Türkiye’de yayıncılık sektörü son yıllarda büyüklüğünü korusa da artan maliyetler ve düşen alım gücü nedeniyle ciddi bir sıkışma yaşıyor. Özellikle de son iki yılda bunun etkileri daha fazla hissediliyor. 2024 yılında yaklaşık 1,4 milyar dolarlık bir hacme ulaşan sektörün büyüklüğü yanıltıcı bir tablo çiziyor. Sektör temsilcileri büyümenin satış adetlerinden değil, fiyat artışlarından kaynaklandığı vurguluyor.
Ekonomist’in 12 - 25 Nisan 2026 tarihli sayısından
Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu (YAYFED) verilerine göre, 2025 yılında bir önceki yıla göre bandrol sayısında 6 milyonu aşan düşüş yaşanmış durumda. Türkiye Yayıncılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Uluslararası Yayıncılar Birliği (IPA) Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Kocatürk, 2026 yılı için de benzer bir görünümün söz konusu olduğunun altını çiziyor.

Kenan Kocatürk / Türkiye Yayıncılar Birliği YKB ve
Uluslararası Yayıncılar Birliği (IPA) YKÜ
Maliyet artışı etkiliyor
Sektörün en kırılgan noktasını maliyet yapısı oluşturuyor. Yayıncılık, üretim sürecinde büyük ölçüde dışa bağımlı bir yapıya sahip bulunuyor. Kağıt, selüloz, matbaa ekipmanları ve baskı boyaları gibi temel girdilerin tamamına yakını ithal ediliyor. Bu nedenle döviz kuru dalgalanmaları ve lojistik maliyetlerdeki artış, üretim sürecini doğrudan etkiliyor.
2021 yılında dünyada yaşanan kağıt krizinin ve Türkiye’deki kur artışlarının yarattığı baskı hâlâ devam ediyor. Buna ek olarak okurların alım gücündeki düşüş, sektör üzerindeki baskıyı daha da artırıyor. Tüm bu gelişmelerin etkisi, özellikle son iki yılda satış rakamlarındaki gerilemeyle somut şekilde hissediliyor.
Üretim maliyetlerinin çok fazla artmasının kitap fiyatlarına belirgin şekilde yansıdığını vurgulayan Kocatürk, “Kitap fiyatlarının çok yükseldiği gibi bir görüntü var ama maliyetler döviz bazında yüzde 84 civarında arttığı için aslında önerilen perakende satış fiyatları döviz bazında yüzde 15 gerilemiş durumda” diyor.
“Bandrol azalışı alarm niteliğinde”
Yayıncılık sektöründe ‘başlık’ sayıları bakımından Türkiye, dünyada ilk sekizin içinde kalmaya devam ediyor. Bu çok olumlu bir durum. Çünkü başlık sayısının fazlalığı, çeşitliliğin zenginliğini gösteriyor. ISBN Türkiye Ajansı’ndan alınan bilgiye göre, 2025 yılında ISBN alan materyal sayısı 100 bin 545. Bunların 80 bin 921 tanesini basılı kitaplar, 18 bin 464 tanesini elektronik kitaplar, 933 tanesini sesli kitaplar oluşturuyor. Ancak 2025 yılında toplam bandrol satış rakamında 2024 yılına göre 6 milyonun üzerinde bir düşüş olduğunu söyleyen Kocatürk, “Her şeye rağmen üretmeye devam etmeye çalışan sektörde 6 milyonluk bandrol azalışı aslında bir alarm niteliğinde” diyor.

Yelda Cumalıoğlu / Destek Medya Grubu Başkanı
Daralmaya çeşitlilik çözümü
Altı markayı bünyesinde barındıran Destek Medya Grubu, yılda 400’ün üzerinde yeni kitap yayımlıyor. Kişisel gelişim ve kurgu dışı kategorilerinin ticari açıdan en güçlü ve sürdürülebilir gelir yaratan segmentleri arasında yer aldığını söyleyen Destek Medya Grubu Başkanı Yelda Cumalıoğlu, “Son iki yılda maliyetlerimiz yüzde 100’ün üzerinde arttı. Bu süreci yönetebilmek adına daha verimli baskı planlaması, stok optimizasyonu, tedarik süreçlerinde alternatif çözümler geliştirme ve operasyonel maliyetleri kontrol altına alma gibi önlemler aldık” diye konuşuyor. Aynı zamanda portföylerini daha dengeli hale getirerek yüksek potansiyelli başlıklara odaklandıklarını kaydeden Cumalıoğlu, bu süreçte dijital satış kanallarını daha etkin kullanmaya başladıklarını da sözlerine ekliyor.
Satışlardaki daralma nedeniyle yayın çeşitliliğini artıran şirket, son üç yılda özellikle manga, çizgi roman, Japon ve Kore edebiyatı gibi alanlara yönelerek, bu kategorilerde ciddi bir büyüme ve potansiyel yakalamış durumda. Öte yandan bugüne kadar 200’ün üzerinde eserin yurt dışı haklarını satan yayın grubu, bu alanda oldukça güçlü bir ivme sağlamış bulunuyor. Türk edebiyatına ve kurgu dışı içeriklere uluslararası pazarlarda artan bir ilgi olduğunu gözlemlediklerini dile getiren Cumalıoğlu, “Bu alanda iddialıyız. Türk yazarların dünya sahnesinde daha fazla yer alması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diyor.

Tuğba Dedeoğlu / Ceres Yayın Grubu'nun Kurucu Ortağı
Çocuk segmenti büyüyor
Ceres Yayın Grubu’nun kurucu ortağı Tuğba Dedeoğlu da artan maliyetler nedeniyle ayda 4 ile 10 kitap arasında yayın planı oluşturduklarını söylüyor. Son yıllarda özellikle kişisel gelişim, iş dünyası, liderlik ve girişimcilik odaklı kitapların öne çıktığını söyleyen Dedeoğlu, çocuk kitapları segmentinin de hem hacim hem süreklilik açısından önemli bir gelir kalemi olduğunu ifade ediyor. Edebiyatın ise marka değeri ve uzun vadeli etki açısından hala vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Dedeoğlu, “Az adetli dijital baskı alanında son iki yılda oldukça fazla sayıda kitaba ve yeni yazara ses olmayı başardık. E-kitap tarafı da özellikle pandemi dönemi ve sonrasında önemli gelir kaynaklarımızdan biri oldu” diye anlatıyor.
Maliyet artışının yayınevlerini daha stratejik kararlar almaya zorladığına vurgu yapan Dedeoğlu, şöyle devam ediyor: “Yayıncılar artık çok basıp depolamak yerine az basıp bittikçe yerine koyma modeline geçiyor. Öte yandan yayıncılık artık sadece basılı kitapla sınırlı değil. Podcast, online eğitim platformları, sesli kitap ve dijital içerik üretimi gibi alanlarda da iş birliklerinin kaçınılmaz hale geldi.”

Selcen Doğan Gür / Tara Kitap'ın Kurucusu
Baskı adetleri düştü
Tara Kitap’ın kurucusu Selcen Doğan Gür ise ekonomik tablonun, yayınevlerini üretim stratejilerini değiştirmeye zorladığına vurgu yapıyor. Baskı adetlerini düşürmenin yayınevleri için mecburi bir karar olduğunu dile getiren Gür, “Geleneksel baskıdan dijital baskıya yöneldik. Bin 500 - 2 bin adet basılan kitaplar artık bazı durumlarda 500 adede kadar düşüyor” diyor.
Okur alışkanlıklarında da dikkat çekici değişimler yaşandığını belirten Gür, sesli kitaplara olan ilginin arttığını ifade ediyor ve ekliyor: “Bu format özellikle büyük şehirlerde yaşayan ve yoğun tempoda çalışan kişiler tarafından tercih ediliyor. Bu durum ‘içeriğin hala önemli olduğunun’ bir göstergesi. Ancak genel kitap okuma alışkanlığında bir düşüş yaşandığı da bir gerçek.”

Yeni yazarlara alan açmak zorlaşıyor
- 2025 yılında Türkiye’de toplam kitap üretimi yaklaşık 707 milyon adet. Kişi başına düşen kitap sayısı ise 8,2.
- Artan maliyetler- yükselen fiyatlar- düşen alım gücü- azalan satışlar şeklinde ilerleyen bir kısır döngü oluşuyor.
- Yayıncılar, sattıkları kitabın yerine yenisini koymakta zorlanıyor, bu durum yayın çeşitliliğini tehdit ediyor.
- Çok satan kitaplara yönelim artıyor, yeni yazarlara alan açmak zorlaşıyor.
- Kültür yayınlarında satışların yüzde 65’ten fazlası çevrimiçi gerçekleşiyor. Çevrimiçi platformlardaki agresif indirimler, fiziksel kitabevlerini rekabet edemez hale getiriyor.
- Türkiye’nin yıllık telif ihracatı yaklaşık 5 milyon dolar seviyesinde kalıyor. Uluslararası ilgi artıyor ancak sektör potansiyelinin gerisinde seyrediyor.
- Dijital yayıncılığın toplam payı yalnızca yüzde 1-2 seviyesinde kalıyor.
- Dijital korsanlık (izinsiz PDF paylaşımları) sektörün büyümesini olumsuz etkiliyor.
- E-kitaplarda uygulanan yüzde 20 KDV, dijital büyümenin önündeki önemli engellerden biri olarak öne çıkıyor.