28 Şubat'ta ABD ve İsrail’in ortak hava harekatıyla başlayan savaşta 2. ay doldu. İran dini lideri Ali Hamaney’in suikastıyla sarsılan Tahran, Hürmüz Boğazı'nı kapatarak küresel ekonomiyi rehin alırken; Washington ve Tel Aviv hattında "stratejik bekleyiş" ve "nükleer restleşme" dönemi başladı.
11:15 ABD ile görüşmelerde öne sürülen şartlar, İran’daki muhafazakar medya arasında polemiğe yol açtı
İran’da Devrim Muhafızları Ordusuna yakın Tesnim Haber Ajansı’nın, ABD ile görüşmelerde öne sürülen taleplerin diplomasiyle elde edilmesini "sihirli fasulye" benzetmesiyle eleştiren yazısı, muhafazakar medya kuruluşu Rajanews’in tepkisine yol açtı.
İran'da ABD ile görüşmelerde öne sürülen şartlar muhafazakar medya kuruluşları arasında tartışmaları da beraberinde getirdi. Tartışma, Devrim Muhafızları Ordusuna yakınlığıyla bilinen Tesnim'in 26 Nisan’da yayımladığı bir yazıda, İran’ın uluslararası müzakerelerde öne sürdüğü taleplerin diplomasiyle elde edilmesini "sihirli fasulye" benzetmesi kullanarak eleştirmesiyle başladı.
Rajanews, söz konusu taleplerin ülke lideri Mücteba Hamaney tarafından dile getirildiğini belirterek Tesnim’i bu şartlarla alay etmekle suçladı. Sosyal medyada bazı kullanıcılar da Tesnim’in, Hamaney’in 10 maddelik taleplerini küçümsediğini öne sürdü. Gelen tepkilerin ardından Tesnim, yazıyı internet sitesinden kaldırdı.
Bunun ardından dün gece Tesnim binası önünde, muhafazakar siyasetçi Said Celili ve muhafazakar aktivist Ali Ekber Refipur destekçilerinin katıldığı bir protesto düzenlendi. Sosyal medyada yer alan görüntülere göre, gösteri sırasında binanın duvarlarına sloganlar yazıldı, Tesnim aleyhinde sloganlar atıldı.
Olayın ardından Tesnim, yayımladığı açıklamada Rajanews’i hedef alarak son haftalarda "İran’daki birliği zayıflatmaya yönelik şüpheli girişimler" gözlendiğini ileri sürdü.
Açıklamada, "sızma ve şüpheli faaliyetlere dair ciddi izler bulunduğu ve bazı kişilerin bu kapsamda tutuklandığı" ifade edildi. Tesnim ayrıca, saldırıyı gerçekleştiren grubun daha önce Abdullah Cevadi Amoli ve 12 günlük savaş sırasında İsrail'in saldırısında hayatını kaybeden eski Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri gibi ülkenin saygın isimleri hakkında da sözlü saldırılarda bulunduğunu hatırlattı.
Rajanews ise karşı açıklamasında Tesnim’i "özür dilemek yerine hakaret etmekle" suçladı ve bu tutumun "ulusal güvenliğe karşı eylem" teşkil ettiğini savundu. Rajanews ayrıca konuyu yargıya taşıyacağını duyurdu.
10:36 ABD Başkan Yardımcısı Vance'in, Pentagon'un İran brifinglerini sorguladığı iddia edildi
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in, ABD/İsrail-İran Savaşı'na ilişkin Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından verilen brifinglerin doğruluğunu defalarca sorguladığı ve ABD'nin silah stoklarının durumuna yönelik endişelerini Başkan Donald Trump ile paylaştığı öne sürüldü.
İsimlerinin açıklanmaması şartıyla The Atlantic dergisine konuşan ABD'li yetkililer, basına kapalı toplantılarda Vance'in, savaşın gidişatına ilişkin Pentagon'un sunduğu bilgilerin doğruluğu hakkında sık sık sorular yönelttiği ileri sürüldü.
Vance'in, bazı mühimmatların mevcudiyetine ilişkin kaygılarını Trump'a ilettiği, toplantılar kapsamında özellikle füze stoklarında yaşanan ciddi azalmaya dikkati çektiği iddia edildi.
Bir Beyaz Saray yetkilisi de Başkan Yardımcısı Vance'in savaşın gidişatıyla ilgili stratejik planlamaya ilişkin Beyaz Saray yetkililerine ayrıntılı sorular yönelttiğini öne sürdü.
Öte yandan yetkililer, Vance'in bu değerlendirmelerini kendi görüşleri olarak dile getirdiğini, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile Genelkurmay Başkanı Dan Caine'i doğrudan "yanıltıcı bilgi" vermekle itham etmediğini belirtti.
09:33 CNN: Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'yla ilgili son teklifine sıcak bakmıyor
ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için nükleer programa yönelik müzakerelerin sonraki aşamaya bırakılması teklifine "sıcak bakmadığı" iddia edildi.
Konuyla ilgili bilgi sahibi iki yetkili, CNN'e yaptıkları açıklamada, İran'ın, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için ABD'ye sunduğu, nükleer programa yönelik müzakerelerin sonraki aşamaya bırakılması teklifine ilişkin iddialarda bulundu.
Başkan Trump'ın, bu teklife "sıcak bakmadığını" öne süren yetkililer, Hürmüz Boğazı'nın, nükleer konulardaki sorunların çözülmeden açılmasının ABD'nin elindeki "kozu zayıflatabileceği" değerlendirmesinde bulundu.
İran'ın dün, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için ABD'ye yeni teklif sunduğu, nükleer programa yönelik müzakerelerin sonraki aşamaya bırakılmasını önerdiği iddia edilmişti.
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması ve ABD'nin deniz ablukası
İran, ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta ortak saldırılarıyla başlayan savaş sonrasında küresel enerjinin stratejik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı'nı geçişlere kapatmıştı. Bu kararla petrol fiyatlarında savaş öncesine kıyasla yüzde 65'lere kadar artış görüldü. ABD ile İran arasında 8 Nisan'da varılan ateşkes anlaşması sonrasında Pakistan arabuluculuğunda yapılan görüşmelerde sonuç çıkmayınca ABD Başkanı Donald Trump, 13 Nisan'da İran'a deniz ablukası uygulama kararı almış ve Hürmüz Boğazı'na giriş yapan ve çıkan İran bağlantılı gemilere müdahale etmeye başlamıştı.
İran, 17 Nisan'da Lübnan'da ateşkes sağlanması üzerine ateşkes süresince Hürmüz Boğazı'nın İran donanması ile koordinasyon halinde olmak şartıyla ticari gemilerin geçişlerine açık olduğunu duyurmuş ancak ABD'nin deniz ablukasına devam edeceğini duyurması üzerine Boğazdan geçişlere yeniden kısıtlamalar getirdiğini açıklamıştı.
ABD, bu süreçte Umman Denizi ve Hint Okyanusu'nda İran'a ait bazı ticari gemilere saldırarak ele geçirmiş, İran da buna karşılık Hürmüz Boğazı yakınlarında biri İsrail'le bağlantılı bazı gemilere müdahale ederek el koymuştu.
01:30 İran’da 261 milletvekili İranlı müzakere heyetine destek bildirisi yayımladı
İran Meclisi’nden 261 milletvekili, ABD ile müzakere sürecini yürüten İran heyetine destek açıklaması yaptı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın resmi Telegram hesabına göre, 261 milletvekili müzakere heyetine destek bildirisi yayımladı.
ABD ve İsrail’in İran’a karşı askeri, siyasi, ekonomik ve psikolojik olarak düzenliği saldırıların yeni bir aşamaya geçtiği ve halk ile yönetimi karşı karşıya getirmeye çalıştıklarının vurgulandığı bildiride, müzakere heyetine başkanlık eden Kalibaf ve heyetine güven duyulduğu belirtildi.
Ayrıca ABD ve İsrail’in, İranlı müzakere heyetine olan kamuoyu desteğini sarsmaya ve heyete karşı halkta güvensizlik oluşturmaya çalıştıkları, özellikle de ABD Ordusu içindeki istifaları ve karışıklığı örtbas etmeye çalıştıkları ifade edildi.
Bildiride İran halkına, ABD ve İsrail’in yürüttüğü psikolojik savaşa karşı dikkatli olunması uyarısı da yapıldı.
İran Meclisindeki 290 sandalye bulunuyor.
00:01 Rubio'ya göre İran "ABD ile anlaşma" konusunda ciddi
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran yönetiminin, ABD ile anlaşmaya varma konusunda "ciddi" olduğunu düşündüğünü ancak yapılacak herhangi bir anlaşmanın, İran'ın nükleer silah edinmesini kesin olarak engellemesi gerektiğini belirtti.
Amerikan Fox News kanalına konuşan Rubio, İslamabad'da yapılamayan ikinci tur müzakerelerin ardından gelinen son durumu değerlendirdi.
Rubio, İran'ın, ABD ile bir anlaşma yapmaktan başka şansı olmadığını savunarak, Tahran'daki liderlerin çoğunun "aşırılıkçı" isimler olduğunu ancak bu kişilerin ülkenin içinde bulunduğu durumdan çıkmak için adım atmak zorunda olduklarını gördüğünü dile getirdi.
"İranlılar bence içinde bulundukları bu karmaşadan kurtulma konusunda ciddiler." değerlendirmesini yapan ABD'li Bakan, müzakere sürecinin devamının halen mümkün olduğuna işaret etti.
Rubio, İran'daki ekonomik sorunlara işaret ederek, "İran'ın bu çatışmanın başlamasından önce yaşadığı tüm sorunlar hala devam ediyor ve bunların çoğu daha da kötüleşti." dedi.
Yapılacak herhangi bir anlaşmanın, İran'ın nükleer silaha doğru ilerlemesini kesin olarak engelleyeceğinden emin olmak istediklerini ifade eden Rubio, Tahran yönetiminin bu tür bir anlaşmayı kabul etmesi gerektiğini savundu.
"Bunu tolere edemeyiz"
Hürmüz Boğazı konusunda da değerlendirmelerde bulunan Rubio, İran'ın Boğaz'ın açık olduğu yönündeki açıklamasına, "Boğazlar açık, tabii koordinasyon kurup bizim iznimizi alırsanız, aksi takdirde sizi havaya uçururuz ya da bize ödeme yaparsınız, diyorlar. Bu, boğazları açmak değildir." şeklinde tepki gösterdi.
Rubio, Hürmüz Boğazı'nın "uluslararası su yolu" olduğunu vurguladı. Bu konuda İran'ın uluslararası hukuka aykırı şekilde Boğaz'ı kapattığını savunan Rubio, "İranlıların, uluslararası bir su yolunu kimin kullanacağına ve kullanmak için ne kadar ödeme yapmanız gerektiğine karar verdiği bir sistem normalleştirilemez, bunu tolere edemeyiz." ifadesini kullandı.