USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

İran savaşı enflasyon hedeflerini vurdu

İran savaşının kademeli etkileri, ekonomide kendini göstermeye başladı. Özellikle kendi yapısal sorunları nedeniyle yüksek enflasyon sorunu yaşayan Türkiye gibi ülkelerde, savaşın yarattığı arz yönlü fiyat baskısı, önümüzdeki birkaç yıla damga vuracak gibi gözüküyor.

İran savaşı enflasyon hedeflerini vurdu

Bu durumun Türkiye ekonomisi ve haziranda üç yılını dolduracak olan enflasyonla mücadele programına etkisi ise ne yazık ki ‘dramatik’ oluyor. Geçen hafta bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurulun yılın ikinci Enflasyon Raporu’nda yer alan yeni düzenlemeler, işte tam da bu dramatik sonuçlara bir örnek.

Enflasyon tahmininde 8 puan artış

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ilk beş ayında ikinci kez enflasyon tahminlerinde değişikliğe gitti. Yılın ikinci enflasyon raporunu açıklayan Merkez Bankası İran savaşının özellikle enerji fiyatlarında yarattığı olumsuz etkiler nedeniyle, 2026 yılı için enflasyon tahmini ara hedefini yüzde 16’dan yüzde 24’e, yıl sonu enflasyon tahminini ise yüzde 18’den yüzde 26’ya çıkardı. Böylelikle yıl sonu enflasyon beklentisi 8 puan birden artırılmış oldu. Bununla birlikte enflasyonda 2027 ara hedefi de yüzde 9’dan yüzde 15’e, 2028 ara hedefi ise yüzde 8’den yüzde 9’a yükseltildi. TCMB, 12 Şubat’taki yılın ilk enflasyon raporu toplantısında da 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 16’dan yüzde 18’e çıkarmıştı.

İran savaşı enflasyon hedeflerini vurdu-1

Karahan: Tüm seçenekler masada

Toplantıda konuşan TCMB Başkanı Fatih Karahan, belirsizlikler dolayısıyla tahmin aralığı iletişimini kaldırma kararı aldıklarını açıkladı ve “Belirsizlik azalana kadar mevcut duruşun isabetli olduğunu düşünüyoruz, sonrası için tüm seçenekler masada” dedi. 2026 yılına ait enflasyon tahminleri hem gelişmiş hem gelişmekte olan ülkelerde revize edildi” diyerek, TCMB olarak kendilerinin de enflasyon tahmin ve hedeflerinde değişikliğe gittiklerini kaydetti. Karahan, “Ara hedeflerle uyumlu bir seyir içinde fiyat istikrarı sağlanana kadar, sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğiz” dedi.

İran savaşı enflasyon hedeflerini vurdu-2

Petrol fiyatlarındaki artış yüzde 70’i geçti

Alınan kararların geneline baktığımızda, TCMB’nin doğru bir hamle yaptığını söylemek mümkün. Merkez Bankası’nın 28 Şubat’ta ABD/İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaş öncesinde açıkladığı yılın ilk enflasyon raporunda, petrol fiyatlarının 2026 boyunca zayıf bir görünüm sergileyeceği öngörülmüştü. Ancak Hürmüz Boğazı’nın kapatılması sonrasında yaşanan gelişmeler ile birlikte ham petrol fiyatları 120 dolar seviyelerine kadar çıktı.

Petrol fiyatları son günlerde 105 dolar seviyesinde seyrediyor. Bu da 28 Şubat’tan bugüne petrol fiyatlarındaki artışın yüzde 70’i aştığı anlamına geliyor. Savaşın sürmesi halinde fiyatların 150 dolara kadar çıkabileceği tahmin ediliyor. TMCB de bu süreçte 2026 ortalama petrol fiyatı tahminini 60,9 dolardan 89,4 dolara, 2027 tahminini de 56 dolardan 75,4 dolara yükseltti.

Faiz artışı olur mu?

Bölgesel ve küresel belirsizliklerin devam ettiği, CHP davasıyla siyasi tansiyonun arttığı bu dönemde, TCMB’nin 11 Haziran’da gerçekleştirilecek Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında bir faiz artırımı yapıp yapmayacağı da merak konusu. Ocak ayında yüzde 38’den yüzde 37’ye indirilen politika faizi, o günden beri sabit tutuluyor. Açıkçası bu şartlarda, TCMB’nin yeniden faiz artışı yapma olasılığı yükselmiş durumda. Ama haziran ayında bu faiz artırımı yerine bir süre daha faizi sabit tutup gelişmeleri izlemeyi tercih edebilir. Faiz indirimi ise şimdilik pek yakın bir olasılık olarak görülmüyor. Öte yandan evet, TCMB doğru bir hamle yapıp enflasyon tahminini güncelledi ve ‘sıkı duruş’ mesajı verdi. Ancak yıl başında yaklaşık yüzde 20 zam ile yetinen milyonlarca ücretli ve emeklinin ortaya çıkan gelir kaybına karşı kamu ve özel sektörde bir ara zam gündeme gelemez mi?

Cari açık üç yılın zirvesinde

ABD/İsrail-İran savaşının Türkiye’nin cari işlemler dengesindeki ilk etkisi belli oldu. 28 Şubat’ta başlayan savaş ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla birlikte enerji arzında ortaya çıkan kriz, petrol ve doğal gaz fiyatlarını hızla yukarıya çekti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ödemeler Dengesi İstatistiklerine göre, bu durum sonucunda cari işlemler hesabı mart ayında 9 milyar 672 milyon dolar açık verdi. Bu açık, Ocak 2023’ten beri aylık bazda görülen en yüksek seviye oldu. Altın ve enerji hariç tutulduğunda cari açık 3 milyar 886 milyon dolara gerilerken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 9 milyar 515 milyon dolar olarak gerçekleşti.

İran savaşı enflasyon hedeflerini vurdu-3

50 milyar dolar açık olabilir

Bu veriler öyle gösteriyor ki 2026 sonunda cari açık 50 milyar dolar seviyelerini görebilir. Zira yıllıklandırılmış verilere göre cari açık şimdiden yaklaşık 39,7 milyar dolar düzeyinde oluştu. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi 77,8 milyar dolar açık verirken, hizmetler dengesi 63,1 milyar dolar fazla verdi. Birincil gelir dengesi 23,8 milyar dolar, ikincil gelir dengesi ise 1,1 milyar dolar açık kaydetti. Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler mart ayında 2 milyar 592 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu kalem altında taşımacılık hizmetlerinden kaynaklanan net gelirler 1 milyar 627 milyon dolar, seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler ise 2 milyar 246 milyon dolar oldu.

Öte yandan mart ayında doğrudan yatırımlar kaynaklı net çıkışlar 212 milyon dolar oldu. Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’ye toplam doğrudan yatırımları 1 milyar 15 milyon dolar artarken, yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki doğrudan yatırımları 1 milyar 227 milyon dolar arttı. Gayrimenkul yatırımları açısından bakıldığında, yurt dışı yerleşikler Türkiye’de 243 milyon dolar net gayrimenkul alımı yaparken, yurt içi yerleşikler yurt dışında 187 milyon dolar gayrimenkul aldı.

İhracat ikliminde yavaşlama başladı

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi Nisan 2026 verilerini açıkladı. Endeks, nisanda 50,2’ye gerilerken, ihracat pazarlarındaki talep ikliminin üst üste 28’inci kez aylık bazda güçlendiğine işaret etti. Bununla birlikte, nisandaki iyileşme çok sınırlı kaldı ve mevcut büyüme döneminin en düşük oranında gerçekleşti. Nisanda büyümenin iki ana kaynağı, Türk imalat sanayi ihracatının toplamda yüzde 12,5’ini oluşturan ABD ve Birleşik Krallık oldu. Üretim artışı ABD’de marta göre hafif ivme kazanırken, Birleşik Krallık’ta martta görülen yatay seyrin ardından yeniden genişleme kaydedildi. Almanya’da ise üretim nisanda yeniden daralma bölgesine geçti. Diğer Euro bölgesi ekonomilerinde de talep koşulları olumsuz yönde seyretti. Nisanda PMI kapsamındaki tüm ekonomiler arasında en sert daralma ise Kuveyt’te gerçekleşti.

İran savaşı enflasyon hedeflerini vurdu-4

Nisanda en güçlü üretim artışı Uganda’da kaydedilirken, bu ülkeyi Singapur ve Hindistan izledi. Ancak bu ekonomilerin Türkiye’nin imalat sanayi ihracatında nispeten küçük bir paya sahip olduğunu not etmek gerekiyor. Tablonun genelinde bakıldığında ise savaşın hızlı bir şekilde sona ermesi durumunda bile, önümüzdeki ayların Türk imalat sanayi ihracatçıları açısından zorlu geçeceğini söylemek yanlış olmaz.

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL