İller arasındaki fark yerinde sayıyor

İller arasındaki fark yerinde sayıyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen hafta, 2015-2017 dönemine ait il bazında gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Bu veriler, beklenebileceği gibi, Türkiye’nin ekonomik başkentinin İstanbul olduğunu gösteriyor.

DR. ORHAN KARACA
okaraca@ekonomist.com.tr

İstanbul hem toplam hem de kişi başına GSYH açısından ilk sırada yer alıyor. Öte yandan illerin kişi başına gelir düzeyleri arasındaki farkın ise son dönemde yerinde saydığı gözleniyor.

Tabloları görmek için görsellere tıklayın.

Bu konudaki bilimsel jargonu kullanırsak, illerin kişi başına gelirleri arasında “yakınsama” (convergence) gözlenmiyor.

İLLERİN SIRALAMASI
2017 yılı verilerine göre, İstanbul’un GSYH’sinin Türkiye’nin toplam GSYH’sine oranı yüzde 31,2’yi buluyor. Yani Türkiye’deki gelirin neredeyse üçte birini tek başına İstanbul üretiyor. İstanbul, bu açıdan en yakın rakibi başkent Ankara’yı bile üçe katlıyor.

Ankara’nın Türkiye’nin GSYH’si içindeki payı yüzde 9 olarak hesaplanıyor. Bu açıdan üçüncü sırada ise yüzde 6,2’lik payla İzmir yer alıyor. Ardından da yüzde 4,1’lik payla Bursa ve yüzde 3,9’luk payla Kocaeli sıralanıyor.

Türkiye’de GSYH’si en düşük ili ise Bayburt oluşturuyor. Bayburt’un GSYH’sinin Türkiye’nin toplam GSYH’sine oranı sadece binde 6 olarak hesaplanıyor. Bu açıdan Bayburt’un ardından binde 7’lik payla Ardahan, binde 9’luk payla Tunceli, yine binde 9’luk payla Kilis ve binde 12’lik payla da Gümüşhane geliyor.

Elbette, tıpkı ülkeler arası karşılaştırmalarda olduğu gibi, iller arasındaki karşılaştırmalarda da kişi başına GSYH açısından sıralama toplam GSYH açısından sıralamadan daha önemli.

Çünkü bazı iller kalabalık nüfuslarıyla daha fazla GSYH yaratıp daha ön sıralarda yer alabilseler de kişi başına GSYH açısından daha gerilerde kalabiliyor. Kişi başına GSYH, illerdeki refah düzeyini anlamak
için daha iyi bir göstergeyi oluşturuyor.

Türkiye’deki illerin kişi başına GSYH’ye göre sıralamasında da en tepede İstanbul yer alıyor. Ancak diğer sıralarda önemli değişiklikler görülüyor. Toplam GSYH’de beşinci sırada olan Kocaeli, kişi başına GSYH’de ikinci sırada yer alıyor.

Üstelik Kocaeli’nin kişi başına GSYHsi İstanbul’un kişi başına GSYH’sine çok yakın düzeyde bulunuyor. Kuşkusuz Kocaeli bunu sanayinin çok yoğun olduğu bir il olmasına borçlu. Kişi başına GSYH sıralamasına üçüncülüğü Ankara, dördüncülüğü Tekirdağ ve beşinciliği ise İzmir alıyor.

Kişi başına GSYH sıralamasında son sırada ise Ağrı bulunuyor. Ağrı’daki kişi başına gelir İstanbul’daki kişi başına gelirin beşte birinde kalıyor. Bu açıdan Ağrı’dan sonra Van, Şanlıurfa, Bitlis ve Muş sıralanıyor.

YAKINSAMA VAR MI?
Dünyanın hemen hemen her ülkesinde bölgeler arasında gelir farklılıkları vardır. Sadece gelişmekte olan değil gelişmiş ülkelerde de bu duruma rastlanıyor. Bunun da başta coğrafi faktörler olmak üzere birçok nedeni bulunuyor.

Bölgeler arasındaki bu gelir farklılıklarını tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil ama birçok ülkede hükümetler bu farklılıkları azaltmak için çaba harcıyor. Türkiye’de de bu amaçla uzun yıllardan beri teşvik politikaları uygulanıyor.

Ancak yapılan araştırmalar Türkiye’de bölgeler arasındaki gelir farklılıklarında pek de azalma olmadığını gösteriyor. Bu konuda ben de biri 2004’te  (Karaca, O. “Türkiye’de Bölgeler Arası Gelir Farklılıkları: Yakınsama Var mı?”, Türkiye Ekonomi Kurumu Tartışma Metni, No: 2004/7, 2004) diğeri de geçen yıl (Karaca, O. “Türkiye’de Bölgesel Yakınsamanın 50 Yılı: Yeni Veri Seti ve 1960-2010 Dönemi Analizi”, Sosyoekonomi, 26(35), 2018, 207-228) olmak üzere iki bilimsel çalışma yapmış ve aynı sonuca varmıştım.

TÜİK’in şu anda yayınlamakta olduğu iller itibariyle GSYH serisi 2004 yılına kadar geri gidiyor. Bu seride iller arasındaki gelir farklılıklarında azalma olup olmadığını anlamak için, bu amaçla kullanılan bir ölçü olan değişim katsayısını hesapladık. Değişim katsayısı, bir dağılım ölçüsü olan standart sapmanın aritmetik ortalamaya bölünmesiyle hesaplanıyor.

Bizim örneğimiz açısından bakarsak, bu katsayının zaman içinde azalması iller arasındaki gelir farklılıklarının azaldığı, zaman içinde artması ise iller arasındaki gelir farklılıklarının arttığı anlamına geliyor. Yaptığımız hesaplar, Türkiye’deki iller arasındaki kişi başına gelir farklılıklarına ilişkin değişim katsayısının 2017 yılında 0,35 olduğunu gösteriyor.

Bu değer 2010 yılından bu yana da bu civarda seyrediyor. 2004-2008 arasında 0,40 dolayında olan değişim katsayısının 2009 ve 2010 yıllarında düştüğü ve sonra tekrar yatay seyir eğilimine girdiği dikkati çekiyor. Bu durum 2008-2009 resesyonundan ekonomisi gelişmiş illerin daha çok etkilenmesi nedeniyle iller arasında bir miktar yakınsama yaşandığını gösteriyor. Fakat Türkiye ekonomisi yeniden büyümeye başladığında bu yakınsamanın durduğu anlaşılıyor.

2019’DA NE OLUR?
Türkiye ekonomisi şu sıralarda yine bir resesyonun içinde gibi görünüyor. Ekonominin geçen yılın son çeyreğinde küçülmeye başladığı ve bu küçülmenin 2019 yılına da sarkacağı tahmin ediliyor. Her ne kadar yılın ikinci yarısında toparlanma beklense de bunun nasıl olacağı pek belli değil. Türkiye’de resesyonlar genelde dört çeyrek dönem sürüyor.

İşin kötüsü, bu kez resesyonun çok daha uzun sürebileceğini düşünenler de bulunuyor. Muhtemelen şu anda yaşadığımız resesyondan da ekonomisi gelişmiş iller daha fazla etkilenecek. Bu nedenle 2019 yılı verileri yayınlandığında illerin kişi başına gelir düzeyleri arasında yine bir yakınsama görebiliriz.

Ancak böyle bir yakınsamanın çok da tercih edilir olmadığı açık. İller arasında yakınsamanın yoksul illerin daha hızlı büyümeye başlamasıyla gerçekleşmesi çok daha iyi olur. Gelişmiş illerin tökezlemesiyle yaşanacak yakınsama bu illerin yeniden büyümeye başlamasıyla çok geçmeden ortadan kalkabilir ve hatta ortaya bu kez “ıraksama” (divergence) durumu da çıkabilir.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap