Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, savunma sanayini yalnızca askeri bir alan olmaktan çıkararak teknoloji, veri ve sanayi politikalarının merkezine taşıyor. Rusya - Ukrayna savaşı, Ortadoğu’daki kırılganlıklar ve büyük güçler arasındaki rekabet, ülkeleri savunma tedarik zincirlerinde yerelleşmeye ve kritik teknolojilerde bağımsızlaşmaya zorluyor.
Ekonomist’in 01-14 Mart 2026 tarihli sayısından
Türkiye’de yerli teknoloji şirketleri, enerji, yazılım, yapay zekâ, otonomi ve ileri malzemeler gibi alanlarda geliştirdikleri çözümlerle bu dönüşümün önemli aktörleri arasında yer alıyor. Türkiye savunma sanayinde son 10 yılda yalnızca platform üreticileriyle değil, bu platformları mümkün kılan teknoloji şirketleriyle de küresel bir aktöre dönüştü. Kara, hava, deniz ve uzay sistemlerinde artan yerlilik oranı; bataryadan yazılıma, sensörden siber güvenliğe, ileri malzemeden yapay zekâya uzanan çok katmanlı bir ekosistemin ürünü. Bugün savunma sanayii, yüksek katma değerli üretim kapasitesi, ihracat performansı ve teknoloji derinliğiyle Türkiye ekonomisinin stratejik büyüme motorlarından biri olarak öne çıkıyor.
Bu dönüşümün merkezinde, yalnızca ana yükleniciler değil; kritik alt sistemleri geliştiren, niş teknolojilerde uzmanlaşan ve küresel standartlarda üretim yapan teknoloji şirketleri bulunuyor.

Güçlü kaldıraç görevi
Yerli teknoloji şirketlerinin geliştirdiği çözümler, tedarik güvenliğini güçlendirirken dışa bağımlılığı azaltıyor; aynı zamanda ihracatla ekonomik değerin ülkede kalmasını sağlıyor. Savunma sanayiindeki büyüme, aynı zamanda girişimcilik ekosistemi için de güçlü bir kaldıraç işlevi görüyor. Derin teknoloji odaklı start up’lar, üniversite–sanayi iş birlikleri ve teknoparklar üzerinden gelişen bu yapı; AR-GE, nitelikli insan kaynağı ve uzun vadeli yatırım perspektifiyle besleniyor. Haberimizde savunma sanayine katkı sunan şirketlerin büyüme planlarını araştırdık.

Yusuf Kaya / Batron Enerji
Sahada kesintisiz güç
Savunma sistemlerinin güvenilirliği, çoğu zaman görünmeyen ama hayati bir bileşen olan enerji altyapısıyla başlıyor. Batron Enerji, bu alanda yüksek güvenilirlikli batarya sistemleriyle öne çıkıyor. Batron Enerji Kurucu Ortağı Yusuf Kaya, savunma uygulamalarında beklentinin yalnızca performans değil, uzun ömür ve izlenebilirlik olduğuna dikkat çekiyor. Batron’un kara, deniz ve hava platformları için geliştirdiği batarya ve şarj sistemleri, zorlu çevresel koşullarda görev sürekliliğini garanti etmeyi hedefliyor. Batron, 2026’ya giderken ürün portföyünü savunma sanayinin artan teknolojik beklentilerine paralel biçimde genişletmeyi; test, doğrulama ve üretim altyapısına yatırım yapmayı planlıyor.

Prof. Dr. Ahmet Turan Özdemir / Aspilsan Enerji
Enerji depolama çözümleri
Enerji tarafında ölçek ve derinliği bir araya getiren bir diğer oyuncu ise ASPİLSAN Enerji. Şirketin genel müdürü Prof. Dr. Ahmet Turan Özdemir, savunma sanayii için geliştirilen enerji depolama çözümlerinin yalnızca bugünü değil, geleceğin sistem gereksinimlerini de karşılaması gerektiğini vurguluyor. Lityum-iyon hücreden başlayarak modül ve paket seviyesine uzanan uçtan uca üretim kabiliyeti, ASPİLSAN’ı görev ve emniyet-kritik uygulamalarda stratejik bir konuma taşıyor. 2026 yılında üretim kapasitesinin artırılması, yeni nesil batarya kimyalarına yönelik AR-GE yatırımları ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konumlanma, şirketin ana gündem maddeleri arasında.

Ömer Orkun Düztaş / Büyütech
Algılama teknolojileri
Sahada karar alma hızını belirleyen en kritik unsurlardan biri algılama teknolojileri. Büyütech, kamera tabanlı algılama ve edge - yapay zeka çözümleriyle zırhlı araçlardan insansız sistemlere uzanan geniş bir kullanım alanına hitap ediyor. Şirketin kurucu ortağı ve CEO’su Ömer Orkun Düztaş, savunma sanayine katkılarını “durumsal farkındalık ve görev uyarlanabilir algılama” başlığı altında özetliyor. Şirket, 2026’da savunma ve otonom sistemlere yönelik ürünlerini ölçeklemeyi ve ABD ile EMEA pazarlarında daha görünür olmayı hedefliyor.

Çayan Baykal / Hyperever
Otonom sistemleri
Otonom sistemler alanında farklı bir yaklaşım sunan Hyperever, zorlu saha koşullarında çalışabilen genel amaçlı robotik platformlarıyla dikkat çekiyor. Hyperever Kurucusu ve Genel Müdürü Çayan Baykal, dört bacaklı robotları Proteo’nun, tekerlekli ya da paletli araçların erişemediği alanlarda görev yapabilme kabiliyetiyle savunma ve güvenlik operasyonlarında insan hayatını riske atmadan çözüm sunduğunu anlatıyor. Baykal, 2026’nın Hyperever için ürünlerin sahaya indiği ve seri üretim yatırımlarının hızlandığı bir yıl olacağını söylüyor.

Ramazan Çelik / Barikat Siber Güvenlik
Dijital cephede dayanıklılık
Savunma sanayiinde fiziksel güvenliğin dijital katmanla tamamlandığı noktada siber güvenlik, stratejik bir güç çarpanı haline geliyor. Barikat Siber Güvenlik, bu alandaki en köklü yerli oyunculardan biri. Barikat Siber Güvenlik CEO’su Ramazan Çelik, savunmayı yalnızca fiziksel sınırlarla sınırlı görmediklerini; dijital cephede dayanıklılık ve proaktif güvenliğin artık milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguluyor. Yapay zekâ destekli SOC altyapıları, OT/ICS güvenliği ve taktik platform güvenliği, Barikat’ın 2026 vizyonunun temel başlıklarını oluşturuyor. TERA Yatırım Teknoloji Holding çatısı altında yürütülen yeni dönem stratejisi, şirketin bölgesel ve küresel etkisini artırmayı hedefliyor.

Volkan Duman / Vmind
Stratejik altyapı katmanı
Bulut ve altyapı tarafında ise vMind, savunma sanayiine “stratejik altyapı katmanı” yaklaşımıyla konumlanıyor. vMind Kurucu Ortağı ve CEO’su Volkan Duman, yüksek performanslı hesaplama (HPC), hibrit bulut ve yönetilen hizmetlerle savunma sanayi şirketlerinin kritik operasyonlarını kesintisiz ve denetlenebilir bir yapıya taşıdıklarını söylüyor. 2026’da Avrupa ve Ortadoğu açılımı için yaklaşık 4 milyon dolarlık yatırım planı, şirketin uluslararası ölçeklenme hedefinin somut göstergesi olarak ifade ediliyor.
Donanım geliştirme odağı
Haberleşme ve sinyal tarafında Global RF Technology, yerli donanım geliştirme odağıyla öne çıkıyor. Global RF Technology Kurucu ve Genel Müdürü Ümit Yurdaer, uçak, gemi ve insansız sistemlerde kullanılan alt donanımların yerlileştirilmesinin hem tedarik hızını hem de stratejik bağımsızlığı artırdığına dikkat çekiyor. 2026’da AR-GE kapasitesinin genişletilmesi ve Ortadoğu–Avrupa ekseninde büyüme, şirketin ana hedefleri arasında.

Murat Şişman / Sigintos
Sinyal istihbaratına yenilikçi yaklaşım
Sinyal istihbaratı ve elektronik harp alanında SigintOS, geliştirdiği işletim sistemiyle donanım bağımsızlığı sağlayan yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. SigintOS Kurucusu Murat Şişman, daha önce büyük insan gücü ve maliyet gerektiren kritik haberleşme sistemlerini taşınabilir ve esnek çözümlere dönüştürdüklerini ifade ediyor. 2026, SigintOS için yapay zekâ ve kuantum teknolojileri odağında AR-GE yatırımlarının hızlandığı ve uluslararası pazarlarda daha etkin olunan bir dönem olacak.
Kritik ihtiyaçlara yanıt
İleri malzeme tarafında Polyregnum, fonksiyonel polimerler ve radar absorban kaplamalarla savunma sanayinin görünmeyen ama kritik ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Şirketin kurucusu Prof. Dr. Ömer Suat Taşkın, 2026’da AR-GE ve pilot üretim kapasitesini artırarak savunma ana yüklenicileriyle daha fazla ortak projeye odaklanacaklarını söylüyor.

Mehmet Emre Çetinkaya / Alloy Additive
Malzemeleri yerleştiriyor
Metal eklemeli imalat alanında Alloy Additive, büyük boyutlu 3D metal yazıcılarıyla titanyum gibi stratejik malzemelerin yerlileştirilmesine katkı sunuyor. Alloy Additive Kurucusu Mehmet Emre Çetinkaya, uzaya giden parçalar üretmenin, teknolojinin geldiği noktayı ortaya koyduğunu belirtiyor.

Doç. Dr. Adnan Kefal / MECHANIMA
Erken aşama tespit
MECHANIMA, fiber optik gerinim sensörlerinden elde edilen ölçümleri optoelektronik donanım ve fizik tabanlı sayısal modellerle birleştirerek Inversense yazılım platformunu geliştirdi. Platform, savunma sanayiinde kullanılan hava, deniz ve kara araçlarında tam saha deformasyon ölçümü ve yapısal sağlık izleme imkânı sunuyor. Şirketin kurucusu ve CEO’su Doç. Dr. Adnan Kefal, bu yaklaşımı ‘yük, titreşim, yorulma ve hasar risklerini erken aşamada tespit ederek görev emniyetini ve bakım planlamasını iyileştiren bir teknoloji’ olarak tanımlıyor. 2026’da yazılımın modülerleştirilmesi, entegrasyon katmanlarının genişletilmesi ve yerli fiber optik sorgulayıcı okuma modülünün geliştirilmesini planlayan şirket, Birleşik Krallık ve Avrupa başta olmak üzere Körfez ülkeleri ve ABD’de pilot projeler ve iş birlikleri yürütüyor.

Furkan Yalçındağ / Comitfy Bilişim
Dijital şeffaflık
Ankara TEKMER bünyesinde faaliyet gösteren Comitfy Bilişim Teknolojileri, endüstriyel yazılım, IoT ve yapay zekâ odaklı çözümler geliştiriyor. Şirket, üretim, enerji ve kritik altyapılar için gerçek zamanlı veri toplama, izlenebilirlik ve karar destek sistemleri sunuyor. Şirketin kurucusu ve genel müdürü Furkan Yalçındağ, savunma sanayine katkılarını ‘kritik üretim süreçlerinin dijitalleştirilmesi ve hatasız üretimi mümkün kılan yazılım altyapıları’ olarak özetliyor. Comitfy’nin geliştirdiği fonksiyon test sistemleri, üretim izleme yazılımları ve karar destek platformları; savunma sanayi tedarik zincirinde kalite, süreklilik ve güvenilirlik kriterlerini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu çözümler, saha verisinin güvenli şekilde toplanmasını ve hızlı geri bildirim mekanizmalarını mümkün kılıyor. 2026’da yapay zekâ destekli kestirimci analiz, otonom karar mekanizmaları ve siber güvenli veri mimarilerine odaklanılması planlanıyor.

Özgür Aytan / Aytan Teknoloji
Radyason algılama
Aytan Teknoloji ise radyasyon ölçüm sistemleri, nükleer algılama teknolojileri ve bu sistemlere yönelik yazılımlar geliştiriyor. Taşınabilir ve sabit radyasyon ölçüm cihazları, dozimetri sistemleri ve plastik sintilatör tabanlı dedektörler şirketin öne çıkan ürünleri arasında. Aytan Teknoloji Kurucusu Öğr. Gör. Özgür Aytan, savunma sanayiye nükleer ve radyolojik tehditlerin tespiti ve yönetiminde yerli ve milli çözümler sunarak katkı yaptıklarını belirtiyor. Aytan Teknoloji, 30’dan fazla ülkeye ihracat yapıyor. Avrupa, Ortadoğu, Orta Asya ve Asya-Pasifik bölgelerinde yerel iş ortaklıklarını güçlendirmeyi hedefliyor.
Hangi alanlarda fırsatlar var?
- Yapay zekâ & veri analitiği
- Otonom sistemler ve robotik
- Enerji depolama ve batarya teknolojileri
- Siber güvenlik & elektronik harp
- Malzeme bilimi ve ileri üretim
- Savunma odaklı SaaS ve yazılım platformları

Görkem Kuşçu / Big Medya & Teknoloji CEO'su
“Odak noktalarımızdan biri yurt dışı pazarlar olacak”
Yapay zeka odaklı dönüşüm “Big Medya & Teknoloji olarak mevcut operasyonların ve faaliyetlerin yanında birleşme ile birlikte yazılım, yapay zekâ ve ileri teknoloji alanlarında da özellikle kritik sistemler ve veri odaklı karar destek çözümleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Wisest Yazılım ile birleşme sonrasında bu alanlardaki mühendislik gücü bir hayli artmış oldu. Savunma sanayine yönelik çalışmalarımız; gerçek zamanlı veri analizi, yapay zekâ destekli izleme ve yüksek güvenlikli yazılım mimarileri üzerine yoğunlaşıyor. Bu çözümler, savunma sanayinde hızlı karar alma, operasyonel verimlilik ve risklerin azaltılması gibi kritik alanlarda doğrudan katma değer sağlıyor. Bizim için önemli olan, teknolojiyi sahada karşılığı olan, sürdürülebilir çözümlere dönüştürmek.”
Ekosistemde konumlanma “Big Medya’yı savunma sanayi ekosistemi içinde uçtan uca teknoloji çözüm ortağı olarak konumlandırıyoruz. Yalnızca yazılım üreten değil, ihtiyaçları doğru analiz eden ve bu ihtiyaçlara uygulanabilir çözümler geliştiren bir yapıya sahibiz. Bizi sektörde öne çıkaracak en önemli unsurlar; saha deneyimi, esnek geliştirme kabiliyeti ve büyük ölçekli projeleri yönetme tecrübemiz. Bu yaklaşım sayesinde uzun vadeli, güvene dayalı iş birlikleri kurabiliyoruz.”
2026 ve küresel açılım “2026 büyüme stratejimizi dört temel başlıkta topluyoruz: Mevcut faaliyetlerin verimini arttırmak, yapay zekâ ve ileri veri analitiği ile katma değer sağlamak, savunma sanayi ve kamuya yönelik kritik yazılımlar geliştirmek ve yazılım kapsamında ürünleşme ve ölçeklenebilir çözümler üretmek. Proje bazlı çalışmalardan, uluslararası pazarlara açılabilecek ürün ve platformlara geçişi hızlandırmayı hedefliyoruz. Wisest Yazılım’ın teknik yetkinliği ile Big Medya’nın kurumsal yapısını birleştirerek sağlam ve sürdürülebilir bir büyüme planlıyoruz. Birleşme sonrası dahil olduğumuz yeni sektörlerde yurt dışı pazarlar önümüzdeki dönemin önemli odak noktalarından biri. Özellikle Ortadoğu, Türk Cumhuriyetleri ve seçili Avrupa ülkeleri öncelikli bölgelerimiz arasında. Bu pazarlara; yapay zekâ destekli izleme ve analiz çözümleri, kritik altyapı yazılımları ve savunma odaklı dijital dönüşüm platformları ile açılmayı planlıyoruz. Amacımız yalnızca ihracat yapmak değil, yerel ihtiyaçlara uyumlu ve uzun vadeli iş ortaklıkları kurmak.”

Kamil Kılıç / Letven Capital Genel Müdürü
“2030’a kadar Türkiye için ciddi bir ölçek fırsatı var”
Yatırım dinamikleri “Avrupa savunma ekosistemi tarihi bir yeniden yapılanma sürecinde. Son yıllarda Avrupa savunma teknolojileri alanı, stratejik güvenlik ihtiyacına paralel olarak ciddi bir yatırım rüzgârı yakaladı. Derin teknoloji, sivil ve askeri uygulama (dual-use) odaklı start up’lar artık Avrupa sermaye piyasalarının cazibe merkezlerinden biri hâline geldi. 2014’ten 2024’e kadar Avrupa savunma/derin teknoloji girişimlerine yapılan toplam VC yatırımı yaklaşık 5,2 milyar Euro seviyesine ulaştı. Bu rakam, son 10 yılda 30 kata yakın bir artışa işaret ediyor. 2024 itibarıyla savunma teknolojileri alanına yapılan yatırımlar ilk kez 1 milyar Euro seviyesini aşarken, 2025’te bu tutarın 1,5 milyara Euro’ya ulaştığı görülüyor. Savunma teknolojileri artık toplam Avrupa VC hacminin yüzde 4-6’sını oluşturuyor.”
Teknoloji odakları “Bu büyümenin merkezinde dual-use teknolojiler bulunuyor. Yapay zekâ, otonomi, uzay sistemleri, ileri sensörler, enerji, iletişim ve veri sistemleri bu alanların başında geliyor. Avrupa özellikle kuantum, fotonik, uzay tabanlı gözlem ve drone teknolojilerinde küresel ölçekte güçlü bir konum elde etmiş durumda. Buna karşın yarı iletkenler ve bazı savunma platform katmanlarında hâlâ ölçek boşluğu bulunuyor.
Türkiye için fırsatlar “2026’da Avrupa savunma ve dual-use VC yatırımlarının 3 milyar Euro aralığına ulaşması, 2030’a kadar ise toplam yatırımların 10 milyar Euro eşiğini aşması bekleniyor. Bu tabloda Türkiye, yalnızca yüzde 1’lik bir pay alsa bile 100 milyon Euro bir büyüklüğe karşılık geliyor. Doğru zamanda doğru ölçeklenme, Türkiye için kısa vadede anlamlı bir değer yaratımı potansiyeli sunuyor. Letven Capital, savunma sanayiini yüksek teknoloji, ihracat kapasitesi ve Avrupa ile entegre büyüme potansiyeli taşıyan bir değer zinciri olarak ele alıyor. MİLRES Tematik Girişim Sermayesi Yatırım Fonu çatısı altında; robotik sistemler, ileri üretim teknolojileri, otonom platformlar, savunma elektroniği ve çift kullanımlı teknolojilere odaklanarak Türkiye’nin savunma ekosistemine uzun vadeli sermaye sağlamayı sürdürüyor.”