Döviz fazlası ve açığı olan 20 şirket

Döviz fazlası ve açığı olan 20 şirket

Kurlardaki dalgalanmalar, döviz fazlası ve açığı olan şirketlerin bilançolarını ciddi bir şekilde etkiliyor. Biz de döviz fazlası ve açığı olan 20 şirketi sıraladık.

CEREN ORAL
coral@ekonomist.com.tr

‘Korunma’ önlemi alan şirketlere dikkat edilmesi önerilirken, döviz bazlı geliri ve nakdi olan şirketler bir adım önde görülüyor.

Piyasalar için önem arz eden ‘konuların başında dövizdeki hareketlilik geliyor. 2019 ilk çeyrek sonunda dolar/ TL 5,64’e, Euro/TL 6,33’e yükseldi ve TL, 2019 ilk çeyrekte 2018 ilk çeyreğe göre dolara karşı yüzde 42,4, Euro’ya karşı yüzde 29,7 değer kaybetti.

Bu kayıplar, döviz açığı ve fazlası bulunan şirketler için oldukça önemli. Şirketin döviz varlıkları ile yükümlülükleri arasındaki farkın pozitif olması, şirketin net döviz fazlası olduğu anlamına geliyor.

Döviz fazlası olan şirketlerin kur yükseldiğinde kur farkı geliri, kur düştüğünde kur farkı zararı artıyor. Döviz açığı olan şirketler ise kur yükseldiğinde kur farkı zararı, kur düştüğünde kur farkı geliri yazıyor.

Biz de dövizdeki hareketin olumlu ve olumsuz etkilediği şirketleri belirledik. 2019 ilk çeyrek bilançolarına göre, bankaları ve iştiraki banka olan holdingleri liste dışında bırakarak yabancı para pozisyonu artıda ve ekside olan ilk 10’ar BİST şirketini sıraladık. Bu 20 şirketin, 2018 ilk çeyrekteki döviz pozisyonlarına da tabloda yer verdik.

DEĞİŞİM DİKKAT ÇEKİCİ
2019 ilk çeyrekte, 2018 ilk çeyreğine göre Doğan Holding’in döviz açığından fazlasına geçtiği, T. Şişecam, Soda Sanayii, Enka İnşaat ve Aselsan’ın artıda olan yabancı para net pozisyonlarının dikkat çekici oranlarda yükseldiği görülüyor.

Bu tabloda, şirketlerin satışlarında döviz bazlı gelir ile nakit girişinin yüksek, finansal pozisyonun güçlü olmasının etkisi var. Doğan Holding’teki durum için ise geçen yılki medya satışının etkisi olabileceği kaydediliyor.

2019 ilk çeyrekte döviz pozisyonu ekside olan şirketler listesinde THY, Zorlu Enerji, Türk Telekom, Akenerji, AG Anadolu Grubu Holding, Migros, Pegasus gibi şirketler var. Türk Telekom ile AG Anadolu Grubu Holding’in ise döviz açığını azalttığını not edelim.

2018 ilk çeyreğe göre, listedeki 10 şirketin sekizinin açık pozisyonunun arttığı görülüyor. Ancak bu şirketlerin döviz pozisyonlarını yönetmede hedging mekanizmasını ve türev araçları etkili kullanarak döviz açığının neden olduğu riskleri azalttıkları da kaydediliyor.

ŞİRKET BAZLI HİKÂYELER
GCM Yatırım Ekonomisti Enver Erkan, yüksek döviz açık pozisyonu olan enerji sektöründe kurun etkisiyle döviz açığının arttığını gözlemliyor.

Erkan, “THY’nin TL fazla pozisyonu var ancak fonksiyonel para birimi dolar. Döviz açığı Japon Yeni ve diğer detayı bilinmeyen para biriminden kaynaklanıyor” diyor.

İlk çeyrekte kur ile faizdeki yükselişin etkisiyle artan finansman giderlerinin THY’nin zarar açıklanmasında etkili olduğunu belirtiyor.

Döviz pozisyon fazlasında ise bir defalık nakit girişi veya varlık satışı yapmış olanlar dışında, yurtdışı operasyonları kuvvetli şirketlerin öne çıktığı görülüyor.

Enver Erkan, T. Şişecam grubu şirketlerinin net döviz fazlasıyla kurlardaki yükselişten olumlu etkilendiğine dikkat çekiyor.

Enka İnşaat’ın dolar cinsinden bilanço tuttuğunu, TL ile Euro fazlası ve birçok para biriminden artı ve eksi pozisyonu olduğunu aktaran Erkan, Enka’nın kuvvetli yurtdışı operasyonlarından nakit yaratma becerisinin yüksek olduğuna değiniyor. Aselsan da döviz fazlasıyla güvenli finansal yapıya sahip şirketlerden biri olarak görülüyor.

KORUNMA (HEDGE) NEDEN ÖNEMLİ?
Döviz açığı yüksek şirketler için ‘hedging’ mekanizması önem taşıyor. Hedge etmek, şirketin dövizli işlemin yapıldığı günde döviz kurunu sabitleyerek kur riskinden korunması demek.

Enver Erkan, finansal giderlerdeki kur farkı ve faiz gideri kaynaklı artışların Pegasus’un ilk çeyrek zararında etkili olduğu görüşünde.

Buna karşın Erkan, kurdaki dalgalanmalardan kaynaklanan belirsizliği aktif olarak yöneten Pegasus’un yıllık bilanço döneminin yüzde 60’ını katmanlı olarak hedge ettiğine değiniyor.

Açık pozisyonu dolar ile Euro cinsinden olan Türk Telekom da yüksek döviz borçluluğuyla kur artışından olumsuz etkileniyor.

Ancak şirketin yabancı para riskinden korunma oranının (hedging) ilk çeyrek itibarıyla yüzde 84’e yükseltildiği ve türev araç kullanımıyla döviz açık pozisyonunun gerilediği bilgisi veriliyor.

YATIRIM RİSKLİ OLABİLİR
Peki, bu durum yatırımcılar açısından ne anlama geliyor? Global Menkul Değerler Stra-tejisti Rıdvan Baştürk, özellikle iç ve dış risklerin TL’yi dönem dönem savunmasız bırakarak kırılgan hale getirdiğine değiniyor. “Kur riskinin yüksek olduğu dönemlerde, döviz yükümlülüğü olan şirketlere yatırım yapmak riskli.

Çünkü TL değer kaybettikçe kur farkı zararı, kârlılığı olumsuz etkiler” diyen Baştürk, bu şirketlerin hedge mekanizmasını kullanmasının önemli olduğu görüşünde. Rıdvan Baştürk, sadece açık pozisyonlara bakıp yorum yapmanın doğru olmayacağının da altını çiziyor.

Ahlatcı Yatırım Araştırma Uzmanı Muammer Demir’a göre de yatırımcılar, şirketin döviz açığının neden oluştuğunu incelemeli, şirketin kur kaynaklı gelişmelerden dolayı doğabilecek risklerin minimize edilmesiyle ilgili ‘hedge’ mekanizması kullanılıp kullanmadığını takip etmeli.

Demir, kur riskinin doğru hedge yönteminin kullanımıyla koruma altına alınmasının negatif etkiyi sınırlayacağını söylüyor. Muammer Demir, “Yatırımcılar sadece döviz pozisyonuna göre yatırım kararı vermemeli. Şirketlerin faaliyet konusunu ve finansallarında yer alan temel gösterge ve ras-yoları da yakından incelemeli” diye konuşuyor.

RIDVAN BAŞTURK GLOBAL MENKUL STRATEJİSTİ
BİST İSTANBUL İÇİN HEDEF NE?

22 Mayıs’ta 83.675’e kadar gerileyen BİST-100, bu seviyenin ardından atağa geçti ve mayısı 90.590’dan kapattı.

22 Mayıs’ta yüzde 63,80’e gerileyen borsadaki yabancı takas payı da mayıs sonunda yüzde 64,40’a yükseldi.

Global Menkul’den Rıdvan Baştürk, bu alımların sürdürülebilir olması için ticaret savaşının sona ermesi ve S-400 konusunun ortadan kalkması gerektiğini söylüyor.

Baştürk, bu iki başlıktan biri olumsuza dönerse borsada 83.000’lere baskı görülebileceğini, aksi takdirde 98.000’in hedef seviye olabileceğini kaydediyor. Rıdvan Baştürk, endekste kısa vadede 95.000-96.000’i potansiyel hedef olarak görüyor.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap