Faktoringin 2019 Vizyonu

Faktoringin 2019 Vizyonu

Faktoring sektörü, 2018 yılını iç piyasada yaşanan daralmaya rağmen ihracat faktoringinde yaptığı hamle sayesinde 2017 yılına paralel olarak 147 milyar TL işlem hacmiyle tamamladı.

TALİP YILMAZ
tyilmaz@ekonomist.com.tr

GÖZDE YENİOVA
gyeniova@ekonomist.com.tr

2019 yılında daha fazla KOBİ’yi ihracat faktoringi ile tanıştırmayı ve bu alanda büyümeyi sürdürmeyi hedefleyen sektörün odağındaki diğer konu dijitalleşme. Dijitalleşme konusunda 2015’te hayata geçirilen merkezi fatura kaydi sistemi (MFKS) ticaretin finansmanında sektörün eline güçlendirdi.

Bu yıl ise ticaret zinciri finansmanı sistemi (TZFS) ile sektörün çok daha fazla sayıda müşteriye ulaşması hedefleniyor. Sırada “FaturamPara” adlı yeni bir uygulama var. Sektörün temsilcilerinin beklentisi ise diğer finansal kurumlarla eşit koşullarda müşterilere hizmet sunabilmek.

BDDK’nın gözetiminde ve kanun çerçevesinde finansal kuruluş olarak faaliyet gösteren Türkiye faktoring sektörü, 59 şirketle çoğun luğu KOBİ olmak üzere yaklaşık 500 bin firmaya hizmet veriyor. Ticarete aracılık eden sektör, 2018 yılında,

2017 yılına paralel olarak yaklaşık 147 milyar TL’lik işlemle bankacılık dışı finans kesiminin en büyük alanı konumunda bulunuyor. 2018 yılında bankacılık sektörünün de 15,8 milyar TL’lik işlemiyle birlikte toplam faktoring işlem hacmi 163 milyar TL seviyesine ulaştı. Türkiye faktoring sektörü dünyada bu alanda en büyük 13’üncü, Avrupa’da ise dokuzuncu ülke konumunda bulunuyor.

Türkiye’de faktoring sektörünün önemli bir potansiyeli bulunuyor. Rakamlarla ifade etmek gerekirse, gelişmiş ülkelerde faktoringin GSYH’den aldığı pay yüzde 10-12 bandında iken Türkiye’de yüzde 4,5 seviyelerinde bulunuyor.

OECD ülkelerine bakıldığında, banka dışı finans kuruluşlarının toplam finansal kuruluşlar içindeki payında yüzde 13 ile en düşük ülke konumundayız. Bize en yakın ülke olan Ispanya’da bu oran yüzde 31 seviyesinde. İsviçre ve Meksika gibi ülkelerde bu oran yüzde 50’lerde iken Hollanda ve İrlanda gibi ülkelerde ise yüzde 80’lerde bulunuyor. yasal düzenleme beklentisi

Faktoring sektörü gelişimini devam ettirebilmek için yasal düzenlemeler bekliyor. Çünkü finans sektörleri arasında rekabet eşitliğini bozacak şekilde kamu tarafından tanınan birçok hak ve muafiyetten yararlanamıyor.

Eşitsizliğin giderilmesiyle sadece faktoring sektörünün değil, bu sektörün ticaretin merkezinde olması nedeniyle ülke ekonomisinin de kazançlı çıkacağı vurgulanıyor. Sonuçta sektör, diğer finansal hizmetler alanına tanınan hakların faktoring sektörüne de tanınması talebinde bulunuyor. Bu yöndeki taleplerini de düzenleyici otoritelerle görüşüyor.

İHRACATIN PAYI ARTIYOR
Sektör bunun yanında iç piyasada yaşanan sorunların etkisiyle ihracat faktoringine ve son yıllarda dijitalleşme konularına yoğunlaşmış durumda. Türkiye ihracat faktoringinde dünyanın en büyük ülkesi konumunda.

İç piyasada yaşanan sorunlarla birlikte ihracat faktoringinin toplam faktoring işlemleri içindeki payının artma eğiliminde olduğu görülüyor. Şirketlerin ihracat faktoringinde hedefi sadece büyük montanlı iş yapan şirketler değil.

Zaten yapı itibarıyla ağırlıklı olarak KOBİ düzeyinde firmalarla çalışan sektör, bu şirketlere ihracat tarafında da destek vermek üzere çalışmalar yürütüyor.

FAKTORİNG ŞİRKETLERİNİN YARARLANAMADIĞI HÜKÜMLER

  1. Kurum aktiflerinde en az iki yıl kalan taşınmazların devrindeki KDV muafiyeti,
  2. Kurum aktiflerinde en az iki yıl kalan taşınmazların devrindeki kurumlar vergisi muafiyeti,
  3. Özel karşılıkların vergi matrahında gider olarak gösterilebilmesi,
  4. Kimlik ve adres paylaşım sistemi (daha önce faydalanıyordu),
  5. Kredi garanti fonu kapsamı,
  6. Yurtdışından sağlanan kredilerde KKDF oranın yüzde 0’a düşürülmesi,
  7. Harç muafiyetleri
  8. İpoteğe dayalı menkul kıymet tebliği çerçevesinde kapsam dışına çıkarılma.

DİJİTALDE BÜYÜME HEDEFLERİ
Dijitalleşme konusunda 2015’te hayata geçirilen merkezi fatura kaydi sistemi (MFKS) ticaretin finansmanında sektörün eline güçlendirdi. Bu yıl ise ticaret zinciri finansmanı sistemi (TZFS) ile sektörün çok daha fazla sayıda müşteriye ulaşması hedefleniyor.

Finansal Kurumlar Birliği, TZFS’yi anlatmak için faktoring şirketleriyle birlikte müşteri ziyaretlerine iştirak ediyor. Bazı büyük alıcılar, tedarikçilerini desteklemek istiyorlar. Bununla ilgili bankalarla da görüşülüyor.

Ticaret alacaklarının teminat/varlık olarak gösterilmesiyle Türkiye’ye yurtdışından ucuz kaynak gelmesi de mümkün olabilecek.

ÇAĞATAY BAYDAR TEB FAKTORİNG GENEL MÜDÜRÜ
“ANA OYUNCU OLARAK GÖRÜLMEK İSTİYORUZ”
TOPARLANMA IKINCI YARİDA OLACAK

Faktoring, tamamen ülke ekonomisine, ticaretteki büyüme oranına bağlı bir sektör. Geçen yıl ilk altı ayı çok iyi geçirmiş olmamıza rağmen ikinci yarıdaki dalgalanmalar sebebiyle büyümemiz durdu.

Geçen yılı sabit denilecek işlem hacminde kapattık. BU yıl ilk ÜÇ ayda ekonominin gidişatına bağlı olarak işlem hacmi ve aktif büyüklük daraldı. Ben bu ilk ÜÇ aydaki düşük hacmin ikinci dönemde toparlanacağını düşünüyorum.

Aslında nisan ayı itibariyle hacim artışını kendi şirketimde gördüm. ihracata yönelen faktoring şirketlerinde de artış var. Şimdi ticaret tedarik finansmanı ve dijital ürünler gibi yeni ürünleri de devreye soktuk. BU yıl sektörde büyüme olacağına inanıyorum.

YENİ ÜRÜNLERLE BÜYÜYECEK
Tedarik zinciri finansmanında bir platform üstünden KOBİ’lerin daha ucuza, daha etkin ve hızlı şekilde sermayeye ulaşmalarını sağlıyoruz. Sektörümüz yeni ürünler konusunda çok girişken.

