L’Oréal Türkiye’de, 40’ıncı yılını kutluyor. Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki yaratan şirket; 22 markası, yaklaşık bin çalışanı ile bugün Türkiye nüfusunun yaklaşık 3’te 1’ine denk gelen 27 milyon tüketiciye dokunuyor. Her yıl pazar büyüme oranının yaklaşık 1.5-2 katı üzerinde büyümeyi hedefleyen şirket, yalnızca güzellik sektörüne değil, Türkiye ekonomisine de katkı sağlıyor.
Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki sağladıklarını belirten L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, “L’Oréal Türkiye’nin operasyonları doğrudan ve dolaylı olarak 10 bin’den fazla tam zamanlı istihdam yaratıyor. Global bir araştırmaya göre L’Oréal ekosisteminde yaratılan her 1 kişilik istihdam, Türkiye genelinde 12 ek istihdam oluşturuyor. Tedarikçilerden eczanelere, kuaförlerden perakende ortaklarına, STK’lardan start-up’lara kadar uzanan geniş ekosistem; büyümeyi ve sosyal kalkınmayı destekliyoruz” diye anlatıyor.
Türkiye, 'açık inovasyon merkezi'nden biri
Şirket, yıllık yaklaşık 1 milyar Euro Ar-Ge yatırımı, dünya genelinde 4 binden fazla bilim insanı, yılda 725 patent ve 5 bin 900 teknoloji ve veri uzmanıyla geleceğin güzelliğini geliştirmeye odaklanmış durumda. İstanbul ise dünya genelindeki yedi Açık İnovasyon Merkezi'nden biri.
Loreal’in Türkiye’de 2014 yılında başlayan dijital güzellik yolculuğu ise, bugün 14’ü aktif olmak üzere toplam 22 dijital servis ile devam ediyor. Dijitalleşmeyi büyüme motoru olarak konumlayan şirket, 2025’te dijital servislerinde 7 milyon oturuma ulaştı. Kullanıcıların 6,3 milyon renk tonu denediği ve kişi başına ortalama 19 görünüm keşfettiği bu ekosistem, 1 dakika 8 saniyelik etkileşim süresiyle öne çıkıyor. Şirket, aynı yıl Avrupa Bölgesi’nde en yüksek ‘keşfedilebilirdik oranına’ ulaşarak başarısını uluslararası düzeye taşıdı.