Akif Tunç / EY Şirket Ortağı
5520 sayılı Kanun’un 13. maddesi, “Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı” uygulamalarına ilişkin düzenlemeleri kapsamaktadır. Buna göre, bir şirketin ilişkili kişilerle (grup şirketleri ile) emsallere uygunluk ilkesine aykırı şekilde mal veya hizmet alım ya da satımı yapması durumunda, söz konusu kazançların (tamamen veya kısmen) örtülü olarak dağıtılmış olduğu kabul edilmekte ve buna bağlı olarak ilave vergi ve cezalar uygulanmaktadır. Söz konusu düzenleme temelde, ilişkili kişilerle gerçekleştirilen işlemlerde uygulanan fiyatın emsallere uygunluk ilkesine göre belirlenmesini gerektirmektedir.
Genel anlamda Peşin Fiyatlandırma Anlaşması (PFA), mükellef ile Vergi İdaresi’nin grup içi işlemler için uygulanacak transfer fiyatlandırması yöntemini ileriye dönük olarak müzakere etmesine imkân tanıyan bir anlaşmadır. Söz konusu anlaşmanın şirketler açısından temel avantajı, anlaşma süresi boyunca transfer fiyatlandırması açısından vergi incelemesine tabi tutulmamaktır. Türkiye’de faaliyet gösteren çeşitli şirketler, temel olarak aşağıdaki nedenlerle PFA’ya ilgi göstermekte ve başvuruda bulunmaktalardır:
- Vergi idaresi ile transfer fiyatlandırmasıyla ilgili sorunların önceden çözümlenmesi
- Vergi incelemelerinden ve bu incelemelerle ilişkili zaman ve maliyetlerden kaçınmak
- Vergi idaresinin mevcut vergi uygulamalarına ilişkin daha yüksek düzeyde kesinlik sağlamak
- Çifte vergilendirmeden ve cezai yaptırımlardan kaçınmak
Vergi sonrası grup kârlılığını en üst düzeye çıkarmak PFA’nın azami süresi beş yıldır ve anlaşmanın imzalandığı mali yılda uygulanmaya başlamaktadır. Ayrıca peşin fiyatlandırma anlaşması başvurusu ücretsizdir. Genel anlamda, Peşin Fiyatlandırma Anlaşmaları vergi idareleri tarafından incelenmesi gerekebilecek karmaşık grup içi işlemler için en etkili çözüm mekanizmasıdır. Öte yandan, fikri mülkiyet devri gibi, transfer fiyatlandırması yönteminin ve uygulamasının vergi incelemeleri sırasında eleştiriye açık olabileceği işlemler için de Peşin Fiyatlandırma Anlaşmaları kullanışlı bir araçtır. PFA başvurusu ve sonrasındaki müzakere aşamaları zaman ve çaba gerektirse de PFA’nın sağladığı kesinlik birçok durumda bu çabaya değmektedir. Mükellefler Türkiye’de tek taraflı, iki taraflı veya çok taraflı (birden çok grup şirketinin ve Vergi İdaresi’nin dahil olduğu anlaşmalar) bir PFA başvurusunda bulunabilirler. Ancak iki taraflı veya çok taraflı bir PFA’nın imzalanması, tek taraflı bir PFA’ya kıyasla daha fazla zaman almaktadır.
Bir şirket Vergi İdaresi ile bir PFA imzaladığında, PFA kapsamında yer alan işlemler için yıllık transfer fiyatlandırması raporları hazırlamasına gerek yoktur; bunun yerine yıllık PFA raporları hazırlaması gerekir.
Türkiye’de ilk PFA 2011 yılında imzalanmıştır. Türk Vergi İdaresi, mükellefin kimliğini açıklamadan yeni bir PFA’nın imzalandığını resmî internet sitesinde duyurmaktadır. Peşin Fiyatlandırma Anlaşmaları’nın prosedürleri aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
- Başvurunun incelenmesi
Peşin Fiyatlandırma Anlaşması başvuruları Vergi İdaresi tarafından incelemeye tabidir. Bu süreçte, başvurunun mevzuata uygun olup olmadığı ve gerekli tüm belgelerin tamamlanıp tamamlanmadığı değerlendirilir. Vergi İdaresi ek belge veya bilgi talep etmesi durumunda, mükellefler eksik belgelerin sunulması için bilgilendirilirler. İstenilen belgelerin tümünün sunulması, Vergi İdaresi tarafından başvurunun kabul edileceğini garanti etmemektedir. Mükellef tarafından sağlanan bilgi ve belgeler üzerinde analiz yaptıktan sonra Vergi İdaresi, başvuruyu değişiklik gerektirmeden veya değişiklik talep ederek kabul edebilir ya da başvuruyu reddedebilir. - Analiz
Gerekli belgelerin sunulmasının ardından, Vergi İdaresi kullanılan yöntemleri, emsalleri ve diğer gereklilikler ile koşulları analiz eder. Vergi İdaresi’ne yapılan tek taraflı PFA başvuruları dokuz ay içinde sonuçlandırılırken, iki taraflı ve çok taraflı PFA başvuruları için bu süre 18 aydır. PFA başvurularından sorumlu birim ile vergi incelemelerini yürüten Vergi İdareleri arasında doğrudan bir ilişki bulunmamaktadır. PFA müzakereleri, Vergi İdaresi bünyesinde ayrı bir ekip tarafından yürütülür. Analiz aşamasında yapılan emsal bedel çalışmaları çoğunlukla uluslararası veri tabanları üzerinden gerçekleştirilmektedir. Ancak Vergi İdaresi bir takım diğer ulusal ve uluslararası kaynakları da kullanarak farklı emsal çalışmaları gerçekleştirebilmektedir. - Anlaşmanın sonuçlandırılması
Analiz sürecinin ardından Vergi İdaresi’nin görüşüne ilişkin detayları içeren bir yazı hazırlanarak mükellefe gönderilir. Bu yazıda, Vergi İdaresi mükellefin ilişkili taraf işlemlerinden elde etmesi gerektiği kâr marjına ilişkin karşı teklifini belirtir. Uygulamada, mükellefler bu teklif yazısını aldıktan sonra, dokümanda belirtilen anlaşma koşullarını ya kabul ederler ya da Vergi İdaresi tarafından belirtilen kâr marjı/fiyat/orandan farklı bir kâr marjı/fiyat/oran talep etmek amacıyla ek bir toplantı talep ederler.
Bu aşamada, mükellef ile Vergi İdaresi arasındaki müzakereler devam etmektedir. Müzakerelerin süresi genellikle, mükellefin ilk başvurudaki teklifi ile Vergi İdaresi’nin sunduğu teklif arasındaki farkın büyüklüğüne bağlıdır. Tüm şartlar ve koşullar üzerinde anlaşmaya varıldıktan sonra Peşin Fiyatlandırma Anlaşması imzalanmaktadır. Ancak, mükellef ve Vergi İdaresi bir anlaşmaya varamadığı için PFA’ya dönüşmeyen çok sayıda başvuru da bulunmaktadır. - Yenileme
Mükelleflerin, beş senenin sonunda mevcut bir PFA’yı aynı şartlar ve koşullar ile yenileme seçeneği bulunmaktadır. Mükellefin sorumluluğu, mevcut PFA’nın hâlen piyasa koşullarıyla uyumlu olduğunu gösteren bilgi ve gerekli belgeleri sunmaktır. İlişkili taraf işlemlerine ilişkin koşullarda, grup içi fiyatlandırma yapısını etkileyebilecek değişiklikler meydana gelebilir. Bu gibi durumlarda, mevcut PFA’nın şart ve koşulları mükellef ile Vergi İdaresi arasında yeniden değerlendirilir ve Peşin Fiyatlandırma Anlaşması üzerinde gerekli değişiklikler yapılır. - Geriye dönük uygulama seçeneği
Mükellef ve Vergi İdaresi, PFA’nın geriye dönük olarak son beş yıl için uygulanmasında anlaşabilir. Böylece söz konusu yıllar da vergi incelemesine kapatılmış olur. Bu durumda mükellef geçmiş vergi beyannamelerini düzeltir ve vergi cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte ilave vergileri öder. Türkiye’de birçok mükellef, vergi incelemesi durumunda eleştiri riskini azaltmak için geriye dönük uygulama seçeneğini de tercih etmektedir.
Sonuç olarak Peşin Fiyatlandırma Anlaşmaları öncelikle vergi kesinliği sağlaması, denetim riskini ortadan kaldırması ve çifte vergilendirmeyi önlemesi bakımından Türkiye’de faaliyet gösteren özellikle çok uluslu işletmeler için önemli avantajlar sunmaktadır. Şirketler, gelecekteki işlemler için transfer fiyatlandırma yöntemini vergi makamlarıyla önceden müzakere ederek istikrarlı bir vergi ortamı sağlayabilir ve bu sayede emsal fiyatlandırma ilkesine uyumu garanti edebilirler.