USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Enflasyonda yüzde 30 direnci kırılamıyor

Üç yılı geride bırakan enflasyonla mücadele programına rağmen yıllık enflasyon yüzde 30’un altına inemiyor. Artan maliyetler ve bütçe açığı fiyat baskısını sürdürürken, sanayi üretimindeki yükseliş ekonomiye sınırlı destek veriyor.

Enflasyonda yüzde 30 direnci kırılamıyor

AKP hükümetinin 5 Haziran 2023’te ekonominin başına getirdiği Mehmet Şimşek’in Temmuz 2023’te açıkladığı “Enflasyonla Mücadele” programı üçüncü yılını doldurmak üzere. Program kamuoyuna duyurulduğu zaman yüzde 38,2 olan yıllık tüketici enflasyonu bugün itibarıyla yüzde 32,6 seviyesinde seyrediyor. Yani her ne kadar son üç yılda küresel ve bölgesel gelişmelerin enflasyona etkisini göz ardı etmesek de, Türkiye ekonomisinin bir türlü yüksek enflasyon sarmalından çıkamayışının asıl sebebini içeride, eksik veya yanlış politikalarda aramak gerekiyor. Bugün itibarıyla Türkiye, G-20 içerisinde Arjantin’i de geçerek en yüksek enflasyona sahip ülke olmuş durumda. Son 12 aydır yüzde 30-35 arasına takılıp kalan enflasyonda kayda değer bir gerileme için gözler 2027’ye çevrildi bile. Ancak giderek yükselen siyasi tansiyon ve erken-baskın seçim hesapları, enflasyon ile mücadelenin yine öteleneceği endişelerini artırıyor.

Enflasyonda yüzde 30 direnci kırılamıyor-1

Mayısta da beklentiyi aştı

Gelelim güncel enflasyon verilerine… Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Mayıs 2026 dönemine ilişkin açıkladığı enflasyon verilerine göre, aylık enflasyon yüzde 1,59’luk beklentiye karşın yüzde 1,71 olarak gerçekleşti. Yıllık enflasyon da yüzde 32,61 ile yüzde 32,50’lik beklentinin üzerinde gerçekleşti. Nisan ayında yüzde 4,18’lik aylık enflasyon ile karşılaştırıldığında fiyatların artış hızında yavaşlama olsa da, yukarı yönlü seyir devam etmiş oldu. Böylelikle yılın ilk beş ayındaki toplam enflasyon yüzde 16,61 olarak gerçekleşirken, yıllık çekirdek enflasyon ise yüzde 30,44’e yükseldi. Bağımsız akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verilerine göre ise mayıs ayında enflasyon yüzde 2,16 artarken, yıllık artış ise yüzde 53,13 olarak açıklandı.

Burada bir konuya dikkat çekelim: Üreticilerin maliyetlerine ve dolayısıyla sattıkları mal ve hizmetlerin fiyatlarına etki eden Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) de yükselişini hızlandırmış durumda. Mayıs 2025’te yüzde 23 olan ÜFE, Mayıs 2026 verilerine göre yüzde 29’a dayandı. Üretici enflasyonunda yaşanan yükseliş, önümüzdeki ayların da enflasyonla mücadele açısından zor geçeceğini gösteriyor.

Faiz de yüzde 37’ye takıldı

Mayıs enflasyonu sonrasında gelen faiz kararı ise yerinde saymaya devam etti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), haziran ayı toplantısında politika faizine dokunmayarak, faizi yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Politika faizi ocak ayından beri yüzde 37 seviyesinde tutuluyor. Özellikle 28 Şubat’ta patlak veren İran savaşı sonrasında fırlayan enerji fiyatları, gözleri TCMB’nin faiz kararına çevirmişti. Merkez, bu süreçte soğukkanlı adımlarla politika faizine dokunmadı, onun yerine gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’a yükseltti. PPK kararı sonrası yapılan yazılı açıklamada, “Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır” denildi. TCMB’nin bir sonraki toplantısı 23 Temmuz tarihinde gerçekleştirilecek.

Enflasyonda yüzde 30 direnci kırılamıyor-2

Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu / Bilgi Üniversitesi

“Bir tercih yapmak zorundayız”
“Türkiye’de enflasyonla mücadele programında hedeflenen başarının gösterilememesinin en önemli nedenlerinden biri, büyüme politikalarından vazgeçilmemesi oldu. Büyüyerek enflasyonu düşürmek ancak bu kadar olabiliyor. Enflasyonla büyüme arasında bir tercih yapmak zorundayız. Hükümet üç yılı dolduran ‘enflasyonla mücadele programı’nda döviz kurlarına ve para politikasına çok fazla ağırlık verdi. Büyümeden feragat etmeden, ekonomiyi soğutmadan enflasyonu düşürmek, maliye politikasında da harcama tarafında daha sert bir baskı oluşturmadan enflasyonu düşürmek kolay değil. O yüzden bir kurgu değişikliğine ihtiyaç var. Büyümeden çok feragat edemeyeceğimiz bir ortamda, enflasyonda da yüzde 30’lu oranlar kalıcı gibi gözüküyor. Yüzde 30-35 arasında bir enflasyon, yılın ikinci yarısında da yeni normalimiz gibi gözüküyor. Ama vatandaşın hissettiği enflasyon daha yüksek ve maalesef yüksek kalmaya devam edecek.”

Bütçe açığı 5 ayda 1 trilyon TL’yi geçti

Türkiye’nin merkezi yönetim bütçe gelirleri Mayıs 2026 döneminde 1 trilyon 86,2 milyar lira, giderleri ise 1 trilyon 384,4 milyar lira olarak hesaplandı. Böylelikle merkezi yönetim bütçesi mayısta 298 milyar 223 milyon lira açık verdi. Ocak-mayıs dönemindeki bütçe açığı ise 1 trilyon 56 milyar 999 milyon lira oldu. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın mayıs ayına ilişkin bütçe uygulama sonuçlarına göre, mayıs ayında bütçe gelirlerinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18 gerileme yaşandı. Aynı dönemde bütçe giderleri ise yüzde 27 arttı. Ocak-mayıs dönemine baktığımızda ise bütçe gelirlerinde yüzde 33,9, bütçe giderlerinde yüzde 37,4 artış yaşandığını görüyoruz. İlk 5 ayda bütçe açığı ise, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27 artmış oldu.

Enflasyonda yüzde 30 direnci kırılamıyor-3

Faiz harcamaları ne durumda?

Bu arada, faiz dışı denge geçen yıl mayısta 346 milyar 385 milyon lira fazla verirken, bu yılın aynı ayında 169 milyar 284 milyon lira açık oluştu. Faiz hariç bütçe giderleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,3 artarak, 1 trilyon 255 milyar 452 milyon liraya yükseldi. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı da 2025’in aynı ayında yüzde 7,7 iken, geçen ay da değişmeyerek aynı kaldı. Mayısta personel giderleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 48,1 artarak 407 milyar 509 milyon lira olurken, personel giderleri için bütçede öngörülen 4 trilyon 907 milyar 309 milyon lira ödeneğin yüzde 8,3’ü kullanıldı.

Vergi tahsilatında azalma

Öte yandan vergi gelirleri tahsilatı, geçen ay 2025’in mayıs ayına göre yüzde 22,1 azalarak, 931 milyar 521 milyon liraya geriledi. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı 2025’te yüzde 10,7 iken, geçen ay yüzde 6,7 olarak tespit edildi. Genel bütçe vergi dışı diğer gelirleri ise, yüzde 22,9 artarak 129 milyar 898 milyon liraya çıktı.

Enflasyonda yüzde 30 direnci kırılamıyor-4

Sanayi üretiminde 8 ayın zirvesi

Türkiye’de sanayi sektörünün ekonomi üzerinde ağırlığı, hizmet sektörü karşısında kan kaybetmeye devam etse de, nisan ayında sanayi üretiminden gelen haberler üreticilerin morallerini az da olsa düzeltti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) nisan ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerine göre, sanayi üretimi nisanda aylık bazda yüzde 3,7, yıllık bazda ise yüzde 6 artış kaydetti. Böylece aylık sanayi üretimi, Ağustos 2025’ten bu yana en güçlü artışını gerçekleştirdi.

En yüksek artış imalatta

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, nisanda madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,8 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 6,8, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,8 artış gösterdi. Arındırılmamış sanayi üretim endeksinde de yıllık bazda yüzde 9,7 artış hesaplandı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, söz konusu ayda bir önceki aya kıyasla yüzde 3,7 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, nisan ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,8, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 4,4 yükselirken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,8 geriledi.

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL