USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Altın ve gümüşte olası senaryolar: Yükselişler tamam mı, devam mı?

Emtia piyasalarında risk iştahının seyri açısından ABD ile İran arasındaki görüşmeler ve devam eden gerilim izleniyor. Genel resme bakıldığında ise değerli madenlerdeki yükselişin ana nedenleri; ‘güvenli liman talebi, para politikası beklentileri, düşük değerli dolar ve özellikle gümüş için endüstriyel talep’ şeklinde sıralanıyor. Peki, altın ve gümüşte hangi kritik destek ve direnç seviyeleri takip edilmeli?


Altın ve gümüşte olası senaryolar: Yükselişler tamam mı, devam mı?

Küresel piyasalarda gündem, ABD’nin tarife rotasını yeniden şekillendirme çabaları ve jeopolitik risk başlıkları etrafında şekillenirken, yatırımcılar ABD-İran görüşmelerinden çıkacak mesajları merakla bekliyor. ABD, bugünkü görüşme öncesinde İran’a baskının boyutunu yükseltmiş durumda. ABD Ortadoğu'daki askeri varlığını artırırken Trump yönetimi, İran’ın petrol ve silah satışlarını desteklediği belirtilen 30’dan fazla kişi/kuruluş ile gölge filo kapsamındaki bazı gemileri yaptırım listesine aldı.

ABD’de Yüksek Mahkeme’nin tarifelere ilişkin kararının piyasalardaki yansımaları da sürüyor. ABD ve tarifeler cephesinde son olarak ABD Ticaret Temsilcisi Greer, ABD Başkanı Donald Trump’ın uygun olduğu durumlarda küresel gümrük vergisini yüzde 15’e yükselten bir direktif imzalayacağını söyledi. Yüksek Mahkeme’nin karşılıklı gümrük vergilerini reddetmesinin ardından yeni tarife mimarisinin nasıl kurulacağı belirsizliğini korumaya devam ediyor.

Hangi seviyelerde temkinli olmak gerekir?

Hem Ortadoğu’daki gerilim ve hem de tarife belirsizliği riskli varlıklara ilgiyi azaltırken değerli metallere yönelimi kuvvetli tutuyor. Dolar Endeksi’ndeki (DXY) düşüş de değerli maden için olumlu bir tablo sunuyor. Bu çerçevede ons altın 5.100 doların üzerinde güçlü bir şekilde tutunup kazanımlarını ileri taşırken ons gümüş ise 90 dolar direncinde zorlanıyor.

ÜNLÜ & Co Araştırma Direktörü Murat Akyol, “Dolayısıyla teknik açıdan kısa vadeli görünüm çok fazla değişmiş değil. Gümüşte 83 doların, ons altına ise 5.100 doların üzerinde pozitif bir gözle bakmayı sürdürüyoruz. Bu noktaların altında ise elbette ki daha temkinli olmak gerekir” diye konuşuyor.

Ons altında geri çekilmeler sınırlı kalıyor

Peki, değerli metallerde hangi kritik destek ve direnç seviyeleri yakından takip edilmeli? 26 Şubat’ta 5.200 doları test eden ons altında yükseliş eğilimi korunurken, geri çekilmelerin sınırlı kaldığı bir görünüm izleniyor. Günlük grafikte devam eden yükseliş kanalının kısa vade için 4.875-5.350 dolar bandını öne çıkardığı kaydediliyor.

Uzmanlara göre; göstergeler, kanal direncinin geçtiği 5.350 dolar seviyesi civarında kâr realizasyonlarının gündeme gelebileceğine işaret ederken, ana trendde yukarı yönlü yapının sürdüğünü teyit ediyor. Ons altında 5.180 dolar, 5.100 dolar ve 5.000 dolar seviyelerinin kısa vadeli destek, jeopolitik gelişmelere bağlı olarak olası yükselişlerde ise 5.250 dolar ile 5.300-5.350 dolar bandının sıralı direnç konumunda olduğu analizi yapılıyor.

Ons gümüşte ihtiyatlı duruş sürdürülüyor

Ons gümüş fiyatlarında da oynaklık yüksek seyrini korurken, yukarı yönlü denemelere karşı ihtiyatlı duruş sürdürülüyor. Bu sabah 90 dolar civarında işlem gören ons gümüşte 86,22 dolar, 83,40 dolar ve 82,65 dolar seviyelerinin kısa vadede öne çıkan destek alanları olarak izlendiği kaydediliyor. Yukarı yönlü hareketlerde ise 92,75 dolar, 95,85 dolar ve 99,40 dolar seviyelerinin aşılması gereken dirençler konumunda olduğuna dikkat çekiliyor.

Uzmanlar; “Bu seviyelerin üzerinde, eski kanal üst bandına denk gelen 103 dolar bölgesi yakın vadede güçlü bir teknik bariyer niteliği taşıyor. Göstergeler, söz konusu alana yönelik atakların kâr realizasyonları ile karşılaşabileceğine işaret ediyor” değerlendirmesini yapıyor.

İki uzmandan analiz ve değerlendirmeler

Tera Yatırım Araştırma Direktörü Mehmet Bilal Bircan ve Stratejist Onur Altın, değerli madenlerdeki son görünümü ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini ekonomist.com.tr okuyucuları için kaleme aldı:

"Artık değerli madenler ‘getiri maksimizasyonu’ amacıyla portföylere ekleniyor"

Mehmet Bilal Bircan/Tera Yatırım Araştırma Direktörü

Değerli madenlerde ana hikâye Son dönemde uluslararası piyasalarda güvenli liman talebi sürüyor. Bunu jeopolitik riskler ve görece düşük reel faiz beklentileri gibi gerekçelere bağlayabiliriz. Bu durum ons altın fiyatının yüksek seviyelerde tutunmasına ve yükseliş yönlü duruşunu korumasına katkı sağlıyor. Kısa vadeli hareketlerde zaman zaman kâr satışları ve dalgalanmalar görülse de aşağı yönlü bir kırılma yaşanmadı. Gümüş ise 2025 yılı içerisinde performans açısından altını geride bırakıp, güçlü bir çıkış yaptı. Nitekim altın-gümüş rasyosu da tarihi düşük seviyelere indi. Diğer yandan özellikle teknoloji ve güneş enerjisi gibi sektörlerden gelen endüstriyel talep, gümüşe ekstra destek veriyor. Volatilite altın kadar yüksek olsa da uzun vadeli yükseliş trendi teknik olarak gümüşte de bozulmadı.

Altın ve gümüşte olası senaryolar: Yükselişler tamam mı, devam mı?-1

Öne çıkan teknik seviyeler 

Teknik olarak ons altın için 50 günlük EMA seviyesi olan 5.000 dolar ilk destek konumunda. Burası ayrıca psikolojik destek olarak da çalışabilir. Daha aşağıda ise 4.800 ve 4.400 dolar seviyeleri destek olarak izlenebilir. Kısa vadeli hareketlerde 5.250 dolar ilk direnç seviyesi iken daha yukarıda bollinger üst çeneye denk gelen 5.380 ile daha önce test ettiği 5.600 dolar seviyeleri direnç olarak izlenebilir.  Ons gümüşte ise teknik olarak 84,60, 80,00 ve 73,00 dolar seviyeleri destek olarak çalışabilir. Yukarı yönlü hareketlerde ise 89,00 dolar üzerinde 94,00 ve 102,80 dolar seviyeleri direnç konumunda.

Olası senaryolar kıymetli metallerdeki yükselişin ana nedenlerini; güvenli liman talebi, para politikası beklentileri, düşük değerli dolar ve özellikle gümüş için endüstriyel talep şeklinde sıralayabiliriz. Dolayısıyla hem kısa hem de orta vadede iyimser senaryolar da kötümser senaryolar da bu etkenlerdeki seyre bağlı olarak şekillenecektir. 

Bu nedenle, jeopolitik riskler ve güvenli liman talebi olumlu etkilese de kısa vadede ons altın için yatay pozitif bir seyir beklenebilir. İyimser senaryoda 5.250 dolar direnci kırılabilir. Bu seviyenin geçmesiyle momentumun artması 5.380 dolar ve 5.600 dolar için iştahı artırabilir. Doların değer kazandığı, reel faizlerde beklenmedik bir artışın olduğu ve risk iştahının arttığı kötümser senaryoda 5.000 dolar seviyesindeki destek kaybedilirse 4.800 dolar ve altı seviyeler gündeme gelebilir.  Ons gümüşte ise endüstriyel talep ve güvenli liman etkisinin birlikte alım yaratmasına bağlı olarak trend daha güçlü ve yukarı yönlü. İyimser senaryoda 89,0 ve 94,00 dirençlerinin geçilmesi ile 100,0 üzeri seviyeler hedeflenebilir. Kötümser senaryoda ise 84,60 altındaki günlük kapanışlarda 80,00 ve 73,00 seviyeleri gündeme gelebilir.

Ne kadar yer ayrılmalı? 

Tarihsel olarak baktığımızda; altın ve gümüş gibi kıymetli madenler daha çok portföylerde getiri maksimizasyonundan ziyade risk azaltma ve sigorta işlevi görse de 2025 yılı içerisindeki hareket ve son dönemde yaşanan fiyatlamalar kıymetli metallerin ‘getiri maksimizasyonu’ amacıyla portföylere eklenmesini öne çıkartmış durumda. Kıymetli metallerin hisse senetleri ile düşük negatif korelasyonu, risk algısının arttığı dönemlerde görece değer koruma amacıyla tutulması ve enflasyon ile kur şoklarına karşı hedge özelliği göz önüne alındığında portföylerde yüzde 20-35 aralığında, yatırımcının risk toleransına ve yatırım ufkuna bağlı olarak değişecek şekilde yer verilebilir.  

"Altın/gümüş rasyosu 75.00’in altında kaldığı sürece gümüş yerine altını tercih edeceğim"

Onur Altın/Stratejist 

Fiyatlamaların arkasındaki başlıca etkenler Altın ve gümüş fiyatlarında hareketlilik sürüyor. Son dönemdeki gelişmelerin bu oynaklığı artırdığını izliyoruz. ABD-İran görüşmelerinin nasıl sonuçlanacağı jeopolitik risk açısından altın fiyatlarını yakından etkileyecektir. Ancak şu an için iki ülke de temkinli mesajlar vermeye devam ediyor; bu durum, altın fiyatlarının baskılanmasına neden olur. 

İkinci önemli gelişme ise ABD Başkanı Trump’ın gümrük politikaları. Trump gümrük vergilerinden vazgeçmiyor; bu durum küresel ekonomik akışı etkilediği gibi ticaret risklerini de beraberinde getirdiğinden yatırımcıların riskli varlıklardan kaçıp güvenli liman olarak altın ve gümüşü tercih etmeleri son yükselişin ana nedenini oluşturuyor diyebiliriz. Üçüncü gelişme ise ABD’de istihdam piyasasının tekrar normale dönmesiyle azalan işsizlik oranları FED’in gözünü tekrar enflasyona çevirmesine neden oldu. 

Tüketim harcamalarında görülen artışla yüksek seyreden enflasyonun düşmemesi ve büyümenin güçlü yapısının enflasyonu yukarı yönlü desteklemesi, FED’in faiz indirimlerini erteleyeceğini gösteriyor. FED üyelerinin son günlerde bu görüşü destekleyici açıklamaları tekrar dolar endeksinin küresel bazda değer kazanmasına sebep olurken altındaki sert düşüşlerin ana nedenini oluşturuyor. Ayrıca 2025 yılında gördüğümüz üzere merkez bankalarının altın talebinin sanıldığının aksine artmaması yüksek fiyatlar karşısında azalması da altın fiyatlarının son düşüşüne katkıda bulundu.

Altın ve gümüşte olası senaryolar: Yükselişler tamam mı, devam mı?-2

Altın/gümüş rasyosuna dikkat 

Böyle bir ortamda altın ve gümüş fiyatlarının yukarı gitmekte zorlanacağını söyleyebiliriz. Ons altın fiyatlarında kısa vade 5.600 doların tepe olduğunu ve düşüşlerin devam edeceğini düşünüyorum. 5.300-5.400 dolar dengelenme bölgesi. Satışların devamı halinde ise önce 4.400 dolar ve tekrar 3.900 dolar seviyesi gündeme gelebilir. Ons gümüşte de benzer bir durum söz konusu. Ancak burada altın/gümüş rasyosuna dikkat etmek gerekiyor. Şu an için 58 seviyesinde hareket eden rasyo, bu yıl 43.00 seviyesine kadar gerilemişti ki bu da 2011 yılından bu yana en düşük seviye. Yani anlamı şu: 2011’den bu yana gümüş, altına karşı hiç bu kadar değerli olmamıştı. Ancak bu durum sürdürülebilir değil. Bu nedenle bu rasyo 75.00’in altında kaldığı sürece gümüş yerine altını tercih edeceğim.

Satış baskısı artar mı? 

Ons gümüş 121,60 dolar ile tarihi zirvesini görmüştü. Buranın kısa vadede tepe olduğunu tahmin ediyorum. 105 dolar seviyesinin altında satış baskısı sürecektir. 105 dolar kırılmadan alıcılı olmamak lazım. Aşağıda ise 90 doların kırılması halinde 70 dolara kadar satış bekliyorum. Gram altın ve gram gümüş ise kur avantajı sayesinde daha makul durumda olsa da onlarda da sert yükseliş satış baskısı var. Ancak düşüşleri kur nedeniyle ‘alım’ fırsatı olarak görüyoruz. Gram altında kısa vadede tekrar 6.200 TL’ler denenebilir. Bu yüzden gram altın; tepe bölgesi olan 7.800 TL kırılmadan veya 6.200 TL’ye gelmeden; gram gümüş ise 135.000 TL geçilmeden alınmamalı. Hala satış baskısı mevcut. Aşağıda 97.000 TL’nin kırılması halinde 73.000 TL denenebilir. Kademeli alım yerinin ilk etabını bu seviyeler olarak görüyorum.

Kısa-orta-uzun vadeli beklentiler 

Altın ve gümüşte kısa ve orta vadede satış ancak uzun vadede yükselişin devamının geleceğini düşünüyorum. Özellikle yılın ilk yarısında yükselişin bittiğini ve satış eğiliminin devam edeceğini bekliyorum. Tabii burada en önemli gelişmenin FED’in faiz politikası olacağının altını ısrarla çiziyorum. Yukarı yönlü hareketin devam edebilmesi için FED’in faiz indirimlerinin devamı ve jeopolitik risklerde görülecek olası artış yaşanması gerekmektedir. Bunlar olmadığı sürece düşüş beklentimin arkasındayım.

Oransal dağılım nasıl olmalı? 

Yatırımcıların seviyelere göre portföylerinde kıymetli madenlere yer vermesi gerekiyor. Örnekle açıklayacak olursak; mesela ons altın fiyatı 5.000 doların üzerinde ise yüzde 20, 4.500-5.000 dolar arasındaysa yüzde 30, 4.000-4.500 dolar aralığında ise yüzde 40 ve 4.000 doların altındaysa yüzde 50 seviyesinde yer verilebilir. Benzer örneği ons gümüş için verecek olursak; 105 dolar seviyesinin üzerinde yüzde 15, 105-90 dolar arasında yüzde 20, 90-70 dolar arasında yüzde 30 ve 70 doların altında yüzde 40 oranında portföylerde bulundurulabilir.

Değerli maden yatırımcılarına 5 kritik öneri

Tera Yatırım Araştırma Direktörü Mehmet Bilal Bircan, değerli maden yatırımcılarına şu kritik önerileri veriyor:

1- Mevcut piyasa şartları dikkate alındığında, dengeli klasik yatırımcıların portföylerinde hisse, mevduat ve fonun yanı sıra yüzde 30-35 ağırlığında kıymetli metal bulundurmaları genel olarak portföy oynaklığını düşürür, getiriyi fazla törpülemez.

2- Jeopolitik, enflasyon ve/veya kur gibi makro risk bekleyen, görece daha temkinli yatırımcıların ise portföylerinde yüzde 25-30 ağırlığında kıymetli metal tutmaları ve bunu yaparken altın ağırlıklı bir strateji izlemeleri avantajlı olabilir.  

3- Agresif ya da büyüme odaklı yatırımcıların ise hisse ve diğer riskli varlıklardan oluşan, görece kıymetli metal ağırlığı düşük (Belki yüzde 20 ve yüzde 20’lerin de altında ağırlıkta) ve sadece sigorta amaçlı portföyde yer verilebilir. Çünkü altın ve gümüş uzun vadede hisse kadar bileşik getiri üretmez.

4- Yatırımcılar kıymetli metallere yatırım yaparken tek seferlik hareket etmek yerine daha çok kademeli alımları tercih etmeli.

5- Dolar fiyatlaması, enflasyon ve reel faizler takip edilmeli ve yükselişlerde mutlaka kısmi kâr realizasyonları yapılmalı.

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL