Yıldız Holding, gıda grubu tarafında yeni bir yapılanmaya gitti ve önemli bir atama gerçekleştirdi. Holdingin gıda şirketi Besler’e liderlik yapan Mert Altınkılınç, kısa bir süre önce Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı oldu. 6 modern tesis, 16 farklı kategoride 50’nin üzerinde markayla perakendeden ev dışı tüketime, ihracattan alternatif satış kanallarına uzanan geniş bir operasyonu yönetecek olan Mert Altınkılınç, sürdürülebilir bir gıda şirketi olarak globalde daha çok görünmeyi hedeflediklerini söylüyor. İlk üç aylık süreçte ise ciro ve karlılıkta güçlü bir çıkış yakaladıklarını belirten Mert Altınkılınç ile grubun yeni dönem hedeflerini konuştuk.
Yıldız Holding’de Gıda Grubu Başkanlığı’na da atandınız. Bu görevinizde hangi konulara odaklanacaksınız?
Gıda sektörü bugün sürdürülebilirlik, teknoloji, verimlilik ve değişen tüketici beklentileri doğrultusunda önemli bir dönüşümden geçiyor. Bu dönüşümle birlikte Yıldız Holding Gıda Grubu yapısı da faaliyetlerimizi daha bütüncül ve entegre bir bakış açısıyla yönetme hedefimizin bir sonucu olarak hayata geçirildi. Bu yeni yapıyla birlikte bir yandan Besler’deki başarı hikayemizi daha da ileri taşırken, diğer yandan Yıldız Holding’in gıda grubunda üretimden tedarik zincirine, inovasyondan ihracata kadar tüm süreçlerde entegrasyonu güçlendirerek sürdürülebilir büyümeye katkı sağlamayı hedefliyoruz. Geleceğin gıda sektörü inovasyonu merkezine alan, ekosistemini büyüten ve kaliteli gıdayı herkes için erişilebilir kılan şirketlerle şekillenecek. Biz de bu dönüşümün yön veren tarafında yer almaya devam edeceğiz.
Yıldız Holding Grubu Gıda Başkanı olarak ilk hedefler neler?
Yıldız Holding Gıda Grubu olarak değerlendirdiğimizde güçlü lider olduğumuz dondurulmuş gıda, yağ iş birimi ve konserve ton balığı işlerimiz var. 16 farklı kategoride yaklaşık bin 250 ürün, 50’nin üzerinde markamızla perakendeden ev dışı tüketime, ihracattan alternatif satış kanallarına uzanan geniş bir operasyonu yönetiyoruz. 6 modern tesisimiz, 2 bin 76 kişilik uzman ekibimiz ve yıllık 692 bin tonluk üretim kapasitemizle güçlü ve sürdürülebilir bir üretim altyapısına sahibiz. Bu ölçek Besler’i Türkiye’nin en büyük entegre gıda üreticilerinden biri konumuna taşıyor. Türkiye genelindeki güçlü dağıtım ağımızın yanı sıra, 5 kıtada 60’a yakın ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Besler, Superfresh, Bizim, Terem markamızla perakendede lider pozisyonumuzu sürdürerek büyük dönüşüm içerisinde entegre iş modelimizle ilerlemeyi hedefliyoruz. Hem bitkisel yağlar hem de dondurulmuş gıda tarafında büyümeye devam edeceğiz.
Grubun en önemli gıda şirketlerinden biri olan Besler’de 2026 yılı için yatırım gündemi ve büyüme planı nedir?
Önümüzdeki dönemde hedefimiz kârlılığı koruyan büyüme modelimizi sürdürmek, ihracatın toplam gelirlerimiz içindeki payını artırmak ve Besler’i global ölçekte daha görünür bir oyuncuya dönüştürmek. Besler olarak güçlü markalarımız, yaygın üretim ve dağıtım altyapımız ve verimlilik odaklı iş modelimizle gıda ekosisteminin her aşamasında bütüncül değer üreten bir yapı kurduk. Bu kapsamda 2025 yılı, Besler açısından stratejik önceliklerimizi finansal sonuçlara güçlü şekilde yansıttığımız bir yıl oldu. 2025 yılında çok zorlu bir dönemden geçmemize rağmen; yıl sonunda 32,5 milyar TL ciroya, 2 milyar 933 milyon TL ihracat gelirine ulaştık. Brüt kârımızı 8 milyar TL’ye yükselttik; FAVÖK marjımızı yüzde 13,3 seviyesine taşıyarak 4,3 milyar TL FAVÖK elde ettik. Güçlü operasyonel yapısı ve verimlilik odaklı yaklaşımıyla Besler’in bu yılki ilk üç aylık cirosu ise 2025’in aynı dönemine göre yüzde 3,7 artarak 9,4 milyar TL oldu. Besler, 2026’nın ilk üç ayında 708 milyon TL ihracat geliri elde etti. Bugün gelinen noktada Besler bünyesindeki markalarımızla Türkiye’de yılda 21 milyon haneye ulaşıyor, 64 milyon tabakta yer alıyoruz.
2026 yılı için yatırım bütçeniz ne olacak?
Sürdürülebilirlik odağındaki yatırımlarımız başta olmak üzere kategori değişimleri ve kapasite gereksinimlerine göre yatırımlarımıza devam ediyoruz. Yağ iş birimi ve dondurulmuş gıda olarak baktığımızda biz yaklaşık ciromuzun 1,5-2’lerine denk gelen kısımda yatırımlarımızı gerçekleştiriyoruz. Bu hem kapasiteleri artırma hem de yeni kategorilere girmeye yönelik. Yeni kategori yağ tarafında bitkisel yağın dışında, Ülker Sürmix markasıyla sürülebilir peynir kategorisine giriş yaptık. Bu bize bambaşka bir perspektif açtı. Onun dışında yine Bizim markası altında mutfak tamamlayıcıları dediğimiz soslar, kremalar gibi konularda da ivmemizi arttırdık. Bu yıl yeni lansmanlarımız devam edecek.
Böylelikle peynir kategorisine de girmiş oluyorsunuz. Bunun devamı gelir mi? Yani farklı ürün kategorileri de açılır mı?
Evet, sürülebilir peynir kısmına giriş yaptık. Bizim markasıyla da ketçap, mayonez, krema, soslar gibi katma değerli mutfak yardımcısı kategoriler odağımızda yer alıyor.
2026 yılında şirketin satın alma yoluyla ilerleme planı var mı?
2026’da odağımız yalnızca büyümek değil, geleceğin sürdürülebilir gıda şirketini daha güçlü bir yapıyla inşa etmek. Besler olarak bugün attığımız her adımı, verimlilik, sürdürülebilirlik ve değer yaratan bir dönüşüm perspektifiyle ele alıyoruz. Bu yaklaşımın merkezinde ise güçlü markalarımız ve bu markaların etki ettiği geniş ekosistem yer alıyor. Dönüşüm yol haritamızı inovasyon, teknoloji ve insan oluşturuyor. AR-GE ve inovasyonu sadece yeni ürün geliştirme değil; tarladan üretime, üretimden tüketiciye uzanan tüm süreçleri yeniden tasarladığımız stratejik bir alan olarak görüyoruz. Teknolojiyi operasyonel verimliliği artıran ve karar alma süreçlerini güçlendiren bir araç olarak konumlandırıyoruz. İnsan ise dönüşüm stratejimizin merkezinde yer alıyor; çalışanlarımızdan çiftçilerimize, tedarikçilerimizden iş ortaklarımıza kadar tüm paydaşları kapsayan bir değer zinciri inşa ediyoruz.
Organik veya inorganik büyüme yaklaşımınızdan söz eder misiniz?
Organik büyüme tarafında önceliğimiz faaliyet gösterdiğimiz kategorilerimizde derinleşmek, verimlilik odaklı üretim yapımızı daha ileri taşımak ve inovasyonla desteklenen yeni ürün ve segmentlerle büyümeyi sürdürmek. İnorganik büyümede ise stratejik önceliklerimizle uyumlu, iş modelimizi tamamlayan ve bölgesel ölçekte güçlenmemizi sağlayacak fırsatlara odaklanıyoruz. Amacımız yalnızca büyümek değil; uzun vadeli değer üretmek. Markalarımız kendi sektöründe potansiyeli yüksek ve büyümeye oldukça açık. Öte yandan marka yatırımının maliyeti de gün geçtikçe artıyor. Bunu da efektif olarak değerlendirebilmek adına mevcut lider markalarımıza odaklanmamız devam edecek.
Grubun bu yıl yurt dışı gelirlerinde nasıl bir performans bekleniyor?
İhracat tarafında da önemli bir ivme yakaladık. Yıl sonunda 2,9 milyar TL ihracat geliri elde ederek uluslararası pazarlardaki varlığımızı daha da güçlendirdik. Özellikle yağ ve dondurulmuş gıda kategorilerindeki güçlü markalarımız, yurt dışı büyüme stratejimizin en önemli taşıyıcıları arasında yer aldı. İhracatı yalnızca gelir kalemi olarak değil, markalarımızın küresel rekabet gücünün göstergesi olarak görüyoruz. Üç yıllık stratejimizde bölgesel güç olma hedefimiz var. İnovasyon ve AR-GE yatırımlarımız da finansal performansımızı destekleyen temel unsurlardan biri. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz 90,7 milyon TL’lik AR-GE ve inovasyon yatırımı, önümüzdeki dönemde hem iç pazarda hem de ihracatta büyümemizi destekleyecek güçlü bir altyapı oluşturdu. Bizim için bu tablo, finansal bir başarının yanı sıra doğru kurgulanmış, dayanıklı ve geleceğe yatırım yapan bir iş modelinin göstergesi.
“FİYAT ARTIŞLARINI DİNAMİK YÖNETİYORUZ”
“Türkiye’nin genel enflasyon ve gıda enflasyonuna baktığınızda gıda enflasyonu biraz daha önden koşuyor. Bu süreçte entegre modellerle, paydaşları da kendi içerisine katarak, çiftçiyle bir olup tüketiciyi de daha iyi anlayarak, pazardaki fırsatları daha iyi değerlendirerek ilerliyoruz. Tabii ki verimlilik üzerine biraz daha fazla basarak, teknolojiden daha iyi yararlanarak fiyat artışlarını minimize etmeye çalışıyoruz. İllaki bir artış oluyor. Biz de buradaki dalgalanmalara karşı süreci biraz daha dinamik yönetiyoruz.”