Var olan uygulamaların yanı sıra “FaturamPara” adlı yeni bir ürün üzerinde çalışıyoruz. O da MKFS’yi kullanarak şirketlerin faturalı alacak ve borçlarının mahsup edilmesini içeriyor. BU platformla ticaretin devamını, büyümesini sağlamayı hedefliyoruz.

Ama sadece KOBİ’ler için değil, Migros, Ford, Beymen, BİM gibi çok büyük alım yapan şirketlerin faturalarının bu platform üzerinden ödenmesiyle hacim artacak. BU platformlardaki şirketler kendi tedarikçilerine daha ucuza fon sağlamış olacaklar. Buraya kamuyu da almak lazım. Kamu da tedariki buradan yaparsa taşeronlar çok hızlı ve etkin şekilde daha ucuza işleme ulaşacak. işlem hacminde pastanın da büyümesi artacak. Bir ürün daha geliştiriyoruz.

Fatura kayıt merkezimizi devlet destekli alacak sigortası sistemiyle birleştiriyoruz. BU alacakların da sigortalı hale gelmesini sağlayacağız. KOBİ’lere parayı veriyoruz ve ayrıca bu sigorta şemsiye altında bunun ödenebilirliğini de garanti etmiş oluyoruz. Yeni ürünlerimizle ekonominin de büyümesine katkıda bulunacağız.

ŞİRKET SAYISINDA AZALMA VAR
Sermayemiz yıl sonunda 30 milyon TL’ye çıktı. Sektördeki şirket sayısında azalma var ve faaliyet iznini iptal edenler oldu. Eğer sermaye artış talebi devam ederse şirket sayısında azalma hızlanacak ve kayıt dışı işlemler olacak. Biz faktoring olarak işlemleri kayıt altına alıyoruz. BU nedenle bu sorun önemli.

İHRACAT FAKTORİNGİ ARTACAK
İhracat yapan şirketlerin artacağını düşünüyorum. Sektörün yüzde 20Sİ ihracat faktoringine ait. Ama iç piyasadaki daralmadan dolayı ihracat faktoringinin payının yüzde 30-40’lara çıkmasını bekliyorum.

TEB olarak ihracat faktoringinde payımız yüzde 50’ye geldi. Türkiye’nin ihracatının yüzde 65’i açık hesap. Bunların çoğunluğu da Avrupa ile yapılıyor. Faktoring bu ülkelerde çok iyi bilindiği ve kullanıldığı için bizim ihracatçılarımız da burada işlem yapıyor. BU ürünü yurtdışına satacak olan 20 şirket var. Yeni şirketlerle 25’e yükselecek ve Türk ihracatçısına bu ürünü satacağız.

Avrupa’daki borçluların kredibilitesine göre maliyetlerle yurtdışında fon buluyoruz. BU fonları Türk ihracatçısına sunuyoruz. TEB olarak TİM ile bir anlaşma yaptık. İhracatı destekleme seferberliği yapıyoruz. Bu yüzden daha fazla ihracat faktoringinin artacağını düşünüyorum. İhracat faktoringinde tekstil, otomotiv yan sanayi ve petrokimya ilk ÜÇ sektör olacak.

DİREKT KOBİ’YE DOKUNUYORUZ
Sektörümüz ticareti büyütme özelliğine sahip. Banka dışı finansal kesimin payı Türkiye’de yüzde 5 ve çok küçük. Faktoringin payı da yüzde 2. Halbuki direkt KOBİ’ye ve ticarete dokunuyoruz. ŞU anda 120 bin adet müşterimiz var.

600 bin de borçlumuz bulunuyor. Dolayısıyla yasal otoritenin bizi finansman tarafında ana oyuncu olarak görmesini İstiyoruz. Bize özel bir şey İstemiyoruz, diğer finansal hizmet sektörlerine tanıdıkları hakları tanımalarını İstiyoruz. Çünkü bunlar bizim maliyetlerimizi artırıyor ve dolaylı olarak da KOBİ’lerinkini artırıyor. Fon ve işletme maliyetlerini azaltacak önlemler alınmalı.

BOZKURT ÇÖTELİ YAPI KREDİ FAKTORİNG GENEL MÜDÜRÜ
KÜÇÜK İŞLETMELERE ODAKLANMAK GEREKİYOR”
KAMU HARCAMALARİ FİNANSMANİ ÖNEMLİ

2018 yılı ağustos ayına kadar faktoring sektörü çok iyi performans sergiledi. BU tarihten sonra iş hacminin yarı yarıya düştüğünü gördük. 2019 ilk çeyrek verileri geçmişteki durgun yılların ilk çeyreğine benziyor.

Nisan ayından sonraki performans daha önemli. Bizim sektörümüzün ticaretin aktifliğine göre işleri yoğunlaşır veya azalır. Yani ticari hayatın hızlanması gerekiyor. Çünkü biz olmuş bitmiş faturası kesilmiş işe kaynak sağlıyoruz. BU dönemde kamu harcamalarının finansmanı da çok önemli. Kamuya iş yapan inşaat sektörünün finansmanı önemli yer tutmaya başlıyor. Onların bütçe tarafında ne kadar fazla kısılacağı faktoring sektörünün iş hacmini etkiler.

İHRACAT FAKTORİNGİ İÇERİYİ TELAFİ EDER
ihracat çok iyi gidiyor gibi duruyor. Talepte Avrupa tarafında bir düşüklük var gibi ama bunu kış aylarının etkisi olarak görebiliriz. ihracat faktoringindeki büyüme, iç piyasadaki durgunluğu telafi edebilir.

Böylece hacim olarak 2018 yılı rakamlarına yakın bir büyüklük olur. BU da iyi bir rakam olur, ihracat faktoringi biz de yapıyoruz. Toplam işlem hacmimizde ihracat faktoringinin payı yüzde 15-20’lerde. 2019’da yine bu seviyelerde olmasını İstiyoruz.

TEDARİK FİNANSMANI PLATFORMU ÖNEMLİ
Finansal Kurumlar Birliği (FKB), KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için faktoringde pazar yeri benzeri dijital bir uygulama olan tedarik finansmanı platformunu hazırladı. Buna göre tüm faktoring firmaları bir uygulama üzerinden teklif verebilecek.

Burada büyük tedarikçileri sisteme dahil etmek üzere çalışmalar yapılıyor. Ancak sistem ekonomideki dalgalanmalar nedeniyle kötü bir zamana denk geldi. Biz de yapıyoruz, diğer firmalar da yavaş yavaş yapmaya başladı. Sistem zamanla büyüyecek.

KÜÇÜK İŞLETMELERE ODAKLANMALIYIZ
ihracat faktoringinde büyük işlem yapan ihracatçı firmaların önemli bir ağırlığı var. Örneğin büyük bir ihracatçı firmanın toplam işlemlerimizdeki payı yüzde 15-20’leri bulabiliyor. BU anlamda önemli olan müşteri sayısını artırmak. Bizim odaklanmamız gereken yer aslında Anadolu’daki daha küçük çaplı ihracatçılar.

Sadece tekstil, otomotiv gibi sektörlere değil, bunların yan sanayi alanlarına, başka sektörlere odaklanmamız gerekiyor. Son dönemde turizm alanına çok gittik. Tedarikçi finansman modelini, turizmde uygulayabilir miyiz diye bir çalışma yaptık. Dediğim gibi daha küçük çaplı şirketler üzerinde çalışırsak, faktoringin ihracata katkısı daha da yaygınlaşacak.

ALGIYI DÜZELTMELİYİZ
Son dönemde artan risk pirimi sonrasında fonlama maliyetlerindeki yükseklik nedeniyle yurtdışından kaynak sağlamak güçleşiyor, limit artış talepleri yerine gelmiyor. Ağustos ayından önceki ortam maalesef yok. Ancak bu ortamın düzelmesiyle daha uygun maliyetli yurtdışı fonlara ulaşmamız mümkün olabilir.

Sonuçta ihracat tarafında en büyük sorun fonlama tarafında yaşanıyor. Algı olarak faktoring yüksek faizli iş yapan bir sektör gibi görülüyor. Ancak bankacılık sektörü ortalamalarından en fazla 1-2 puan yukarıda işlem yapıyoruz. Yani yüksek faizle iş yapılıyor algısı doğru değil. BU algıyı düzeltmek için çalışmalıyız.

KAYIT DIŞI EKONOMİNİN ÖNÜNE GEÇİYORUZ
FKB çatısı altında faaliyet gösteren ÜÇ ana sektör bulunuyor. Burada faktoring tarafına kamu tarafından eşit davranılmamasının ekonomik olarak anlatılması lazım. Kamu tarafından yetkililerle yaptığımız görüşmelerde de ‘evet aynı şartların olması lazım’ deniyor ama sorunlarımız devam ediyor. Kanunen faturasız iş yapmıyoruz. Böylece de kayıtdışı ekonominin önüne geçiyoruz. Bunun için de faturanın kıymetli evrak benzeri bir yapıda tanınması önemli olacaktır.

NERGİS AYVAZ BUMEDİAN QNB FİNANS FAKTORİNG GENEL MÜDÜRÜ
“İHRACATIN PAYINDA YÜKSELİŞ YAŞANIYOR”
ANADOLU’DA KIPIRDANMA VAR

Geçen yıl bilanço büyüklüklerinde yüzde 24 oranında küçülme oldu. 2019’un ilk çeyrek dönemi de çok parlak geçmedi. Geçen yılın aynı dönemine göre küçülme var. Ama nisan ayından beri hareket var.

Bizim 25 şubemiz var, bunun yedi tanesi İstanbul’da diğerleri Anadolu’da… Geçtiğimiz bir ayı tamamen Anadolu’da geçirdim. Gördüğüm kadarıyla hem ihracat hem de iç işlemlerde kıpırdanma var.

Şirketler iş yapmak istiyor, siparişler var. Ancak doğru finansmana erişimde zorlanıyorlar. Finansman denildiğinde bankalar ön plana çıkıyor. Banka dışı finansmanın payı az. İş yapamamalarının nedeni finansmana erişemeyecekleri endişesi.

Ancak işletme sermayesi ve alacak finansmanı anlamında bizler devreye girdiğimizde banka limitlerine ek olduğu için olumlu karşılanıyor.
BU nedenle hemen talep alıyoruz. Dolayısıyla haziran ayından itibaren majör bir sorun olmazsa sistemin toparlanacağını ve büyüyeceğini düşünüyorum.

İHRACATIN PAYI YÜKSELİYOR
Kurulduğumuzdan beri işlem hacmimizde ihracat faktoringinin payı artıyor. ŞU an ihracat faktoringi payı yüzde 24’e gelmiş durumda. Bunun şirket olarak yüzde 30-35’e gelmesini hedefliyoruz. Burada fonlama çok önemli.

Bizler özelikle Avrupa ihracatlarını destekliyoruz ki uygun maliyetlerle bulabilsinler. BU yıl ihracat artar. Önü çok açık. Finansman ve garanti bulabildikleri ölçüde ihracatı artıracaklarını düşünüyorum. Burada sektör olarak tekstil öne çıkıyor. İmalat ve otomotiv yan sanayii de önemli.

LİMİTLER KÜÇÜLDÜ
Tedarik zinciri finansmanı ürünü, bu dönemde hafif üvey evlat muamelesi gördü. Çünkü ödemeler aksadı, yapılandırmalar devreye girdi. Limitler küçüldü ve arzu ettiğimiz hacim yaratılamadı. Ama bundan sonra daha iyi tanıtılacağını düşünüyorum. Bankalara bunu anlatabilir durumdayız. BU platformu kullanacak sisteme katkı yapacağız.

TÜM DİJİTAL SİSTEMİ YENİLEDİK
BU dönemde dijitalleşme şart. Artık olmazsa olmaz. Bizden sonra gelen nesiller bizim alışkanlıklarımızla hareket etmeyecekler. Bugünden biz de buna ayak uydurmalıyız. Biz gelişen dünyaya ayak uydurmak için çok ciddi altyapı değişikliği yapıp tüm işletim sistemimizi yeniledik. 2 Mayıs’ta live’a geçiyoruz.

BU nedenle otomatik çek yanıtlama sistemimizi askıya aldık. Çünkü eski sistemde istediğimiz şekilde bu hizmeti veremiyorduk. Ayrıca skor kartlarını yeniledik. Haziran ayında da belli tutarın altındaki işlemlerde bir tuş kadar uzaklıkta finansmana erişip erişemeyeceğini öğrenmelerini sağlayan sistemi devreye alacağız. Bunu destekleyecek yatırımı tamamladık.

EŞİT MUAMELE GÖRMELİYİZ
QNB Finansbank Grup çatısı olarak leasing ve faktoring olarak varız. Bir şirket batıyor ve denetçilerimiz bize geldiğinde bunu nasıl konsolide edeceklerini bilemiyor. Leasing ve banka bunu çok rahat halledebiliyor.

Banka Sigorta Muamele Vergisi (BSMV) ödüyoruz, diğer kurumlara göre çok daha fazla vergi veriyoruz. Yabancı kaynak bulmak konusunda da bu etkili oluyor. Farklı vergi ödemeleri nedeniyle vereceğimiz kaynak maliyetli hale geliyor. Sektörün banka dışı finans içinde eşit muamele görmesi önemli.

İHRACAT FAKTORİNGİNİN AVANTAJLARI
1- İhracatçılar güvenilir istihbarat bilgileri sayesinde alıcının mali gücü ve piyasadaki kredibilitesi hakkında güncel bilgiye sahip olur.
2- Yeni pazarlara risksiz girebilme olanağına kavuşur.
3- Nakit akışını verimli bir şekilde düzenlerken, daha çok satış yapma olanağını sağlar.
4- Daha likit bir bilanço yapısı oluşur.
5- Tahsilat yönetiminden doğan iş yükü azalır.

ALPER TUNGA EMECAN DENİZ FAKTORİNG GENEL MÜDÜRÜ
“EXİMBANK’IN ALTINDA ORANLARLA KREDİ VERİYORUZ”
İNOVASYON KÜÇÜLMENİN ÖNÜNE GEÇTİ

Geçen yıl kur etkisini koyduğumuzda aslında sektörde yüzde 30 küçülme oldu. Biz şirket olarak geçen yıl sektörden olumlu ayrıştık ve yüzde 15 büyüdük. Bunun ana nedeni 2017’de geliştirdiğimiz ürün oldu. ‘

Denize çek gönder’ aplikasyonuna beklediğimizin üzerinde talep geldi. BU aplikasyon üzerinden insanlar elinde faturalı çekin fotoğrafını çekerek gönderiyorlar ve anında kredi alıp alamayacaklarını ve ne kadar alacaklarını öğrenebiliyorlar. Sonra da istedikleri Denizbank şubesine gidip paralarını alıyorlar.

15 MİLYAR TL TALEP GELDİ
15 milyar TL talep geldi ve bu ciddi bir rakam. 100 bine yakın işlem onayladık. 2,5-3 milyar TL de kredi verdik. Ancak yıl sonuna doğru çek yazılma oranları ciddi derecede arttı.

Yüzde 2’lerden yüzde 4,5’lere çıktı. Biz de bu modelimizdeki kredilendirmeyi daralttık. Şirket olarak bu nedenle küçülmeden nasibimizi alacağımızı düşünüyorduk ama bir inovasyon küçülmenin önüne geçti. Ticaret daralıyor ancak bizde iş durmaz. BU açıdan faktoring sektörü olarak avantajlıyız. BU yılın da kârlı geçeceğini düşünüyorum.

KÜÇÜK ŞİRKETLERE EĞİLMELİYİZ
ihracat faktoringini yapmak için öncelikle kaynak bulmak gerekiyor. Avrupa şirketi olan bankalar bu konuda biraz daha avantajlılar. Orada faiz oranları eksilerde. Maliyet tarafında yüzde 1’in altında oluyor.

Bizim de Rus sermayedarı olduğu için biraz daha kısıtlı buluyoruz ancak yine de yapıyoruz. Sektör olarak ihracatta Eximbank’in altında oranlarda kredi veriyoruz. Yüzde 1-2 altında fiyat veriyoruz. Eximbank ile de çalışıyoruz ama burada düzeltmeler yapılması gerekiyor. Büyük şirketler zaten fon buluyorlar, ihracat faktoringinde sektör ayrımı yapmıyoruz. Fonlama yapabileceğimiz tüm kaynakları tüm sektörlere ulaştırmalıyız. Ama küçük şirketlere daha fazla eğilmeliyiz.

HARÇLARDA DEĞİŞİM GEREKİYOR
Sektörde harçlarda değişiklik gerekiyor. Geçen yılki Torba Yasa’dan son dakikada faktoring sektörü çıkarıldı. Leasing için var ama faktoring için yok. Sadece tapu harcında değil başka konularda da sorunlar var. Müşteri ile gayrimenkul konusunda anlaştık diyelim. Bunu satmam gerekiyor.

Ama ben satmak istediğimde yüzde 18 KDV ile ilave maliyet geliyor. Bütün bunlar piyasada sahip olunması gereken doğal haklar. Sadece bankalardan fonlama yapmamamız lazım. Takasbank’tan da fonlama yapabilmemiz gerekiyor.

Şu an yapabiliyoruz ama koşullar düzeltilebilir. Bizim de maliyetleri kontrol edebilmemiz lazım. Sektör yüzde 40 cost income rasyosu (maliyet gelir oranı) ile çalışıyor. Yüzde 20 ve üstündeki bu rasyoyla sektörün yaşaması mümkün değil. Biz de maliyetlerimizi azaltmalıyız.

İHRACAT FAKTORİNGİNDE ÖNE ÇIKAN 5 SEKTÖR
iç piyasada daralmanın olduğu dönemde ihracat önemli bir çıkış kapısı olarak görülüyor. Buna bağlı olarak ihracat faktöringinin önümüzdeki dönemde payının daha da artması bekleniyor. Bunun için öne çıkan sektörler ise şöyle sıralanıyor:
1- Tekstil
2- Otomotiv yan sanayi
3- Petrokimya
4- imalat
5- Turizm

ERTUNÇ SOĞANCIOĞLU DORUK FAKTORİNG GENEL MÜDÜRÜ
“DAHA YAYGIN MÜŞTERİ AĞINA ODAKLANDIK”
SEKTÖR BU YIL DA ZORLANIR

Faktoring sektörü büyüme yönünde istekli olmasına rağmen talep tarafında bir daralma olduğu görülüyor. Sektör geçen yıl 147 milyar TL gibi bir hacme ulaşmıştı.

Faktoring sektörü büyüme yönünde istekli olmasına rağmen talep tarafında bir daralma olduğu görülüyor. Sektör geçen yıl 147 milyar TL gibi bir hacme ulaşmıştı.

Bu rakama 2019’da ulaşmakta zorlanabiliriz. İç piyasadaki isteksizlik, ihracat faktoringi ile aşılmaya çalışılıyor. Faktoring sektörünün daha güçlü bir yapıya kavuşması için sermaye seviyesinin 30 milyon TL seviyesine çıkarılması istendi. BDDK’nın uygulamalarıyla sektör güçleniyor. Bu yapılırken bazı küçük şirketler sektörden çekiliyor. Bu süreç devam edebilir.

KAMUDAN DÜZENLEME BEKLİYORUZ
Finansal hizmet sektörleri arasında faktoring, vergisel ve karşılıklar anlamında olumsuz ayrışıyor. Bu konuda BDDKile Finansal Kurumlar Birliği’nin yapmış olduğu görüşmeler var. BSMV vergileri anlamında maliyetleri artırıcı farklılıklar var. Bu gibi sorunların aşılmasını bekliyoruz.

MEDYA SEKTÖRÜ AĞIRLIKLI KURULDUK
2001 yılında kurulan şirketimiz Doğan Medya Grubu’nun alacaklarını tahsil eden, ilan denetimini yapan, faturalarını basan bir yapı şeklinde oluşturuldu. Yeri geldiğinde grubun tedarikçilerini fonladı.

Finansman hizmetlerinin yanında tahsilat, muhasebe gibi hizmetler veren ilk yapıdır. Doğan Grubu, medya grubunu satmasına rağmen, bu tür işlemleri, hizmetleri medya gruplarına yapmaya devam ediyoruz. Kasım 2017’de Doğan Faktoring olan unvanımızı da Doruk Faktoring olarak değiştirdik. Doğan Grubu gibi itibarlı bir grup içinde kârlı bir yapıda faaliyetlerimiz sürüyor.

YÜKSEK MALİYETLİ FON KULLANMIYORUZ
2017 yılından itibaren bir büyüme politikası belirledik. 2018 Ağustos ayına kadar da bu plan çerçevesinde büyümemiz sürdü. Ancak ağustos ayında patlak veren dalgalanmadan bütün sektör gibi biz de etkilendik.

Sonuçta 2018 yılını 2,4 milyar TL işlem hacmiyle kapattık. Yıllık fon kullanım ortalaması da 900 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. 2019 yılında, 2018 yılının son döneminden kaynaklanan birtakım piyasa tereddütleri, fiyatlamalardaki anormal yükselmeler bizi daha temkinli hareket etmeye itti.

Çünkü biz Doğan Grubu şirketi olarak çok yüksek fiyatlarla fon kullanan bir yapının içinde olmak istemedik. Daha dengeli bir yapıyla çalıştık. Bu yıl 450 milyon TL’si tahvil-takas ve banka kredileri şeklinde yabancı kaynak olmak üzere toplamda 600 milyon TL gibi bir fon kullanacağız, işlem hacmimiz de 1,8 milyar TL seviyelerinde olur.

SERMAYEMİZİ GÜÇLENDİRİYORUZ
6 Eylül 2018’de 55 milyon TL’lik tahvil ihracı yapmıştık. Bu yıl mart ayında yine iyi bir talep geldi ve 62,8 milyon TL’lik bir ihraç daha yaptık. Talebin bir bölümü de nitelikli bireysel yatırımcıdan geldi.

2019’da işlemlerimize kârlılığımızı koruyarak devam ediyoruz. Ancak biraz daha temkinli davranıyoruz. Bu dönemde sermayemizi daha da güçlendirmek istiyoruz. 40 milyon TL olan sermayemizi iç kaynaklardan artırma hedefimiz var. Yeni bir tahvil ihracı izni için SPK’ya müracaat edeceğiz.

KOBİ’LERE ODAKLANDIK
Medya sektörü toplam işimizin yüzde 35’ini oluşturuyor. Ayakkabıdan tekstile ve inşaata kadar her alanda iş yapıyoruz. Bizim için sektör değil firma seçimi önemli. Burada bizim için önemli olan temlik aldığımız alacakların niteliği.

İstihbarat, kredi bölümlerimiz gerekli çalışmaları yapıyor. İzmir, Ankara ve İstanbul Kartal’da şubemiz var. Bunun yanında bankalarla yaptığımız anlaşmalarla Anadolu’da da aktif olarak çalışıyoruz. Blok işlemler yerine, KOBİ düzeyinde işletmeleri hedefliyoruz.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap