Prestij mi, maliyet mi?

Prestij mi, maliyet mi?

Soru basit, yanıtı da öyle. Aslında şu aralar popüler gündemin birinci sırasında yer alan gıda fiyatlarındaki artışın neden kaynaklandığını ortaya koymak açısından da güzel bir örnek niteliğinde. Ofis piyasasındaki gelişmelerden bahsediyoruz.

TALAT YESİLOĞLU
tyesil@ekonomist.com.tr

Ekonominin başkenti İstanbul’da şirketlerin merkez ofisleri, demografideki değişime ayak uyduracak kadar hızlı yer değiştiriyor. Maslak-Levent hattı, tercihler doğrultusunda sürekli yeni dev iş merkezlerine ev sahipliği yaptı. Şirketler de metrekare başına en pahalı bedeli ödemeyi kabul etti. Ancak son yıllarda oyunun kurgusu değişti.

İş Kuleleri’ndeki kiracı listesine göz atılırsa ne demek istediğim çok daha iyi anlaşılır. Sahiplik bir tarafa, her şirket kira maliyetini yönetmenin yanı sıra çalışanlarını İstanbul’un ruh sağlığını tehdit eden trafiğinden bir nebze olsun kurtarma peşinde.

Nitekim, birçok şirket, yeni olduğu kadar kira maliyetlerinin daha makul ve toplu ulaşımın daha kolay olduğu merkezleri tercih ediyor. Ataşehir, Maltepe, Kartal hattı gibi.

Var olan ekonomik koşullar, şirketleri maliyetlerini daha sıkı kontrol etmek zorunda bırakıyor. Kira maliyetleri, tasarruf edilebilir kalemlerin başında geliyor. Son yıllarda Türkiye’ye gelen yabancı sermayenin geçmiş yıllara göre azlığı, ofis piyasasına olan talebi olumsuz etkilemişti. Bu etkinin ortadan kalktığını söylemek zorlama olur.

Her iki etkenden kaynaklanan talepteki düşüşün yanı sıra A sınıfı ofis arzında artış devam etti. İstanbul’un en gözde hattında bir katı bile dolu olmayan dev iş merkezleri var. Yeni hizmete giren iş merkezlerinin bazıları yüzde 30, bazıları ise yüzde 50 doluluk yakalayabildi.

Üstelik, kiralarda ciddi indirimler yaparak. 4-5 yıl öncesinin 35-40 dolarlık metrekare birim kira bedelleri için “mazide kaldı” diyebiliriz. Dövizle kiralamanın yasayla TL’ye dönüştüğü bir ortamda kira bedelleri 18-20 dolar seviyelerine kadar geriledi.

Bu durum doğal olarak bazı şirketler için fırsatlar yarattı. Kira bedellerindeki ciddi düşüş, merkeze yakın olmak isteyen şirketler için taşınma isteği yaratmış görünüyor. Bir GYO şirketinin genel müdürü, “15 gündür hareketlilik arttı, ofislerimize gelip bakan sayısında artış var” diyor.

Hareketlilik fiyatlara yansır mı? Bu kadar farklı alternatifin olduğu bir piyasada yükseliş için bence daha fazlası lazım. Üstelik, evden çalışmanın, dışarıdan hizmet almanın yükselişte olduğu bir dönemde, ofis yatırımlarının geri dönüş süresinin uzayacağını söyleyebiliriz.

Şirketlerin kira maliyetlerinden tasarruf edebilmek için ciddi bir arayışta olduğu bir dönemde, perakende sektörünün duayenlerinden sevgili Avi Alkaş’ın başkanı olduğu JLL Türkiye, Ekonomist için üç büyük ilimizi içeren ciddi bir araştırmaya imza attı. Kendilerine teşekkür ediyorum. Gayrimenkul piyasasının en kıdemli gazetecisi Levent de zengin deneyimiyle kaleme aldı.

Hesapların daha iyi yapıldığı bir hafta diliyorum…



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap