USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

“Finansman maliyetlerinde düşüş ve makro ihtiyati tedbirlerde gevşeme beklemiyoruz”

TSKB, yeni dönem hedeflerini paylaştığı bir basın buluşması gerçekleştirdi.


“Finansman maliyetlerinde düşüş ve makro ihtiyati tedbirlerde gevşeme beklemiyoruz”

Ekonomist olarak takip ettiğimiz toplantıda; TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, 2025 finansalları ve 2026 ajandasına ek olarak Türkiye Yeşil Fonu, iklim finansmanı ve kalkınma projeleriyle ilgili bilgiler verirken ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Uyar’ın konuşmasından başlıklar şöyle:

Ekonomist’in 01-14 Mart 2026 tarihli sayısından

1,8 MİLYAR DOLAR KAYNAK 2025’te aktif büyüklüğümüz yüzde 41 artışla 326,7 milyar TL’ye yükseldi. Uzun vadeli nakdi finansman desteğinde yaklaşık 2 milyar doları yakalarken, kurdan arındırılmış bazda yüzde 11,2 büyüyerek kredi portföyü büyüklüğümüzü 235,9 milyar TL’ye çıkardık. SKA bağlantılı kredilerin toplam krediler içindeki oranı yüzde 92 olurken, bu kredilerin yaklaşık yüzde 60’ı iklim ve çevre odaklı kredilerden oluştu. Öz kaynak kârlılığımız yüzde 29,3’e, sermaye yeterlilik oranımız yüzde 25,7’ye, kümüle net dönem kârımız 11,4 milyar TL’ye ulaştı. 2025’te toplam 1,8 milyar dolar uluslararası finansman temin ederek bir rekora da imza attık.

YEŞİL DÖNÜŞÜME DESTEK Türkiye Yeşil Fonu ile ilk yatırımımızı Temmuz 2025’te Ateş Çelik’e yaptık. Amacımız, yeşil dönüşüm ve iklimlendirme teknolojileri üreten şirketlere sermaye desteği sunarak kapasite artışlarını hızlandırmak. 155 milyon dolar olan fon büyüklüğümüzü 2026’da yeni yatırımcıların da katılımıyla ilk etapta 300 milyon dolara çıkarmayı, bu yıl birden fazla şirkete yatırım yapmayı hedefliyoruz.

ENFLASYONLA MÜCADELE 2026 için baz senaryomuzu ‘enflasyonda düşüş’ üzerine kurguladık. Enflasyon tahminlerimiz; TCMB’nin tahmin aralığının bir miktar üzerinde, piyasa beklentileri seviyelerinde bulunuyor. 2026’nın ilk Enflasyon Raporu’ndan çıkan mesaj; TCMB’nin ocak ve şubat ayı enflasyon verilerini izleyeceği, enflasyonla mücadeleden taviz vermeyeceği ve olanak bulduğu her Para Politikası Kurulu’nda (PPK) faiz indirimlerini ölçülü de olsa değerlendireceği yönünde. Ancak finansman maliyetleri özellikle de TL tarafta yüksek seyretmeye devam edecek. Bu durum, makro ihtiyati tedbirlerden de ileri geliyor. Burada gevşeme beklemiyoruz; kontrollü bir kredi ve büyüme politikası izlenecektir. Bu tablo kredi faaliyetlerimizi etkilese de enflasyonla mücadele birincil önceliğimiz, faaliyetlerimizi makro ihtiyati tedbirlerle uyum içerisinde gerçekleştiriyoruz. Sürdürülebilir büyüme için enflasyonu kontrol altına almamız, orta-uzun vadede daha öngörülebilir bir patikaya geçmemiz şart.

KURA İLİŞKİN ÖNGÖRÜLER Mevcut ekonomik politikalar çerçevesinde kurda önemli bir risk ve sürpriz beklemiyoruz. 2026’da da kurda enflasyon ölçüsünde değerlenme olacaktır. Euro/dolar paritesi için beklentimiz ise 1,20 düzeyinde. Kurdan reel sektör kadar biz de etkileniyoruz. Çünkü kredilerimizin yüzde 93’ü yabancı para ancak sermayemiz TL. Bu nedenle risk yönetimimizi çok ihtiyatlı şekilde yapıyoruz. Yeterli bir sermaye tamponuna sahibiz.  

2026 YILI BEKLENTİLERİ Solo bazda 2026 sonu için kurdan arındırılmış kredi büyümesi hedefimizi ‘düşük çift hane’ şeklinde belirledik. ‘Kârlılık’ tarafında; yaklaşık yüzde 4,5 net faiz marjı ve yaklaşık yüzde 25 öz kaynak kârlılığı amaçlıyoruz. ‘Verimlilik’ başlığında; faaliyet giderleri artışımızın ortalama enflasyonun üzerinde olacağını, ‘sermaye yapısı’ tarafında sermaye yeterlilik oranımızın yaklaşık yüzde 19, ana sermaye yeterlilik oranımızın yaklaşık yüzde 18’lerde gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. ‘Aktif kalitesi’ odağında; takipteki kredi oranı için beklentimiz yaklaşık yüzde 2,5, kur etkisi hariç net kredi riski maliyeti için beklentimiz yaklaşık 50 baz puan.

YENİ NESİL KALKINMA TEMALARI 2026 stratejik ajandamızda ‘sanayi ve insan’ perspektifiyle teknolojik dönüşüm başrolü oynarken, yapay zekâ, döngüsel ekonomi ve iklim adaptasyonu gibi yeni nesil kalkınma temaları öne çıkıyor. Karbon yoğun sektörlerin yeşil dönüşümüne ve iklim risklerine karşı dayanıklılığını artıracak geçiş finansmanı modellerine odaklanacağız. 2030 yılı için koyduğumuz 4 milyar dolarlık iklim finansmanı hedefimize ilerlerken, sadece çevresel değil sosyal kalkınmayı da odağımızda tutuyoruz.

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL