USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Ya masada ya menüde olacağız

Son birkaç haftadır yoğun bir toplantı trafiği içindeyim. Farklı sektörlerden patronlarla, üst düzey yöneticilerle bir araya geliyorum. Dinlediklerimden kendime notlar çıkarmaya çalışıyorum. Bu notları editör arkadaşlarımızla masaya yatırıyoruz. Konu başlıkları çıkarıyoruz. İş dünyasından aldığımız mesajları sayfalarımıza yansıtıyoruz ve kamuoyu ile paylaşıyoruz.


Ya masada ya menüde olacağız

Dünyada gerçek anlamda bir kırılma yaşanıyor. Batıdan doğuya eksen kaymasından, güç dengelerinin değişme eğiliminden bahsediliyor. Global ekonomilerden, daha koruyucu lokal ekonomi yönetimlerine geçiliyor. ABD dolarının konvansiyonel para birimi olma eğilimi günden güne azalırken, editörümüz Ceren Oral Balaban’ın haberinde okuyacağınız üzere güvenli liman altına olan talep devam ediyor. Büyük merkez bankaları, altın stoklamaya devam ediyor. Sadece altına değil başta gümüş olmak üzere değerli metallere ilgi sürüyor. 

Önceki hafta Kanada Başbakanı Mark Carney’in İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) toplantısında yaptığı konuşmada kullandığı bir ifade var. Bu sözü daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan da kullanmıştı. “Masada yer almayanın, menüde yar alacağı bir dönemdeyiz.” Dünya bir yandan teknoloji ve yapay zeka ile hızla evrilirken, diğer yandan da masada olmayanın menüde olacağı bir döneme giriyor. Büyük güçler, uluslararası hukuku hiçe sayarak ekonomik entegrasyonu silah ve uygulamaya aldıkları tarifelerle sağlamaya çalışıyor.

Dünyada yaşanan bu büyük dönüşüm konusunu, 9-12 Nisan tarihlerinde 15’incisini gerçekleştireceğiz Uluslararası Ekonomi Zirvesi 2026’nın (UEZ 2026) ana gündemi yaptık. Tüm boyutlarıyla konuyu ele alacağız. Bu tarihi şimdiden ajandanıza not etmenizi, yerinizi gecikmeden ayırmanızı öneriyorum.

Yaptığım görüşmelerde, yaşanan bu büyük dönüşüm sürecinde masada mı menüde mi olacağımız konusunu da muhataplarıma soruyorum. Öncelikle anladığım temel durum şu; askeri gücü, jeopolitik konumu ve enerji güvenliğindeki önemi dikkate alındığında Türkiye, yaşadığı tüm ekonomik zorluklara rağmen masada kalmaya devam edecek bir güce sahip.

Ancak bu yolda çok kırılganlık da var. Bunun en başında da ekonomideki kırılganlık geliyor. Başta reel sektör olmak üzere iş dünyası çok zorlanıyor. Bu yıl yüzdürülmeye çalışan bazı kredilerin artık yüzdürülmeyeceği kanaati var.

Yine çalışan kesim mutsuz. Uluslararası bir şirketin yöneticisinin söylediği bir sözü aktarmak istiyorum. “İşveren verdiği maaştan mutlu değil, çalışan aldığı ücretten.”

Değerli okurlar, hangi ölçekte olursa olsun firmaların bu değişim sürecinde menüde değil masada olması için, yaptıkları işlerde verimliliğe, teknolojiye, yapay zekaya odaklanması gerekiyor. Girişimciler, yatırım için kaynağı finans şirketlerinden bulabilirler. Kapak haberimizde editörümüz Burcu Tuvay’ın bu destek ve kredilerle ilgili haberini okuyabilirsiniz.

Son not: 6 Şubat deprem felaketinde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyorum. Felaketin üçüncü yılında yaraların sarılmaya devam etmesi için çalışmaya devam edeceğiz.
Sağlıkla kalın.

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL