büyüyor hem de ihracat tarafında stratejik bir rol üstleniyor.
Küresel ekonomide dalgalanmaların, yüksek enflasyonun ve değişen tüketici alışkanlıklarının etkisiyle perakende sektöründe dengeler yeniden kuruluyor. Tüketiciler bir yandan bütçelerini korumaya çalışırken diğer yandan kaliteden ödün vermek istemiyor. Bu ikili beklenti, daha hesaplı olan özel markalı ürünleri ((Private Label, PL) yalnızca bir alternatif olmaktan çıkarıp ana akım bir tercih haline getiriyor.
NielsenIQ’nun, 2025 yılında Özel Etiket Üreticileri Birliği Uluslararası Konseyi (PLMA) için hazırladığı raporda Avrupa’daki 17 ülkenin 12’sinde PL ürün satışlarında artış gözleniyor. 12 pazarda özel markaların payı yüzde 30’un, sekiz pazarda ise yüzde 40’ın üzerinde.
Bu veriler; Avrupa’da da düşük fiyatlarla yüksek kaliteli ürünlere olan artan talep, indirimli perakendecilerin yükselişi ve tedarik zincirinde sürdürülebilirlik ve şeffaflığa verilen önemin artması nedeniyle özel markalı tüketim mallarının giderek daha popüler hale geldiğini gözler önüne seriyor.
AB’de özel markalı ürünlere yönelimin en yoğun olduğu ülkelerin Hollanda, İsviçre, Birleşik Krallık, Almanya, Fransa olduğu görülüyor. PLMA’nın yaptığı değerlendirmelere göre AB’de PL ürünlerin değeri 387 milyar Euro’yu aşmış duruma. Bu da PL’nin, perakende sektöründe bir güç merkezi haline geldiğini gösteriyor.
Haberin ayrıntıları Ekonomist’in bu haftaki sayısında.
