Altın ve gümüş, ocak ayında da ‘güvenli liman’ talebiyle sert yükselmiş; ons altın 5.595 dolar, ons gümüş 120 dolar seviyelerini test ederek tarihi bir sıçrama yapmıştı. Ancak şubat ayı itibarıyla değerli madenler için tablo değişti ve 2026’nın ilk yarısı değerli madenler için oldukça volatil geçti. Ocak ayındaki rekor seviyeler bir daha görülemediği gibi oldukça sert fiyat hareketleri yaşandı.

Altın neyi fiyatlıyor?
“Piyasa hafızasında köklü bir refleks vardır: savaş çıktığında altın yükselir. Ancak bu kez altın fiyatlaması alışılmışın dışında bir yön çizdi” diyen Emaa Blue Portföy Kıdemli Portföy Yöneticisi Selin Yıldırım, ‘güvenli liman’ olarak konumlanan altının jeopolitik gerilimi değil; enflasyon ve faiz dinamiklerinin yarattığı baskıyı fiyatladığını belirtiyor. Yıla başlarken FED’den beklenen faiz indirim beklentilerinin faiz artışına dönmesine bağlı olarak tahvil faizlerindeki ve Dolar Endeksi’ndeki (DXY) yukarı yönlü eğilimin kıymetli madenleri baskıladığı analizini yapan Selin Yıldırım; bu gelişmelerin kıymetli madenlerin elde tutma maliyetini de artırdığına dikkat çekiyor.
Önceki yıllarda merkez bankalarının rezerv birikimleri altını desteklemişti. Risk iştahının 2026’da görece az olduğunu vurgulayan Selin Yıldırım, momentuma bağlı olarak hareket eden ETF’lerde ise mayıs ayında yaklaşık 2 milyar dolar çıkış olduğu bilgisini paylaşıyor. Yılbaşından bu yana nette 17 milyar dolarlık giriş söz konusu olsa da sermaye akışlarında belirgin bir rotasyonun göze çarptığını ifade eden Selin Yıldırım, şöyle devam ediyor:“Yatırımcılar altından çıkarak teknoloji ETF’lerine ilgi gösteriyor. Ons altının 2023’ten bu yana ilk kez 200 günlük hareketli ortalamasının altında kapanış yapması teknik açıdan olumsuz bir sinyaldi. Ancak haziran ortasındaki barış umutları altında yukarı yönlü fiyatlamalara zemin hazırlayabilir. Bununla birlikte savaş öncesi seviyelere dönmenin hızlı ve kolay olmayacağını söylemek gerekir.”

“‘Long’ pozisyon azaltıldı”
Savaş riski ve enflasyon endişeleri nedeniyle ons altının büyük ölçüde satışla karşılaştığını aktaran Hedef Portföy Araştırma Müdür Yardımcısı Dr. Vahap Taştan, “ETF’lerden çıkış ve fonların vadeli piyasalarda azalttığı ‘long’ pozisyonlara ek olarak opsiyon piyasasında da ons aleyhine artan volatilite ons altının 4.000 dolara kadar gerilemesine neden oldu” diyor.
ECB ve BoJ’in faiz artırımının da kısa vadede altının yükselişini sınırladığına işaret eden Vahap Taştan’a göre; yine de gerilemesi beklenen jeopolitik riskler ve enflasyon beklentilerindeki kısa vadeli aşağı eğilim ons altın için ilk tepkileri getirebilir. Vahap Taştan, bu çerçevede ağustos sonunda ons altında 4.600-4.800 dolar bandında, gram altında ise 7.000 ve üzeri bir fiyat hareketi görülebileceği görüşünü paylaşıyor.
FED ve reel faizler izlenecek
Yatırım Finansman Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Birimi, son dönemlerde her ne kadar jeopolitik risk fiyatlamaları ‘güvenli liman’ talebini öne çıkarsa da altının ‘nakde dönme ihtiyacının ana finansal aracı’ haline gelmiş durumda olduğuna dikkat çekiyor. Etki bakımından incelendiğinde, ABD reel faiz getirilerinin, DXY’nin, FOMC beklentilerinin ve likidite koşullarının, fiyat yönü üzerinde jeopolitik risk priminden yapısal olarak daha baskın etkiye sahip olduğunu kaydeden Yatırım Finansman, şu analizi yapıyor: “Mevcut jeopolitik şok enerji arzı kaynaklı enflasyonist baskı yaratırken, faiz indirim beklentileri ötelendi ve altın için olumsuz bir makro ekonomik ortam oluşturdu. Ana belirleyici faktör; FED’in faiz indirim sürecinin zamanlaması ve reel faizler olacak. Olumlu senaryoda, reel faizlerdeki gerileme ve DXY’deki zayıflama senaryosu ons altında yukarı yönlü tepki hareketlerini beraberinde getirebilir. Kalıcı barış ihtimali enflasyonist baskıları sınırlayacağından altını destekleyebilir. Buna karşılık jeopolitik tansiyonun artması, ABD ekonomisinin güçlü kalması ve FED’in daha uzun süre sıkı para politikasında kalması durumunda altında düzeltme baskısı oluşabilir. Baz senaryoda ons altının ağustos sonunda 4.200-4.400 dolar bandında şekillenmesini bekliyoruz. Dolar/TL’deki yukarı yönlü hareket ve küresel altın talebi birlikte değerlendirildiğinde gram altında ise geri çekilmelerin sınırlı kalacağını düşünüyoruz. Bu bağlamda ağustos sonunda 6,400-6,600 TL bandı aralığında fiyatlama oluşabilir.”