USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Topraktan geleceğe uzanan sorumluluk

Tarım, gıda güvenliği ve iklim krizi ekseninde stratejik bir alan haline geliyor. Markaların sürdürülebilir tarım odaklı projeleri de toprağı korurken, üreticiyi ve kaynakları güçlendiren yeni bir yaklaşımı ortaya koyuyor.


Topraktan geleceğe uzanan sorumluluk

Gıda güvenliğinin, iklim krizinin ve ekonomik dayanıklılığın aynı anda konuşulduğu bir dönemde tarım, üretimin ötesine geçerek stratejik bir mesele haline geliyor. Artan nüfus, azalan doğal kaynaklar ve iklim değişikliğinin etkileri, tarımı sürdürülebilirlik perspektifiyle yeniden ele almayı zorunlu kılıyor. Bu noktada yalnızca kamu politikaları değil, özel sektörün tarıma yaklaşımı ve kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) projeleri de belirleyici rol oynuyor. Örneğin; Anadolu Efes, ‘Gelecek Tarımda’ programı ile tarımı modernleştirirken, Metro Türkiye ‘Yerlin İzinde’ projesiyle yerel ve coğrafi işaret tescilli ürünleri destekliyor, Erikli ‘Korumamız Gerekli’ projesiyle Uludağ’ın biyoçeşitliliğini korumaya yönelik çalışmalar yürütürken Eti Burçak, WWF-Türkiye iş birliği ile ‘Sağlıklı Toprak Hareketi’ni 17 yıldır sürdürüyor.

Ekonomist’in 04 - 17 Ocak 2026 tarihli sayısından

Bu alanda dikkat çeken şirketlerden bir diğeri de PepsiCo Türkiye. Şirket, tarımı tedarik zincirinin ilk halkası olmakla sınırlı kalmayarak, sürdürülebilirlik stratejisinin merkezinde konumlandırıyor. Bu yöndeki tüm çalışmaların PepsiCo Pozitif (pep+) vizyonu altında yürütüldüğünü vurgulayan PepsiCo Türkiye CMO’su Seren Çankırı, “Tarımın sürdürülebilirliğini destekleyen uygulamaları yaygınlaştırmak ve çiftçilerimize teknolojiyle, bilgiyle güç katmak şirketimiz için stratejik bir öncelik” diyor.

Sözleşmeli çiftçilerle çalışıyor

Türkiye genelinde 20 şehirde, yaklaşık 300 kişilik tarım ekibiyle, 100 bin dekarlık alanda 200’ün üzerinde çiftçiyle sözleşmeli olarak çalıştıklarından bahseden Çankırı, üretim miktarının yanı sıra üretim biçimine de odaklanıldığının altını çiziyor. PepsiCo’nun ‘Pozitif Tarım’ başlığı altında yürüttüğü çalışmalar; yenileyici tarım uygulamalarından çiftçi eğitimlerine, sözleşmeli tarımdan tarımda teknoloji kullanımına kadar geniş bir alanı kapsıyor. Çankırı’ya göre amaç, çiftçilerin çevresel farkındalığını artırırken ekonomik dayanıklılıklarını da güçlendirmek. Bu vizyonun sahadaki en somut örneklerinden biri dijital tarım uygulamaları… “Croptrak mobil uygulamamız sayesinde sözleşmeli çiftçilerimizle birlikte çalıştığımız tarlaları çevrim içi olarak takip ediyor, meteorolojik verilerle entegre erken uyarı sistemiyle hastalık risklerini önceden tespit ediyoruz” diyen Çankırı, bu sayede verimliliğin arttığını ve kaynakların daha etkin kullanıldığını vurguluyor.

Yenileyici yöntemler uygulanıyor

PepsiCo’nun sürdürülebilir tarım yaklaşımı, yenileyici tarım projeleriyle de derinleşiyor. 2022 yılında Konya Karapınar’da başlatılan “Lay’s Yenileyici Tarım” projesiyle çiftçiler patates, mısır, ayçiçeği ve şeker pancarı üretiminde yenileyici yöntemlerle tanıştırılmış. Deprem felaketinin ardından bu yaklaşım Hatay’a taşınmış. “Lay’s Ortak Hareket, Yeniden Bereket” projesiyle depremden etkilenen çiftçilere hibe desteği sağlanmış, eğitimler verilmiş ve Samandağ’da kurulan Topluluk Destekli Tarım Merkezi ile bölgesel dayanıklılık desteklenmiş.

Modern sulamayı yaygınlaştırıyor

Tarımın sürdürülebilirliği söz konusu olduğunda su yönetimi ise hayati bir başlık. Bu alanda ‘Net Su Pozitif’ hedefiyle hareket ettiklerini dile getiren. Çankırı, çalışmalarını ise şöyle anlatıyor: “Yalnızca su tüketimini azaltmakla yetinmiyor; su riski yüksek bölgelerde kullandığımız suyun tamamından fazlasını doğaya geri kazandırmak için çalışıyoruz. Doğa Koruma Merkezi iş birliğiyle yürüttüğümüz ‘Bir Damla Bir Dünya’ projesi kapsamında Adana, Mersin, Manisa ve İzmir’de damla sulama gibi modern sulama yöntemleri yaygınlaştırıyoruz.”

Bu çalışmaların çıktıları da dikkat çekici. “2024 yılında Manisa fabrikasında kullandığımız suyun yüzde 100’ünü, İzmir’de yüzde 94’ünü, Tarsus’ta ise yüzde 58’ini doğaya geri kazandırdık” diyen Çankırı, 2024 yıl sonu itibarıyla 735 milyon litre su tasarrufu sağladıklarını, 2025 sonunda ise toplamda 1,6 milyar litre, yani 674 olimpik havuza karşılık gelen bir tasarrufa ulaşmayı öngördüklerini sözlerine ekliyor.

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL