İçinde okullardan hastanelere, stadyumdan helikopter pistlerine kadar bir şehrin ihtiyaç duyduğu her şeyi barındıran proje, "denizdeki kalıcı mobil şehir" konseptini gerçeğe dönüştürmek istiyor. Ancak projenin büyüklüğü, devasa bir çevre tartışmasını da beraberinde getiriyor.
1 Okyanusta durmaksızın dönen bir yaşam alanı
Freedom Ship (Özgürlük Gemisi), geleneksel bir kruvaziyer (tatil) gemisi olarak tasarlanmadı. Projenin arkasındaki isimler, bu yapıyı okyanusları kalıcı olarak gezen entegre bir mega kent olarak tanımlıyor.
2 milyon grostondan fazla ağırlığa sahip olması planlanan bu devasa platform, dünya turunu yaklaşık iki yılda bir tamamlayacak. Saatte sadece 7 deniz mili (yaklaşık 13 km/s) hızla hareket edecek olan gemi, devasa boyutları nedeniyle normal limanlara yanaşamayacak. Şehre lojistik destek, ziyaretçi transferleri ve yolcu giriş-çıkışları; feribotlar, destek gemileri ve geminin üzerinde yer alacak 8 adet helikopter pisti ile uçaklar aracılığıyla sağlanacak.
3 İçinde yok yok: Havuzdan üniversiteye bir şehir yaşamı
Projenin sunduğu sosyal ve ticari yaşam vaatleri, ana karadaki modern bir metropolü aratmıyor. Dev yüzen şehirde yaşam başladığında sakinleri şu imkanlara sahip olacak:
Eğitim ve Sağlık: Çocuklar ilk okuldan üniversite seviyesine kadar gemi içindeki okullarda eğitim görebilecek. Tam teşekküllü hastaneler ve tıbbi araştırma laboratuvarları bulunacak.
Eğlence ve Kültür: 15.000 kişilik dev bir spor stadyumu, konser salonu, akvaryum, su parkı, müzeler, gece kulüpleri ve konferans salonları.
6 Ticaret ve Konaklama: Oteller, restoranlar, bankalar, alışveriş merkezleri ve iş yerleri.
Burada yaşayacak olan insanlar sadece tatil yapmayacak; çalışacak, eğitim görecek, alışveriş yapacak ve normal bir şehirdeki günlük rutinlerini okyanusun ortasında sürdürecekler.
7 16.1 milyar dolarlık yatırımın önündeki en büyük engel: Finansman
Fikir babası 2012 yılında hayatını kaybeden Amerikalı mühendis Norman Nixon olan proje, 1990'lardan beri defalarca rafa kaldırılıp yeniden gündeme getirildi. Bugün projenin liderliğini Freedom Cruise Line International şirketinin CEO’su Roger M. Gooch yürütüyor.
Gooch, projeye dünya çapında o kadar büyük bir ilgi olduğunu belirtiyor ki "Neredeyse bu gemiden üç tane inşa etmeyi haklı çıkaracak kadar talep var" diyor. Ancak en büyük sorunun "sermaye" olduğunu da gizlemiyor. Güncel döviz kurlarıyla yaklaşık 16.1 milyar dolara (12 milyar İngiliz Sterlini) mal olması beklenen bu mega yapı için şirket, uzun vadeli ve sabırlı yatırımcılar arıyor.
Eğer gerekli finansman sağlanırsa, inşaatın Endonezya'da başlaması planlanıyor. Dev gövde parçalar halinde inşa edilip deniz üzerinde birleştirilecek ve yapım süreci 3 ila 4 yıl sürecek. Hatta projenin sıra dışılığını kanıtlar nitelikte, geminin inşaatı henüz tamamen bitmeden ilk sakinlerin evlerine taşınabileceği belirtiliyor.
9 Yeşil bir gelecek mi, Yoksa çevre felaketi mi?
Projenin baş mimarı ve deniz mimarisi uzmanı E. Kevin Schopfer, yükselen deniz seviyeleri ve aşırı nüfus artışı karşısında yüzen şehirlerin iklim adaptasyonu için bir çözüm olabileceğini savunuyor.
Destekçiler, geminin gelişmiş hibrit tahrik sistemleri, enerji geri kazanım üniteleri, nükleer enerji opsiyonları, atık yönetimi ve hatta okyanus temizleme sistemleri gibi "çevreci" teknolojilerle donatılacağını iddia ediyor.
Ancak madalyonun diğer yüzü oldukça karanlık. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) verilerine göre, küresel denizcilik sektörü zaten yılda yaklaşık 1.19 milyar ton CO2 salınımı yapıyor ve bu da insan kaynaklı küresel emisyonların %2.89'una denk geliyor.
12 Uzmanlar şu kritik soruları soruyor:
"Büyük bir gemi, kişi başına düşen enerji tüketiminde küçük gemilere göre daha verimli olabilir. Ancak 80 bin kişinin yaşayacağı; hastanelerin, soğutma sistemlerinin, restoranların ve devasa bir stadyumun 7/24 kesintisiz enerji tüketeceği bir yüzen şehrin elektrik faturasını düşünün. Üstelik kıyıdan uzakta olması, onu çevresel sorumluluklardan muaf kılmaz."
Ayrıca geminin sürekli açık denizde bulunması; erzak, yakıt ve insan taşımak için yüzlerce feribot ve uçağın sürekli çalışmasını gerektirecek. Bu durum okyanusun ortasında ciddi bir hava kirliliği, gürültü ve egzoz gazı trafiği yaratacak.
Ticari, tıbbi ve hukuki faaliyetlerin uluslararası sularda hangi yasalara tabi olacağı ve nasıl denetleneceği de henüz gizemini koruyor.
15 Render'lar etkileyici, peki ya matematik?
Günün sonunda Freedom Ship, sadece göz kamaştırıcı stadyumu, okulları veya okyanus manzaralı lüks daireleriyle değerlendirilmeyecek.
Bu projenin insanlık tarihine geçip geçmeyeceğini; enerji tüketimi, karbon emisyonu, atık yönetimi ve finansal gerçeklerin kamuoyu denetiminden başarıyla geçip geçemeyeceği belirleyecek.
Şimdilik karşımızda muazzam büyüklükte bir vaat, etkileyici dijital tasarımlar ve henüz yanıtlanmamış devasa bir çevre matematiği duruyor.