Yurtdışı katkısıyla hızlı büyüyeceğiz

Yurtdışı katkısıyla hızlı büyüyeceğiz

Erkek giyim markası Kiğılı’nın patronu Abdullah Kiğılı, 100 milyon Euro ciroya sahip şirketin yurtdışıyla hızlı büyüme planladığını belirtiyor. Şirket, bu yıl yurtdışında beş mağaza açacak. Kiğılı, hedeflerinin 2023’te yurtdışında en az 200 mağazaya ulaşmak olduğunu söylüyor.

SİBEL ATİK
satik@ekonomist.com.tr

Tekstil ve hazırgiyim sektörünün duayen ismi Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı, markanın yurtdışında mağazalaşarak büyüyeceğini söylüyor. 100 milyon Euro cirolu şirket Türkiye’de 200 mağazaya sahip. Yurtdışında da halen 30 mağazası var. Kiğılı, Sırbistan, Romanya ve Makedonya’nın ardından kısa bir süre içinde Fas ve Bağdat’ta da mağaza açacaklarını ifade ediyor.

Yurtdışında açtıkları mağazalarla ilk etapta yıllık 5 milyon dolar gelir beklediklerini anlatan Abdullah Kiğılı, sektöre dair öngörülerini ve şirketin büyüme planlarını anlattı.

Hazır giyim markası olarak Türkiye’nin birçok kentinde yer alıyorsunuz. Ekonomide yaşanan daralma ve düşen alım gücünün sektöre etkisi ne oldu?
1965 yılında işe başladım ve tabiri caizse çocuk yaşta girdiğim bir sektörde bugün 55 yılı geride bıraktım. Cem Boyner’in babası Osman Boyner ve Mavi Jeans’in kurucusu Sait Akarlılar’ın ardından sektörde uzun yıllar geçiren üçüncü isim benim.

Sözünü ettiğim süre zarfında ihtilaller, muhtıralar, ekonomik krizlerle iki ileri bir geri giden bir ortamda iş yaptık. Dolayısıyla bu tür ekonomik krizlere alışkınız. Bu süreç bir süre daha devam eder ve tekrar Türkiye’nin önü açılır.

Türkiye’nin geleceğinin hazır giyimde olduğunu düşünüyorum. Fakat şu anda hazır giyimde dünya markası çıkarmak kolay bir iş değil. Her şey var ama maddi güç yok. Tasarımı, yaratıcılığı halletmişiz fakat sermayemiz yok. Kredibilite sorunu ve faizlerin yüksek olması birçok konuda önümüzü kesiyor. Dolayısıyla bu koşullarda dünya markası çıkarmak zor.

Peki sizce çıkış yolu nereden geçiyor?
Türkiye coğrafi olarak Avrupa ile Asya arasında inanılmaz bir köprü ve her geçen gün de değeri artıyor. O yüzden biz geleceğe ümitle bakıyoruz. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, AVM’ler sayesinde perakende markaları da büyüdü. AVM işi hala geçerliliğini koruyor. Ama yurtiçinde gidecek çok yer kalmadı.

Şu anda 400 tane AVM var. Öyle bir noktaya geldi ki bugün Mecidiyeköy’den İstinye Park’a kadar 5 km’lik yol üzerinde 12 tane yan yana AVM bulunuyor. Bunların birçoğu şu an yürümüyor. Ben AVM sahiplerini beş yıl önce uyarmıştım. Bu gördüğünüz AVM’lerin belli bir kısmı ya okul ya da hastane olacak. O gün yaptığım uyarılar bugün geldi doğru noktaya oturdu. Artık en kolay şey mağaza kapatmak.

Kiğılı olarak bu sürecin satışlarınıza yansıması nasıl oldu?
Bu dönemde önemli bir fırsat doğdu. Dövizin yüksek olması turistlerin alışverişini artırdı. Bizim Türkiye’deki satışlarımızın yüzde 30’u yabancılara yapılıyor. 100 milyon yolcu kapasiteli havalimanımızla buradaki satışların artmasını bekliyorum. Geleceği parlak görüyorum. Türkiye’nin geleceği çok parlak, yeter ki biz kendi içimizdeki ekonomik krizi halledelim.

Son bir yılda maliyetlerdeki artış fiyatları nasıl etkiledi?
Üzerinize giydiğiniz her şey sonuçta ithalata dayanıyor. Yünlü kumaş giyiyorsunuz, yün Avusturalya’dan geliyor. Türkiye’de pamuk üretimi var ama yetmiyor onu da ithal ediyorsun.

Polyester tamamen ithal. Dolayısıyla ana hammaddelerin hepsi dövize bağlı, kurlar arttığı zaman maliyetler de haliyle yukarıya çıkıyor. Geçen yıla göre bu yıl yüzde 25 civarında maliyet artışı var. Maliyetin tamamını yansıtırsan hiçbir mal satamazsın. Kârlarımız aşağıda, yerlerde sürünerek gidiyoruz. Şu anda ayakta kalma savaşı var.

Bu durum ne kadar sürer?
Umarım kısa sürer. Çok uzun sürerse iflaslar gündeme gelir ve piyasa sıkıntıya girer. Kiğılı’nın mağazalaşma çalışmalarından söz eder misiniz? Bu dönemde yatırım rotanız neresi olacak?Türkiye’de artık yılda en fazla beş mağaza açarız. Artık hızlı bir şekilde yurtdışında mağazalaşıp büyümek istiyoruz.

Son üç ayda Sırbistan’da iki, Romanya’da iki, Makedonya’da da bir mağaza açtık. Kısa zaman önce Lübnan’da Beyrut ve Filistin’de Ramallah şehirlerinde açılış yaptık. Libya ve Kanada’da da varız. Şu anda yurtdışında 30 mağazayı geçtik. Türkiye’de 200 mağazamız var. Hedefimizde 2023 yılına kadar yurtdışında en az Türkiye kadar mağaza açmak var.

Bu yıl hangi pazarlara gireceksiniz?
Şu anda Kuzey Afrika’yı yakın takibe aldık. Libya pazarına girdik. Mısır’da da yer alıyoruz. Fas ile temaslarımız sürüyor. Bir de yakında Bağdat mağazamız açılacak.

Peki yurtdışı açılımıyla şirketin ciro hedefi nedir?
Bu yıl 100 milyon Euro ciroya ulaşırız. Önümüzdeki yıl yüzde 25 büyüme öngörüyoruz. Fakat önümüzdeki yıl yurtdışı katkısıyla daha hızlı büyüme planlıyoruz. Bizim ilk hedefimiz yurtdışı satışa yıllık 5 milyon dolarla başlamak. Gelecek yıl ve sonraki süreçte bu gelirler kârlılığımızı da artıracak.

Şu anda kârlılık oranı nedir?
Kârlarımız eridi, çok aşağı indi. O kadar düşük durumda ki yılın sonu geldiğinde bütün masraflar çıktıktan sonra yüzde 5-10 arasında bir kâr oranı yapabiliyorsanız ayakta kalmayı garantilemiş oluyorsunuz.

Erkek giyim dışında yeni bir alana girecek misiniz? Bir gün kadın giyime de girer misiniz?
Biz kolonya satıyoruz. Her ay çok ciddi bir kolonya satışımız var. Ben kolonyacı mıyım? Değilim ama o kaliteyi yakaladık ve ciddi bir satışımız var. Böyle tamamlayıcı alanlarda oluruz ama kadın giyime girmeyiz. Biz bildiğimiz işi yapacağız. Aklım ve param yetiyorsa vereyim ama biliyorum ki yetmeyecek. O nedenle asla girmeyiz.

“AİLE ANAYASAMIZ HAZIRLANIYOR”
“Ben hep bildiğim işi yaptım. Emeklilik planım da yok. Sağlığım el verdiğince çalışmaya devam edeceğim. Üç tane çocuğum var ve onların da ikişer çocukları var.

Beş hissedarlı bu yapıda çalışmak için artık belli koşullar getiriyoruz. Üzerinde çalıştığımız aile anayasamıza göre, mirasçıların üç yıl başka bir şirkette çalışmalarını ve mutlaka terfi almış olmalarını istiyoruz. Önce dışarda çalışıp kendilerini göstersinler istiyorum.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap