ABD ve İsrail'in İran saldırılarında 35. gün. İran'ın altyapısı, kritik tesisler ve yerleşim alanları hedef alınıyor. Dün ülkede köprü, üniversite, sağlık merkezi, konutlar ve iskeleler vuruldu. Kerec'de yapım aşamasındaki B1 köprüsünün ardından Kum-Tahran otobanı da vuruldu. Trump köprüleri hedef almaya devam edeceklerini söyledi.
12:01 Kuveyt: İran saldırısı sonucu enerji ve su arıtma tesislerinde hasar meydana geldi
Kuveyt Elektrik ve Su Bakanlığı, İran'dan yapılan saldırısı sonucu enerji ve su arıtma tesislerinden birinde maddi hasar meydana geldiğini duyurdu.
Bakanlık Sözcüsü Fatma Abbas Cevher Hayat, bakanlığın ABD merkezli X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, "enerji ve su arıtma tesislerinden birinde İran tarafından saldırı düzenlendiğini" kaydetti.
Tesislerin bazı bölümlerinde saldırı sonucu maddi hasar meydana geldiğini olayın ardından derhal müdahale edildiği ve tesisin çalışma kapasitesinin devamı için gerekli operasyonun yapıldığını belirtti.
Bakanlık Sözcüsü Hayat, hasar gören bölgelerin güvenliğini sağlamak için güvenlik birimleri ve ilgili makamlarla tam koordinasyon içinde olunduğunu ifade etti.
Halkı sükunete ve asılsız söylentilere itibar etmemeye ve bilgileri resmi kaynaklardan almaya davet eden Sözcü, tüm teknik ekiplerin her türlü acil duruma karşı yüksek verimlilikle 24 saat esasına göre çalıştığını duyurdu.
11:51 İran'ın İsrail'in kuzeyini hedef aldığı misillemede füze parçaları Hayfa'ya isabet etti
ABD-İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü İran'ın, İsrail'in kuzeyini hedef alan misillemesinde füze parçaları Hayfa kentinde çeşitli bölgelere isabet etti.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, füze parçalarının Hayfa kentinde bazı noktalara düştüğünü fakat henüz yaralanma raporu almadıklarını bildirdi.
Arama kurtarma ekiplerinin isabet olan bölgelere intikal ettiği aktarılan açıklamada, gerekli görülmesi halinde güncelleme yapılacağı kaydedildi.
İsrail'in Kanal 12 televizyonu, İran'ın misillemesinin ardından İsrail'in kuzeyindeki Hayfa kenti çevresinde sirenlerin çaldığını bildirdi.
Haberde, Hayfa'nın Kiryat Ata bölgesinde bir binanın ve bazı araçların isabet aldığı belirtildi.
Bir füzenin çok başlıklı olduğu belirtilirken füze parçalarının düştüğü bölgelerde bazı araçların alev aldığı ve hasar meydana geldiği görüldü.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füze ateşlendiğinin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin füzeleri önlemeye çalıştığı belirtilmişti.
11:41 İran: ABD'nin kara saldırısına hazırız, Amerikan askerlerine felaket yaşatacağız
İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi, ABD'nin kara saldırısı tehditlerine ilişkin "Amerika'nın kara saldırısının başlamasını bekliyoruz çünkü onlara dünyanın en zayıf ülkesini dahi asla işgal etmeyi düşünemeyecekleri bir ders vereceğiz. Silahlı kuvvetlerimiz buna hazır." dedi.
Devlet televizyonunda katıldığı programda konuşan Şikarçi, ABD-İsrail'in ülkesine saldırılarıyla başlayan savaşa dair gelişmeleri ve ABD Başkanı Donald Trump'ın tehditlerini değerlendirdi.
ABD'nin İran'a karşı yanlış hesaplamalar yaptığını söyleyen Şikarçi, şöyle devam etti:
"Trump, İran'la savaşa yanlış tahminler ve hesaplamalarla girdi ve hiçbir gerekçe olmadan İran halkına karşı saldırganlığa başladı. Halkımıza verdikleri zarara karşılık veriyoruz, savaş kışkırtıcılığı yapmıyoruz. Minab'da genç kız ve erkek çocukların bulunduğu bir okula Tomahawk füzelerini attılar ve 160'tan fazla çocuğu kana buladılar.
Bu, Amerika gibi bir ülkenin ve Trump gibi bir Başkan'ın çaresizliğini ortaya koyuyor. Devrim Rehberini (Ayetullah Ali Hamaney) öldürürlerse ülkenin kısa sürede lidersiz kalacağını sandılar. Bunların İran'ın yapısı hakkında hiçbir bilgileri yok ve cehalet içindeler."
ABD'nin kara saldırısı tehditlerine ilişkin ise Şikarçi, "Amerika'nın kara saldırısının başlamasını bekliyoruz çünkü onlara dünyanın en zayıf ülkesini dahi asla işgal etmeyi düşünemeyecekleri bir ders vereceğiz. Silahlı kuvvetlerimiz buna hazır." diye konuştu.
"Yüz yüze çatışmalarda Amerikalılara öyle bir felaket yaşatacağız ki gelecek nesiller boyunca hiç kimse bir daha ABD ordusuna gönüllü olarak katılmayacak." ifadelerini kullanan Şikarçi, ABD'nin bölgedeki üslerini vurduklarını ve Amerikan askerlerinin üsleri terk ettiğini hatırlattı.
Şikarçi, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bölge halkını canlı kalkan olarak kullandınız. Bugün kayıplardan kaçınmak için ticari limanlarda, fabrikalarda, ofislerde ve otellerde saklanıyorsunuz ancak kara saldırısında böyle bir sığınak veya insan kalkanı yoktur ve biz böyle bir senaryoya çok güçlü şekilde hazırlandık. Şu ana kadar söylediğimiz her şeyi de gerçekleştirdik."
11:21 Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması, denizlerdeki kritik geçiş noktalarının önemini hatırlattı
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanmasının küresel siyasete ve ekonomiye yansımaları, dünyada seyrüsefer rotalarındaki boğaz ve kanal gibi diğer kritik geçiş noktalarının önemini gündeme getirdi.
Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'i, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık yüzde 20'si ve gübre ticaretinin yaklaşık 3'te 1'i, Basra Körfezi ile Umman Denizi arasındaki Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırılar ve İran'ın misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nı bu ülkelerle bağlantılı ticari gemilere fiilen kapatmasının ardından, buradaki gemi trafiği sert şekilde düştü.
Küresel deniz ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı'nın fiilen devre dışı kalması, enerji arzına yönelik endişeleri artırdı ve büyük ekonomik kayıplara neden oldu.
Savaş devam ederken bir yandan da Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanmasına duyulan ihtiyaç, buradan taşınan enerjiyi kullanan ülkelere olası seçeneklerini sorgulatırken, NATO gibi ittifaklar arasında da fikir ayrılıklarına yol açtı.
Ayrıca Yemen'deki İran destekli Husilerin 28 Mart'ta İsrail'e füze fırlatarak savaşa dahil olması, büyük nüfuza sahip oldukları Babül Mendeb Boğazı'nı gelecek günlerde nelerin beklediği konusunda soru işaretlerini artırdı.
Tüm bu gelişmeler, dünya sularındaki boğaz gibi doğal ve kanal gibi insan yapımı diğer kritik geçiş noktalarının özellikle bölgesel ve küresel gerilim ortamında önemine dikkatleri çekti.
Dünyada ticaret büyük oranda deniz yoluyla yapıldığı için bu geçiş noktalarındaki her tür aksama, ciddi gecikmelere yol açarak daha uzun rotaların izlenmesini zorunlu kılma ve maliyetleri artırma riski taşıyor.
Türk Boğazları, Karadeniz'in açık denizlerle tek bağlantısı
Karadeniz'i Marmara'ya ve Marmara'yı Ege'ye bağlayan İstanbul ve Çanakkale Boğazları, dünya deniz ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olmayı sürdürüyor.
Akdeniz ile Karadeniz arasındaki tek deniz bağlantısı konumundaki bu iki boğaz, Doğu Avrupa'nın büyük bölümünü dünya pazarlarına açıyor ve küresel enerji piyasaları için hayati önem taşıyan petrol ve doğal gazın geçişinde kullanılıyor.
Güçlü akıntılar, keskin dönüşler ve değişken hava koşulları nedeniyle seyir bakımından dünyadaki en zor su yolları arasında sayılan bu iki boğaz, tehlikeli yük taşıyan gemilerin yol açabileceği kazalara karşı da yasal düzenlemeler ve önlemlerle korunuyor.
Türkiye'nin boğazlarındaki egemenlik haklarını belirleyen ve 1936'da yürürlüğe giren Montrö Boğazlar Sözleşmesi de barış, savaş ve Türkiye'ye yönelik savaş tehdidi durumuna göre buralardan savaş gemilerinin geçişini düzenliyor.
Süveyş Kanalı ve onun inşasıyla önem kazanan Babül Mendeb Boğazı
Afrika'nın en güneybatı ucu kabul edilen Ümit Burnu, bir zamanlar Avrupa'dan Uzak Doğu'ya giden gemilerin uğrak noktasıyken, nakliye rotasını uzatması, değişken hava koşulları ve dalgaların oluşturduğu tehlike nedeniyle ticari gemiler tarafından eskisi kadar tercih edilmiyor.
Bugün Mısır sınırlarında yer alan Süveyş Kanalı, 1869'da hizmete açılmasından bu yana Kızıldeniz'i, Akdeniz'e bağlıyor ve dünyanın en kalabalık geçitleri arasında ön sıralarda yer alıyor.
Kanal, Avrupa ve Asya kıtaları arasında Ümit Burnu'nu dolaşmadan yük taşınmasını ve deniz ulaşımını sağladığı için denizcilik bakımından önemli konumda bulunuyor.
Bu kanaldaki aksamaların etkisinin son dönemde hafızalarda en çok yer edinen örneklerinden biri, 400 metre uzunluğundaki bir yük gemisinin 2021'de kanalda sıkışarak geçiş yolunu kapatması oldu.
Geminin sıkışmasıyla kanalda uzun gemi kuyrukları oluştu ve ham petrol, LNG ve pek çok ürün sevkiyatında aksamalar yaşandı. Bu süreçte Mısır'ın günlük yaklaşık 12-14 milyon dolar zarara uğradığı, 6 gün süren tıkanmanın küresel ticarete verdiği günlük zararın ise 10 milyar dolar civarında olduğu belirtiliyor.
Süveyş Kanalı'nın inşa edilmesiyle Yemen ile Cibuti arasındaki Babül Mendeb Boğazı da Akdeniz ile Doğu Asya arasındaki bağlantının ayrılmaz bir parçası haline geldi.
Hint Okyanusu ile Kızıldeniz'i birbirine bağlayan bu boğaz, Körfez ülkelerinden petrolün ve doğal gazın Avrupa'ya ulaştırılmasında kullanılıyor.
Husilerin, İsrail'in Gazze'deki saldırılarına tepki amacıyla İsrail bağlantılı gemileri hedef almasından dolayı bu boğazdaki gemi trafiğinin azalarak Ümit Burnu'na kayması, savaşa yeni katılan İran destekli grubun gelecek adımlarına yönelik merakı artırıyor.
Önce zorlu inşaat, sonra tehditlerin gölgesinde Panama Kanalı
Atlas ve Pasifik okyanuslarını Orta Amerika'dan geçecek şekilde birbirine bağlayan Panama Kanalı da önceden Güney Amerika'nın güney ucundaki Macellan Boğazı'dan geçilmesini gerektiren uzun ve tehlikeli rotaya alternatif olarak geliştirilen bir diğer insan yapımı proje olarak öne çıkıyor.
Saha çalışmalarına 1881'de başlanan proje, inşaatın zorlukları, salgınlar, depremler gibi üst üste felaketlerle sekteye uğramasının ardından 1904'te ABD tarafından üstlenildi ve kanal 1914'te hizmete açıldı.
Panama'nın 1999'da kontrolünü ABD'den tamamen devraldığı kanal, ABD'nin doğu ve batı yakaları arasındaki gemi ticaretini kısaltmasının yanı sıra Çin gibi güçler için stratejik bir nokta olarak kabul ediliyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci kez göreve gelmesinden itibaren "Çin tarafından kontrol edildiğini" iddia ettiği kanalın yönetiminin Panama'ya devredilmesini tarihi bir "hata" olarak tanımlaması ve geri alınması konusunda tehditlerde bulunması dünyanın dikkatini buraya çevirmişti.
En büyük petrol trafiği Malakka Boğazı'nda
Hint Okyanusu ve Pasifik Okyanusu'nu birbirine bağlayarak Orta Doğu'daki tedarikçiler ve Asya'daki alıcılar arasında en kısa deniz yolunu oluşturan Malakka Boğazı, Endonezya, Malezya ve Singapur arasında yer alıyor.
Boğaz, petrol transit hacmi açısından dünyadaki en büyük dar geçit olarak stratejik önem arz ediyor.
Çin'de dönemin Devlet Başkanı Hu Cintao, 2003'te "Malakka İkilemi" şeklinde nitelendirdiği kavramla, "bazı güçlerin" bu boğazdaki "seyrüseferleri kontrol etme çabalarına" karşı Çin için alternatif rotaların yokluğuna dikkati çekmişti.
Çin-Tayvan çekişmesinin ortasında Tayvan Boğazı
Çin'in kendi topraklarının parçası olduğunu savunduğu Tayvan, 1949'dan bu yana fiili bağımsızlığa sahip olsa da ana karası ile ada arasındaki ayrılık sürüyor.
Son yıllarda Tayvan üzerindeki askeri baskıyı artıran Pekin, adanın ana kara ile yeniden birleşmesi için gerektiği takdirde güç kullanımını dışlamayacağını vurguluyor ve her iki taraf da bölgede askeri tatbikatlar düzenliyor.
Tüm bu siyasi çekişmelerin gölgesinde ana kara ile ada arasında kalan Tayvan Boğazı, küresel konteyner filosunun neredeyse yarısının ve gelişmiş yarı iletkenlerin geçiş noktası olarak görev yapıyor.
Avrupa'nın kapıları: Cebelitarık Boğazı ve Danimarka Boğazları
İspanya ile Fas arasındaki Cebelitarık Boğazı, Akdeniz'in Atlas Okyanusu'na açılan kapısı konumunda.
Süveyş Kanalı'na giden gemiler için batı giriş noktası olan Cebelitarık Boğazı, ABD'yi de Akdeniz'e bağlaması bakımından İran'a saldırılarda rol alan bir geçiş noktası oldu.
ABD donanmasına bağlı Gerald R. Ford uçak gemisi taarruz grubu, 28 Şubat'taki ilk saldırıdan bir hafta önce bu boğazdan geçerek Akdeniz'e ulaşmıştı.
Danimarka Boğazları diye adlandırılan bir grup geçiş noktası da Baltık Denizi'ni Kuzey Denizi'ne bağlıyor.
Kuzey Avrupa'yı küresel pazarlara bağlayan Danimarka Boğazları, 2022'de Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başlamasından önce Rusya'nın Avrupa'ya deniz yoluyla enerji ihracatında önemli rol oynuyordu.
11:03 Rusya, Çin ve Fransa, BMGK'de Hürmüz Boğazı'na ilişkin karar tasarısına karşı çıktı
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için İran'a karşı askeri harekatın onaylanmasına yönelik dün sunulan karar tasarısına, Rusya, Çin ve Fransa'nın karşı çıktığı bildirildi.
New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre yetkililer, BMGK'de Bahreyn'in Körfez'deki komşuları ile koordineli olarak hazırladığı Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için İran'a karşı askeri harekatın onaylanmasına yönelik dün sunulan karar tasarısına Rusya, Çin ve Fransa'nın karşı çıktığını belirtti.
Rusya, Çin ve Fransa, "güç kullanımını onaylayan herhangi bir ifadeye karşı olduklarını" kaydetti. Karar tasarısının bugün oylanması bekleniyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki trafik, savaş nedeniyle kesilmişti
ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri ile Basra Körfezi'nde tırmanan gerilim nedeniyle, küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik bir geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği büyük ölçüde kesilmişti.
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran'ı dünya pazarlarına bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunuyor.
Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30'u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaşıyor. Boğazdaki tanker trafiğindeki kesintiler halihazırda küresel petrol tedarikinde aksamalara, petrol fiyatlarında artışa yol açtı.
10:44 İran Kızılayı'na ait yardım deposu ABD-İsrail saldırısına uğradı
ABD ve İsrail'in, İran'ın güneyindeki Buşehr eyaletinde İran Kızılayı'na ait yardımların depolandığı tesise saldırı düzenlediği bildirildi.
Yarı resmi Fars Haber Ajansına göre, sabah saatlerinde Buşehr eyaletine bağlı Çogadek bölgesindeki Kızılay tesisine ABD-İsrail tarafından hava saldırısı gerçekleştirildi.
Saldırıda 2 tekerlekli yardım konteyneri, 2 otobüs ve 2 yardım aracının imha edildiği belirtildi.
Can kaybı ve yaralı bilgisi verilmedi.
10:24 CNN: ABD istihbaratı, İran'ın ciddi füze ve İHA kabiliyetine sahip olduğunu değerlendiriyor
ABD istihbaratının, İran'ın füze fırlatma kabiliyetini büyük ölçüde koruduğunu ve binlerce insansız hava aracına (İHA) sahip olduğunu değerlendirdiği iddia edildi.
CNN televizyonunun, konuyla ilgili bilgi sahibi üç kaynağa dayandırdığı haberinde, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşa ilişkin ABD istihbaratının değerlendirmeleri ele alındı.
İsimleri açıklanmayan kaynaklar, son günlerde derlenen istihbaratın, İran'ın füze fırlatma sistemlerinin yarısı kadarını elinde tutmayı sürdürdüğüne işaret ettiğini söyledi.
Kaynaklar, ABD istihbaratının ayrıca İran'ın tek yönlü saldırılar için hala binlerce İHA'ya ve füze fırlatma sistemlerinin yanı sıra çok sayıda füzeye de sahip olduğunu değerlendirdiğini aktardı.
Kaynaklardan biri, ABD Başkanı Donald Trump'ın "2-3 hafta sürdürecekleri ağır saldırıların ardından İran'la savaşı bitireceklerine" yönelik açıklamasının da İran'ın elindeki kapasite göz alındığında "gerçekçi bir hedef olmadığını" ifade etti.
10:16 AA ekibi ABD'nin hava saldırılarında vurduğu İran'ın Kerec kentindeki B1 Köprüsü'nde oluşan yıkımı görüntüledi
İran'ın Elbruz Eyaleti'ne bağlı Kerec kenti ile başkent Tahran'ı birbirine bağlayacak yolda, yapım aşamasındaki B1 Köprüsü'nde, ABD'nin düzenlediği 2 ayrı hava saldırısının ardından ağır hasar oluştu.
AA ekibi, ABD ordusunun dün 2 ayrı hava saldırısında hedef aldığı söz konusu köprüyü görüntüledi.
Yapım aşamasında olan ve Tahran ile Kerec'i birbirine bağlayacak köprüde hava saldırısı sonrası ağır yıkım dikkati çekti.
ABD ordusunca düzenlenen 2 ayrı saldırı nedeniyle B1 Köprüsü'nün orta kesimiyle uç bölgeleri çökmüş durumda.
Ağır hasar alan ve bazı kısımları çöken köprüdeki yıkım, saldırının boyutlarını ortaya koyuyor.
Dünkü saldırıda, B1 Köprüsü yakınında yer alan köyde de hasar olduğu görüldü.
ABD ordusu, 2 Nisan'da, B1 Köprüsü'ne 2 ayrı hava saldırısı düzenlemiş, saldırıda 8 kişi hayatını kaybetmiş, 95 kişi de yaralanmıştı.
09:30 İran Devrim Muhafızları: Ülkenin orta kesimlerinde ABD'ye ait F-35 savaş uçağı düşürüldü
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ülkenin orta kesimlerinde bir F-35 savaş uçağını hava savunma sistemleriyle vurarak düşürdüğünü iddia etti.
Devrim Muhafızları Ordusunun açıklamasında, "Amerikan yapımı gelişmiş bir F-35 savaş uçağı, İran Devrim Muhafızları Ordusunun gelişmiş hava savunma sistemi tarafından İran'ın orta semalarında imha edildi." denildi.
Son 12 saat içinde ikinci savaş uçağının düşürüldüğü öne sürülen açıklamada, savaş uçağının tamamen imhası nedeniyle pilotun akıbeti hakkında bilginin henüz bulunmadığı ifade edildi.
Düşürülen uçağa ait olduğu iddia edilen görüntüler ülke medyasında paylaşıldı.
Vurulan uçağın İngiltere'de ABD Hava Kuvvetleri'ne de ev sahipliği yapan Lakenheath Hava Üssü'ndeki filoya bağlı olduğu aktarıldı.
İran, 19 Mart'ta da ABD'ye ait bir F-35, dün de İsrail'e ait bir F-16'yı düşürdüğünü duyurmuştu. ABD ordusu ise İran tarafından hedef alınan F-35'in bölge ülkelerinden birindeki üsse "sert iniş" yaptığını öne sürmüştü. İran dün de Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Keşm Adası'nda gelişmiş bir savaş uçağının düşürüldüğünü açıklayarak, vurulma anına ait olduğu iddia edilen görüntüleri paylaşmıştı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) uçağın vurulmadığını öne sürmüştü.
08:46 Trump, ABD ordusunun "İran'da geriye kalanları yok etmeye henüz başlamadığını" savundu
ABD Başkanı Donald Trump, ABD ordusunun "İran'da geriye kalanları yok etmeye henüz başlamadığını" savunarak, sıradaki hedeflerinin "köprüler ve elektrik santralleri" olduğunu belirtti.
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'a yönelik yeni tehditlerde bulundu.
Başkan Trump, "Dünyanın açık ara en büyük ve en güçlü ordusu olan ordumuz, İran'da geriye kalanları yok etmeye henüz başlamadı bile." ifadesini kullandı.
Sıradaki hedeflerinin "köprüler ve ardından elektrik santralleri" olduğunu aktaran Trump, "Yeni rejim liderliği neyin yapılması ve hızlı yapılması gerektiğini biliyor." değerlendirmesinde bulundu.
02:48 ABD Savunma Bakanı Hegseth, askeri personelin üslerde şahsi silahlarını taşımasını engelleyen yasağı kaldırdı
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, askeri personelin şahsi silahlarını üslerde taşımasını önleyen yasağı kaldırdı.
Bakan Hegseth, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, imzaladığı genelgeye ilişkin açıklamada bulundu.
Askeri personelin şahsi silahlarını üslerde taşımasını engelleyen yasağı kaldırdığını duyuran Hegseth, "Askeri tesislerimiz, silahsız bölgelere dönüştürülmüştü. Bu durum personelimizi savunmasız ve açık hedef haline getiriyordu. Bu durum bugün sona eriyor." ifadelerini kullandı.
Hegseth, halihazırda personelin şahsi silahlarını taşıma veya muhafaza etme izni almasının "fiilen imkansız" olduğunu belirtti, yeni genelgeyle ABD Savunma Bakanlığına (Pentagon) bağlı tesislerin komutanlarına personelin silah taşıma taleplerini, reddedilmesi için çok açık bir neden bulunmadığı sürece onaylamaları için talimat verildi.
Öte yandan, genelgede yer alan sınırlamalara göre Bakanlık binasına şahsi silahla girilmesine henüz izin verilmiyor.
01:04 ABD Savunma Bakanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanı George'un "derhal emekli olacağını" duyurdu
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Kara Kuvvetleri Komutanı Randy George'un "derhal emekli olacağını" bildirdi.
Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan Kara Kuvvetleri Komutanı Randy George'un görevinden ayrılacağı bilgisini paylaştı.
Parnell'in açıklamasında, "General Randy George, Ordu'nun 41. Kara Kuvvetleri Komutanı olarak yürüttüğü görevinden derhal emekliye ayrılacaktır." ifadelerine yer verdi.
Açıklamanın devamında Parnell, Savunma Bakanlığının, Amerikan ulusuna sunduğu "onlarca yıllık hizmetten dolayı" George'a "minnettar" olduğunu belirterek emeklilik yaşamında kendisine "esenlikler" diledi.
Pentagon'dan gelen resmi açıklamanın öncesinde ABD basını, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in George'tan "istifa ederek emekliye ayrılmasını istediği" yönünde iddialara yer vermişti.
İsmini vermeyen kaynaklara göre Hegseth, bu göreve, Başkan Donald Trump'ın orduya ilişkin vizyonunu hayata geçirecek birini getirmek istediğini dile getirmişti.
Görevini 2023'ten bu yana sürdüren George, eski ABD Başkanı Joe Biden yönetimi sırasında 2021-2022 yıllarında dönemin Savunma Bakanı Lloyd Austin'in kıdemli askeri danışmanı olarak görev yapmıştı.
Kariyerine piyade subayı olarak başlayan Kara Kuvvetleri Komutanı, ilk olarak Birinci Körfez Savaşı'nda ve daha yakın tarihli Irak ve Afganistan çatışmalarında görev almıştı.
ABD'de Kara Kuvvetleri Komutanı genel olarak 4 yıllık bir süre için atanırken, Biden tarafından aday gösterilen George bu göreve Senato'nun onayı sonrasında 2023'te atanmıştı ve normalde 2027'ye kadar görevde kalması bekleniyordu.