USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Son çeyrekte finansallarıyla öne çıkan 38 şirket

Yüksek enflasyon ve faiz, zayıf talep ve artan finansman maliyetleri 2025 son çeyrekte de bilançoları olumsuz etkilerken bu dönemde finansallarıyla öne çıkan şirketleri araştırdık. 2026’nın bilançoları için dezenflasyon ve faiz indirim sürecinin kritik önem taşıdığı kaydediliyor.


Son çeyrekte finansallarıyla öne çıkan 38 şirket

Borsa İstanbul’da (BİST) hesap dönemi takvim yılıyla uyumlu şirketler için ocak ayı sonu itibarıyla başlayan 2025 yılı son çeyrek bilanço dönemi geçen hafta tamamlandı. Finansallar için son gönderim tarihleri, konsolide olmayan şirket ve bankalar için 2 Mart, konsolide olan şirket ve bankalar için ise son tarih 11 Mart olarak belirlenmişti.

Ekonomist’in 15-28 Mart 2026 tarihli sayısından

TEB Yatırım Araştırma Direktörü İbrahim Usul, borsa şirketlerinin 2025 yılı finansalları üzerinde yüksek faizlerin ve enflasyon muhasebesinin etkilerinin devam ettiğini kaydediyor. Bu ortamda birçok şirketin operasyonel olarak performansı iyi gözükse de enflasyon etkisinden dolayı net kârda performansların istenen seviyede gerçekleşmediğine işaret eden İbrahim Usul, TL’nin seyrinden dolayı ihracatçı şirketlerde ise kur farkı gelirlerinin daha sınırlı kaldığını da aktarıyor.

Son çeyrekte finansallarıyla öne çıkan 38 şirket-1

Üç rasyoda da yer aldılar

Biz de son çeyrek finansallarını özel bir tablo hazırlayarak analiz ettik. Finans şirketlerini, holdingleri, yatırım ortaklıklarını ve GYO’ları dâhil etmediğimiz bu tabloya, üçüncü çeyrekte satış gelirleri 200 milyon TL’nin altındaki şirketleri de almadık. Kârlılık tarafındaki kriterimiz ise şirketlerin 2025 son çeyrekte net zarar yazmaması oldu.

Şirketleri bu üç kriterde yıllık değişimlerine göre sıraladığımızda toplamda 38 şirkete ulaştık, her üç rasyoda da yer alan şirket sayısı ise beş oldu. Bu beş şirket; Plastikkart, Tofaş Oto, PC İletişim ve Medya, Kıraç Galvaniz ve Escort Teknoloji olarak sıralandı.

Net bir toparlanma görüldü mü?

İntegral Yatırım Araştırma Uzmanı Yusuf Bedir, son çeyrek finansalları incelendiğinde mali sektör dışında göze çarpan bir toparlanma olmadığı görüşünde. “Ancak geri gittiğimiz de söylenemez. Yüksek faiz oranları nedeniyle zaten talep koşulları bazı sektörleri zorluyor” diyen Yusuf Bedir, buna ek olarak finansman maliyetlerinin artmasının ise hem yatırımların hem de işletme sermayesi ihtiyacı gibi şirketin faaliyetini etkileyen borçlanmaların ‘can yakmasına’ neden olduğunun altını çiziyor.

Yusuf Bedir’e göre; son zamanlarda bazı sektörlerde bir miktar iyileşme olsa da hala net bir toparlanma görüldüğünü söylemek biraz zor.

2025’te gerçekleşen faiz indirimlerinin etkisinin finansallara yansımasının biraz daha zaman alacağını kaydeden Yusuf Bedir, dezenflasyon sürecini riske atan her durumun şirketler için son derece önemli olduğuna da dikkat çekiyor.

Petrol kaynaklı arz şokları izlenecek

2026 yılında şirketlerin performansı üzerinde yurt içi tarafta yine faizlerin ve enflasyonun seyri belirleyici olacak gibi gözüküyor. Küresel tarafta ise jeopolitik ve jeoekonomik gelişmeler, enerji fiyatlarının seyri, ABD Başkanı Trump’ın tarifeleri, başta ABD Merkez Bankası FED ve Avrupa Merkez Bankası ECB olmak üzere büyük merkez bankalarının faiz kararları yakından takip edilecek.

Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Dr. Kutay Gözgör, 2025 son çeyrek finansallarının sanayi tarafında kırılganlığın sürdüğünü ancak bankacılık ve perakende sektörlerinin dirençli kaldığını gösterdiğini aktarıyor. Kutay Gözgör’e göre; enflasyon muhasebesinin etkileriyle ‘dip noktanın’ birçok sektörde geride kaldığı söylenebilir ancak tam bir toparlanma için petrol kaynaklı arz şoklarının seyri takip edilecek. 2026’nın ikinci yarısından itibaren faiz indirim beklentileriyle daha pozitif bir tablo bekleyen Kutay Gözgör, bu süreçte savunma sanayii, teknoloji, perakende ve sağlık sektörlerini ön planda görüyor.

Somut iyileşme ne zaman?

İnfo Yatırım Stratejisti Çağlar Toros; artan jeopolitik risklerin ve dezenflasyon sürecinin sekteye uğramasının TCMB’nin faiz indirim sürecini zora sokabilecek gelişmeler olduğuna işaret ediyor. Toros, bu durumun da başta banka ve faize duyarlı GYO, otomotiv, turizm, perakende ve beyaz eşya gibi sektörler üzerinde talep baskısı yaratabileceğini öngörüyor.

Çağlar Toros, “Kârlılığın 2026’nın ikinci ve üçüncü çeyrek dönemlerinde zirveye ulaşmasını beklerken şimdilik bu dönemler için kârlılıklarda daha düşük bir zirve tahminimiz var. Dönem olarak ise şirket kârlılıklarında somut iyileşmenin 2026’nın üçüncü ve son çeyrek dönemlerinde olabileceğini düşünüyoruz” diye konuşuyor.

Son çeyrekte finansallarıyla öne çıkan 38 şirket-2

Mehmet Bilal Bircan / Tera Yatırım Araştırma Direktörü

2026’da hangi sektörler öne çıkabilir, hangileri zorlanabilir?

  • Son çeyreğin hikâyesi 2025’in son çeyreğinde enflasyon beklentilerinde düşüş eğilimi sürerken, TCMB de faiz indirimlerine devam etti. Son çeyrekte hane halkı tüketimi güçlü kaldı; özellikle otomotiv satışları ve kredi kartı harcamalarında belirgin bir artış gözlendi. İmalat sektöründe PMI endeksi hafif iyileşme gösterirken, ana ticaret ortaklarının PMI verilerindeki gerileme ve ISO İhracat İklim Endeksi’ndeki sıkışma, ihracatçı şirketler açısından güçlü bir toparlanma sinyali vermedi. Düşük seyreden petrol fiyatları ve güçlü Euro/dolar paritesi ise üretim maliyetleri açısından olumlu bir etki yarattı. Kısacası son çeyrek, iç talebin güçlü olduğu ve bazı sektörlerde kârlılık artışının gözlendiği bir dönem oldu. Ancak vergi düzenlemeleri ve dış talep sınırlamaları, özellikle bankacılık ve ihracatçı şirketler üzerinde kâr baskısı yarattı.
  • Kârını artıranlar Sektörel ayrışma son çeyrekte belirgin kalmaya devam etti; perakende ve ihracatçı odaklı sektörler öne çıkarken, havacılık ve çelik sektörleri daha zayıf kaldı. 2025’in üçüncü çeyreği ‘en kötünün geride kaldığı’ çeyrek olsa da son çeyrek finansalları da bu durumu teyit etti. Bu çeyrekte bankalar, beklentilere paralel ya da beklentilerden daha iyi kâr rakamları açıkladı. Azalan fonlama maliyetleriyle net faiz marjlarında genişlemenin yanı sıra güçlü seyreden net ücret ve komisyon gelirleri ile ticari kazançlar kârlılığı destekledi, kredi risk maliyetleri ise geriledi. Son çeyrekte sigortacılık, teknoloji ve savunma sektörü de kârlılığını artıran tarafta yer alırken otomotiv ve dayanıklı tüketimde kârlılık baskılanmaya devam etti.
  • Öngörü ve beklentiler Şirketler için 2025 ‘dipten çıkış ve en kötünün geride kaldığı’ bir yıl olurken, 2026 ise kârlılığın normalize olduğu ve sektörel ayrışmanın devam ettiği bir yıl olabilir. Özellikle bankalar, ihracat odaklı şirketler, teknoloji ve savunma sanayi ile perakende tarafı öne çıkma potansiyeline sahip. Yüksek borçlu, iç talebe çok bağımlı ve marjları zayıf sektör ve şirketler ise zorlanmaya devam edebilir.
0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL