USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Siber güvenlikte yerli girişim atağı

ABD/İsrail ve İran arasındaki savaşın siber sahaya taşınması dijital güvenliğin artık bir beka meselesi olduğunu kanıtlıyor. Yerli girişimler geliştirdikleri yenilikçi teknolojilerle dijital savunma hatlarını dünyaya taşımaya hazırlanıyor. 15 yerli girişimin planlarını araştırdık.


Siber güvenlikte yerli girişim atağı

Dünya, konvansiyonel savaşların ötesinde, kodların ve algoritmaların çarpıştığı yeni bir döneme şahitlik ediyor. İsrail, ABD ve İran arasındaki savaşta tanık olduğumuz trafik ışıklarının kontrolünün ele geçirilmesi, benzin istasyonlarının felç edilmesi ya da su altyapılarına yönelik sızma girişimleri, siber güvenliğin kara, deniz, hava ve uzaydan sonra artık “beşinci harekat alanı” olduğunu açıkça gösteriyor.

Ekonomist’in 12 - 25 Nisan 2026 tarihli sayısından

Siber saldırılar sadece veri çalmakla kalmıyor, fiziksel dünyadaki hayatın akışını durdurarak bir ülkenin iş sürekliliğini felç edebiliyor. Ukrayna-Rusya savaşından Ortadoğu’daki dijital sabotajlara kadar her çatışma, siber güvenliğin bir tercih değil, ulusal bir savunma stratejisi olduğunu kanıtlıyor.

Siber güvenlikte yerli girişim atağı-1

1 milyar dolar hedefi

Türkiye, giderek büyüyen siber güvenlik pazarında güçlü mühendislik altyapısı ve gerçek tehditlerle erken tanışmış olmanın verdiği pazar deneyimiyle stratejik bir avantaj sağlıyor. Yapılan güncel sektör analizleri ve pazar raporlarına göre, Türkiye siber güvenlik pazarının büyüklüğü 2024 yılı itibarıyla 500-600 milyon dolar bandını aşmış bulunuyor. Sektörün yıllık ortalama büyüme hızının ise yüzde 15 ile 20 arasında seyrederek küresel ortalamanın üzerinde bir performans sergilemesi dikkat çekiyor.

Pazarın önümüzdeki beş yıl içinde 1 milyar dolar sınırına ulaşacağı tahmin ediliyor. Türkiye, siber güvenlikte sadece bir tüketici değil, geliştirdiği niş çözümlerle bölgenin teknoloji ihraç eden bir merkezi olma yolunda stratejik bir derinlik kazanıyor. Siber güvenlik girişimleri, sadece savunma değil, aynı zamanda ekonomik bir fırsat penceresi olarak konumlanıyor. Yerli ekosistem, makine kimliklerinin korunmasından kuantum dayanıklı şifrelemeye kadar geniş bir yelpazede çözüm üreterek global markalar yaratma yolunda ilerliyor. Haberimizde siber güvenlik sektörüne yön veren 15 yerli girişimin sunduğu çözümleri ve büyüme planlarını araştırdık.

Siber güvenlikte yerli girişim atağı-2

Ramazan Çelik / Barikat

Kritik altyapı güvenliği

Örneğin Barikat, özellikle kritik altyapıların korunmasına odaklanarak siber güvenliği stratejik bir seviyeye taşıyor. Şirket, enerji, finans ve kamu gibi alanlarda uçtan uca güvenlik yaklaşımı geliştiriyor. LoDDoS platformu ile kurumların DDoS saldırılarına karşı dayanıklılığını ölçüyor ve gerçek saldırı senaryolarıyla test ediyor. Barikat CEO’su Ramazan Çelik, “Kısa vadede, hizmet portföyümüzdeki yapay zekâ destekli SOC dönüşümünü tamamlayarak operasyonel verimliliği artırmayı, kamu ve finans sektörlerine özel uyum ve regülasyon servislerimizi genişletmeyi ve özellikle finansal teknolojiler, kripto varlık hizmet sağlayıcıları ve dijital bankacılık alanlarında gelişen güvenlik ihtiyaçlarına yanıt verecek çözümlerimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz” diyor.

Siber güvenlikte yerli girişim atağı-3

Erol Yılmaz / Gardiyan

İç tehditleri en aza indiriyor

Gardiyan, kurumların en kritik siber güvenlik risklerine odaklanan bütünleşik bir çözüm sunuyor. Siber güvenliğin ilk adımı olan “sistem ve envanter güvenliğini” temel alarak; ayrıcalıklı erişimlerin yetkisiz kullanımını önlüyor, uç noktaları, ağları ve sunucuları merkezi olarak izleyip güvenlik politikalarını uyguluyor. Böylece iç tehditleri ve hatalı operasyonları en aza indiriyor. Gardiyan CEO’su Erol Yılmaz, “Büyüme stratejimizin merkezinde iş modelimizi tamamen küresel standartlara entegre etmek yatıyor. En net hedefimiz, 2026-2028 yılları arasında şirketimizi 300 milyon dolar değerlemeyle yatırımcı karşısına çıkarmak” diyor.

Siber güvenlikte yerli girişim atağı-4

Gökay Türksönmez / Cbernet

Endüstriyel güvenlik çözümleri

Cbernet, OT (operasyonel teknoloji) ve kritik altyapı güvenliği alanında geliştirdiği çözümlerle öne çıkıyor. IT-OT segmentasyonu, uzaktan erişim güvenliği ve sürekli izleme hizmetleri şirketin odak alanları arasında yer alıyor. Şirket, kurumların artık yalnızca saldırıları engellemeye değil, siber dayanıklılığı artırmaya yöneldiğini vurguluyor. Bu kapsamda SOC hizmetleri ve kriz yönetimi çözümleri geliştiriyor. Cbernet Genel Müdürü Gökay Türksönmez, bu yaklaşımın artık zorunluluk haline geldiğini belirterek, “Türkiye siber güvenlikte küresel standartların ötesinde dayanıklılığa sahip ürünler geliştirebilecek bir potansiyele sahip Halihazırda Orta Asya, Körfez bölgesi ve Afrika başta olmak üzere farklı bölgelerde projeler yürütüyoruz” diyor.

Siber güvenlikte yerli girişim atağı-5

Seda Canigür / Energio

Enerji odaklı güvenlik

Energio, enerji sektörüne yönelik siber güvenlik çözümleri geliştirerek kritik altyapıların korunmasına odaklanıyor. Şirket, özellikle enerji üretim ve dağıtım sistemlerinde oluşabilecek siber riskleri minimize etmeyi hedefliyor. Artan jeopolitik risklerle birlikte enerji altyapılarının siber saldırıların hedefi haline geldiğine dikkat çeken Energio İnsansız Yazılım Teknolojileri A.Ş. Kurucu Ortağı Seda Canigür, bu alanda proaktif çözümler geliştirdiklerini söylüyor. Canigür, “Önceliğimiz, üretim gücü çok yüksek olan Türkiye pazarında derinleşmek. Ardından üretimin yoğun olduğu ve siber saldırıların doğrudan hedefi haline gelen Avrupa ve Ortadoğu pazarlarına yöneleceğiz” diyor.

Siber güvenlikte yerli girişim atağı-6

Gökhan Yazıcı / BAIT Cyber

Sosyal mühendislik senaryoları

BAIT Cyber, siber güvenliğin en zayıf halkası olarak görülen insan faktörüne odaklanıyor. Şirket, yapay zekâ destekli simülasyonlar ve davranışsal analizlerle çalışanların siber farkındalığını ölçüyor. BAIT Cyber Kurucu Ortağı ve CEO’su Gökhan Yazıcı, insan riskinin kritik önemine dikkat çekerek, “En yıkıcı saldırılar çalışanların hedef alındığı sosyal mühendislik senaryolarından doğuyor. Özellikle finans, enerji, sağlık, kamu, üretim ve telekom gibi regülasyon yoğun ve risk seviyesi yüksek sektörlerde büyümeyi önceliklendiriyoruz” diyor.

Siber güvenlikte yerli girişim atağı-7

Mustafa Halit Özer / Oriana

Hızlı tehdit görünürlüğü

Tech İstanbul girişimlerinden OrianaSIEM; gelişmiş saldırılar, yetkisiz erişim ve veri ihlallerini log verisini gerçek zamanlı analiz ederek erken tespit ediyor. Yüksek hacimli veriyi düşük kaynakla işleyerek kritik altyapılarda hızlı tehdit görünürlüğü sağlıyor. Avrupa, Amerika ve Türki Cumhuriyetleri’nin öncelikli hedef pazarları olduğunu söyleyen Oriana Teknoloji Baş Yazılım Mimarı Mustafa Halit Özer, “Artan saldırılar Türkiye merkezli girişimler için fırsat oluşturuyor. Güçlü mühendislik ve AR-GE kapasitesi sayesinde geliştirilen çözümler küresel pazarda rekabet edebiliyor. OrianaSIEM’in TRTEST SIEM testlerinden A seviyesi alması bu potansiyelin önemli bir göstergesi” diye konuşuyor.

Siber güvenlikte yerli girişim atağı-8

Fatih Emre Çilingir / LSOC Security

Hazırlık seviyesi ölçümlüyor

Bilkent CYBERPARK girişimlerinden LSOC, sunduğu simülasyon altyapısı sayesinde ekiplerin devlet destekli saldırılara ve kritik altyapı tehditlerine karşı hazırlık seviyesini ölçümlüyor. Yapay zeka destekli gelişim takibi ve otomasyon temelli raporlama sistemleri de hayata geçirerek yöneticiler için operasyonel riskleri görünür kılmayı hedefliyor. LSOC Security Kurucu Ortağı & CEO’su Fatih Emre Çilingir, “Stratejik büyüme planımız kapsamında; önümüzdeki üç yıl içinde 100 bin bireysel kullanıcı ve 2 bin kurumsal müşteriye ulaşmayı, abonelik ve lisans modelli istikrarlı bir ciro büyümesiyle ek yatırım turlarına odaklanmayı hedefliyoruz” diye konuşuyor.

Siber güvenlikte yerli girişim atağı-9

Müge Çevik / REISSWOLF

Veri güvenliği derinleşiyor

REISSWOLF, dijital arşiv ve yapay zekâ çözümleriyle veri güvenliği ve yönetişimi alanında konumlanıyor. Şirketin platformu veriyi hem kurum içinde hem bulutta güvenli şekilde saklarken, yapay zekâ ile değer üretmesini sağlıyor. REISSWOLF Teknoloji Direktörü Müge Çevik, “Önümüzdeki 2–3 yıl için büyüme stratejimiz hibrit model üzerine kurulu: fiziksel arşiv, dijital arşiv ve cloud çözümler birlikte büyüyecek. Bu üç alanı entegre şekilde konumlandırarak müşterilere uçtan uca hizmet sunmayı hedefliyoruz” diyor. Son dönemde veri sınıflandırma ve otomatik imha süreçlerini geliştiren şirket, özellikle Avrupa’da regülasyon odaklı talebi fırsata çevirmeyi planlıyor.

Siber güvenlikte yerli girişim atağı-10

Tahsin Büyükyavuz / TriO Blockchain

Dijital varlık altyapısı

TriO Blockchain, Trilema altyapısıyla merkezi saklama riskine alternatif bir model geliştiriyor. “Self-custody” yaklaşımıyla varlık kontrolünü kullanıcıya dağıtan şirket, toplu veri ihlali riskini minimize ediyor. Şirketin kurucu ortağı Tahsin Büyükyavuz, Önümüzdeki 2-3 yıl içinde Türkiye ve bölge coğrafyasında dijital varlık altyapısı denince akla gelen ilk “güven katmanı” olmayı hedefliyoruz” diye konuşuyor. Tether entegrasyonu ve WaaS modeliyle büyüyen şirket, MENA bölgesine açılmayı ve 100 bin aktif cüzdana ulaşmayı hedefliyor.

Siber güvenlikte yerli girişim atağı-11

Mustafa El Aliwat / Icredible Yazılım

Dosya güvenliği güçleniyor

Dijitalpark Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren ICREDIBLE, geliştirdiği iCredible File Security çözümüyle dosya güvenliğinde dağıtık mimariyi öne çıkarıyor. Veriyi parçalara bölerek farklı lokasyonlarda saklayan sistem, saldırganların anlamlı veriye ulaşmasını engelliyor. Şirketin genel müdürü Mustafa El Aliwat, “Büyüme stratejimizde kısa vadeli önceliğimiz referans müşteri sayısını artırmak. Kamu kurumları, finans sektörü ve kritik altyapı operatörleri ana hedef segmentlerimizi oluşturuyor. Önümüzdeki 2-3 yılda Türkiye’de kamuda güçlü bir yaygınlığa ulaşmayı, ardından bölgesel büyümeye geçmeyi hedefliyoruz” diyor. Şirketin Avrupa açılımı da planlar arasında yer alıyor.

Siber güvenlikte yerli girişim atağı-12

Zeynep Yener Onursal / Kron Teknoloji CO

Kimlik ve erişim güvenliği

Kron Teknoloji, kimlik ve erişim güvenliği alanında geliştirdiği çözümlerle kritik sistemleri koruyor. PAM ve veri güvenliği ürünleriyle ayrıcalıklı erişimleri kontrol altına alıyor. Kron Co-CEO’su Zeynep Yenel Onursal, “Önümüzdeki dönemde büyüme stratejimiz iki eksende ilerliyor. İlk eksen coğrafi genişleme: bugün uluslararası satışlar toplam ciromuzun yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor ve bu payı önümüzdeki yıllarda anlamlı biçimde artırmayı hedefliyoruz. Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Amerika öncelikli odak bölgelerimiz, bu pazarlarda hem doğrudan satış ekiplerimizi hem de kanal ortağı ağımızı güçlendiriyoruz. İkinci eksen ürün liderliği” diye konuşuyor. Makine kimliği yönetimi ve büyük veri işleme alanında yatırımlarını artıran şirket, uluslararası pazarlarda büyümeyi hedefliyor.

Siber güvenlikte yerli girişim atağı-13

Tarık Yurttaş / TR7

Yük dengeleme

TR7, yük dengeleme ve web uygulama güvenliğini tek platformda birleştiren yapısıyla dikkat çekiyor. Şirket, özellikle DDoS ve uygulama katmanı saldırılarına karşı koruma sağlıyor. TR7 Satış Direktörü Tarık Yurttaş, “Temel odağımız kritik dijital varlıkları yerli çözümlerle korumak” diyor. Şirketin geliştirdiği LB & WAF platformu, hem güvenlik hem performans sağlayarak kurumların kesintisiz hizmet sunmasına imkân tanıyor. Yurttaş, “Önümüzdeki yakın dönemde amacımız özellikle finans, ödeme sistemleri, telekom operatörleri, kamu kurumları ve büyük ölçekli dijital servis sağlayıcılarında müşteri yelpazemizi genişletmek ve daha yaygın hale gelebilmek” şeklinde konuşuyor.

Siber güvenlikte yerli girişim atağı-14

İbrahim Başar Polat / Vorgan

DDos temizleme çözümü

Vorgan Siber Güvenlik, geliştirdiği DDoS atak temizleme altyapısıyla internet trafiği kaynaklı saldırılara odaklanıyor. Sistem, saldırıları ülke içinde filtreleyerek hem regülasyonlara uyum hem de performans sağlıyor. Vorgan Kurucusu İbrahim Başar Polat, yapay zekânın saldırıların karmaşıklığını artırırken aynı zamanda savunma tarafında da önemli avantajlar sunduğunu belirtiyor. Polat, Yeni bir start up olarak ilk etapta yerel pazarda iş birlikleriyle büyümeyi hedefliyoruz. Belirli bir finansal ve müşteri olgunluğuna ulaşıldığında ise Ortadoğu ve ardından Asya pazarlarına açılmayı planlıyoruz” diyor.

Kuantum güvenlik yaklaşımı

TransferChain, veri güvenliği alanında kuantum tehditlerine karşı geliştirdiği mimariyle konumlanıyor. Şirket, küresel standartlara uyumlu ve bağımsız güvenlik çözümleri geliştiriyor. TransferChain Kurucu Ortağı Tuna Özen, “Ortadoğu’da dijital dönüşüm yatırımları, kritik altyapı ve kamu projelerinde yer almamızı kolaylaştırıyor; ABD’de ise önce regüle ve hassas veri yoğunu segmentlerde referans kurup, ardından ölçeklenmeyi planlıyoruz” diyor.

Türkiye’nin 5 stratejik avantajı

  1. Güçlü mühendislik altyapısı ve yetenek havuzu: Türkiye, sahip olduğu nitelikli mühendislik gücü sayesinde siber güvenlik alanında dünya standartlarında yazılım ve donanım çözümleri geliştirme kapasitesine sahip bulunuyor.
  2. Gerçek tehditlerle erken tanışma deneyimi: Jeopolitik konumu nedeniyle siber saldırılara sıklıkla maruz kalan Türkiye, bu tehditlerle erken aşamada mücadele ederek operasyonel anlamda yüksek bir pazar deneyimi ve bağışıklık kazanmış durumda.
  3. Stratejik coğrafi köprü konumu: Avrupa, Ortadoğu ve Asya arasında yer alan Türkiye, siber güvenlik teknolojilerini bu farklı pazarlara ihraç edebilecek stratejik bir lojistik ve ticari köprü görevi görüyor.
  4. Yerli ürünleşme ve ekosistem derinliği: Teknoparklar bünyesinde gelişen yerli girişimler; API güvenliğinden kuantum dayanıklı şifrelemeye kadar geniş bir yelpazede “sıfır bilgi” (Zero-Knowledge) mimarisiyle küresel devlere alternatif yerli çözümler sunabiliyor.
  5. Kamu desteği ve regülasyon ivmesi: 12’nci Kalkınma Planı ve 2025’te kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı gibi adımlar, sektörün devlet nezdinde merkezi ve stratejik bir beka meselesi olarak ele alınmasını sağlıyor.

Fırsat sunan kritik alanlar

  • Kimlik ve erişim yönetimi (PAM): Saldırıların yüzde 80’inin kimlik üzerinden yapılması bu alanı savunmanın merkezine koyuyor.
  • Kritik altyapı güvenliği: Enerji ve su sistemlerinin dijital korunması ulusal güvenlik meselesi haline geldi.
  • Bulut güvenliği: Uzaktan çalışma ve buluta geçişle birlikte bu alandaki açıkların kapatılması öncelik taşıyor.

Altyapı sektörleri doğrudan hedefte

Küresel siber güvenlik harcamaları 2025 yılı itibarıyla 215 milyar dolar barajını aşmış durumda. Uluslararası teknoloji araştırma ve danışmanlık şirketi Gartner’in verilerine göre siber saldırıların yüzde 70’i artık doğrudan enerji, finans ve kamu gibi kritik altyapı sektörlerini hedef alıyor. Bu büyümenin arkasındaki en büyük motor ise jeopolitik riskler. Kurumların yüzde 66’sı devlet destekli tehditler nedeniyle siber yatırımlarını stratejik bir seviyeye taşıyor.

Siber güvenlikte yerli girişim atağı-15

Sefa Merve Ağlaç / Kafein Teknoloji GMY

“Suudi Arabistan’a açıldık”
“Siber tehditlerin odağı uygulama ve API katmanına kaymış durumda. Kafein Teknoloji olarak bu dönüşümü öngörerek ApiFort ve All-in Cyber markalarımızla uçtan uca çözümler geliştiriyoruz. 2025 yılını yüzde 13 satış geliri büyümesi ile kapattık; siber güvenlik markamız 430 milyon TL gelir katkısı sağladı. Bugün 750’yi aşan çalışanımızla faaliyet gösteriyoruz. Büyüme stratejimizin merkezinde ürünleşme ve uluslararası açılım yer alıyor. Suudi Arabistan’da ilk yurt dışı yapılanmamızı başlatarak küresel pazardaki varlığımızı güçlendirmeyi ve kendi geliştirdiğimiz ürünlerin gelir içindeki payını artırmayı hedefliyoruz.”

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL